Savaş Ş. Barkçin – Normalleştirmeden Normatifleştirmeye – Cumartesi Sohbetleri (25)
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=UZng8RHeZOY.
Hocam hatta bir sohbetinizde modernite’nin yani bugünkü manada modern bedeniyet bir modernite. Modernite’nin temeli nefsaniyettir. Nefsine hoş gelen her şey meşrudur. Nefiste sonsuz fetva veren bir müftidir diyorsunuz. Bu manada bugünkü batı bir nevi hocam bir nefse emmarenin teşahüz etmiş hali gibi diyebilir miyiz? Aynen öyle ve yine müesseseleşmiş bir halidir.
Yani batıda felsefesinden devlet yapılana kadar, ekonomisinden kültürüne kadar aslında her şey nefsaniyet ilkelerinin üzerinde yapılmıştır. Nefsin öne her zaman açıktır bir kere her toplum ve her mekânda. Yani günahın önü her zaman açıktır. O yüzden hak ehli olanlar hep sıkıntı çeker. Her yerde, her zaman. İlla bugün değil, geçmişte de çekiyorlardı. Yani hangi İslam toplumunda olursa olsun o hak ehli gene acı çeker. Çünkü halkın çoğunluğu nefsinin peşine düşer. İşte hak ehirleri, Allah’ın dostları o insanları çevirmeye çalışırlar. Yahu yapmayın gitmeyin orası bak, uçuruma doğru gidiyorsun. Yooo illa ben oraya gideceğim. Herkes oraya gidiyor abi. Diyerek insanlar illa batıla doğru hafif yönlerini çevirirler. O yüzden insanların sürekli doğrulmaya ihtiyaçları var.
Bu ancak doğruya tabi olanların yapabileceği bir şeydir. Şimdi marufu emretmek diyorsun. E marufu önce bilmesi gerekir. Maruf nedir? O yüzden arif oluyor. Yani arifler marufu bilir. Sadece bilme değildir bu, olmadır. Yani onlar zaten kendileri de marufturlar. Anlatabiliyor musun? İlim, ameli, müsterhizm bilir. Aynen öyle. Yani ilim babında kalan her şey eksik kalır. Çünkü hatta bir ikiliğin nüvesi bile olabilir.
Niye? E ben bu işi biliyorum der adam, yapmaz. Ama her sorudan, biliyoruz abi bize niye okuyorsun? Ben biliyorum onu. Abi yapsana o zaman. Yapmaz. Onu kafi görür. Allah muhafaza. Bu bildiğini iddia eden, sanan herkes için söz konusudur. Her bilgi alan için söz konusudur. Musiki’den tut, dini ilimlere kadar, siyasetten tut, ticarete kadar. Ben bu işi biliyorum. Doğrusunu yapsana. Ben biliyorum sen karışma.
Yani Allah muhafaza, gene nefis orada bir kapıyı açarsa, insan doğru sözleri kullana kullana yamulur. Yani ayet ve hadisle de dinden çıkanlar çok. Hele bugün. Bakın ayet ve hadis üzerinden çıkıyorlar. Zikrederek çıkıyorlar. Bunlardan bahsederek çıkıyorlar. Litekim Allah-u Teala Kur’an-ı Kerim’de de bu gibi insanlardan aslında bahsediyor. O yüzden işin esası şu abi. Adam olmak. Adamım. Adam olmak demek, kul olmak demek. Eğer bir mümin adam değilse onun imanında, ahlakında büyük bir sorun var demektir. Ne gibi? Abi adam, dindar adam rüşvet alıyor. Olmadı. Onun iman, itikadında bir sorun var. Niye? Kendini o kadar meşru görüyor ki onu ahlak haline getirmiş. Bu işte çok büyük bir sıkıntı. Bunun bir adım ötesi yaptığı fiili de meşru görmektir.
Şu anda halini meşru görüyor. Bakın halini meşrulaştırıyor. Bir süre sonra aslında yaptığı işlerin ahlakının, halinin olması gereken olduğunu iddia etmeye başladığı anda Allah muhafaza yoldan çıkar. Çünkü her rezalet, rezilet, kötülük önce normalleştirilir, sonra normatifleştirilir.
Bu adımlar böyledir. Mesela toplumda bugün de gördüğümüz yaygın sapıklıklar, sapkınlıklar önce normalleştirilir. O da insandır. Öyle. O da işte yazık, günah, bilmem ne. Onu normalleştirirsin. Sonra o normalleşime giderek normatifleştirir. Bugün Batı’da olduğu gibi, bugün Batı’da sapkınlık hemen hemen normatifdir. Yani olman gerekiyor. Ki o günleri göreceğiz. Eğer ben yaşarsam, siz görürsünüz Allah’ın izniyle.
Yani 30 seneye kalmaz bunun şart haline geldiğini görürsünüz.
Her türlü sapkınlık.
İlk Yorumu Siz Yapın