8 Ekim | Murat Kurum | Pandora Papers Demirören | Umur Ali Birand
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=I3nopVB6Zrk.
Herkese merhaba. Bugün 8 Ekim. Biliyorsunuz hangi gün olduğunu. Canım cuma. Evet sonunda geldi cuma. Hafta sonu başlıyor. Ve de daha da güzeli. Bütün hafta sonu yağmur yağacak. Siz ne demek olduğunu biliyorsunuz. Ev demek. Netflix ist gs demek. Kendi kanalımı izlemek demek. Ve de tabi ki çocuklarımla çok güzel vakit geçirmek demek. İnşallah sizin de hafta sonunuz güzel geçer.
Ama hafta sonuna gelmeden evvel bir konu hakkında konuşmak istiyorum. Çevre ve Şehircilik Bakanımız Murat Kurum bir açıklama yaptı. Dedi ki her mahalleye yürüme mesavesinde cami yapacağız dedi. Bu bir siyasi tuzak açıklaması. Ne demek bu? Şu demek. Ne demek cami yapacağız dediğiniz andan itibaren siz dinsiz veyahut din düşmanı oluyorsunuz. Çok basit.
Ancak şu yaklaşına gelirsek Sayın Bakanın cami yapacağımıza acaba önceliğimiz bizim yok mu? Mesela depreme hazır mıyız? Park yerlerimiz var mı? Çocuklara park var mı? Yeşillendirmek için bir şey yapıyor muyuz? Yani her şey bitti de din ve cami mi kaldı dertlerimiz arasında? Şunu söyleyebilirim. Tabi ki cami yapalım.
Kesinlikle. Ama biraz fazla cami yok mu mahallelerimizde? Bilmiyorum. Hemen üstü atlamayayım. Bilmiyorum. Soru bu. Ne diyorsunuz? Benim yürüme mesafemde mesela 3 tane cami var. Sizi bilmiyorum. Yani yürüme mesafesi de biraz da genel bir şey. Yani 100 metre mi? 200 metre mi? Çünkü Türk insanı yürür. Bir kilometre de yürür. Camiye gitmek için yürür mü bir kilometre de onu bilmiyorum. Ama yürür günün sonunda.
Yani o yürüme mesafesi de biraz açık. Bu bir siyasi gel gel dediğimiz. Şimdi muhalefet akıllıysa bir şey demeyecek. Akıllıysa bir şey demeyecek. Ama Sayın Murat Kurum da başka bir cümle de kurdu. Dedi ki, şehrin merkezinde cami oturtup çevresinde şehirleşeceğiz. Okey. Güzel fikir. Gençlerin, çocukların aktivite yapacağı camiler olacak. Bu olmayacak. Size söyleyebilirim. O cami yapılacak. Çocukların aktivite ve gençlerin ve aktivite yapacağı yerler olabilir. Aktivite dediğiniz nedir? Park mı olur? Bilmiyorum. Ama bir süre sonra oradan biri çıkacak. Diycek ki, ya kardeşim burası cami ibadet yeri. Lütfen sessiz olun diyecek. Bir daha da hiçbir genç gelmez. Bu proje olmayacak.
Ama şimdiden muhalefete haber veriyorum. Bu topa girmeyin. Pandora kutusunu yeniden açıyoruz. İçinden kim çıktı bu sefer? Demirören Grubu. Demirören Grubu, gene virjin adaları, yani Balkira adaları diye itham ettiğim benim Amerika’nın güneyinde, o adalara para aktarmışlar. Londra’da çeşitli evler almak için. Şimdi… Bilmiyorum. Benim iki milyar dolara yakın borcum olsa… Ben para aktarmam, doğrusunu söyleyeyim. Ama bu demirören. Demirören grubunun üstünde bir borç bulutu var. Nereye gitseler o borç bulutu onlarla birlikte geliyor.
Anlatabildim mi yani? Ya işlerini iyi yapmıyorlar, olabilir. Yani herkes mükemmel yönetici diye bir kural yok. Ama hatırlarsınız Beşiktaş grubunda başkanlığı bıraktığı zaman 200 milyon avro gibi bir borç bıraktı Beşiktaş grubuna. Onun içinden de dedi ki Beşiktaş grubun bana borcu var. 100 milyon dolarlık.
Onun içinden de 100 milyon dolar borcu bana ait dedi. Onların bana borcu var dedi. Peki, olabilir. Tabii bu konuyu konuşmadan evvel hemen şeye gittiler. Biz bunu en iyisi şeye soralım. Futbol Federasyonu başkanına gidelim bu konuyu tartışmak için. Dediler Beşiktaş grubu içerisinde. Sonra… Yıldırım Demirören Futbol Federasyonu başkanı oldu. Yani o konu onun önüne geldi.
Garip bir şekilde. Futbol Federasyonu başkanlığına devam ettikten sonra da oraya da borçlu bıraktı. Tabii ki yani normal. Anlatabildim mi? Sonra gittiler Ziraat Bankası’ndan borç alarak… Ziraat Bankası’nı hatırlıyorsunuz çiftçilere destek olmak için kurulan banka… Şimdi Demirören grubunun medya grubunu satıvanması için kullanılıyor. Orada 750 milyon dolarlık bir borç aldı.
Ve de o borç öyle devam ediyor. Ödedi mi, ödemedi mi kimse bilmiyor o borcu. Ödemedi diye tahmin ediliyor. Çünkü sorulduğu zaman ticari sır olarak şey yapılıyor. Son Roy Kerz’in haberine göre o borç 2 milyar dolara yükseldi. Ve de yapılandırma ihtimali çok düşük olarak şey yapıldı. Tabii biz İsviçre ve Fransa olduğumuz için…
Yani bankalar bağımsız, devlet bankaları bağımsız ondan dolayı düşünüyordur Roy Terz. Ama hakikatini size söyleyebilir miyim? Muhtemelen yapılandırılacak borç veya hatta başka bir yere gidecek. Bir oda olabilir. Anlatabildim mi? Medya grubu dilde başka bir işe gidip belki oraya da bu sıkıntılı borç bulutu ondan bir haber gelecek. Ama neyse Pandora’dan bugün Demirören çıktı. Tamam, şimdi bozulmasın Demirören grubu. Pandora kutusundan aynı zamanda Shakira da çıktı. Tony Blair de çıktı. Tony Blair de Virgin Adaları’nı kullanmış, pardon Bakire Adaları’nı kullanmış… vergi, kendi İngiltere’de aldığı yerden vergi vermemek için. Bir kere daha söyleyeyim. Bu adaları kullanmak bir suç değil. Çünkü öyle bir kanunumuz yok. Neydi? Her seferinde söylüyorum.
Bu ülkede de siz vergi kaçırmak amacıyla para yolladığınız zaman bunun bir cezası var. Ancak %30 ödemeniz gerekiyor hatta. Ancak o ülkelerin hangi lira olduğunu karar veremediğimiz için 15 yıldan beri… takılıyoruz. Pandora kutusundan Türkiye’yle ilgili daha devam edecek bu.
Ama bir kere daha söylediğimiz gibi ve de her gazeteci, her televizyoncu herkese söyler. Türkiye’de her şey olabilirsin ama bir şey olamazsın. Rezil olamazsın. Programı izlediğiniz için çok teşekkür ediyorum. İyi hafta sonları diliyorum size. Pazartesi görüşmek üzere. Ayrıca unutmayın bu akşam saat 7’de 32. gün Arşiv Kanalı’nda… 25 yıl yani 35. gün 25. yıl programıyla ilgili size o ekiple ilgili biraz sahne arkası bilgileri vereceğim. Ve de aynı zamanda yani bir çocuk olarak 35. günle birlikte büyümenin nasıl bir şey olduğunu anlatacağım size. Lütfen akşam 7’deki 35. gün Arşiv Kanalı yayınına katılmayı unutmayın. Çok seveceğinizi eminim.
Pazartesi görüşmek üzere.
İlk Yorumu Siz Yapın