KABE DE YAŞANAN İNANILMAZ OLAY. EBABİL KUŞLARI DUYGULANDIRDI.

KABE DE YAŞANAN İNANILMAZ OLAY. EBABİL KUŞLARI DUYGULANDIRDI. videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=N359wgiHQV8. 2020, Kabe kısmen kapatıldı. Sonrasında boş kalan Kabe’yi tavaf yapan gizemli kuşların görüntüsü herkesi duygulandırdı. 2020 yılı bitene kadar daha nelerle karşılaşacağımızı gerçekten merak etmeye başladım. Çünkü şu anda bir başka tarihi olaya daha tanıklık ediyoruz. Müslüman dünyasının Kabe’si…

KABE DE YAŞANAN İNANILMAZ OLAY. EBABİL KUŞLARI DUYGULANDIRDI.

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=N359wgiHQV8.

2020, Kabe kısmen kapatıldı. Sonrasında boş kalan Kabe’yi tavaf yapan gizemli kuşların görüntüsü herkesi duygulandırdı. 2020 yılı bitene kadar daha nelerle karşılaşacağımızı gerçekten merak etmeye başladım.
Çünkü şu anda bir başka tarihi olaya daha tanıklık ediyoruz. Müslüman dünyasının Kabe’si bomboş kaldı. Bu durum tüm insanoğlunun yararı için alınmış bir önlem aslında. Fakat yine de Kabe’yi bu şekilde gören her Müslüman kendini tuhaf hissetti.
Ve bir de sosyal medyadaçığı gibi büyüyen şu söylenti var. Kabe’de tavafın durması bir kıyamet alametimi. 5 Mart 2020 Yakın zamanda İran’da cuma namazının birçok yerde yasaklanmış olmasının ardından
şimdi de tüm dünya Müslümanların kutsal Kabe’sinden gelen görüntülerle adeta şaşkına döndü. Hiç kimsenin alışık olmadığı bir görüntüydü çünkü. Sanki inanan kimsenin kalmamış olduğu bir dünyayı canlandıran geleceğin dünyasıyla ilgili bir bilimkurgu filmi sahnesi gibi. Çünkü bildiğiniz üzere gelecekte kıyamete yakın inanan insanlar yok denecek kadar azalacak. O yüzden Kabe her ne kadar bugün tedbir amaçlı halka kapatılmış olsa da manzarayı gören birçok kişi bu görüntü karşısında adeta buz kesti. Aslında Kabe’de bundan önce de çeşitli olaylar yaşandı. Mesela 1941 yılında yaşanan büyük selde çekilen bu fotoğrafı görmüşsünüzdür.
Sular altında kalan Kabe’nin etrafında yüzelek tavaf yapan bir genç bu fotoğrafta akıllarda kalan en ilginç ayrıntıydı. Yüzelekte olsa tavafı gerçekleştirmekten alıkoyamamış yani doğa. Fakat 2020’ye gelindiğinde maalesef durum kötüye gitti. Dünyanın her yerinden yüz binlerce Müslüman yıllardır hayalini kurduğu Umri ziyareti için biletlerini almış
kutsal topraklara gidecekleri o büyük günün gelmesini bekliyordu ki önce Umri ziyaretlerinin durdurulduğu haberi yapıldı tüm dünyaya. Sonrasında da Kabe’yi kapattılar. Her şey Çin topraklarında başlayıp kısa sürede tüm dünyanın başına bela olmuş olan şu musibetin daha da fazla yayılmaması için yapılan bir önlemdi aslında. Tevekkül önemli tabi ki ama şimdilik Kabe’ye dokunmak ve ona yakın ibadet etmek yasaklanmış durumda. Her daim tavaf yapılan yerde şu anda büyük bir sessizlik hakim, koca bir yalnızlık. Sosyal medyada dolaşan Kabe’de tavafın durması olayı kıyametin bir habercisidir söylentilerine az sonra geleceğim. Fakat öncesinde sizi büyük bir ilgiyle dinleyeceğinizi düşündüğüm Kabe’nin ve yapılan tavafın olağanüstü geçmişiyle ilgili gizemli bir yolculuğa çıkarmak istiyorum.
İnanışa göre Hz. Adem ile Havva cennetten çıkarılıp yeryüzüne gönderildiklerinde, dünya üzerinde birbirlerinden ayrı iki uzak noktaya inerler. Fakat uzunca bir yürüyüşün ardından Mekke’nin 25 km uzağında bulunan Arafat dağında birbirlerini bulurlar.
Buradan birlikte batıya doğru yürümeye başlarlar ki şu anda Kabe’nin bulunduğu yere geldikleri anda Hz. Adem Havva ile buluşmasına şükretmek amacıyla Rabbine ibadet etmek ister. Fakat bir eksik vardır. Cennette ibadetlerini gerçekleştirirken etrafında tavaf ettiği nurdan sütun artık yanında değildi. Rabbine dua ederek o sütunun tekrar kendisine gönderilmesini diler. İşte tam o sırada o nurdan sütun Hz. Adem’in hemen yanında yani bugünkü Kabe’nin olduğu yerde beliriverir. Böylece Hz. Adem tekrar onun etrafında tavaf ederek Allah’a olan ibadetini gerçekleştirmeye başlar. Bazı kaynaklarda ise bu sütun yerine Hz. Adem cennetten indirildiğinde Allah onu teselli etmek amacıyla melekler yardımıyla yeryüzüne bir beyt yani evimsi bir yapı indirmiştir. Bu beyt için meleklerin yeri yedi kat temel kazdıkları ve temelin içine bazı gizemli taşlar yerleştirdiği söylenir. Hz. Adem ise bu sağlam temelin üzerine cennetten indirilen bu beyti yerleştirir ve etrafında tavaf etmeye başlar. Fakat aradan yıllar geçer ve Hz. Şid zamanına gelindiğinde bu cennetten gelen yapı kaybolmuştur. Geriye sadece ufak bir taş parçası kalmıştır.
Hz. Şid tam buraya dört köşe bir bina yaparak geriye kalan o taşı da bu binanın bir köşesine yerleştirir. İşte bugün herkesin bildiği Kabe’nin hemen köşesinde bulunan ve cennetten gelmiş olan Hacer-i Lesvet taşı o taştır. Fakat zamanı geldiğinde o büyük Nuh tufanı gerçekleşir.
Tufandan dolayı kumlar altında kalan bina çok uzun bir dönem burada gizliliğini korumuştur. Ta ki Hz. İbrahim’in Allah’ın emriyle Kabe’nin bulunmuş olduğu yere geldiği ve oğlu İsmail ile birlikte burayı kazmaya başladığı ana kadar. Hz. Şid’in yapmış olduğu binanın temellerine ulaşan Hz. İbrahim ve oğlu bu temelin üzerine işte bugün gördüğümüz son Kabe’yi inşa ederler.
İslami kaynaklarda Hz. İbrahim’in Kabe’yi tekrar inşa etmek için görevlendirilerek Mekke’ye gönderildiği belirtilmektedir. Fakat bazı kaynaklarda Hz. İbrahim’in Kabe’yi inşası sırasında bir takım esrarengiz olaylar yaşadığından bahsedilir. Anlatıldığına göre Hz. İbrahim Kabe’yi tekrar inşa etmek amacıyla Mekke’ye gelirken yanında bir melek ve Sekine adı verilen bir şey daha vardı.
Sekine’nin ne olduğuna dair birçok farklı bilgi öne sürülmüş bugüne kadar. Bazılarına göre Sekine kanatları olan başı kedi başını andıran ve oldukça hızlı uçan bir kuşmuş. Kimileri Sekine’nin sadece güzel bir rüzgar olduğunu, kimileri ise yüzü insan yüzüne benzeyen bir kuş olduğunu söylüyor. Hz. İbrahim Kabe’nin inşası için doğru yere geldiğinde Sekine ona burada dur dedi ve Kabe’nin yeri belirlenmişti.
Böylece Hz. İbrahim ve oğlu İsmail tarafından Kabe inşa edilmeye başlanmıştı. Hz. İbrahim duvarları örüyor, oğlu İsmail ise ona taş taşıyordu. Hz. İbrahim Kabe’nin duvarında bir bölümü boş bırakıp oğlu İsmail’e bana öyle bir taş bul getir ki onu buraya yerleştirelim demiş. Bunun üzerine Hz. İsmail babasının istediği taşı bulmak için etrafta bulunan duvarları da yerleştirelim demiş.
O sırada karşısına Cebrail çıkar ve Nuh tufanı sırasında kaybolan ve cennetten gelmiş olan o parça taşı Hz. İsmail’e verir. Taşı derhal babasına götürür ve böylece Hacer-i Lesvet taşı bugünkü yerini almıştır. Önceleri beyaz olan bu taşın insanların günahları yüzünden zaman içinde karardığı söylenmektedir. Milyonlarca Müslümanın şu anda tavaf ettiği Kabe’nin tam üzerinde gökyüzünde bizim bir kuşumuzu yıkanır.
Tavaf ettiği Kabe’nin tam üzerinde gökyüzünde bizim gözümüzle göremediğimiz Beyt-i Mamur isimli bir yer bulunmaktadır. Her gün 70.000 meleğin Kabe’nin tam hizasında yukarıda bulunan bu bölgede kendi tavaflarını gerçekleştirdiğine inanılır. Bu yerin gökyüzündeki kıymeti tıpkı Kabe’nin yeryüzündeki kıymeti gibidir. İşte böylesine muazzam bir tarihi ve özelliği olan Kabe’de bugün içinde bulunduğumuz tehlikeli durumdan ötürü tavafın durmuş olması
Müslümanların kendisini kötü hissetmelerine yol açtı. Fakat Kabe’nin başına yakın geçmişte bir başka zorlu olay daha gelmişti. Kabe baskınını duymuşsunuzdur. 20 Kasım 1979 yılında Cüheyman el-Uteyvi bu büyük baskını gerçekleştiren grubun başında bulunmaktaydı. Grup Mescidi Haram’da bulunan cemaati rehin almış ve Mehdi’nin gelişini ilan ederek yönetimi ele geçirmeye çalışmıştır.
15 gün süren bu olay yapılan askeri bir operasyonla sonlandırılmıştır. Tarihte bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçen bu olayda yüzlerce kişi hayatını kaybetmişti. Evet günümüze dönecek olursak her günü başka bir olayla geçen 2020’de yaşadığımız ilginç olaylara Kabe’nin kapatılması da eklenmiş oldu. Peki birçok kişinin aklındaki şu soru Kabe’de tavafın durması bir kıyamet alameti olabilir mi? Öncelikle şunu belirtmeliyim ki Kabe’de tavafın durması evet çok sık gördüğümüz bir şey olmasa da ilk değildir. Bu anlamda durumu kıyamet alameti olarak ilişkilendirmek pek de doğru değil. Her ne kadar insanın içini acıtan bir görüntü ortaya çıksa da hastalık gibi mantıklı geçici nedenlerle tavafın durdurulmuş olması kabul edilebilecek bir durumdur. Tabi baştakilerin gerçek niyetini de bilmek lazım. Doğrusunu Allah bilir.
Bugün Kabe geçici süreliğine kapatılmış ve boş kalmış olabilir fakat unutmayın ki Kabe hiçbir zaman yalnız değil.
Çünkü oranın manevi koruyucıları var. Belki onları gözümüzle göremiyoruz fakat tavaf hala devam ediyor.
Altyazı M.K.