Ünlülerle Futbol Oynamak | Zafer Algöz Anlatıyor
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=-9T9Pb1_mTw.
Yetişkinlerin Lego Dünyası sunar. Sıkı büzükler kasemi oynayacağız. Efendim herkese merhabalar. Kafa TV’de bir başka programda daha sizlerle beraber olmanın mutluluğu içerisindeyiz. Edebi anlamdaki en büyük rakibim Can Yılmaz ne yazık ki burada yok.
Şu anda Ferdi Klasman’da buradayım. Can Hocam vay be demek bensiz ha vay be falan diye gönül koydu ama ne yapalım yapacak bir şey yok. Bugün bir kavram üzerine konuşacağız. Bu kavram ben var ya ben. Ben var ya ben sen beni gençliğimde görecektin. Ben eskiden ne top oynardım, eskiden ne yüzücüydüm, eskiden paraşütçüydüm, eskiden koçucuyduğum hep ben var ya ben.
Bu bize özgü olan bir şey olsa gerek. Mesela askere gidersin askerde atış birincisiydim. Askerde koşuda birinciydim. Ben bedelle askerlik yaptım Burdur’da 55 gün Mehmet Bey kategorisinde. Biz iki defa atışa götürdüler abi. Bir 30 metrede bir de 100 metrede. 30 metrede 3 tane mermiyle yaklaşık böyle bir hedefe.
Hani %90 yaklaşabildiğim eski tüfekler vardı 40 kale tüfekler onlarla 3 mermi de 30 metreden attırdılar. Dediler ki fena değilsin. Hani mükemmel falan değil ama fena değilsin dediler. Sonra 100 metreye gittiğimizde 3 mermi verdiler. 24 numaraya atış etmem gerekiyor. Ateş ettim 3 tane mermiyi salladıktan sonra sonra da gidip hedefe bakıyorsun ya ne var diye burada. Buna bir baktım 3 mermiyle 17 tane delik var orada.
Çünkü yanında gözü görmeyenlerin hepsi benim hedefe. Allah ne verdiyse yapıştırmışlar. Komutan demişti ki sen G3 ile ateş ettin galiba. Sonra da o atışta fıstayan adamların ankesörlü telefonla evleriyle olan görüşmelerine tanık oldum. 3’te 3 vurdum ya. Madalya verecekler ya. Hepsi yalan dolar. Hep ben var ya ben. Yani bu kabul etmemek hep iddialı olmak.
Ben çocukluğumdan beri futbol manyağı biriyim. Yani ilkokul çağımına başladım ilkokul ortaokul lise. Şu anda 60 yaşındayım 55 yaşıma kadar deli gibi her fırsat buldukça futbol oynamaya çalıştım. Zaman zaman profesyonel adamlarla da oynadım. Zaman zaman amatör adamlarla da oynadım. Hep bu futbol zevkini tatmin etmek adına oynadım.
Ama şunu gördüm mesela birine diyorsun ki ya biz işte maç yapmaya gidiyoruz sen de gelir misin? Kim? Ben mi? Zamanında Göztepe Altay karşı yaka benim için kavga ettiler. Başka birine söylüyorsun Adanalı mesela. Abi Adana sporlu Adana dediği spor benim yüzümden papaz oldular. Allah Allah. E soğan maçı çağırıyorsun adamı bakıyorsun ki fıs toplara pis burun vuruyor böyle.
Hiç bir yetenek yok. Yani çok iyi oynuyordun. Yıllar önce de şöyle bir şey oldu. Dediler ki zannediyorum NTV televizyonu naklen yayınlayacaktı. Sanatçılarla genç milli kız futbol takımı maç yapacak. Bu Şenliköy falan filan taraflarında bak Rükü taraflarında bir yerde.
Ya sanatçılardan şöyle top oynamayı bilen birkaç kişi olsa da hem de 19 Bayıs gençlik ve spor bayramına yakışan böyle bir organizasyon yapsak falan diye. E ben de organizasyonun içindeyim sağa sola arıyorum. Abi bir Allah’ın kulu da ben futbol oynamaktan hiç anlamam Zaferciğim demiyor. Kimi arasan tam adamına geldin. Kimi arasam oradayım abi. Geldim abi gittim abi falan. Gittik kızlarımızla maç yapmaya.
Takım kaptanımız da gani müjde. Gani müjde maçtan önce dedi ki arkadaşlar maçı dedi NTV naklen yayınlıyor. Sakın ola ki seyirci de var çünkü. Sakın ola ki futbol oynamanın ve seyircili oynamanın ve de naklen yayınlanan bir futbol maçında oynamanın heyecanıyla sakın kendimizi kaptırıp kız çocuklarına sert davranmayalım. Sonra millete madara oluruz dedi. Tabi dedim canım itidalle oynayacağız bizde falan.
Bir çıktık abi kızlar bizi 7-0 paramparça ettiler. Bak bizi pas manyağı yaptılar. Öyle bir oynuyorlar ki tak tak tak. Yani yetişmene imkan yok. Bizi paramparça rezil rüsva ettiler. O zaman aklıma koyduğum dedim ki olam bazı maçlarda demek ki bazı adamları çağırmamak lazımmış. Bak kız futbol takımı bile bizi perişan etti dedim. Aradan bir zaman geçti. Bir gazeteci kardeşim aradı.
Dedi ki abi ben kızımın adına bir vakıf kurdum dedi. Kızı kan kanserinden vefat etmiş Allah rahmet eylesin. Dedi ki kızım adına da bir vakıf kurdum dedi. Hem de bu vakfa bir destek olsun hem de bir farkındalık projesi yani yaratmak adına toplumun tanıdığı sanatçılarla eski futbolculara bir futbol maçı organizasyonu yapacağım dedi. Maltepe stadında oynanacak resmi olarak hakenler yönetecek maçı.
Ondan sonra ne dersin şu tarihte boş musun boş musun bakayım kardeşim falan dedim. Tamam bu hayırlı işte biz de bir şey yapalım kendimizi koyalım bu işin içine. Abi başka kimler var sanat camiasından futbol oynamaya bilen senin hani çağırmak istediğin birileri var mı dedi. Serkan Çayoğlu aklıma geldi oyuncu. Serkan çünkü zamanında Fransa’da bir Fransız takımının genç kategorisinde defans oyuncusu olarak oynamış Serkan’ı biliyorum. Kerem Alışığı biliyorum iyi futbol oynadığını. Onlarla konuştum tamam abi geliriz meliriz falan diyor onlardan söz aldık. Ondan sonra hocamız teknik direktörümüz Yılmaz Vural bizim. Maçın orta hakemi Mete Kalkavan. Karşı tarafın hocası Güvenç Kurtar falan.
Gittik abi Maltepe Stadyumuna. Tribünden ağzına kadar dolu. Tezahüratlar yıkılıyor ortalık bir an bu havaya girdim ulan dedim demek ki ya böyle bir şeymiş bu. Soyum odasına geldik hepimize işte kramponlar verildi formalar verildi o verildi bu verildi. Teknik direktörümüz Yılmaz Hoca hepimizi topladı dedik arkadaşlar şimdi biliyorsunuz karşımızdaki adamlar profesyonel adamlar.
Haddimizi bilerek oynayacağız. Dedim hocam yani sıkı büzükler kase mi oynayacağız? Evet zaferim sıkı büzükler kase oynayacağız. Kapanalım fazla da fanteziye girmeyelim abiciğim. Nasıl olsa sınırsız oyuncu değiştirme hakkımız var. Yorulan kenara işaret etsin ben başkasını sokarım dedi. Tamam hocam falan. Kim nerede oynuyor mu oynuyor bir baktım yine milli forvetimiz orta sağ oyuncumuz hepsi orada. Kadir Çöpte bir ben golcüyüm dedi. Kadir’in fiziğe bakıyorum golcüyüm diyor ama yani hiç aklım almıyor nasıl golcü. Abi sen beni gençliğimde görecektin ben var ya ben ha peki tamam abi. Gali orta sahadayım bütün toplar bana gelsin dağıtımı ben yapacağım dedi. Tamam dedik Gali de dağıtım yapacak orta sahada. Ben mütevazı kendimi sahabe tarafına aldım dedim sahabe oynarım abi.
Öbürü burada burada falan filan bir çıktık ortalık yıkılıyor. Yine seremoni yapıldı. Seremoni bitti tam maça çıkacağız. Ortayken Mete Kalkavan’a başardılar diledim. Mete Kalkavan bana dedi ki ya Zafer abi maçlarda sosyal medyada bana sallıyordun şimdi düştün mü kucağıma dedi. Ya dedim hocam burada bir hayırlı iş için geldik.
Kurban olayım birbirimizi bütmeyelim. Tamam abi falan dedi. Abi maça bir başladık. Allah’ım yarabbim bu eski topçular dediği adamların hepsi büyük yıldız. Düşün yani sahabe takoz recep bizim. Efendim eskidim Tugay Kerimoğlu var. Ali Cansu var. Telefon kulübesinde 5 kişiyi çalınmayan Yusuf Şimsek var. Ondan sonra Koray var bizim eski Veçiktaşlı. Fenerbahçe’nin Galatasaray’la arkadaşlar ne kadar tanıdığınız eski yıldız oyuncular varsa hepsi var. Abi maç yaptı bir başladık. Bak tam 20 dakika bizde top göstermediler. Biz sadece boş koşuyoruz. 6-0 oldu maç daha ayağımıza top değmedi. Tıp tıp tıp tıp böyle jakar tezgahı gibi dokuyorlar her tarafı.
Döndürüyorlar döndürüyorlar yapıştırıyorlar. Döndürüyorlar döndürüyorlar yapıştırıyorlar. Bir ara Yusuf Şimşek’e 5 kişi daldık bak. 5 kişi abartmıyor topu almak için. Dalanların içinde Kerem var. Hadi futboldan anlıyor. İşte ben varım efendim söyleyeyim. Hatırlayamadım başka kim vardı ya bizim oyunculardan. Neyse 5 kişi saldırdık adama. Hani var ya bizim aramızdan böyle Şeyh Şamil oynar gibi çıktı böyle böyle bir şeyler yaptı.
2 kişiyi kol kola buraya gönderdi. Birini buraya gönderdi. Çıktı gitti devre bitti. Böyle 7-0, 8-0 falan malumuz öyle bir şey oldu yani. Belki 11-12 de olurdu da. Bazı pozisyonlarda da bizi acıdıkları için atmıyorlar. Ondan sonra ikinci yara giricez. İkinci yara girerken Yılmaz Hoca’ya dedim ki. Hoca dedim ne oluyor? Bizi deyip kevgire çevirdiler. Oğlum ben seni dedim. Haddinizi bilerek oynayın dedim. Siz sanki mahalle maçı gibi saldırıyorsunuz dedim. Saldırmayın oğlum kapanın dedi. Hocam ne yapacağız 7-0 oldu. Baç kopuyor. Önemli değil oğlum. Bu dostluk maçı çıkın oynayın dedi ikinci yarı. Topunuzu oynayın. Tamam. İkinci yarı yine çıktık. İkinci yere çıkarken Kadir Çöptebir’e baktım. Kadir Hakk’a yürümek üzereydi. Bak o kiloyla iki tane depar attı bir uzun topu yakalarım diye. Gittiği yerde kaldı zaten gelemedi. Taksi baktı çağırıyor. Alın beni getirin diye. Kadir’den umudu kestik. Gani müjde de perişan vaziyette. Bütün topları bana verin topları dağıtacağım dedi ama topu adamlardan alamıyoruz ki. Ganiye verelim dağıtsın. Devamlı eşlik koşuları. Boş koşsunlar böyle. Abi ikinci yarı çıktık. Maça başladık böyle. Oraya gidiyor buraya gidiyor falan. Oğlum bir baktım. Rakive böyle bir denge kurduk yani. İnceden. Daha bir dengeli oynuyoruz. Gelemiyorlar üstümüze. Bir ara Tugay Kerimoğlu’na bir pres yaptık abi. 3-4 kişi. Biz sıkıştırdık. Çok büyük gurur duydum. Tugay Kerimoğlu gibi çok büyük bir oyuncunun elinden top aldım paşam. Ayağından topu çaldım böyle ayaklı. Şöyle çarp. Tansu mantsu. Hareketler döndüm. Tugay’a dedim ki Tugay dedim gördün mü? Nasıl oyunda denge kurduk dedim. Ne denge kurması abi? Sen bir saysana kaç kişi oynuyorsunuz dedi. Bir baktım Yılmaz Hoca bütün yedekleri oyuna sokmuş. 22’ye 11 oynuyoruz. 22’ye 11 oynuyoruz. Buna rağmen gore atamıyoruz yine. Neyse abi 7-1 oldu. 7-2 oldu falan filan. Artık maçın sonlarına doğru. Benim de böyle bir nefesim kesilmeye başladı. Ben de kenara doğru çıktım. Yılmaz Hoca’nın yanına geldi. Yılmaz Hoca zaten kulübede tek başına oturuyor. Tamam mı?
Hocam benim çok büyük rezalet dedim ya. 22’ye 11 oynuyoruz adamlar. 7-2 öndeler ne yapalım? Merak etmeyin efendim. Ben şimdi bir rezalet çıkarırım her şeyi unutulur dedi. Birden bire sahaya girdi. Mete kalkalara gelin yedekleri maçı falan diyor. Hocanın kırmızı kartıyla rezalet böyle son buldu. Onun için sevgili dostlar bu hikayede çıkaracağımız kısadan hisse
abi çapımızı bilelim, haddimizi bilelim ve her hıyara tuzu kapıp koşmayalım. Kurban olayım.
Sevgiyle kalın, dostlukla kalın.