600 Ağaçlı Hurma Bahçesi – Meddah: Bir Ramazan Geleneği 8.Bölüm

600 Ağaçlı Hurma Bahçesi – Meddah: Bir Ramazan Geleneği 8.Bölüm videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=9stoYcg6g50. . Huzuru hazirun. Cemiyeti irfan. Lâindir, münafıktır, dinsizdir şeytandır. Şeytanın lâinliğine, münafıklığına, dinsizliğine, Rahmanın dilliğine eyvallah. Sevgili dostlar, cömertlik ayrı bir güzelliktir. Bakınız, şair diyor ki, Başta devlet, elde fırsat, dilde himmet var iken, Tut elinden düşmüşlerin,…

600 Ağaçlı Hurma Bahçesi – Meddah: Bir Ramazan Geleneği 8.Bölüm

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=9stoYcg6g50.

.
Huzuru hazirun. Cemiyeti irfan. Lâindir, münafıktır, dinsizdir şeytandır. Şeytanın lâinliğine, münafıklığına, dinsizliğine, Rahmanın dilliğine eyvallah. Sevgili dostlar, cömertlik ayrı bir güzelliktir. Bakınız, şair diyor ki, Başta devlet, elde fırsat, dilde himmet var iken, Tut elinden düşmüşlerin, saadet sana yar iken, Kimseye baki değil mülki dünyası muzer, Bir harap olmuş gönlü abad etmektir fener. Maksat vermek değil tabi. Maksat Allah rızası için vermek. Öynerek vermek kibirden. Bak ben sana yardımcı oluyorum, ona göre haa derseniz, o yaptığınız yardımın hiç bir kıymeti kalmaz. Efendim çok şükür bu senede 2500 tane kumanya dağıttık, oh oh oh.
Bunu her fırsatta dile getirirseniz, vallahi bunun da kıymeti kalmaz. Dedik ya, sağ elin verdiğini sol el görmeyecek. Çünkü cömertlik, Cenab-ı Hakk’ın kullarına bahşettiği, bağışladığı en güzel hallerden biridir.
Peygamber aleyhisselatü vesselam Efendimiz bir gün ashab ile mescitte oturmuş sohbet etmektedir. Ve kendisine vahyedilen bir ayeti kerimeyi şerh etmektedir. Şöyle ki, ihtiyaç sahiplerine vereceğiniz, tasadluk edeceğiniz mal, sizin en kıymetli malınız olmadığı müddetçe gerçek tasadluk sahibi olamazsınız. Muhtaçlara ve ihtiyaç sahiplerine vereceğiniz, bağışlayacağınız, tasadluk edeceğiniz her şey sizin en sevdiklerinizden olmalı. Bunu dinleyen ashab ürperir. Hazreti Talha da o grubun arasındadır. Hadiseye bakın ki, Hazreti Talha’nın da Medine’nin hemen dışında 600 ağaçtan müteşekkil bir hurma bahçesi vardır. Verimli bir bahçedir. Ve Hazreti Talha bu bahçeyi çok sevmektedir. Gününün büyük bir bölümünü bu hurmalıkta geçirmektedir eşi ile birlikte. Aleyhisselatü vesselam Efendimiz’den bu mealdeki ayeti kerimeyi duyar duymaz, kemerbeste-i edeb ile Efendimiz’in yanına doğru yaklaşır Hazreti Talha. Ve der ki, Ya Rasulallah, benim Medine’nin şu bölgesinde 600 ağaçtan müteşekkil bir hurma bahçem var.
Siz bu ayeti okuyunca kalbim parça parça oldu. Ben onu size hediye etmek istiyorum. Onu istediğiniz gibi tasadluk ediniz. Nasıl istiyorsanız öyle değerlendiriniz. Ben onu Medine’nin fukaraları için size hediye ediyorum. Aleyhisselatü vesselam Efendimiz tebessüm ederek kabul eder. Hazreti Talha’yı över, dua eder. Hazreti Talha radiyallahu anh huzurdan ayrılır ve bahçesine doğru gelir. Ancak bahçenin içine girmez. Duvarın dışında kalır. Hanımı bahçenin içinde bir ağacın gölgesinde oturmaktadır. E şimdi görünce, ey Talha, niye yanıma gelmiyorsun der. Hazreti Talha radiyallahu anh, ben gelemem. Sen eşyalarını topla benim yanıma gel. Deyince eşi şaşırır. Neden gelemezsin der. Hazreti Talha, artık bu bahçe bizim değil. Ben onu Rasulullah aleyhisselatü vesselam efendimiz’e hediye ettim. Medine’nin fukaraları için dağıtılacak. O yüzden bu bahçe artık bizim değil. Sen eşyalarını topla yanıma gel deyince, hanımı yerinden kıpırdamadan şu soruyu sorar.
Bunu kendin için mi verdin, ikimiz için mi verdin ey Talha? Hazreti Talha tebessüm eder ve, sen benim eşimsin, hayat arkadaşımsın. Elbette ikimiz için verdim deyince, hanımı büyük bir sevinçle hemen kalkar, eşyalarını toplayıp çok sevdiği eşinin yanına gelir ve der ki, ey benim gözümün nuru! Allah’ı bende zaman zaman bu fakir fukaranın halini gördükçe üzülüyor ve bu bahçeyi ne yapsak da onlara bir şekilde versek diye düşünüyordum. Sen öyle güzel bir iş yaptın ki Allah senden ebeden razı olsun. Öyle güzel bir mutlulukla o bahçenin yanından ayrılırlar ki, herkes gıptay eder onlara. Bir gün Hazreti Osman radiyallahu anh’ın 70 deveden müteşekkil kervanı bir öğle sıcağında Medine’ye girer. Aleyhisselatü vesselam Efendimiz kendisini ziyarete gelen Hazreti Osman’a tebessüm ederek sorar, ey Osman bize ne getirdin? Hazreti Osman radiyallahu anh büyük bir teslimiyet ve tevekkül ile hiç tereddüt etmeden, ey Rasulallah ey gözümün nuru anam babam sana feda olsun. Koşumlarıyla birlikte 70 develik kervanı size hediye ettim. Nasıl istiyorsanız öyle tasadluk edin. Cömertliği görebiliyor musunuz? Cömertliğe bakar mısınız? E tabi bu ayrı bir haldir. E bizde gücümüz yettiğince bu kervana katılabiliriz değil mi?
Hele de bu ayda, hele bu güzel ayda. Mutlaka etrafımızda ihtiyaç sahipleri vardır sevgili dostlar. Gözümüzü şöyle bir açıp kulağımızı şöyle bir, efendim ben söyleyeyim, elimizi kulağımıza gölge ederek etraftaki sesleri bir dinleyip şöyle bir hafif araştırma yaptığımız zaman mutlaka ihtiyaç sahiplerini buluruz, görürüz. O ihtiyaç sahiplerine gücümüzün yettiğince altını çizerek söylüyorum.
Bakın, gücümüz neye yeterse? Bir akşam yemeği olur, evimizde pişen bir kap yemekten bir miktarda onlara ikram etmek olur. Bir çift çorap olur. Üç beş kuruş nakdi yardım olur. Ya da marketten kendi evimize alışveriş yaparken bir poşetlik de onlara yapıveririz. Neyse, gücümüz neye yeterse. Sonra da kimsenin görmediği bir vakitte götürüp kapısını çalarak ikram edebiliriz, duasını isteriz. Mazlum bir gönlün temiz bir ağızla yaptığı dua hükmündedir o dua. Peygamber as’ söylüyor, mümin kardeşinize temiz bir ağızla dua edin diye buyuruyor değil mi? Ya işte bu ayda bu fırsatları kaçırmamak lazım sevgili dostlar. O yüzden sadece hatırlatıyoruz. Gücümüz yettiğince, künhümüzce mütebessin bir çehreyle sadece Allah rızasını gözeterek, az veren candan, çok veren maldan muvacuhesinden hareketle elimizden geldiğince ikram etmeye, tasadduk etmeye çalışalım.
Treni kaçırmayalım yani çünkü bu ayda yapılan bire bin, bire on bin, bire yüz bin karşılık geliyor. Elimizde fırsat varken değil mi? Cenab-ı Hak gönlünüze göre versin efendim.
Tekrar buluşuncaya kadar sağlıcakla kalın.
Altyazı M.K.