"Enter"a basıp içeriğe geçin

2022 Nobel Fizik Ödülü alan çalışma ne ortaya koydu? Prof. Dr. Erkcan Özcan yanıtladı

2022 Nobel Fizik Ödülü alan çalışma ne ortaya koydu? Prof. Dr. Erkcan Özcan yanıtladı

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=xDwVI4YcX8I.

Evet, uzun bir reklamdan sonra tekrar beraberiz ve 2022 Nobel Fizik Ödülünü 3 bilim yücesine kazandı. Aspek, Glauser ve Zellinger yaptıkları deneyle çok önemli bir fiziksel teorisini ispatlayıp, bir başka iddiayı da çürüttüler. Bir anlamda Einstein’ın yanıldığını ispatladılar.
Bu açıdan da çok önemliydi. Biliniyordu ama kanıtlanamıyordu, değil mi hocam? Evet. Ne oldu bir anlatsana Allah aşkına. Ben yarım yamalak bilgimle pek anlatamıyorum. Ne oldu? Ne oldu? Niye buraya geldi iş? Tamam, şöyle başlayalım istersen. Nasıl istersen öyle başlayalım. Şimdi bu 1920’lerde kuantum mekaniği ile ilgili bir matematik oluşturuluyor yavaş yavaş. O matematiğin bize söylediği değişik kısımlar olduğunu fizikçiler sonra böyle görmeye başlıyorlar.
Diyorlar ki, bir dakika burada bir deneyi açıklayan bir matematik oluşturuyoruz ama bu matematik bize başka tuhaf şeyler de söylüyor. Başka beklenmedik. İnsanın normal sağduysa ters düşen bazı şeyler olacağını söylüyor. Bunların bir kısmını o dönem deneleri iyi açıklayabildiğimiz için hasıralat ediyoruz veya tartışıyoruz ama felsefi tarafı bir kenarda dursun deniyor. Sonra hakikaten somut olarak bu konuyu ciddi almamız gerekir diyen kişilerden bir tanesi Einstein. Bu işte Niaz Borla falan epey bir atışmaları var bunların. İşte kuantum mekaniği şöyle söylemeler, biz evrenle ilgili bu söyler falan filan gibi bunları tartışıyorlar. 1935’te bunu bir somut herkesin anlayabileceği şekilde bir makaleye döküyor Einstein iki kişiyle birlikte. Einstein, Podolsky, Rosen bu EPR makalesiyle geçiyor. Bu 1935’teki EPR makalesine hemen Niaz Borla… Bu makale ne diyor? Bu makale ne diyor? Şimdi şöyle başlayalım belki en hani kuantum deyince insanın aklına ilk gelen ne var? Heisenberg değil mi? Belirsizlik diye bir şey.
Heisenberg belirsizlik ne diyor? Bir sistemle ilgili bir ölçüm yapmak istiyoruz. Diyelim ki bir cismin konumunu ve hızını ölçmek istiyoruz. Bu ölçümlerden birini yaparsam diğeriyle ilgili hassasim tem bozulur diyor. Yani ikisini birden muhteşem… Ya yerini belirersin ya hızını belirersin. İkisini birden belirleyemezsin. Evet. Şimdi bunun başka bir kısmı daha var. Eğer ki yerini çok çok hassas belirleyecek olursan hızıyla ilgili her şeyi kaybedersin.
Hızını çok hassas belirsen de konumuyla ilgili bilgini kaybedersin. Şimdi bu hani Heisenberg’in belirsizlik ilkesi olarak ortada var. Aferin duruyor. Şimdi bu şimdilik idare edelim bundan dediğimiz sırada. Bu EPR’deki arkadaşlar diyorlar ki ya bir dakika bunun dışında bir önemli kısım daha var. Aynı matematik elimizde birden fazla parçası olan bir sistem varsa diyelim ki işte iki elektron veya işte iki foton iki parçalı bir sistem.
En basit bunu düşünelim. Böyle bir sistem varsa bu sistemin bir tarafıyla ilgili diyelim ki momentumunu ya da işte hızını ya da konumunu ölçelim. O zaman bu tarafta bu ölçüm yapmamız sistemin öbür parçasıyla ilgili de belirsizliği devreye sokacak diyor. Yani mesela diyelim ki buradan bunun konumunu ölçtüğüm zaman bunun da konumuyla ilgili bir bilgiye devreniyorum. Bunun dolayısıyla momentum bilgisini kaybetmem ne, hız bilgisini kaybetmem ne bunun da hız bilgisini kaybediyorum.
Şimdi bu ilk başta matematiğin de var bunda ama mesela 1926’da Heisenberg’in kendisi falan bu özelliği kullanarak bir hesapları yapıyor. Helium atomunun bir şeylerini hesaplıyor. Onun için böyle dikkatlerini bir yerde geliyor ama o EPR’de diyor ki ya bir dakika diyor yani bu sistemi hele bölecek olursak, uzaklara götürecek olursak. Yani bir aradayken tamam bu problem rahatsız etmiyordu da bunu kilometrelerce hatta binlerce kilometre uzak götürsek de aynı matematik diyor. Bu problem, bu durum aynen geçerli olması lazım. Bir şekilde bizim burada yaptığımız bir ölçüm ondan yüz milyarlarca kilometre uzaktaki sistemin diğer parçasında o an etkiliyor olması lazım. Etkiliyor. Yani bununla ilgili benim okutum en güzel şey şu ediyordu. Elimizde bir para var. Biz o parayı böldük ve turası elimizde. Burayı attığımız zaman turayı öbür taraftaki iki trilyon kilometre ötep yollarsa yazık gerçek bir diyor.
Evet, evet gibi. Bu tabi şey hani ilk başta şöyle düşünebilirsiniz. Yani mesela bu paraları baştan öyle bir ayarlamışızdır ki içinde bir mekanizma var. Hayır yolda değiştir parayı, havada dokun yine değiştir. Evet yani kesinlikle hani nerede olursa o etkileniyor. Şimdi hani ilk başta tabii bu Einstein falan bu EPR’deki arkadaşlar diyor ki bir dakika belki bunun şöyle bir çözümü vardır.
Bunlarla ilgili sistemin o paranın içerisinde gizli bir algoritma var. Mesela diyor ki bir taraftaki şöyle bir şey olursa beni böyle dürterlerse yazı göstereyim ya da böyle dürterlerse tura göstereyim. Belki öyle bir mekanizma var. Başlangıçta bu iki sistemin iki parçası birbiriyle ilk görüştüğü sırada anlaşıyorlar aralarına. Diyor ki beni böyle dürterse yazı yap. Seni de böyle dürterlerse ben de tura yapacağım. Belki aralarında anlaşıyorlar.
Böyle bir anlaşma varsa yani bizim fizikçi olarak ya da insan olarak ölçemediğimiz, bilemediğimiz ama kendi aralarında bir anlaşmaları gizli bir parametreler, gizli bir algoritma varsa o algoritma sayesinde tekrardan bu problemi çözebiliriz diyor Einstein ve arkadaşları. Sonra ama bu halde yazdıkları makale öyle kalıyor.
Öyle kalıyor. Ama orada Einstein’ın meşhuru bir öfver, Tanrı zaratmaz. Bununla ilgili söylüyor değil mi? Tanrı zaratmaz evet bununla ilgili söylüyor. Yani buradaki en büyük argüman aslında şu. Einstein’ın özel görevlilikte hani 1905’te en ünlü olmasını sağlayan ilk adımlardaki makallerindeki söylediği şey ne?
Herhangi bir sistem ancak uzayda çevresindeki şeyleri etkiler. Bir sisteme uyguladığımız bir şey mesela bir yere bir düğmeye bastık. Bu düğmeye bastığımızda bunun çevresine bilgi en fazla ışık hızıyla yayılır. Eğer ışık hızının daha ulaşamadığı kadar uzakta bir yerdeysek burada düğmeye basıldığının bilgisini yok. Onun için etkileyemez. Şimdi buna yerellik deniyor. Bu yerellik prensibi özel görevlik arkasından da genel görevlik gelecek. Einstein’ın en önemli dünya bilme katkılarından bir tanesi. Şimdi dolayısıyla bu kadar kritik, bu kadar faydalı, bir sürü şeyi çok kolay açıklayan, bir sürü deneyin çözümlenmesini sağlayan bu kadar sade bir prensibin savunucusu olarak geliyor.
Ve ondan sonra diyor ki böyle bir sistemi ayırdığımızda burada ölçüm yapmanın o kadar uzaklardaki bir yere etkisi olmasını ben kabul edemem. Çünkü kendi teorisi aykırı. Çünkü o bilgi orada hızlı, ışıkta hızlı gidiyor. Evet. Dolayısıyla da hani Tanrı zarartmaz derken şunu kastediyor. Buradaki yazı turanın nasıl davranacağı ile ilgili bir yerde bir şey yazılı olmalı.
Biz bilemesek bile bir yerde bir kuralı olmalı ve o kural sayesinde bu arkadaşlar uzaktan birbiriyle haberleşiyormuş gibi görünmeliler diyor. Dolayısıyla böyle bir başlangıç noktası var 1935. Önceden programlanmış olmalı ki bu olsun yoksa bu haberleşme hızı mümkün değil demek istiyor.
Aynen aynen.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir