"Enter"a basıp içeriğe geçin

VAN ZİYARETİ | 1. Bölüm | Synergy Kendiyas | İlimle Tanışma Vesilem ve Yaşadıklarım

VAN ZİYARETİ | 1. Bölüm | Synergy Kendiyas | İlimle Tanışma Vesilem ve Yaşadıklarım

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=5bgC8aTf8z4.

Abi şimdi kendi hayatımdan yola çıkarak eee affına sığınarak söylüyorum bunu. Kendiğimde değerlendirdim. Her insanın yaşadığı şeyler vardır. Ben hem merakımdan hem yaptığım işten hem de ihtiyaçlarımdan dolayı çeşitli arayışlarım vardı. Bu arayışlar beni alternatif tıp uzmanlarıyla tanışmamak, bu
alanı incelememe sebep oldu. Eee burada tatmin olmadım. Enerjiyle, bioenerjiyle uğraşan insanlara gidip onlarla kendime şifa bulma ihtiyacı hissettiğim için onlarla tanışmama vesile oldu. Bunlar bana yetmedi. Işte hoca, okuma falan dedikleri insanlar var. Eee çok istemede istemesem de onları karşıdan tanıma fırsatım oldu ki ben cinlerle iş yapan cincilere de çok karşı bir adamım bu arada onu da söyleyeyim. Sana karşı da en büyük ön yargım da buydu zaten. Bırak şunu cinci falan. Sonra eee bu ön yargımdan dolayı ben bu adamlarla iş yapmayacağım dediğim için Rukiye’yi öğrendim. Peygamber efendimizin tavsiye ettiği ayetler üzerinde şifa arayışında şifalanmaya çalışan insanlar olduğunu öğrendim. Evet. Bir de bu yola başvurdum. Ama şöyle bir şey
oldu. Biri dedi ki ya dedi senin ihtiyacını karşılayacak olan dedi işte o dedi işte birçok insana bir şekilde faydalı oluyor dedi. E nasıl oluyor dedim. Adam okuyor dedi yani dua ediyor ve okuyor. Birçok insanla faydası görmüştüm. Bırak dedim ya o da cincidir dedim. Böyle bir sürecim var ve ben eee bunu söyledikten sonra altı
ay boyunca Rukiye okumaya devam ettim. Evet. En son geldiğim noktada bunun da bana bir çözüm getirmediğini öğrendikten sonra dedim ki yapacak bir şey yok. Tavsiye edilen kişiye gidelim. Bu vesileyle sana geldim. Sen de tanışmaya geldim. Tabii ön yargım olduğu için ve cinlerle iş yapan insanlara karşı böyle olum ben cinleniyorum böyle. Bu ihtimal de yüksek oldu gördüğüm için önce seni
izledim, izledim, inceledim. Ilk nasıl gördüm, nasıl inceledim? Baktım şöyle bir hasta var. Hasta olduğunu söyleyen biri var. Ona sadece şöyle yapıyorsun. Gözünü kapatıyorsun. Dua ediyorsun. Dışarıdan dokunmuyorsun. Yani ne dediğini anlayamıyorum bu arada. Hani anlasam mı? Yine bir fikir bile söyleyebileceğim. Önceki öğrendiklerimle kıyaslama yapacağım. Bu adam hangi kategoriye giriyor falan
diyeceğim. Ki kaldı ki hayatımın son yani yirmi beş yılı da tasavvuf ortamında geçti. Keşif keramet denen şeyleri de biraz bilirim. Hal ehli insanların da da çok ııı hemhal olmuş durumum var. Şimdi seni bu anlamda böyle anlayıp bu adam bu işin neresinde? Diye anlamaya çalışıyorum. İlk gözlemim eee ya alternatif tıp konusunda veya imamın
evi ve binin veya İdni Sinan’ın yol gösterdiği doğrultuda hani alternatif tedavi yöntemlerine ilgilisin ama bu anlamda şey değilsin. Yani uzman değil. Uzman değilim. Herhangi bir belgem yok. Evet. Duruyor. Burada kesin şey getirdim. Yani kanaat getirmiş oldum. Sonrasına geçtim. Baktım bu bio enerji falan diyorlar. Enerji vesaire böyle bir şey mi dedim. Aynı yere durmuyor. Aynı yerde değil.
Tamam bu adam enerji dedi. Enerjici de değil dedim. Enerjide anlatılanların aslında karşılığını anlatırken anladın. Evet şimdi konulara bakıyorum enerjiyle enerji konusunu isteyenlerle hemen hemen aynı şeyler anlatıyor ama daha Müslümancasını anlatıyor dedim. Yani kendi önce. Bu dedim yani İslami literatüre uygun şekilde anlatılıyor. Bildiklerinde değerlendiriyoruz. Tabii tabii. Ben bu benim yaşanmışlığımla kıyaslama yaparak geldiğim şeyler yani
kanaatler. Sonra dedim ki bu adam cinci mi? Sorusunun cevabına geldi. Bu adam dedim cinlerle mi uğraşıyor? Epey uğraştım şimdi. Bakıyorum. Ama ondan öncesinde tasavvuf, tarikat vesaire, balantısı var mı dedim. O da yok. Yani tarikata bağlı olmadığını gördüm. Evet. Bir tarikat yok, bir zikir yok, bir zikir tavsiyesi yok. Bunu da görmüş oldum. Sonra geldi en son aşama tamam artık dedim yani bunlar yok
ise cincilik falan var mı? Buna geldim. En son dedim yani cinlilerle alakası da yok. Ama dedim peki bu adam kim? Şimdi dedim ki yani affına sığınarak soruyorum yani bunu hani abilik ııı şeyine sığınarak soruyorum. Ya karşımdaki adam tarikatçı değil. Evet. Iıı tıp zaten her şeyi çözmüyor olsa da bu kadar bu alanda uzman değil. Evet. Ondan sonra eee rukyeci değil ruki okumuyor. Nereden düştün? Ya bu adam enerjinin eee karşılığında şeytani taraflar var. Bu anlamda bunlara müthiş deliller getirerek bu işin yanlış olduğunda ifade ediyor ve ben buna kanat getirdim. Hep doneleri karşı karşı koyuyor. Evet bu da değil. Şimdi hak kal yakın eee şahit oldum ki bu adam cincilik de yapmıyor. Kim üstüne üstlük uyarıyor? Ve ben hani tabirci ise hani insan kendini bilir ya ben çok kıl bir adamım. Hani eee hep de şeyi aradım. Nerede yanlış yapacak? Nerede yanlış bir şey söyleyecek? Kaç sene takip ettin öyle? Yani yaklaşık iki yıl. Iyi çok şükür. Iki yıl. Hani söylediğin şeyden
bakıyorum ayetle çelişecek herhangi bir şey var mı? Hadi ayet olmasa da Resulullah’ın hayatıyla böyle eee bizi rahatsız edecek tavsiye edecek bir şey var mı? Ona da geçtim. Ben de burada da bulamadım. Ben çünkü liseden evimden beri hep Allah dostlarının hayatını çok okudum merak ettim. Evet. Allah dostlarının ruhaniyetine halellik getirecek bir şey var mı? Buna da baktım. Bununla görmedim. Hani bir yere bir atıp yapıyor mu? Karalıyor mu? Evet. Karalama işte kötüleme yani onun hakkına girmeye alakalı bir şey var. Burada da çok eee üstürüplüca bir çizgi var. Bununla gördüm. Hani bunlar yok, bu var. Eee o zaman dedim ki çünkü burada burada benim kalbim çok o zaman buradan para kazanıyor mu? Ha. Yani çünkü karşılaştı bir şeyler. Ha şimdi ilginç tarafı ben hatırladığımda hep dua ettim bir şey var. Ben ilk geldiğimde önce kim bu adam diye geldim. Sonra çaresizim ya. Bir şekilde yardım talep ettiğimde o gün benim de tam üç buçuk saat ilgilenmiştim. Hatırlanmıyor değil mi? Yani ben o gün hatırlatma Allah bin kere razı olsun diyerek çıkmıştım. Ben eee dedim ki devam et abi. Hani devam et. Yok dedim. Her şeyin bir dengesi vardır. Ruh ve beden dengesi vardır. Bitti. Sana beş ayda yapılacak şey bu yapıldı. Sen şimdi yorgun olursun. Ben yorgun değilim dedim. Arabaya bindim de eve gidemeyecek hal dedim. Üç gün kalkamadım. Sadece dokundu bu adam diyorum yani. Bu adam bana sadece dokundu. Zikir vermedi. Bunu yaptı. Hiçbir şey yapmadı. Ve dikkatimi çeken şey o kadar zaman ayırıyor. Sadece bana değil, gelen bütün herkesle zaman ayırıyor. Ve hep söylediğin şey şu. Allah’ın
verdiği ilim asla ve asla para karşılığında yapılmaz. Paranın kanusunu geçtiğinde şöyle ben ürperiyorum. Yani çünkü çok rahatsız oluyorsun. Peki ticari olarak yaptıklarım, ticari uğraşım ve oradaki ortamı da incelemişsindir. Dışarı dışarıda. Senin kendi için var. Kendi yaptığın şeyin eee orada geçimini sağlıyorsun. Ama öyle bir şey ki gelen hasta olduğu zaman işini gücünü bırakıyorsun, hastalarla ilgileniyorsun. Ve ihtiyaç sahibi insanlarla
ilgileniyorsun. Son kısmı biraz uzattım hani şey gibi şey oldu ama asıl soracağım şey şu. Enerjici değil bu adam. Tarikatçı değil, cinci değil, üçücü değil. Abi sen necisin? Sen bana bunun cevabını ver. Hakikaten sen necisin ya. Ya kimsin? Şöyle. Aslında mümin olmaya çalışan bir insanım.
Ancak çocukluktan beri yaşadıklarım oldu. Hani ben bunu birkaç yerde anlattım. Yaşadıklarımı anlamaya çalışarak devam ettim. Ve çocukluk döneminde de bir hani ııı çocuk okula gider de yazın bile bir camiye gider ya onu bile bile gidemeyecek konumda bir çocukluğum geçti. Ama bu kötü bir şey değil. Hani insanların sıkıntılar olur da bunları
ııı anlatır ama emin ol ııı yaşadığım her şeyin bir anlamı olduğunu bugün onların karşılığını aldığımı anladım. Haliyle Hazreti Kur’an’ı veya Efendimiz Aleyhisselam’ın hadisi şeriflerinin sözlerini aynı zamanda işte bir cincilik denilen bir kavramı cinler denirken cinlerin ne olduğunu. Işte şifalı otlar tıbii nebevi. Bunu bununla birlikte başarılı olmuş insanları bir de bunların üzerine elektroniğe meraklıyım. Ben makine imalatı yapıyordum. Son dönemde işimi değiştirdim. Hani insanlara
daha fazla vakit ayırayım diye. Hep merak ettim. Yani şu var. Iıı bir yere gidip hani anlattım ya az önce çocukluğumda hani gidemedim diye. Hazır bir bilge kimse öğretmedi. Anlattıkları
mı ve yaşadıklarımı birleştirerek deneyimleyerek geldim. Bütün tecrübe ve yaşadıklarımı anlatıyorum. Ama şöyle bir özellik vardı. Küçüklükten beri başkalarının algılayamadığı şeyleri dönem dönem algılıyordum. Bunları da tabii ne olduğunu bilmiyorum ya. Hayatımda iki önemli olay oldu. Iıı bir tanesi küçük yaşta ortaokul ilkokul son ortaokul döneminde şu elimde sihil vardı. Çok uğraşıyordum. Tırnak makasıyla kesiyordum, törpülüyordum vesaire. Burada babam bir gün geldi dedi ki ben bunu okuyacağım. O zaman ben dedemin yanındaydım. Iıı anne babamın yanına gelmiştim. Ve bu iyileştiğini ben şahit oldum, yaşadım. Çünkü o çocukluk psikolojisiyle ciddi anlamda yıllarca çok sıkıntı çektim. Yani bir insan hep elini saklama ihtiyacı hisseder mi? Çevirme gibi. Bu iyileşti. Ben bunu yaşadım. Sonra bir de evlendim. On dokuz yaşında evlendim. Askeri gidip geldim. O süreç içerisinde eşimin gözleri görmez oldu, kör oldu tamamen. Durduk yere. Tabii. Iıı o zaman insanlarla konuşup hani anlamaya çalışıyorum ama bu sorgulama hep var ya çok düşük dozda tabii ki işte zaman sonra bir takım arayışlarla birlikte dışarıdan herhangi bir yerden
yardım almadan. Rabbim şifayı verdi ama o süreçte o birkaç aylık süreçte ya kör oldu ya yani. Görmüyor. O kadar çok böyle araştırmaya çalıştım ki ancak araştırma şeklim nasıldı? Bak burası çok önemli. Çocukluğumdan beri algıladığım bazı hal ve durumlar vardı ya
bu durumlarda bütün bilgi kaynağı o algıladıklarım oldu. Ama bunu algılarken cinni olabilir beni kandırabilirden tut da bütün bu konuların hiçbirisini unutmadan hatırında tutarak devam ettim. Öyle olursa bile faydalı olduğunu
algıladım. Çünkü düşünsene yani psikolojisi bozuk ağlıyor gözleri görmüyor ya. O anda dua ediyorum geliyor şöyle yapıyor bir bakıyorum bir anda ağlaması kesilmiş normalleşmiş. Şimdi ııı iki deyle diyelim hani bir insanları görüyorsun bir de onları görüyorsun ya o zamanki bakışa göre iki deyle ikisini
bir arada algılayınca e faydalı oluyor. Yine devam edecek. Sonra ki zamanda da çok uzattım ama bütün hayatımı hep bunları araştırmaya ve sağlık konularında nereden nasıl faydalanırma ayırdım. Ancak şu var. Öğrendiğim kaynak
bugünkü manevi hocam olarak bugün biliyorum ama o gün kandırılabilirim çünkü birine bir şey söylediğim zaman direkmen diyor ki cinler seni kandırıyordur diyor. Herkes böyle söylüyor yani herkes bunu söylüyorsa eğer o zaman bu insanlar haklıdır diye düşündüm. Ama zaman sonra biraz zaman geçince sordum ki nasıl bana dedim tarif eder misin
insanı benim algıladığımla eee birleştireceğim onları deneyeceğim. Yok dedi görmüyoruz. Öbürüne soruyorum görmüyoruz görmüyoruz. Sonra dedim ki ya bu insanlar neyin kafasını yaşıyor? Görmüyorlar, bilmiyorlar, hiçbir fikirleri yok ama diyorlar ki bu seni cinler kandırıyordur diyor. Bu bana çok mantıksız geldi. Bu mantıksızlıkla birlikte ben araştırmalarıma daha da devam ettim. Hani durmadım, yılmadım, bıkmadım hep anlamaya çalıştım. Fakat anladıklarımı bir yerde denemem lazımdı. Bu denemeyi de etrafımda hani çalışıyoruz, işimiz gücümüzü toparlamaya çalışıyoruz, aile çevresi, eşim, dostum hani benim de kendime göre bir eşim dostum var
yani gökten düşmedim. Bunlara anlatarak, tarif ederek devam ettim. Yani çok yakın akraba değil ha yani onlar zaten anlamaz da niye anlamaz? Hiç kimseye kendi yakınını anlattığı zaman pek inandıramaz. Çünkü annem beni doğdu biliyor, babam biliyor, kardeşlerim biliyor. Böyle bir şey anlattığı zaman bu çok farklı bir olay bunun olması için de medreselere gidip okumuş olması gerekiyor ki bunları anlatsın diyecekleri için. Çünkü bilinen o. Haliyle çevremdeki öğrendiklerimi insanlara aldıladıklarımı anlattım. Sıkıntı hissettiğim zaman insanlara tavsiyelerde bulundum ama tabii ki hep bu bilgi kaynağından bunu aldım. Anlattıkça anlattıkça yıllar içerisinde Kıbirneve bir bitki sen bugün Spotify’ya bakın birçok yere gittiğimde eee örneğin bir rahatsızlıkla ilgili şunu yapın demiştir. Örneğin eee Emir Sultan Hazretleri’ne gittiğimizde korona çıkmadan önce yani Çin’de hiç çıkmam yok öyle bir şey yok. Işte bulaşıcı, hastalık olacağı çözümü de budur diye söylendi. Ben bunu yakın arkadaşlarıma paylaştım. Sonradan Çin’de çıktı, sonradan Türkiye’ye geldi. Ama biz biliyorduk. Yani bunu bizim bazı belki ses kayıtlarında vardır ve şu anda hepsi yaşıyor. Yani bunu delillendirebilirim. Ihtiyaç varsa ama bana göre var mı? Yok. Öyle ki insanlar inanmıyor. Benim için bu da hiçbir problem
değil ki. Önce bunu açmam gerektiğini her bir şey söylediğim insanın cinler seni kandırıyordur demesiyle anladım. Ama bu insanların cinler hakkında hiçbir fikri yok. Ve benim en başta araştırdığım konu cinler nedir? Nasıl yaşarlar? Nasıl giyinirler? Nasıl evlenirler? Nasıl çocukları olur? Insanlara nasıl zarar verirler? Insanlarla ııı iletişim halleri nasıldır? Ne aile yapıları nedir? Nasıl evlenirler? Ne olur gibi gibi vücut yapıları ne? Öyle ya bakıyorsun üzerinde elbise var. İyi de yani nasıl oluyor gibi bu konuları da hep araştırdım ve bir arşiv hazırladım. Ama diyecekseniz ki bana sen cincisin. Ya senin
gözünden oradan bakınca böyle görünüyorsa tamam cinci olayım kardeşim. Peki sen cinleri görebiliyor musun? Yok. İyi de sen Müslüman mısın? Müslüman değil mi? Elhamdülillah. Eee Hazreti Kur’an’da Rabbimiz bildiriyor. Onların da Hazreti Kur’an’a iman etmesi gerekiyor. Beni en çok o insanların söylediğinde teselli eden bu konu buydu. Yani niye? Hazreti Kur’an’da yazıyor. Onlarda Hazreti Kur’an’a ve Efendimiz
aleyhisselama ümmet olacaksa eğer o zaman kitabımız aynı. O zaman buna inananlar da var. O zaman bir farklılık olması gibi uzattım ama böyle devam ederek onları da anlamaya çalıştım. Ama şöyle bir durum var. Bakın burası çok önemli. Ben algıladığım bu bilgileri öğreten zat onlarla aynı
formda değil. Aynı özellik de değil. Şimdi anladın yani kısa bir örnek vereyim. Birinin üzerinde musallat var diyelim ki bugünkü tecrübemle anlatıyorum diyelim ki yarı kertenkele, yarı yılan halinde. E talep ettiğinde manevi hatta bugünkü tecrübeye göre söylüyorum. O gün o kadar emin değilim. Çünkü insanlar beni şaşırtıyor. Insanlar beni
hataya zorluyor. Sonra anladım ki şeytanın bilen söyleme bilen söylemez. Söyleyen de bilmiyordurun. Altyapısını araştırınca bunu emin oldum. Faydalı olacak insanları cinler diye çevresindekileri robot gibi kontrol ediyor. Faydalı olacakları da uzaklaştırıyor. Ama gerçekten içinde cinlerin yönlendirdiği, ifritlerin yönlendirdiği insanlar da var.
Aslında bir yerde onlar da haklı. Ama haklılar tamam. Ama kardeşim ya bakıyorsun şu beyaz değil mi? Şimdi bunu beyaz diyebilmem için algılıyorum. E kardeşim sen onu algılamadan buna nasıl siyah diyorsun? Neye göre söylüyorsun? Bu iftira atmak, yalan söylemek değil mi ya? Hani zan konusundan çıkıyor. Şimdi düşünsenize böyle devam etti. Bununla birlikte
şifalı otlar. Çünkü rahatsız psikolojik problemi var. Diyelim ki bir polar. Bakıyorsun beynin loklarının içinde dolaşıyorsun, bir şey yok. Ya yok da bu niye iyileşmiyor? Hani bakıyorsun ki vitamin konuları besin diyor hocam, vitamin. Ama bu sefer tıbbi nöbüye yöneldim. Uzun bir dönem onu araştırdım. Sonra
ya bakın bu hep çevremde algılıyorum. Yani insanlara ben bakıyorum demiyorum burada. Ama eee çalışıyoruz. Işimiz gücümüz var. Karşılaştığımız insanların bir şey anlatınca dur ben sana bir bakayım. Bir de üstünü üflüyüm böyle olsun. Öyle bir şey yok ya. Bakıyorsun hastaneye gidiyor geliyor problemi var. Diyorsun ki ya şöyle şöyle yap ben böyle bir şey öğrendim. Nereden öğrendim diyor. Araştırmalarımdan diyorum. Şimdi adam bana demiyor ki sen nereden araştırdın dese o zaman orada kalacağım. Buradaki senin araştırma ihtiyacın nereden doğuyor? Nereden doğuyor? Bir baştan. Neden kendine vazifelini yiyorsun yani? Ben bu araştırma. Ama neden vazifendim? Bakın gözleri kör oldu eşimin açıldı. Tamam. Burada sihil vardı, düzeldi. Tamam. Bunları gördükten sonra bakın ben çocukluğumdaki buradaki sihilden yaşadığım o travayı o sıkıntıyı anlatamam size. Yani bu anca yaşayan bilir. Ve de algıladıklarım var. Bu algıladıkların ne oluyor? Yani gayri ihtiyari bu konunun içine gidiyorsun. Hem çalışıyorsun işten çıkıyorsun araştırma istişarelerine devam ediyorsun istiharelere. O yüzden hep istihar ediyorum. Hep istihare ederek de. Ekanımızın tavsiye ettiği bir şey zaten. Her süre yani. Bu gayri ihtiyari oldu. Çünkü
nereden araştıracağım ki? Neyin doğru olduğunu? Kimin söylediğinin doğru olduğunu bilmiyorum. Herhangi bir yazar okuyorlar. Onun neyi savunduğunu bilmiyorsun ki. Sonra devam ettik. Bu sefer çakra ve enerji olayını duydum. Çünkü gelip de bunun gibi şeyler söyleyenler oldu. Bu defa çakra enerji nedir bunları araştırdım. Gidip gelenlerden. Çünkü gelen bazen şimdi zaman içerisinde biraz ııı arkadaş çevrem genişledi. Hani bazen böyle konuşmaya geliyorlar. Diyor ki benim bir arkadaşım var, problemim var. Bir konuş sana diyor. Hani normal böyle bir şeyden haberleri yok. Ama ben oradan bilgi alıp bu tarafa aktarıyorum ama normal sohbet ediyoruz. Hani biraz bilgisi var diyorlar. Aslında dijital
kütbaneye bağlandım da haberleri yok tabii ki. Ben de onu sonradan anladım. Yani ne sorsan. Rabbim müsaade etliyse cevabı geliyor. He beni en çok etkileyen konulardan bir tane isteme olmuştu. Yani benim çok ilgi duyduğum ama senin bilmediğine ihtimal vermediğim bir konuyu sana gelip sorduğum zaman yani kalbimin bu kadar mutluyum bir şekilde cevap alacağını alması beni çok etkilemişti. Ya o da bir şey mi? Eee Türk ııı Libya’da
iş yapıyor. Arapça ve ııı tarikatlara gitmiş ııı ileri derecede bilgisi olan kişiler geldi. Bir tanesi bir geldi, ondan sonra bir daha da gitmedi zaten. Geldi bana öyle bir soru sordu ki dedim ki benim hiçbir eğitimim yok. Beni baz almayın. Ama sorun, cevaplamaya çalışayım. Aldığınız cevabı kontrol edin.
Ve ben gelen insanlara da bunu anlatıyorum. Yani ben demiyorum ki benim kanatlarım çıkıyor, şu oluyor, bu oluyor. Yani anladığımı anlatıyorum. Yani bir Müslüman olarak elhamdülillah anladığım bildiğim şeyi ihtiyacı olan insanlara anlatmayayım yani. Tabii bizim görevimiz sonuçta. E tamam ben de bunu yapıyorum. Benim biraz farklı özelliklerim olabilir. Rabbim de böyle yaratmış beni. Buna görevlendirmiş. Ben öyle
anlıyorum bugün. Yani senin bir bir yere bakışınla benimki farklı. Bunu ben ne yapabilirim yani? Ve nasıl? Öyle sorular sordu ki duymadım bilmiyorum öyle soruları. Bilmediğim şeylere cevap verdim. Rabbimin izniyle. Rabbim bildirdi. Sonra bir tanesi gitmedi. Aradan birkaç yıl geçti. Yine bir konu oldu. Bir
şey sordu. Ben yine cevapladım. Yani ben derken hani Rabbim müsaade ettiği cevap geldi aktardım. Ben de bugün dedi ikna oldum. Ne oldu abi ben ne yaptım yine? Dedi ki ben sana bunu dedi. Eee herhalde iki yıl önce bu soruyu sordum. Sen soruyu anlamadım ben bana detayla izah et dedim. Cevabını söyledin. Aradan zaman geçti. Bilmediğim dedi çok eminim. Bugün geldim. Aynı soruyu dedi bir daha sordum ve yine aynı
cevabı verdim. Hı. Bizim Kenan abi var. Tanıştırım istiyorsan. Hani. Bunun ama bakın. Benim kendimi kanıtlamaya ihtiyacım yok. Evet. Neden yok? Çünkü bak kimseden para istemem. Kimsenin işine karışmam. Evet. Ama bir Müslüman da gelip ya da bir insan diyelim. Yani Müslüman olması şart değil. Hristiyan veya başka şey olup da tevafuk bir ortam olursa onlara da söylerim. Ya ben kendi hayır hasenat tobamı doldurmaya çalışıyorum kardeşim. Şimdi şöyle bir şey var. Son dönemde yaşadığımız olaylar bizi ciddi yandan da şey yaptı. Böyle ııı İslami hizmet adı altında yapılan şeylere karşı ön yargı geliştirmemize sebep oldu. Şimdi sendeki bu teki özellikler böyle bir şeyler de olsa hani cemaatlerde veya liderlerde olsa ama oldu. Senin. Talebedenler oldu ve ııı istihare yaptım. Senin şu tarafın da çok güzel. Sen cemaat kurmak derdin değilsin. Haşa ya o sakın. Böyle ona bile yani. Hani böyle bir grup oluşturmak gibi bir şeyin yok. Hayır hayır. Lütfen. Yani bunun cümle içinde kullanması bile rahatsız ediyor çünkü neden? Şimdi bakın. Iıı bir yapı oluşturmak için bir eğitim donanım olacak ve Allah hızasına hizmet eden yönü olması lazım. Bunun için
medrese eğitimi alacak, birtakım farklı özellikleri alacak ve öyle olur. O da her olan değil. Onu da maneviyat destekleyecek. Yok maneviyat desteklemezse bile sen yine rahmani olarak yola çıkarsın. Şeytana şeytana hizmet ederek bitirirsin. Olmaz. Ancak şu oldu. Bu Türk onları duyan
insanlardan birçok tarikatlardan gelenler oldu ve davetler oldu ve hiçbirini kabul etmedim. Ve geldiler mesela şöyle suçlular geldiler. Sen böyle anlatıyorsun. Şeytan seni kandırıyordur. Gel bizim tarikata bağlan. Ha. Böyle böyle gibi. Eee dedim ki kardeşim ben size gelmedim ki siz bize geldiniz. Niye geldiniz? Işte şu problem vardı. O zaman dedim bir durun. Derdiniz ne ki? Niye bizi oraya götürmeye çalışıyorsunuz? Biz
size ne katabiliriz? Mürşidsiz olmaz dedi. Iyi de dedim. Benim mürşidim var. Sen gözümle göremiyorsan benim problemim değil. Benim mürşidim var. Benim manevi hocam var. Zikir çekeceksen bana söyle. Mustafa bunu yap der. Ama ben bunu ilk on on beş yıl bu insanların iftiralarından dolayı ben onu cinni zannettim. Şeytan kandırıyor zannettim. Çok
zarurlu olduğu yerde dinledim. Insanlara bir de kendime değil insanlara faydalı olacak yerde dinledim ona bunu söyle. Bu bunu var dediğinde ilettim geri çekildim. Yine de cinni beni kandırıyordur diye. Çünkü öyle herkes öyle söylüyor. Herkes de aynı şey söylüyorsa onların dediği doğrudur. Sonra ne oldu? Bir şey söyleyeceğim. Bu anadabildim mi derdim burada. Yıllar önce eee Ebul Hasan Arakan Hazretleri’nin hayatını
okuyordum. Ebul Hasan Arakan Hazretleri’yle Bayezid-i Bestam Hazretleri’nin arasında yanlış aklımda kalmadıysa yaklaşık yüz yıllık bir fark var. Gibi. Çünkü Arakan Hazretleri beni çağırmıştı. Gitmiştim kışın. Seksen yılda yüz yılı fark var. Eee Bayezid-i Bestam Hazretleri Ebul Hasan Arakan Hazretleri’nin geleceğini söylüyor. Daha yüzük öncesinden Ebul Hasan Arakan Hazretleri de geldikten sonra benim hocamdır deyip ondan ders oluyor. Evet. Yani buna da
herhalde üveysilik eee diyorlar. Ama üveysilikle ilgili tarihe bazı şeyler var. Ben onu da söylemek istemiyorum. Şöyle sizdeki bu hani iletişim böyle bir şey mi? Yani. Bu anlamında soracak. Şöyle üveysillikleri ilgili bazı şu anda sıkıntılar var. Ben hiç o cık kelimeyi bile kullanmak istemiyorum. Kardeşim ben elhamdülillah Müslümanım. Hanifi mezhebinin dört mezhebi de kabul ederim. Çünkü neden? Efendimiz aleyhisselam yaşantısında ne uyguladıysa onu
öğrenir onu uygularım. Efendimiz aleyhisselam yani bir herhangi bir şey konuda biri bir şey dediğinde onu araştırırım. Efendimiz aleyhisselam hayatında uygulamış mı uygulamamış mı? Eee halifeler uygulamış mı uygulamamış mı? Ona bakarım ona göre karar veririm. Çünkü benim rehberim, efendimiz benim peygamberim ya. O benim benim peygamberim. Hepimizin peygamberi Müslüman değil mi? En güzel örnek o. Ancak eee inanılmaz bir şey oluyor.
Insanlar iki kelam söyledik diye hemen bir noktaya çıkartıyor. Ya bunu da anlamıyorum. Yani eee tamam kardeşim sen de eee bir ağrı sıkıntısı varsa baktığında Rabbim müsaade ettiğinde anlayabilirim. Söyleyebilirim. Ama bu normal insanlardan pardon üzerinde çok özel bir özellik değil ki. Ve baktığında her insanda bu var. Farklı
derecede var. Bunu anlatmaya çalışıyorum insanlara. Allahu Teala’ya biraz güvenseler, bir talep isteseler olacak. Eee buradan yola çıktım. Mesela eee hani tavsiyeler insanlara çözümlerle ilgili gayret ettik ya. Ve bu süre içerisinde eee enerji konularını inceledim ama
hani normal bir kitaptan okumadım. Yani biri geldi enerjiyle ilgili bir şey R iki ne dediğimde istihare yaptım onunla ilgili bilgileri aldım anlattım. Öbürü geldi dedi ki grobi bir yasayıları var. Ne dediğinde dedim bilmiyorum kardeşim. Yarın öbür üç gün söyleyeyim. Soruyorum cevap geldiğinde ki bu arada soruyorum. Ben altı ay sonra üç ay sonra bir sene sonra cevap aldığım konular oldu. Ha birisi soru soruyor. Bir gün sonra iki gün sonra söylüyorsun
öbürü soruyor altı ay gelmiyor. Iki de bir de beni rahatsız ediyor. Ya yok bilmiyorum. Şimdi sorduğumun en azından bir de şu var. Anlatılanlar benim kelime dağırcığım kadar benim bildiğim konularda benim anlayabileceğim gibi örnek ve kelimelerle anlatılıyor. Şimdi bu da var. Allah’tan bu çok önemli bir özellik oldu. Bu işimi çok kolaylaştırdı çünkü
bir bilgim yok. E bununla birlikte asra seyahat diyorlar ve soruyorum nasıl oluyor? Diyor ki bu bu şekilde bu şekilde. Hadi tut elimden gidelim. Oradaki deneyimleri anlatıyorum. E sonra bazı insanlara bakıyorum üzerinde yok ama hasta. E bir bakıyorsun eee beyin nokları veya frekans diye söylüyorlar ya ben onun frekans olduğunu da
bilmiyorum ama elektrik dalgası diyorum. Yani o elektrik eee voltajı vesaire kendimce adlandırıyorum. Onları anlatmaya çalışıyorum. Bazı noktaya bakıyorsun üzerinde musallat yok ama konuşma sesi bile değişiyor. Hocam bir tuttuğumun içinden bir çekti. Iki tane insandan aynı var tamam mı? Bu et hali ya inanılmaz bir şey. Bu et hali bu da onun duman hali gibi. Bu dediğim nefsi dedi. Ben nefsin o iç içe olanları orada gördüm. Kitapta okumadım ki gördükleri ya istiharelerimi anlatıyorum. Şimdi birçok insan var. Üzerinde musallat öyle bir şey yok ama bir yere gitse diyorlar ki buna musallat olmuş. Ya hayır. Musallatı bir tarafa. Nefsi güçlenmiş. E sonra nefs varsa ruh nerede ruh olacak? E bir göster bir başka yerde üç tane beden ruh nefis. Eee rüha bir baktım. Yaralı. Haydi ruh nasıl yaralanır? Öyle ya. Allahuteala’nın nurundan yaratıldı ya. Evet. Ya bu ruh nasıl yaralanır ya? Evet. Ya ben bunun için kaç sene uğraştım biliyor musunuz? Pardon. Eh haliyle ruhun ibadetsizlikten, gıybetten, dedikodudan mesela bir örnek anlatayım. Bir tanesi var. Kanser, bayan, göğüslerinde kitleler var. Anlamaya
çalışıyorum. Gbt’sinden onu almak istiyorum. Hocamla ııı istihare yapıyorum. Diyor ki bu diyor akrabalarla ilgilenmiyor. Sıla’yı rahimi terk etmiş. Enerjiciler de bununla. Iıı. Işte akrabalarına iyi de ııı geçin, olumu düşünce falan diyorlar. Haliyle burada nedir? Kardeşleriyle alakalı problem ha kardeş ve süt emiyorlar ya. Bak bağlantıyı siz oluşturun. O yüzden oradaki biraz da ileri gitmişler. Gıybet, dedikodu, kavga, gürültü falan, iftiralar, beddualar falan olunca iftira, beddualar vesairesi bunlar güne havaya kalkıyor öyle bir şekli var biliyor musunuz? O almış, toparlanmış, oradakiler gelmiş, burada kitle olmuş. Şimdi ben bunu nasıl anlatayım? Söylesem bir türlü, söylemesem bir türlü. Peki burada bir şey? Bir tane devam edeyim, çok özür nolur. Bunlar eee itimat etmiyor diyorlar, devam ediyorlar. Bir süre sonra onun rahmet alınması gerekti. Abi akraba, anne, baba vesaireyle bağlantı kesersen eee yapılan günahların eee organlara sirayeti var. Yani sen Allah’u Teala’ya vakit ayırmıyorsan, Allah’u Teala’yla şüphen varsa Allah’u Teala’nın Rabbimin nuru nerede? Kalpte.
Ve kalp hastalığı başlıyor. Gibi. Şimdi bunları tespit
ettim. Ama bunları tespit ederken uzun yıllar geçti.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir