"Enter"a basıp içeriğe geçin

Sessiz İstila | Mülteciler | TÜİK’e Göre Enflasyon | Batıyoruz! (Dezenformasyon)

Sessiz İstila | Mülteciler | TÜİK’e Göre Enflasyon | Batıyoruz! (Dezenformasyon)

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=q_BCA0_9rTc.

Herkese merhaba ve programa hoş geldiniz. Geçmiş bayramınız kutlu olsun. İyi bir vakit geçirdiniz mi bayramda? Paralar sarf ettiniz mi böyle? Gittiniz mi ailelere, görmeye? Yemekler yediniz mi? Zannetmiyorum. Hiç zannetmiyorum çünkü bu Ramazan bayramından……kazalara bağırılı ölümlinin içişleri bakanlığına göre……yüzde elli sekiz azalmış.
Vallahi içişleri bakanı gururla sunar. Trafik kazanılığı yüz ölümle yüzde elli sekize düştü. Aferin. Eminim bu bir devlet politikasından dolayı olmadı. Kesin. Eminim. Veyahut da oldu mu? Esas baktığınız zaman oldu da diyebilirsiniz. Çünkü bu devlet politikasından dolayı……veyahut da politikasızlıktan dolayı……Nur Gözlü bakanımızdan dolayı da olabilir.
Benzin fiyatları pahalı, gıda fiyatları pahalandı. Enflasyon çok yüksek. Dolar yine ateşlenmeye başladı. Her şey pahalı. Daha yeni enflasyon rakamları açıkladı TÜİK. 69.7. Yüzde 69.7. TÜİK’e göre. ENHAG’a göre yüzde 156. BÖL! Yüzde 156. AŞŞŞ! Hangisi doğru? Tabi ki yüzde 156 doğru.
Bence ben öyle hissediyorum. Tabi bütün bu fiyatlar yükselince şey olunca……tabi ki insanlar gitmedi arabasına binip gel şöyle bir köye gidelim. Herkes İstanbul’daydı. Ben de dahil olmak üzere. Ben de evde kaldım. Korkuş bir manzara ama yani gerçekten çok üzücü. Gerçekten ekonomimiz batıyor. Batıyoruz. Batıyoruz. Batıyoruz. Ama hükümetimize göre batmıyoruz. Bunları da inşallah aşacağız. Şimdi bu yeni sosyal medya kanunu geliyor ya dezenformasyon. Devlet diyor ki mesela… Hayır diyecek. Ekonomimiz çok iyi diyecek. Ben de diyeceğim ki hayır değil ey devlet büyüğüm. O da diyecek ki bana sen dezenformasyon yapıyorsun. 5 yıl içeri. Pardon. Koradan konuyu atladım.
Bu hafta sonu, bu bayramda eminim siz de izlemişsinizdir. Nedir o? Sahillerde dans eden Afganlı, Pakistanlılar. Ondan sonra İstiklal Caddesi’nde travestilere bulunduğu sokakta……onlara bağıran Afganlar, Pakistanlılar, yabancılar. Ondan sonra neyi? İstiklal Caddesi’nde böyle kolonluk erkekler böyle yürüyen erkekler. Eminim siz de gördünüz. Sosyal medyada ha babam dolaştı bu videolar. İşte bakın bu Türkiye’nin halini falan filan derken……bir video yenilendi Hande Karasu tarafından. Bir film daha doğrusu. Filmin adı da Sessiz İstilal. Bu kanalı da… Bu kanalı da galiba Ümit Ezdağ’ı finanse ediyor. Muhtemelen o finanse ediyor. Böyle bir video. Video da esas ilk başta böyle bir iş farkası reklamına benziyor videonun başı. Ondan sonra hemen anında karanlık oluyor film. Yani karanlık derken…
Hikaye şu, 2011 yılında işte anne baba ve çocuk işte geleceğe çok ümitli ama……kapılarımızı açıyoruz biz Suriyelere. Ondan sonra ileriye gidiyoruz. 3 Mayıs 2043’te. 2043’te sen Türk’sün ama sokakta bile yürüyemiyorsun. Çünkü Suriyeliler seni kovalıyor. Belediye başkanı %55 oyla Arap bir belediye başkanı oluyor. Eyalet başkanı olarak seçiliyor. Böyle bir bildiğiniz, nasıl söyleyeyim… Ürkçü, faşist bir paranoyak bir film. Evet yani. Hande Hanım da yazmış şey. Ben ürkçü değilim, Atatürkçüyüm. Yok, yok, yok. Öyle olmuyor. Ben katil değilim, Atatürkçüyüm. Olmuyor o. Anlatabildim mi yani arkasına saklanmanız hiçbir işe yaramıyor. Çünkü bu söyledikleriniz bu mesaj ağır ve faşist bir mesaj. Anladım niye yalıyorlar. Ama şimdi her şeyde oturup da böyle kardeşim… Yani böyle bir sorun var. Var. Türkiye’de göçmen mi, mülteci mi öyle bir sorunumuz var. Bu sorunu hükümetimiz 2011 yılında kapıları açarak yaptı. Zaten kapılar açıktan önce zaten bir mülteci bir sıkıntımız vardı İstanbul’da. Bayağı yüksekti yabancı sayısı. İstanbul’da yaşayan yabancı şeylerden bahsetmiyorum. Gerçekten illegal yollarla Türkiye’ye gelen sayısı sıkıntılıydı. Ama büyük bir sorun değildi. Şimdi tabii ki niye sorun olmaya başladı?
Çünkü bir politikamız yok. Ne zaman geri gideceklerini bilmiyoruz. Geri gidecekler mi onu da bilmiyoruz. Yani Cumhurbaşkanımızın onurlu geri dönüş. Ne o? Yani 1 milyon Suriyeli onurlu bir şekilde geri dönecekmiş. Abi gider mi Suriyeli? Nereye gidecek? İdlib’e. Neye? Brikettebi’ne gidecek. Ne yapacak? Ha Esad’da Genel Af ilan etmiş. Abi Esad istediği kadar Genel Af ilan etsin fark etmiyor ki gece yarısı geliyor alıyorlar seni.
Öldürüp gömüyorlar sonra. Bitti. Af versin vermesin. O ne demokratik bir ülke değil ki. Böyle bir baktığınız zaman böyle bir hayal dünyasında yaşıyoruz. İşte onurlu geri dönüş falan filan. Ama bir sorun var. O sorun da daha da belli oldu bu hafta sonu bayramda. Çünkü niye? Ulaşım bedavaydı. Ve de tabii ki 3-4 günlük izin vardı. Onlar olmasaydı zaten görmezdik bu yabancılığı. Görmezdik. Ha tabi öbür taraftan da Ümit Özdağ’ın partisinin de bu ırkçılık şeysini pohpohlamasıyla birlikte… Baya bir aydınlanma geçirdik. Onu söyleyebilirim. Mülteci konusuna gelince, yabancılar konusuna gelince. Şimdi… Doğrudur. Elini konum sallayan Türkiye geliyor. Evet doğrudur. İyi mi ettik kötü mi ettik? Evet doğrudur. Suriye’deki dostlarımıza yardım etmek için.
Evet tabii ki mültecileri almamız gerekirdi. Doğru insani bir hareketti. Ama ondan sonra ip koptu. Ya ben şey yaparken… 32. gün programında… Büyük yürüyüşü yaparken mültecilerle… Büyük yürüyüşü yaparken… Oradaki mülteciler %60’ı Suriyeliydi. Geri kalanlar Afgan, Bangladeş, Afrikalılar vardı. Çünkü onlar hepsi bu hattan geçiyorlardı. Siz öyle serbest bir şey yaptığınız andan itibaren millet geliyor tabii ki doğal olarak.
Şimdi… Nereye doğru gelmeye çalışıyorum? Benim korktuğum bir yere doğru gelmeye çalışıyorum. Korktuğum da çok da… Şey yapmak istemediğim yani… Çekinerek de söylediği ve de hatırlatmak istemediğim… O 6-7 Eylül olayları. Hatırlıyorsunuz 6-7 Eylül 1955 yılında… İstanbul programı diye şey yapıyor. Yani Rum azınlığa karşı bir… Büyük bir şey gösteriliyor. Rum azınlığa karşı… Saldırı düzenleniyor.
Saldırılar düzenleniyor. 5 bine yakın ev yıkılıyor. Bine yakın kilise yakılıyor. İstanbul’da… Bu bizim tarihimizin kara lekelerinden bir tanesi bu. İzlemediyseniz linki aşağıda bulabilirsiniz. 6-7 Eylül Belgeseli olarak izleyebilirsiniz. Şimdi… O olacak mı? İnşallah olmaz ama dikkat etmemiz gerekiyor.
Mesajı nereden aldığınızı da görmeniz gerekiyor. Evet birisi üzerimize basıyor. Bu yabancılara karşı olan bu… Suriyeliler kızlarımızın resimlerini çekiyor. Afganlılar bilmem ne yapıyor. Bir damarımıza basılıyor. Üzerimize geliniyor. Biraz da sakin olmamız gerekiyor. Devletimiz de acilen… Hemen bir politika çıkartması gerekiyor. Çünkü istediği zaman yapabiliyor. Bakın bu sabah Beyoğlu…
Polis amirliği… 120 izinsiz göçmeni yakalamış. Bir saatte… Bir saat… Oluyor. Niye olmasın? Ama işte Sayın Mehmet Öztasik’in dediği gibi… Bazı göçmenler, Anadolu’nun bazı firmalar… Bu yabancıların iş gücüne dayanıyor.
Tercümesi şu… Asgari ücretten daha düşük para alıyorlar. Ama dikkat etmemiz gerekiyor. Sakin olmamız gerekiyor. Siz sakin olmayın. Siz hemen panik yapın ve düğmeye basın. Like atın, mesaj atın, yorum yazın.
Yarın görüşmek üzere.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir