"Enter"a basıp içeriğe geçin

Zamanımızda Düşmanın Silahıyla Silahlanmak | Synergy Kendiyas |

Zamanımızda Düşmanın Silahıyla Silahlanmak | Synergy Kendiyas |

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=IPGQ-uXG808.

Kanalda yayınlanan günlerken kendi yaşantımızdan edildiğimiz bilgi ve tecrübelerden, kaynaklardan edildiklerimizle karşılaştırdığımızda hepsinin ne kadar doğru veriler olduğunu gördük. Allah razı olsun. Şimdi bilginin akışı yani şeytanın de avanesinin bilgileri yeni nesle aktarması,
aslında bunlar literatüre de geçmiş olan tespitler, icatlar nasıl yapılıyor? Öncelikle rüya kanalı çok net olarak kullanılıyor ve birçok mucit ya da formüller ki araştırırsanız bunu eminim internetten de bulacaksınız. Çok özel formüllerin rüya kanalıyla görüntü ve ses olarak net olarak verildiğini o icadı yapan, o formülü bulan bilim insanlarının da biz bunu rüyamızda tespit ettik. Biz bunu, işte bize bu gösterildi, bu şekilde bulduk dedikleri de literatüre geçmiş durumda. Bu şekilde bilgi aktarımı her zaman yani her devirde yapılan bir olaydı. Aynı şekilde gizli sırlar öğretisi vardır. Yani kadimde insanların belli elit gruplar dediğimiz, belli amaç için bir araya gelmiş kişilerin bu bilgileri sadece kendilerinde toplama ve sır olarak saklayıp bunu kendi çıkarları için kullanma ve yönetimi.
Yani avamı da halkı da bu bilgiler doğrultusunda yönetmesi de yine binlerce yıldır insanlığın var olduğundan beri olan bir sistemdir. Belli gruplar bu bilgileri paylaşmak istemezler, bilen söylemez söyleyen bilmezin. Aslında bu çıkar gruplarının kendi çıkarları için kullandıkları bir silah olduğunu zaten biliyoruz, zaten paylaşmak istemezler. Çünkü o zaman avam, halk bu bilgilere vakıf olursa yönetemeyecekler.
Kendi otoriteleri sarsılacak, onların üzerlerindeki egemenliklerini ve güçlerini kaybetmiş olacaklar. Çünkü aynı kendi silahları onlara yönelmiş olacak. Bu nedenle de asla o bilgileri paylaşmak istemiyorlar.
Yine ben şu anda isim vermek istemiyorum ama birçok düşünür, akımlar yaratan, felsefede iz bırakan insanlara çığırlar açıttı deyip literatüre geçen kişiler kadim sırlar öğretilerinin yapıldığı gizli mabetlerde,
kiliselerde, özel alanlarda 20-25 yıl bu işin eğitimini gördükten sonra halkın arasına karışıp onlara birtakım bilgileri aktarmışlardır. Ama orada çok özel bir eğitimden geçtikten sonra bunu yapmışlardır ve kitaplara tarihe mal olmuş halen de gençlerimizin ya da okullarda ismen düşüncelerin okutulduğu insanlar haline gelmiştir. Ama bunların nasıl eğitildiklerini, hangi aşamalardan geçtiklerini küçük bir araştırmayla da hepimiz ulaşabiliyoruz. Ne yazık ki bilgilerinin sadece halkın bilmesi gerektiği kadar kendilerince yine onlara tabi olacak şekilde kırıntısını paylaşarak kendi üstünlüklerini teyit etmek amacıyla kullanıyorlar. Günümüzde tarikatlar ya da belli gruplar bunun farklı bir yöntemi kullanılıyor. Yani bu kişiler Elhamdülillah Müslümanım diyor, Rabbinin yolunda bilgilere edinmeye ve ona en güzel en doğru şekilde ibadet etmeye çalışırken onlara şu fısıldanıyor. Siz özelsiniz. Size gelen bu bilgiler sadece size aittir. Dolayısıyla eşinizin dahi çocuklarınızın dahi komşunuzun dahi asla bunları paylaşmayın. Siz özel olduğunuz için bu bilgiler size geldi ve aslında o bilgiler doğrudur, haktır, gerçektir.
Bu şekilde sadece o kişiye özel olması nedeniyle böyle belirtildiği için başkalarıyla paylaşılması engelleniyor. Doğru kaynaktan bilgiyi edinmekle birlikte ihtiyacı olan kişilere aktarmayarak ve çok da net bir şekilde insanlar hepimize bu bilgi alsa, ”Aa sen özasın, sen özel olduğu için sana bu bilgi verildi, paylaşma” denilse ki nefsimiz de var. Bunu kim yapar ki? Hangimiz bunu yaparız? Yapmayız tabii ki. Bu yolla da bilgilerin yayılması ve doğruların insanlara ulaşması engelleniyor ve çok çok çok yaygın. Tarikatlarda bu çok yaygın, küçük bilgi gruplarında çok yaygın. Hiçbir şekilde paylaşılması istenmiyor. Yine bilgilerin mesela kaynak göster. Şimdi manevi hattın kaynağını herkes izah edemezsiniz bunu ya da gösteremezsiniz. Çünkü herkes görmüyor, görenler çok olmakla birlikte. Gören de gördüğünü izah edemiyor.
Ya da kaynak isteyerek bunu aşağılayarak ”Ya sen işte uyduruyorsun, bu senin hayal gücün, işte şizofransın ya da kandırılmışsın, beynin yıkanmış” vs. gibi alınan bilgilerin doğruluğu, yanlışlığı tartışılmıyor sistemde. Sadece sen bunu nereden uyduruyorsun, gördüğünü iddia ediyorsun, hayal dünyanı aktararak insanların kafasını karıştırıyorsun gibi aşağılayacağı ya da küçük düşürücü şeylerle bilginin önemini bilenden hareket ederek ya da maddi denillerle desteklemesini isteyerek hafife almaya ve yok saydırmaya çalışılıyor. Bu da insanlar üzerinde ve gençler üzerinde çok ağır tahribatlar yapıyor. Ha demek ki bu kişi bunu uyduruyor ya getirerek. Hatta bu çok literatüre de geçmiştir.
Amerika ve Rusya arasında soğuk savaş devam ederken Rusya para psikoloji bilgisini çok net kullanan bir ülkeydi ve bu konuda da Amerika’nın üzerinde çok ciddi bir üstünlük sağlamaya başlamıştı. Bu Amerika tarafından fark edilince İngiltere’de, Amerika’da, üniversitelerde para psikoloji alanında bölümler açıldı ve araştırmalar yapılmaya başlandı. Baktı ki Rusya ”Durum kötüye gidiyor, kendi silahı elinden gidecek.” Bu durumda da ne yaptı?
Dedi ki ”Ya siz nelerle uğraşıyorsunuz? Böyle şey olur mu? Koskoca ülkelersiniz, bakın safsatalarla uğraşıyorsunuz. Cinle şeytanla uğraşıyorsunuz, siz kimsiniz?” diyerekten halkın gözünde bu çalışmaları ve üniversitelerin izninde bu çalışmaları küçümseyerek onların bu bölümlerin kapatılmasını sağladı ve onlar tabi ki vazgeçmediler bundan yer altına çektiler.
Belli alanlarda kısıtladılar, devlet tarafından gizliden desteklenmeye devam edilmekte ama bizler hala bunun varlığını anlatmaya çalışıyoruz. Bizim ülkemizde bunun varlığı bile kabul edilmedi ki bırakın üzerinde çalışma yapılmasını. Söyleyenler de ne yazık ki altyapısı olmadığı için biraz önceki anlattığımız yöntemlerle saf dışı bırakılmaya çalışılıyor. Bu konularda o yanuk olmamız lazım. Allah razı olsun.
İnsanlar cinlere üstün gelmiş. Toprak dumanı kapatıyor. Ondan sonra duman da cinler canların vücut yapısını kapatıyor. Cinlerle canlar aynı değil. Bir önceki bir ırk daha var ve aynı zamanda ilk kurulumla dünyanın bitkiler var, canlar geliyor.
Fakat insanlarda standart, iki kol, iki bacak, kafa yapısı belli. Canlarda vücut şekilleri farklı farklı tipler var. Sonra bunların dişisi erkeği de var. Bunlar kendi aralarında üstünlük kurmak için savaşıyorlar zamanlar sonra ve onlara da uyarıcılar geliyor kendi şeylerinde.
Fakat vücutları et değil, cinlilerin vücudu duman dan ya onlarınki de dumanın kapatacağı hani toprak dumanı örttüğü gibi topraktan yaratılan üstün oldu ya onların da daha bir başka. Ama dumana yakın havada olan elementlerden veya elementlerden, elementlerde ince cinlileri gitti aklım ile.
Şimdi onlarda da ruh var nefis var. Bunlar kendi cinstelerini kendilerinin diğerlerine üstün olsun diye savaşıyorlar hatta azazi ilken şeytan, iblis. Rabbime bozgunculuk çıkartacak kavim mi yaratıyorsun dediğinde zaten önceki yarattığı bozgunculuk çıkardı. Cinler onun üstüne geldi. Melekler ordusunu göndererek onlara karşı mücadele ettiriyormuş. Şimdi şöyle bir durum var cinler bunlara üstün olarak yaratılınca kendi aralarında savaşan o yaratılmış kullar canlar bunlar cinlerle birleşerek melez bir ırk yani yecüç mecücü oluşturmuşlar.
Bununla birlikte onlar ilk yaratılan canlar ilk gelenler onların soyu devamı melekleri olduğu gibi görüyor. Onlar var ve melekler var o zaman görüyorlar. Cinlilerin de bir kısmı görüyor bir kısmı görmüyor dedi ki hani maneviyatı veya melekleri.
Görenle görmeyen arasındaki fark işte o yecüç mecüçleri olanların canlardan birleşerek o özelliği aldı ya cinler o özelliğinden dolayı melekleri görüyorlar.
Bugün hem biz yaşıyoruz hem cinliler yaşıyor hem de yecüç mecüç cinlilerle birleşen canlarla birleşenler yaşıyor. Aynı o yecüç mecüç soyu şimdi insanlarla birleşerek yecüç mecücü oluşturacak.
Ete bürünecekler ya hani işte insanlarla birleşmeyi tam sağladıklarında ete bürünmüş olacaklar. Şimdi cinliler bizim şu anda yaşadığımız süreci yaşadılar. Canlar da bu süreci yaşadı. Canların zamanındaki olan teknoloji tabi bugünkü metaverüsü kuranlara veriyorlar bilgileri. Onun için biz kendi et bedenimize göre her şeyi hesaplıyoruz ya burada yanlış yapıyoruz.
Hani maddenin transferine varana kadar atomlara varana kadar bunlar zaten bildikleri için bunu kendi burada kontrol altına aldığı pagan deniliyor ya yani kavalacılar işte piramit, anunakiler veyahut da cinlilerden olduğunu düşündüğümüz hani
lahitler oluyor toprak altından çıkan tarihi eserler oluyor ya bunların üzerinde geçmişten beri taşlara işledikleri gelecek nesilleri bıraktıkları mesajlar ve şifreler var.
Onun için dünyadaki bütün tarihi eserleri topluyorlar bir zaman sonra da itiraz ediliyor falan diyerekten tarihi eserleri ülkelere geri iade ediyorlar. Niye? Bütün toprak altında denizin altında Atlantis ve Mugtası dahil Antartika dahil altlarda kalmış olan bırakılmış şifreleri arıyorlar. Bu şifrelerle neler yapacaklarını nasıl yapacaklarını öğreniyorlar. Peki kimler? İşte o yecuc mecuc veyahut da cinlerin tabi ki imansız olan onlara hizmet edenleriyle birlikte o tayfa şeytana hizmet eden tayfa buradaki insanlara isteklerini karşıladılar önce.
Yani sen bunu yap bunu yap şunu yap biz sana teknik bilgi verelim sen bunu icat etmiş olarak düşünüp yapmış olarak görün diye teknolojiyi de veriyorlar bilgiyi de veriyorlar nasıl yapacaklarını da söylüyorlar.
Peki bunu nerede yapıyorlar ana merkezi hani Amerika’da bir bölge var diyorlar 51. bölge girilmesi yasak uzaylardan yardım alınıyor diyor işte tam da bu.
O yüzden tarihi eserleri de alıp kendi istedikleri yere taşıyıp ki yüklü paralar ödüyorlar bunun içindeki inceliyorlar analiz ediyorlar xray cihazlarından bundaki bilgileri aldıktan sonra o tarihi eser çok paralar ödedikleri onları geri veriyorlar.
Çünkü aradıkları tarihi eserinin kendisi değil ya da müzede saklamak için insanlar bunu gezsin dolaşsın seyretsin de para kazananı mantığıyla değil müzeyi gezse gezse kaç para kazanacak anladınız mı şimdi altındaki ana noktayı bütün bunlarla birlikte örneğin önce elektriği buldurdu sonra elektrikten sonra lamba ve ondan sonra bütün kademe kademe devam etti ki yani interneti olabilmesi için önce elektriğin bulunması lazım. Elektriği bulan kişi ben bugün hadi elektriği bulayım diyebilmesi için elektriğin son noktasını biliyor olması lazım elektriği biliyor olması lazım bilmeden araştıramaz bulamaz öyle bir şeyi ya soru sormak için bile konuya hakim olmak lazım.
Biz niye şu an dururken hiç anlamadığımız bilmediğimiz bir şey hadi biz bunu icat edelim demiyoruz çünkü öyle bir şeyden bilgimiz yok. Peki bilgi nasıl geliyor işte o bilgi astral seyahat diyorlar ya veya bizde taim-i mekan yani diğer boyuttaki yaratılmış kullarla irtibat halinde olanlar bunları alıyor.
Bunu ister inkar etsinler ister etmesinler kabul eder devam ediyor başarmaya doğru ve anlamaya doğru kendini kapatmıyor kabul etmeyen onların problemi cenneti de bugün göremiyor ama cenneti kazanmak için gayret ettiğini söylüyor.
Aynı şey değil mi mantık dolayısıyla kabul etmemizi de şeytan istemiyor. Eğer kabul edersek bu sefer onların karşısında dikilir o bilgileri biz alır ve bunu islama hizmet için kullanırız diye. Özellikle şeytanın bazı görevleri tüm iman etmiş kullara tarikatlara özellikle gelip çünkü ana merkez kaynakları orasıdır bunlardaki tek görevi şeytanın önüne engel olacak.
Yani teknoloji ve bilimi anlamamaları gerektiği için teknoloji bilimden uzaklaştırmak için gerekirse adama sabaha kadar namaz kılır. Zikir çektirir dua ettirir o da bunları yaptığı için Allah-u Teala’nın bütün istediklerini yapmış özgüveni de verdirir ve o insanı teknolojiden ve bilimden uzak tutar.
Oysa ki bu çok büyük bir yanlış. Zamanın silahlarıyla silahlanın dedi benim peygamberim. Bu zamanın silahı ne? İşte anlattığımız konular.
Bunların içinde olmamız lazım bilmemiz gerekiyor. Teknolojiyi çok iyi takip edip en son gelişmiş teknolojileri, bilgisayarları veyahut da her türlü teknolojik aletlerin kullanmasını biliyor, kullanıyor ve çocuklarımızı da bu konuda sıkıştırıyor olmamız lazım.
İlla bunu kullanacaksın diye bırakın bilgisayardan uzak tutmayı. Yanına iki tane daha bilgisayar koyup en kapsamlısını koyup oynayabilecekleri tüm oyunları alıp oyunları bile incelemesini göstermek lazım. Evet namaz da kılacak, dinini de yaşayacak. Bizim demek istediğimizi iyi anlamak lazım. Anlamak üzere dinlerlerse sonuca giderler.
Çünkü kısa bir zaman sonra sanal alem daha da gelişecek. Bugün bilgisayarda oyun oynayan çocuk o sanal alemde ne yapacağını bilir. Hani eski zamanlarda köyde yaşıyorduk, babam İstanbul’a geldi, arabayı burada gördü. Hani biliyordur muhtemelen de ne oldu? Araba kullanması öğrenmek onun için çok büyük bir sıkıntı oldu. Ama biz doğuştan arabayı bildiğimiz için hemen yaşı doldurur doldurmaz kullanmaya başladık. Bizim için de çok da önemli değil. Bir düşünün yani. 47 yaşındayım, 48 yaşındayım, 74’lüyüm. Siyah beyaz televizyon vardı. Revli çıktı. Bir tane daha kanal açıldı yanına. Ya ben Fox cihazını çözemedim daha.
Düşünsenize kağıdı yazıp çiziyorsunuz. Aynı kağıt başka bir ilde, başka bir ülkede aynısı çıkıyor. Fox. Ya bugün mail kullanıyorum ya. O ses nasıl gidiyor değil mi?
Bir de resim. Kameramanlık da yaptım okul yıllarında. Yani resmi çekiyorsun, çektiğin resmin olduğu gibi aynısı iki saniye sonra gönderdiğin yerde. Ve zaman fark etmiyor. Attığın an ister Amerika’ya gitsin, isterse yandaki mahalleye gitsin.
Aynısı gidiyor. Yani bir düşünün. Ama biz bunları aldık kabul ettik ama öncekilere eğer ki 80’li yıllarda 90’lı yıllarda bunları anlatsaydınız size hakaret ederlerdi. Bugün bize ettikleri gibi.
Kendilerini dünyaya kapatmışlar, anlamak istemiyorlar. Ama bir dünya anlamak isteyenlerin, gayret edenlerin emekleriyle ilerleyecek. Müslümanlık iman etmiş kişilerin teknoloji ile buluşmuş halleriyle ilerleyecek.
Hadi bugün çıkın, tebliğ yapın. İnsanlara bildiklerinize aktarın. Nereye gidebileceksiniz, kaç kişiye anlatabileceksiniz. Ama gelin sosyal medyaya, anlatın. İnsanlar internette sihir büyüğü yapma yoktur diye olan linki attılar. İstediğini elde etmek için bunları bunları yapacaksın, bu günah değildir diyenler var. Haşa elhamdülillah Müslümanız. Ama onların yaptıklarının yanlış olduğunu biliyoruz. Fakat biz bunlara karşı nasıl bir tepki yapmamız lazım? Veyahut da enerji ile uğraşanlar var. Bir de Müslüman olan insanlar enerji yaptığını söylüyor. Bu insanlar bilmeden hataya düşüyor ama bak bilmiyorlar şu anda. Şu anda özür sahibiler. O enerjide, çakrada, reikilerde, oradaki tekniği, metafizik özelliği olan bizlerin onlara anlatmamız gerekiyor.
Bilmiyorlar. Halbuki onların kullandığı, enerjicilerin kullandığı sistem, eski bir teknoloji söyleyin. Diyelim ki eskiden pancar motor vardı, hatırlıyor musunuz?
Ya da eski çevrimeli telefon vardı. Ama Rabbimi anlamaya çalıştığında teknolojinin ne kadar ileri olduğunu, boyutlar arası gezmenin ne kadar kolay olduğunu, zamanda ileri geri gitmek ne demek, hangi yerde ne alabiliyorsun, bunları anlayabiliyorsun.
Peki bunu söylerken diyecekler ki biz buna sahip değiliz. Ya bakın ahir zamandayız, son dönemdeyiz. Bu özellik herkesde var. Tamam eskiden Rabbimin özel kullarında vardı.
Ama Efendimizin, Peygamberimizin ümmeti en özel ümmet. Dolayısıyla onların hepsinde bu var. Ama buradaki kullandıkları operatör şeytanın operatörü olabilir.
Şeytanın operatörü olup olmadığını da bilmiyorlar. Bunu da anlamanın yolu var. Ama ufuklarını, ufkunu açsalar, karşı çıkmadan önce bir dinleseler, bunu anlayacaklar. Bunun en büyük sebebi bilen söylemez, söyleyen de bilmez diye. Her şeyi bilenlerin bileni Rabbim’dir. Rabbim bunları anlatıyor. Şimdi Rabbim anlattığı için bilmiyor mu? Bir düşünelim. Rabbim biz bunları öğrenelim diye bize gönderiyor. Şeytan ve uşakları da çıkmış oradan. Bu söylüyorsa bilmiyordur diyor. Şimdi eğer o mantıkla gidersek bugün teknolojiyi işte başka dinlerden paganlardan olanlar bile anlatıyor. Pagan derken de bu yunan mitolojisi işte yarı tanrılar falan oraya doğru gitmek lazım.
Paganını da fazla kullanmak istemiyorum ama. E ne oldu? O zaman onların söylediğini dinliyorsak o zaman onlar da bilmiyor. Niye onlara inanıyoruz? Nasıl bir mantıktır bu? Şu andaki yaşayan tüm ümmet bu özelliği kullanabilecek özel izin var Rabbim tarafından. Efendimiz aleyhissalama bağlıysa bitti. Ha diğer yaşayan Müslüman olmayan diğer insanların da bu özelliği var. Şu andaki tüm insanların özelliği var. Ama niye Efendimiz aleyhissalama peygamber olarak kabul etmiş, Hz. Kuran’ı kabul etmiş son ümmetten bahsediyorum.
Çünkü bu insanlar Rabbimin manevi hattına çok yakınlar. Ama kişiler namaz kılarken dua ederken ki yapılması gerekiyor kesinlikle zikir çekerken gerçekten Rabbimi anlamaya çalıştığımda teslim olup bu had hemen açılıyor.
Ama bunları yaparken bir taraftan da Allah rızası için yapmıyorsa şirkey dönük ben namaz kılıyorum bak bunu diye hani benliğe düşecek şekilde yapıyorsa yine açılıyor diğer taraftan açılıyor.
Ama şunu zannediyorlar şeytan bize musallat olduğunda namaz kıldırmaz zannediyorlar. Ya namazdan seni alıkoyduğunda sen onu biliyorsun akle ettin anlayacağın şeytan işini. Şeytan kendini belli etmeden gelip etki ediyor bize.
Ne yapacak söyleyenleri dinletmeyecek. Halbuki dinlese ne ayetlere karşı bir şey var ne hadislere karşı bir şey var mümkün değil olamaz. Ama anlayamadıkları için yanlış kabul ediyorlar. Halbuki tüm şu andaki insanlar da var ama müminler de manevi hata çok yakınlar. Şimdi bundan beslendiğinde bir çakracının enerjiciden veya oradan alacağınız derslere ihtiyacınız yok. Onların çok daha gelişmiş teknolojisi zaten var ama siz alamıyorsunuz. Onların da suçu değil bu özelliği olan bilenler bunları anlatmadığı için. Onların da suçu yok.
Onlar arz ve talep meselesi en azından enerjice çakracılar gelip burada anlatıyorlar. İhtiyaç var alıyor. Onun suçu yok. Diğer taraftan bu konunun hakikatini anlayabilen nasip olmuş kişiler anlatsalar e talep eden Müslüman bunu kendi Müslüman kaynağından alacak.
Geçen gün bir konu anlatıldı. Bir toplantıda bir ablamız gidiyor. Amerika’daki bir bilim adamının söylediklerinden bahsediliyor. Konferansta enerji üzerine tabi konuşuluyor. Bu biliden bilim adam bunu yaptı bunu açıkladı böyle yaptı gibi bahsediyor. Konferans bitince bu ablamız o bayana yaklaşıyor. Diyor ki siz kapalı bir hanımefendisiniz.
Siz Amerikalı bir bilim adamını anlattığınız zaman merak ediyorum. Siz bu enerjiyi yaparken ne yapıyorsunuz? O da demiş ki işte elimizi başına koyuyoruz.
Beyinde belirli noktalar var. Burada demiş Esmaül Hüsna’dan söylüyoruz. Yani Rabbimin isimlerini söylüyoruz. Peki demiş siz Müslümansınız. Bu kadar insanı biz tedavi yaparken Esmaül Hüsna’dan Allah-u Teala’nın Celle Celalunun isimlerinden söylüyoruz demediniz. Anlattığınızda Amerikalı bir bilim adamının ismini kullanarak bunları anlattınız. Siz bu insanları kandırdınız. Allah-u Teala’nın isminlerine, Allah-u Teala’nın hikmetini, hakimiyetini tek olmasını bir olmasını gizlediniz.
Ama Amerikalı bilim adamını yücelttiniz. Bir Müslüman olarak Allah-u Teala’dan yardım alıp insanları şifasına vesile oluyorsunuz ama Amerikalı bilim adamını yapmış gibi de gösteriyorsunuz.
Gibi bir izahatta bulunmuş. Bu çok hoşuma gitti. Rabbim razı olsun bu ablamızdan ve bunu da anlattı. Bak çok ne kadar hem dinini yaşıyor hem konferanslara gidiyor hem de gittiği yerde kişileri dinliyor.
Öz eleştirisini yapıyor ve o kişiye gidip karşısına dikilip Allah-u Teala’yı savunuyor. Bakın böyle olmak lazım. Peki o ablamız bilgisiz miydi? Hayır.
Karşıda Amerikalı bilim adamını anlatan kadın da Müslüman. Bu da Müslüman. O diğerini çakra ve enerjisi bilgisini alıp oradan anlatıyor. Bu ablamız da manevi hattı var. Manevi hattan bilgileri alıyor.
Bilgi yarıştırsalardı. Manevi hattan bilgilerin karşıdakinin tezlerinin hepsini çürütür. Üstüne de sancağı dikerdi. Ve açıklayamadıkları hani R1 midir cevap veriyor enerji konuşuyor diyorlar.
Ya bunlara kadar, real karnasyonuna varana kadar sorulabilecek bütün her şeyin cevabı zaten var. Onlar aynı zamanda bunları anlatırken insanları da dinsizliğe imanını alıyor.
Bir daha dünyaya geldi demek. Zaten imanım yok demek. Bir de orada teknik olarak şu var. İnsanlar yaşadıklarını anlatıyor ya, baktığın zaman delillere gerçekten önceki anlattığı şekilde insanlar yaşamış ve olaylar da delilli.
Yani baktığında diğer taraf haklı. Bir daha dünyaya gelme var gibi duruyor. Ama maneviyata sorduğunda maneviyat bunun altında hakikatini anlıyor. Ve o zaman öyle bir şaşırıp kalıyorsun ki gerçek gözümüzün önündeymiş ama biz bunu öğrenmemişiz diye.
Dolayısıyla biz uzak kaldıkça teknolojiden ve bilimden diğerleri dolduruyor. Uzak kalalım diye de bilen de söylemez diyorlar. Bir de insanları özel şeytanın özel timi Müslümanlara gelip özellikle teknolojiden uzak tutmak için ayrı bir birimi var.
Zaten teknolojiden uzak tutunca şeytanın alanı bütün dünyanın tamamı oluyor. Alanını daraltamamış oluyoruz. Oysa ki bizim en çok teknolojiyi öğrenip teknolojiyle de birlikte bizim bunlara cevap verirsek onları hayran hayran dinleyen taze beyinler olmaz. Bir de üstünde onların bugün yaptıkları var. Planlayıp yapmak üzere oldukları var. Biz onların 50 sene 100 sene sonra ulaşacaklarını maneviyattan öğrenip de önce biz anlattığımızda onlar hep bizim gölgemizde kalınca onların gençleri de bize hayran hayran dinleyecekler. Böyle tebliğ yapsak daha iyi olmaz mı? Çünkü niye? Gençlerin soracağı bilgileri biz cevaplarsak bize tabi olurlar Müslümanlara. Bizim inandığımız şekilde inanıp bizim ibadet yaptığımız şekilde ibadet yapacaklar. E bugünün tebliğide budur.
Rabbim doğru anlamayı doğru uygulamayı doğru yaşamayı hepimize nasip eylesin inşallah.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir