ALLAH IN RÜYALARA GİZLEDİĞİ BÜYÜK SIR. KIYAMET E YAKIN RÜYA TABİRLERİ
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=WTBUFqs4s6M.
Bazen gördüğünüz rüyalar günlerce aklınızdan çıkmıyor değil mi? Peki ya uykuya daldığımızda 3 çeşit rüya gördüğümüzü biliyor muydunuz? Bunlardan biri günün etkisiyle gördüğümüz ve pek bir anlam içermeyen önemsiz rüyalar. Bir de şeytanın bizimle oyun oynadığı ve uykularımızı kaçıran o kabuslar var.
Üçüncüsü ve en önemlisi Allah’ın bizzat bize mesajlar gönderdiği ve geleceğe dair derin anlamlar barındıran o özel rüyalar. Hazırsanız başlayalım. Hiç neden rüya gördüğümüzü düşündünüz mü? Ortalama yaşam süresine sahip bir kişinin hayatının yaklaşık 25 senesini uyuyarak geçiriyor olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda
insan ister istemez rüyaların yok yere hayatımızda olmadığını düşünmeye başlıyor. Rüyalar bilim insanlarının bile hala kısmen anlayabildiği, sır perdesi henüz açılamamış gizemli bir dünya adeta. Dinimizde ise Kur’an-ı Kerim’de ve hadislerde rüyaların büyük bir önemi bulunmaktadır. İslam’da 3 çeşit rüya olduğundan bahsedilir.
Bunlardan biri günlük yaşantımızda etkileşim halinde olduğumuz ve bilinçaltımıza yerleşmiş olayların uyku sırasında gerek mantık çerçevesinde, gerekse mantık dışı ve tutarsız görseller halinde zihnimizde oluşmaktadır. Bir diğeri ise insanların en büyük düşmanı olan şeytanın uykumuz sırasında bizimle oynadığı korkunç oyunlar. Korkutan ve fark etmeden bizleri kötüleye sevk eden rüyalardır. Sonuncusu ise, bizzat Allah tarafından melekler vasıtasıyla gelen mesajları içeren, videonun ilerleyen kısımlarında yer vereceğim oldukça önemli marzeden ve belki de hayatımıza yön verebilecek dikkat etmemiz gereken rahmani rüyalar. Ayrıca kıyamet tarihi yaklaştığında gördüğümüz rüyalar daha farklı olacakmış. Hem bilimsel açıdan hem de dini açıdan rüyalar alemine bir gezintiye çıkacağız bu videoda sizlerle. Şimdi gelin rüyalar hakkında pek bilinmeyen oldukça ilginç bazı gerçeklere bir göz atalım. Her insan rüya görmektedir. Görmediğini söyleyen kişiler ise rüyalarını unutan insanlardır. Genellikle gece gördüğümüz rüyaların uyandıktan sonra 5 dakika içerisinde %50’sini, 10 dakika içerisinde ise %95’sini unutmaktayız.
Gece boyunca en fazla 7 kez rüya görüldüğü düşünülmektedir. Yapılan çalışmalara göre en az rüya gören kişilerin ise uykusunda horlayan kişiler olduğu ortaya çıkmış. Görme engelli olan kişiler ses, koku ve hislerden oluşan rüyalar görmektedirler.
Hayvanlar ise tıpkı insanlar gibi rüyal görebilmekteler. Evlerinde hayvan besleyen kişiler bunu çok iyi biliyorlar. Rüyalarımızın %70’si endişe, korku ve bunun gibi negatif olaylardan oluşmaktadır. Pozitif duygulardan oluşan rüyaları ise daha az görüyoruz.
Hepinizin başına gelmiş olduğunu düşündüğüm, uyku ile uyanıklık arasında sanki bir uçurumdan düşermişsiniz gibi ani bir hisle sıçradığınız şu durum. Bu durumla alakalı ilginç bir bilgiye ulaştım. Doğrusunu Allah bilir tabi ama düşünüldüğüne göre bundan binlerce yıl önce doğada insanlar vahşi hayvanlardan korunmak amacıyla ağaç tepelerinde uyurlarmış. Ve uykuları sırasında birçok defa da ağaçtan düştükleri için bu durum bir şekilde insanoğlunun bilinçaltına yerleşerek günümüze kadar gelmiş.
Ve bizler yani modern yaşamın birer parçası olan insanlar hala bu düşme hissini uykuya dalma esnasında deneyimliyor olabilirmişiz. Derin uyku sırasında beynimiz bir sistemi harekete geçirerek vücudumuzun hareket mekanizmasını iptal eder. Aksi takdirde rüyamızda koştuğumuzu görürken gerçek hayatta da evin içinde sağa sola koşabilir veya diğer fiziksel aktiviteleri gerçekleştirerek kendimize zarar verebilirdik. Fakat beynimizdeki bu hareket kabiliyetimizi iptal eden sistem çok nadiren de olsa uykumuz sırasında kendiliğinden aktifleşerek bizleri çok tehlikeli bir durumla karşı karşıya getirebiliyor. Bunun sonucunda uyur gezerlik denen durum ortaya çıkıyor. Bu durumdayken bilinç dışı bir şekilde balkondan aşağıya atlayan insanlardan, rüyasında görüyor olduğu yemeklerden etkilenerek tamamen uyur bir halde telefonda bir restorandan yemek siparişi vererek yatağına geri dönen insanlar bile oldukça fazla. Öte yandan bir de dördüncü boyutun varlıklarının bedeninizi yönlendirerek sizlere istediği durumlara sokabildikleri inancı da mevcut. Bunlar beynimizin uyuduğu fakat vücudumuzun uyanık olduğu durumlarda yaşanan bazı durumlar. Bir de beynimizin uyandığı fakat vücut hareket sistemimizin bir türlü uyanamadığı o ürperteci durum var ki bilimin uyku felci olarak açıkladığı fakat birçok kişi tarafından karabasan olarak bilinen o çok rahatsız edici durum.
Hemen hepiniz yaşamışsınızdır. Rüyalarımız sırasında gördüklerimizden etkilenerek vücudumuzun gerçek hayatta yapmış olduğu tuhaf davranışların yanı sıra bir de uyku sırasında gerçek hayatta olan durumların rüyayı etkilemesi durumu var. Bunlara da işbirlikçi rüya deniyor. Örneğin siz uyurken üst komşunuzun yüksek sesle müzik dinlemesi sizin rüyanızda kendinizi bir konserde görmenize yol açabilmektedir.
Bir diğer örnek verecek olursam mesela uyuduğunuz sırada odanızdaki televizyon açıktır ve haberlerde Trump’ın Türkiye’ye karşı yaptığı tehditler anlatılıyordur. Bunun sonucunda da rüyanızda kendinizi Trump’la hoş olmayan münasebetler içindeyken görebilmektesiniz. Bilimin dediğine göre rüyamızda sadece daha önce yüzünü gördüğümüz kişileri görebiliyormuşuz.
Yani aslında tanımadığımız birini gördüğümüzü düşünüyorsak mutlaka o yüze televizyonda veya yolda yürürken denk gelmiş olabiliriz. Yeri gelmişken şu adamı da tekrar bir hatırlayalım istedim. Bir dönem internette çok konuşulmuş ilginç bir dönüm. Nedense bir anda yüz binlerce kişi rüyasında bir zamanlar bu adamı gördüğüne inandıklarını söylemeye başlamışlardı. Neyse şimdi gelin işleri biraz ilginçleştirelim.
Hiç uykunuz sırasında rüyanızda olduğunuzun farkına vardınız oldu mu? Eminim olmuştur. Rüya gördüğünüz sırada bilinciniz açılır fakat rüyadan korkmazsınız. Artık uyanık olduğunuz zamandaki bilincinizle düşünüyorsunuz fakat aynı zamanda da rüyalar aleminin fantastik atmosferindesiniz. Rüyanızda olduğunuzu anladığınız anda artık tüm dünya sizindir.
Gerçek hayatta yapmaya çekindiğiniz, korktuğunuz her şeyi yapmakta özgürsünüz. Nasıl olsa uyandığınızda hepsi sona erecek. Uçmak mı istiyorsunuz? Zamanda yolculuk mu yapmak istiyorsunuz? Her şeyi yapabilirsiniz. Bu durum günün etkisiyle gördüğümüz sıradan rüyalar esnasında yaşanmaktadır. Buna Lucid Rüya ismini vermişler. Yani rüyalarımızı kontrol edebilmek.
Lucid rüyada olduğunuzu anlamamız genellikle rüyamızda zor durumda kaldığımız zamanlarda bunun bir rüya mı yoksa gerçek mi olduğunu sorguladığımız anlarda ortaya çıkıyor. Genellikle bir yerden düştüğünüzde hemen uyanırsınız fakat düşüp uyanmadığınızda hayatta kalmış olmanız oldukça ilginç olduğu için bilinciniz açılmıştır fakat rüyaya devam etmektesinizdir. Bu durumda rüyada olduğunuzdan emin olmak için normal hayatta yapamayacağınız şeyleri yapmaya çalışarak denemeler yapabilirsiniz.
Lucid rüyalar görme konusunda uzmanlaşmış kişiler bu rüyaları deneyimlemek için birçok teknik geliştirmişler. Fakat bu tarz rüyaların yan etkileri olabildiğini de unutmamak gerekir. En bilindik yan etkileri gerçek hayattan kendini soyutlamak, sürekli uyumak ve kendinizi o fantastik dünyaya bırakma isteği sonucunda daha agresif ve yorgun bir insan haline dönüşme ihtimali.
Peki günün etkisiyle görünen bu rüyalar aleminde kendinizi kaybetmeyi mi tercih ederdiniz yoksa Allah tarafından gösterilen ve geleceğiniz hakkında gerçek mesajların verildiği rüyaların içinde mi yer almak isterdiniz? Allah tarafından gösterilen ve derin anlamlar barındıran rüyalara geçmeden önce kısaca şeytani rüyaları da deneyim. Bunlara kabus da diyebilirsiniz. Şeytan tarafından insanlara gösterilen korkutan rüyalardır.
Huzurumuzun kaçmasına hatta gün içinde kendimizi mutsuz hissetmemize neden olurlar. Şeytani rüyalardan korunmak için peygamberimiz tarafından okunması tavsiye edilen dualar da mevcuttur. Bu arada peygamberlerin şeytani rüyalar görmediği de bilinir. Ve bir hadise göre peygamber efendimiz her kim ki beni bir gün rüyasında görürse beni gerçekten görmüş demektir demiştir.
Hiç şöyle düşündünüz mü? Acaba gerçekten vücudumuzun dinlenmesi için mi uykuya dalıyoruz yoksa rüya görmek için mi? Rüyalar Allah ile kulları arasında Hz. Adem’den bu yana en çok kullanılan iletişim yollarından biridir. Kur’an-ı Kerim’e gelecek olursak birçoğunuzun belki de bildiği üzere Yusuf Suresinde rüya ve rüyaların yorumlanmasından sıkça bahsedilir ve rüyaların aslında ne kadar da önemli olduğunu naltıcı olarak soruyor. Hatta rüya görmek o kadar önemlidir ki kulağa rahatsız edici gibi gelse de rüyalar ölüm ile kardeştir bir manada. Bunu nereden mi anlıyoruz? Çünkü Zümer Suresinin 42. ayetinde Allah uyku ile alakalı şöyle buyuruyor. Allah öleceklerin ölümleri anında, ölmeyeceklerin de uykulara esnasında ruhlarını alır. Ölümlerini hükmettikleri kişilerin ruhlarını tutarken diğerlerini bir süreliğine sınırlarsın.
Bu ayetlerinde düşünen toplumlar için ibretler vardır. Yani bu ayetten şunu anlıyoruz ki her gece yatağa yattığımızda aslında ölümün ufak bir provasını yapmaktayız. Ruhlarımız geçici bir süreliğine alınırken uykumuzun sonunda geri emanet edilmektedir. Rahmane diye atlandırılan rüyalarda gerçekliğe doğru kısa bir yolculuğa çıkıyoruz demek hiç de yanlış olmasa gerek.
Bu tür rüyalar Allah’u Teala’nın bir çeşit hediyesidir bizlere. Bu rüyalar kontrol edilemez ve tamamen bize gösterilenleri deneyimlemekteyiz. Bu tür rüyaları bir başkasına anlatırken çok dikkat etmeliyiz. Kesinlikle herhangi bir abartıya başvurmadan sadece zihnimizde kaldığı şekliyle anlatmalıyız. Ve rüyalarımızla alakalı asla yalana başvurmamalı kimseye aslında görmediğimiz bir rüyayı başka amaçlar uğruna, karşımızdaki kişinin herhangi bir düşüncesine yön vermek adını anlatmamalıyız. Hatta bununla ilgili bir hadiste şöyle der. En büyük iftiralardan birisi görmediği bir rüyayı görmüş gibi anlatan insanın iftirasıdır. Yalandan rüya gördüğünü söyleyen bir kimse kıyamet günü iki arpa tanesini birbirine bağlamakla görevlendirilecek fakat asla onları birbirine bağlayamayacaktır. Rahmani rüyalar bizlere bizzat Allah’tan gelen mesajlardan oluşmaktadır. Bu mesajlar bazen bizim geleceğimizle alakalı bir müjde veya bir uyarı niteliğinde olabilir. Bu yüzden de insanların en çok merak ettiği şeylerdir rüyalarında gördüğü şifreli mesajlar. Bu mesajlar direkt olarak verilmezler. Mesela zamanında bir kişi Hz. Yusuf’a rüyasında kafasının üzerinde kuşların yem yediğini gördüğünü ve bunun ne anlama geldiğini sormuş. Hz. Yusuf adama idamla hayatını kaybedeceğini söylemiş ve öyle de olmuş. Rüyalarımızda gelecekten haberler direkt olarak verilmez. Üzerleri kapalı bir şekilde görürüz birçok şeyi. Fakat peygamberlerin rüyaları direkttir. Onların rüyalarında gördükleri hiçbir şey dolaylı yoldan gösterilmez. Rüyalarımızın ne anlama geldiği konusu çok iyi araştırılmalıdır. Birçok kişinin yanlış yorumlaması sizleri yanlış yönlendirebilir. Bu yüzden dikkatli davranmanızı öneririm. Ayrıca şeytani rüyaların kimseyi anlatılmaması önerilmektedir. İnsanların kalpleri birer ayna gibidir. Ayna ne kadar kirlenir veya üzerleri buğlanırsa, aynaya baktığımızda da göreceklerimiz o kadar belirsiz ve karmaşık hale gelecektir. Rüyaları direkt gerçek manalarıyla görmekten bahsetmişken, bir hadiste kıyamet günü yaklaştığında insanların rüyalarının yalan çıkmayacağı ve her gördüğü rüyanın gerçek anlamlarıyla direkt olarak verilen mesajları göstereceğinden bahsedilir. Hadisin tam manasını bazı İslam âlimleri biraz daha farklı yorumlarken genel görüş bu yöndedir. Bildiğiniz üzere kıyamete yakın zamanlarda inançlı kişilerin ve din adamlarının çok azalacağı bir dönem gelecektir. Peygamberimizden sonra da başka bir peygamber gelmeyeceği için insanlara İslam’ın gerçeklerini anlatabilecek kişilerin de yokluğundan dolayı Allah merhamet edecek
ve dinini yaşamak isteyen kişilere doğrudan gerçek anlamlarıyla rüyalar gösterecekmiş. Rüyalarımız başlı başına çözülemeyen bir gizem. Peki hiç şöyle hayal ettiniz mi? Aslında tüm yaşantımız büyük bir rüya ve gün gelecek o büyük rüyadan uyanacağız.
O gün en uzun rüyamızın tabirini dinlemeye hazır olacak mıyız?