Tahir Göktepe: “En büyük hedefimiz tüketicilerimizin sofrasına senenin her ayı muz getirebilmek”
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=6PbI78GN6yE.
Yaz aylarında çok yoğun bir şekilde çünkü Mehmet Bey’in de bahsettiği gibi hem yaprakların büyük olması, gövdenin %90’ının suyla kaplı olması, artı seray yüksekliği 7,5 metre dolaylarında bu hususta da bu varlaşma olması için nem yani biz bir nevi kendi doğal ortamını, tropik ortamını kazandırmaya çalışıyoruz. Seray içini ayırtmaya çalışıyorsun.
Tabii bizim özellikle Anamur bölgesinde Mersin’den, Gazi Paşa’da, Alanya’da çok ciddi bir, çok güzel bir mikroklima var. Açıkta da yetiştiricilik yapılıyor. Çünkü yaz aylarında, bunun yoğun olarak olduğu dönemlerde o mikroklimadan dolayı zaten ciddi bir nem oluşuyor. Tabii ciddi bir nem var, nisbidem oluşmuş oluyor. Bu nedenle dolayı ancak tabii daha hızlı böyle verime döndürmek, daha fazla tonaj elde etmek ve senenin her ayında muz bulundurmak, tüketicilerimizin sofrasına getirebilmek için ört altında muz bir şekilde girdi. 2010 yılından sonra çok daha hızlı oldu. Burada bakanlığın çok ciddi sübvansiyonlu kredi destekleriyle bu yapıldı.
Çünkü küçük aile işletmeleri, özellikle bu sübvansiyonlu krediler olmasa bu kadar çok olmazdı. Şu anda Antalya bölgesinde, Manavgat’ta artık yaklaşık 4-5 yıldır yoğun bir şekilde yetişti. 800 bin ton civarı muz üretimi olarak. Şu anda 800-900 bin ton diyebiliriz. Hatta 2021’de çok çünkü yapımlar oldu.
9000 ton ülke ihtiyacını karşılar durumda zaten bizim muz üreticinin sizin de mağdur olmaması için özellikle muzun yoğun olduğu dönemleri. Eylülay’la Mayıs ay içerisinde ithalatı kesmek lazım. Peki bunu Tanrı Bakanlığı ne diyor bununla ilgili? Biz bunu her zaman dile getiriyoruz. Sayın Genel Başkanımız Türkiye Ziraatodular Birliği, Genel Başkanımız Şemsibayraktar Bakanlıkla sürekli görüşüyor bu hususta.
Tabii direkt ithalatı kesilemiyor şu anda ama bunun o dönemlerde kesilmesi lazım ya da kotak olması lazım mutlaka. Tabii ciddi bir gömrük vergisi. Tabii gömrük vergisi. Şu anda ton başına 830 euro gömrük var toplu konu idaresi olarak. Bu da yetersiz kalıyor. Şu anda marketlere gittiğimizde de evet ithal muz. Abi özellikle yerli muz alıyorum. Biz de burdan kesinlikle şunu tavsiye ediyoruz. Yerli muzdan karşı alınalım. Yerli muzlar daha küçük olurdu bunlar daha iri. Artık seraya girmesi önce ilk dönemlerde yaklaşık yani 10 yıl önce. Şöyle şu kadar olurdu yerli muzdan şöyle oldu. Şu anda serada kendi istediği ortamı oluşturduğumuzdan dolayı ithal muzdan yarışır zaten. Ama tarz olarak da biz üreticilerimizin de, özellikle üreticilerimiz de şuna çok dikkat ediyorlar. Bitki koruma ürünlerini uygularken, bitki besleme ürünlerini uygularken gerçekten özenle yapıyorlar. Çok kaliteli tat, aroma olarak. Peki ihracatın var mı Türkiye’de? Türkiye muz ihrac ediyor mu? İhracat şu anda kendi kendimize anca o dönemlerde yettiğinden dolayı. İhracat var ama çok az. Kovamış ülkelerle. Ama avokado da galiba ciddi ihracat başladı. Avokado mesela çok su istiyor mu? Avokado muzdan daha az su ister ama su ister.
Eğer tropikaliler bu masanın üzerinde gördüğümüz ürünler içerisinde, ikinci olarak suyu hangisi denesene avokado. Birinci muz arkasından hemen avokado gelir. Sonra papaya? Papaya ondan sonra papaya gelir. Ama tabii mango, ejder meyvesi dediğimiz pitaya, pasiflora bunlar nispeten daha az istiyorlar. Hatta haftada bir sulansa bu daha uygun. Çok fazla nem istemiyor. Normal bir bostan gibi sulansa yeter yani. Çok su ihtiyacı yok. Salatalıktan daha az ister. Özellikle yaz aylarında salatalıkta mutlaka yani ört altında üretimi yapılan domatesle salatalıkta daha yoğun bir şekilde verilmesi lazım suyu. Ama biz burada şimdi üreticilerimiz özellikle süpansiyonu kredilerde verilmeye başlamasıyla sebze üretiminden de çıkıp yavaş yavaş muz üretimine geçildi. Bu döneme kadar. Nispeten yani çünkü sebze üretiminde üretim zorlu koşullar var. Muzda 15 dekara 20 dekara bir tane işçi bütün işlerine yapabiliyor bakabiliyor. Emek olarak da daha az emekli. Tabii emek olarak daha az ve biraz daha getirisi daha da fazla oluyor. Ama şu anda özellikle kuraklıkla mücadele ettiğimiz için biz 2021 yılında yazında ciddi anlamda il olarak antol olarak diğer tabii komşularımızda aynı sıkıntı yaşadı. Kuraklıkla mücadele ettik bu hususta sonrasında biraz da girdi maliyetlerimiz doların artması nedenlerden dolayı elektrik işte bitki koruma ürünleri bitki besleme ürünleri.
Tarım sal sulama var. Bs’ye bağlı olan tarım sal sulamaların fiyatların çok yüksek olması nedeniyle üreticilerimiz artık muzdan da yavaş yavaş çekilip. Onun yerine diğer alternatif ürünlere nasıl geçebilir bu alternatifler yani bunlardan daha başkaları da var yani başka ürünlerimiz de var başka çeşitler de var.
Ancak adaptasyonu sağlamış bizim ilimiz genelinde ve diğer tropikal iklimin mevcut olduğu yerlerde yetişebilecek şu anda ürün. Bunların Türkiye’de üretildiğine inanmak hakikaten çok zor yani biz çocukken coğrafya kitaplarında ya da işlerini hayat bilgisayarlar falan okurken bunların hiçbiri yoktu. Yerli mallar haftası yapardık. Üzüm, incir, partak, alman, elma. Şimdi Allah Allah diyorum ya bundan neler var kuşkonvaz da var mesela kuşkonva yetişiyor mu?
Yerli mallar yapılıyor. Esriden şileden birden gelirdi. Şimdi yapılıyor ve…
Bir de yapılıyor yani bundan da kahve üretimi de var.