"Enter"a basıp içeriğe geçin

Yusuf Sami Kamadan – Safevilerde Hululiye ve Mümasili İnançlar – Cumartesi Sohbetleri (23)

Yusuf Sami Kamadan – Safevilerde Hululiye ve Mümasili İnançlar – Cumartesi Sohbetleri (23)

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=cD2C0xqKzr4.

Şimdi Şah Tahmas zamanına gelelim. Çok enteresandır. Yani tabi Şah İsmail öldükten sonra… Bakın mesela Hululiyye inancı söz konusudur burada. Çok bariz bir biçimde yani Şah İsmail’in o üstün ruhunun, o nadir kişiliğinin oğlu Tahmas’a geçtiği yönünde bir inanç olur.
Yani bu kişi sadece bir siyasi veya dini liderdir, aynı zamanda ruhani liderdir. Bu şekilde olduğunu ifade edebiliriz. Yani bu kişi sadece bir dini veya siyasi liderdir, aynı zamanda bir de ruhani lider olma özelliğine sahip biridir. Ve bu şekilde mesela tabi yani Şah Tahmas zamanında Sünni’ye karşı tabi Şii propaganda yapılır.
Ve bu dönemde Suriye’den mesela kimi Şii ulema getirilir. Ve bunun işte özellikle Türkmenler arasında doğru İstahşireye yani 12 İmam Şia’lığının öğretilmesi noktasında bunlardan istifade edilir. Burada tabi yani asıl kısmen bir çatışma da yaşanır. Zaten Şah Tahmas hemen babası ölür ölmez. Tahta oturamaz. Kime taht mücadeleleri yaşanır.
Belli bir vakit sonra otururken sonra da kimi bu Türkmen kabileleriyle problemler yaşar. Çünkü yani onların aslında sahip oldukları bu Şii düşünce, yani kuvvetle muhtemel kısmen Sufi gelenek, kısmen Şii gelenek, kısmen işte farklı unsu bir sentes haline gelmiş bir yapıda. Dolayısıyla yani işte salçalmak, semah yapmak, bu şekilde mesela işte mesela beş vakit namaz kılma tarzında aslında bugün de örnekleri de karşılaşabildiğimiz örnekler o dönem için söz konusu olabiliyor. Fakat yani İstah aşırı yaşıyasını tesis etmeye çalışıyor Şah Tahmas. Ve bundan dolayı da kimi alevi unsurlarla, Türkmen unsurlarla problemler yaşıyor. Ve dolayısıyla aslında bunlar yani kendilerini bir sınak olarak da daha sonra Anadolu coğrafyasına geliyorlar.
Yani bu Anadolu coğrafyasındaki Türkmen alevi unsurların belli bir kısmının Safevilerden, şiriyor olan Safevilerden kaçan insanların oluşturduğu söyleyebiliriz. Ve bu şekilde tabii İstah aşırı işya da tabii propaganda ile burada nihayetinde hakim unsur haline geliyor. İlerleyen zamanda da İran Kamilen her ne kadar bugün yani Kirman Şah bölgesi mesela Kürt bölgesinde, kimi Şafi, Sünni veya mesela Belirücisten eğer o bölgesinde kimi Sünnilerle karşılaşmak mümkünse de Kamilen, İran’ın bugün kısmetimiz Zerdüş gibi ufak unsurlardan olmakla birlikte İstah aşırı şahsı olduğunu ifade edebiliyoruz.
Şeyi devam ettireyim, mesela bir örnek verdik ya mesela Hululiyye mesela diğer ismiyle reenkarnasyon olarak ifade edebileceğimiz, yani işte babasının ruhunun oğluna geçtiği ifadesi mesela o dönemdeki öyle anlaşılıyor ki o dönemdeki alevi inancının bir yansımasıydı.
Çok enteresanlar mesela bugün Anadolu aleviliğinde de bir alevi dedesi ifade etmişti. Yani Hz. Ali’nin ruhunun, yani Hz. Ali’nin aslında Mustafa Kemal olarak tekrar geldiği yönünde kimi ifadeler kullanılması aslında bir kültürün yani kuvvetle muhtemel devam ettiğini gösteriyor. Çünkü kapalı bir toplumdur yani alevi toplumu. Dolayısıyla kültürlerini devam ettirmeyen noktasında bu örneği görebiliyoruz diyebiliriz. O zaman burada şöyle bir tespitte yapılabilir zannedersem hani dini inanış veya mezhep tarikat kabullerinin bir iktidar aracı olarak kullanılmasını Türkiye’de daha yakın devirde bile yaşadık FETÖ hadisesiyle birlikte. Ama sadece hani bundan kendisine örnek alarak işte görüyor musunuz tarikatlar ve böyle kendi iktidarlarını sağlamak veya siyasatlaşmak için yer veya zemin veya mekan arayan unsurlardır diyen grupları aslında bu son söylediğin verdiğin örnek çok güzel oldu. Yani bir Kemalizm gibi bir ideoloji dahi kendisini hululiyye ile birleştirerek belli bir tarikat veya mezhebinin bu gibi çarpık bakış açılarını kendi fikirlerini yaymak namı hesabına kullanabiliyor.
Tabii ki biz zaten bugün Safavidere konuşuyoruz ama yani mesela seküler cemaatlerden eğer bahsedersek yani seküler cemaat olup da seküler herhangi bir cemiyet olup da gözünü devlete diken yapılar ki aslında FETÖ de bunlardan bir tanesidir yani kısmen.
Çok da aslında bir dini bir yapı olarak din görünümlü seküler bir cemaat demek belki çok daha doğru olacaktır yani FETÖ için de bu tabiri kullanmak.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir