Gıyabî Cenaze Namazı Kılınabilir mi; Geçerli midir? – Abdülhamid Türkeri Hoca Efendi
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=gobZ02Aocqc.
Gıyabi cenaze namazı kılınabilir mi? Kıymetli takipçilerimiz bu konu özellikle Müslümanların tamamını topyekun ilgilendiren bazı elim ve üzücü hadiseler sonrasında yapılmaktadır. Yani toplu bir şekilde yurt dışında veya yurt içinde bir kötü bir haber alındı. Bir Müslümanların şehit edilme veya katledilme gibi bir durumları söz konusu oldu. Burada Müslüman kardeşlerimiz bazı yerlerde toplanıp o kişilere manevi desteklerini, onlara dualarını arz etmek için bu şekilde gıyabi cenaze namazı kılmaktadırlar.
Evet bu uygulama esasen özü itibariyle belki salih ve ihlaslı duygularla beraber yapılsa da, selefimizden böyle bir uygulama olmadığından dolayı hanefi mezhebine göre yapılması doğru değildir. Çünkü hanefi mezhebine göre fıkıh kaynaklarımıza baktığımız zaman da cenaze namazının sahih olabilmesi için bir takım şartlar zikredilmektedir. Bu şartların bazısı, tıpkı namazda olduğu gibi namazın dışındaki şartlarla alakalıdır. Örneğin setravret, kıbleye yönelmek, abdestli olmak, üzerindeki elbisenin veya mahallin necasetten temiz olması. Bu aynı namazda olduğu gibi cenaze namazı içinde geçerlidir. Bir de bir takım şeyler vardır. Onlar namazın kendisiyle alakalıdır.
Namazın rüknüdür fıkih istilahla. Bu da nedir? Cenaze namazında namazın rüknü ayakta durmak ve tekbirlerdir. Niyette aynı şekilde namazın dışındaki farzlarından olarak rivayet edilir. Bu şekilde namazın içindeki rüknü ve farzları da tekbir ile ayakta durmaktır.
Bundan dolayı mazeretsiz olarak bir kişi ayakta durmayıp oturarak cenaze namazı kılamaz. Aynı şekilde dört tekbirin her biri farz olduğundan dolayı bir kişi tekbir tekbiri terk edecek olursa cenaze namazı sayık olmuş olmaz. Bir de kılınan cenaze namazının sayık olabilmesi için mevtanın kendisinde şartlar aranır. Bunlar birinci olarak mevtanın yıkanmış olmasıdır.
Onun için şayet diyelim bir mevta yıkanmadan cenaze namazı kılınmış ise bu durumda hanefi mezhebine göre o cenaze namazı kılınan cenaze namazı geçersiz olur. Tekrardan onun yıkanılıp o şekilde cenazesinin tekrardan kılınması gerekir. Ta ki toprak altına defnedilir.
Toprak atıldıktan sonra yıkanmadan cenaze namazı kılınsa artık çıkartılıp tekrardan namaz kılınmaz. Ancak toprağa kabre konulup da üzerine toprak atılmadıysa ta o süreye kadar tekrardan yıkanılıp cenazesinin kılınması gerekir. Onun için mevta şayet yıkanmamış ise kılınan cenaze namazı geçersiz olacaktır. Bir de bunlar dışında mevtaya dönük olan şartlardan diğeri hanefi mezhebine göre mevtanın hazır olup imamın veya cemaatin önünde hazır bulunmasıdır. Hanefi mezhebine göre cenaze namazının sayık olmasının şartlarından bir tanesi ve mevtaya dönük şartlardan birisi budur.
Bundan dolayı şayet mevtaya gayb olur ise yani mecliste imamın veya cemaatin bulunmuş olduğu mecliste hazır bulunmaz ise bu durumda kılınan cenaze namazı hanefi mezhebine göre geçersizdir. Bundan dolayı mutlaka mevtanın mecliste bulunması ve çünkü ona rahmet edilecek, ona istiğfar edilecek e o olmadan da cenaze namazı hanefi mezhebine göre kılınma durumu olmayacaktır.
Hanefilere göre bu şekilde cenaze namazının kılınması için az önce dediğimiz gibi mevtanın yıkanmış olması ve mevtanın cemaatin ve imamın önünde hazır bulunması şart olduğundan dolayı gıyabi cenaze namazı diye bir şey söz konusu değildir. Bu şekildeki bir namaz kılma şekli selefimizden veya geçmişimizden rivayet edilmemektedir.
Şimdi bu konuyla alakalı kaynaklarımıza baktığımızda Necaşi radıyallahu anh’ın namazını bazıları zikretmektedir ve bugün günümüzde uygulama olarak da bazıları bunu taklit etmektedir. Ancak fukaha bu konuya şöyle cevap vermektedir. Necaşi radıyallahu anh’ın vefat ettiğini Allah Resulü mucize ile gördü ve Allah Resulü onun o durumuna müşahede etti.
Bundan dolayı hatta Allah Resulü ta kendisi Habesistan’da kendisi Medinelerdeyken ne buyurdu Allah Resulü? Kalkın kardeşinin Necaşi ve Fatihattin ona namaz kılın buyurdu. Allah Resulü bu mucize ile onu bildiğinden dolayı fukaha der ki Allah Resulü onu mucize ile imam olarak kendisi müşahede etti. Bundan dolayı orada sahabe efendilerimizde Allah Resulü gıyabi cenaze namazı kılmış olmadı.
Çünkü niye? İmam efendi Allah Resulü’ydü imam olarak Allah Resulü Necaşi radıyallahu anh’ı gördü müşahede etti. İmam gördüğü zaman gıyabi olmaktan çıkar derler. Sözünüzü, Hanif-i Mes’ebine göre gıyabi cenaze namazı diye bir şey söz konusu değildir.
Şayet bu şekilde elim hadiseler veya üzücü durumlar olmuş ise kardeşlerimize başka bir takım meşru, selefimizden rivayet edilen sünnette olan uygulamalar ile yapılmalıdır. Onlara kıraatlerde bulunur, zikirlerde bulunur, dualarda bulunur ancak bu şekilde dinde olmayan ve Hanif-i Mes’ebine uygun olmayan şeyler ile bir takım onlara fayda sağlayacağımızı kanaat getirdiğimiz uygulamalar doğru değildir.
Meşru ve olması gerektiği şekli ne ise o şekilde hareket edilmesi gerektidir.