"Enter"a basıp içeriğe geçin

Tarih Söyleşileri | Mustafa Kara & Mustafa Fayda & Celal Yılmaz | 27. Bölüm

Tarih Söyleşileri | Mustafa Kara & Mustafa Fayda & Celal Yılmaz | 27. Bölüm

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=K-_O7WCAAA4.

Geçti bir yıl, yine bir Mah-ı Muharrem geldi. Söyle ey badı sabah, söyle Hüseyin’im nerede?
Kürretül Ayne Rasûlü Sâkaleyn’im nerede? Merhaba sevgili seyirciler. TRT2 ekranlarından Tarih Söyleşileri programından hepiniz en içten, en samimi, en samimi bir
en sıcak duygularla, matem ve hüzün dolu, murakabe ve muhasebe dolu, geçmişe vefa özlemiyle sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz. Biliyorsunuz bugün on muhabbetle, birkaç gün sonra, birkaç gün sonra, birkaç gün sonra,
sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz. Biliyorsunuz bugün on Muharrem, İslam tarihinde, kapanmayan yaraların başladığı bir tarih. Resul-i Zişan’ın göz nuru, Resul-i Zişan’ın süruru, Resul-i Ekrem’in sevgilisi,
Hz. Hüseyin’in cennet gençleri efendisinin Kerbale haçörlerinde aç, susuz, uzun bir kuşatma
sonucu şehit edilmesi, mübarek başının bedeninden ayrılması, kelimelerle tarif edilemeyecek bir katliama, insanlık dışı bir muameleye maruz kalması. Bugün Kerbela’nın yıl dönümü, bugün Mah-ı Muharrem. Teretik ekranlarında, tarih söyleşileri programında Mah-ı Muharrem’i, Kerbela’yı, Hz. Hüseyin’in şehadetini ve bunun tarihimize, kültürümüze, toplumumuza, dergahlarımıza,
müsevherik hayatımıza yansımalarını ele alacağız. Üç değerli hocamız var. Profesor Doktor Mustafa Fahide hocam. Hocam hoş geldiniz. Hoş bulduk. Çok teşekkür ediyorum icabetiniz için.
Allah nice talebelerini yetiştirmeyi nasip etsin. Ama bizim için programa gelmesi bile çok özel bir mutluluk sebebi, şükür sebebi olan Celal hocamız. Hocam hoş geldiniz. Teşekkür ederim. Hoş bulduk. Teşekkür ediyoruz. Allah razı olsun. Sevgili seyirciler, programda Mustafa Eyn, iki Mustafa hocamızla Mah-ı Muharrem’i ve Kerbela’yı konuşacağız. Hazreti Hüseyin’i konuşacağız. Şehadetini konuşacağız. İnsanların ve insanlığın hem Hazreti Hüseyin döneminde hem tarihin akışında hem de bugün Kerbela’yla imtihanını Kerbela’ya karşısında tavrını konuşacağız. Ve tabi Celal hocamız bize Kerbela’nın mersiyelerini,
o geleneksel tarzda yansıtacak. Mustafa Kara hocam müsaadenizle sizden başlayalım. Deryahlardan gönül dergahlarına uzanalım. Mah-ı Muharrem nedir? Birkaç cümleyle izah eder misiniz efendim? Eyvallah. Madem dergahlar dediniz, bu dergahların büyüklerinden ve
mersiye dünyamızın şahlarından bir zat-ı şerifin bir misra ile başlayalım. Osman Şems Efendi Hazretlerinin uzun mersiyesi var. Ve o şöyle başlıyor.
Bugün Mah-ı Muharrem vakti matemdir safa olmaz. Bugün Mah-ı Muharrem vakti matemdir safa olmaz. Olmaz redifli muhteşem bir şiirdir.
Şüphesiz bütün toplumların hayatlarında güzellikler ve hüzünler yan yanadır. Bu değişmeye bir kanundur bütün toplumlarda. Hz. Adem’den beri var. Yani cemal ve celal. Cemali ve celali tecelliler.
Mah-ı Muharrem ile birlikte bunun bir kanadını konuşuyoruz gayet tabi. O da Osman Şems Efendi Hazretlerinin buyurduğu gibi matem vakti olan on Muharrem.
Bugün, bu geçen 1400 yıllık süre içinde gücünden adeta hiçbir şey kaybetmeden bugüne kadar gelen bir gün.
Dolayısıyla bütün büyük sanatkarların his alemlerini açığa çıkaran bir özelliği var Mah-ı Muharrem’in. Dolayısıyla Müslümanların hayatında hüzünle anılan birçok olay var.
Fakat hiçbiri on Muharrem’de Kerbelada olan olayın önüne geçememiştir. Bir numara daima Hz. Hüseyin’dir Kerbelada ve Muharrem’in onudur. Hocam çok teşekkür ediyorum. Söz buradan açılmışken celal hocamdan bir mersiye biz dinlesek.
Mustafa Faydalı Hocam’a da ben çok teşekkür ediyorum. Bu arada müsaadenizle seyircilerimizi de bir hatırlatma da bulunmak istiyorum. Sevgili seyirciler bize canlı yayında katılabilirsiniz, katkıda bulunabilirsiniz. Sorularınızı, duygularınızı yönetebilirsiniz. Twitter üzerinden TRT2Tarih eştekiyle sorularınızı bekliyoruz veya programa katkılarınızı bekliyoruz.
TRT2Tarih eştekiyle canlı yayınımıza katılabilir, değerli hocalarımıza sorularınızı sorabilirsiniz. Cevaplarınızı hep birlikte paylaşırız. Evet celal hocam sizden bir mersiye dinleyelim. Ama mersiye başlamadan önce bir iki kelimeler de olsa mersiye ile ilgili Muharrem mersiyeler ile ilgili bir açık anda bulunmak ister misiniz? Bir okuyalım. Kendimize gelelim.
İnşallah. Bu günü anmak bizim için üzüldü de olsa, bu sözleri söylemek göz yaşından damlalar aksa. Ama Şemşettin Şemeron dediği gibi bu ümmete ağlama kapısı açılmıştır Kerebela deyince o gelir.
Biz de bu işin sözlerini yazıp kalemle kağıdı aktaralım. Sonra lisan haline geletilip insanın gönlünü aktarmak düşmüştür. İnşallah bu işi yapabiliriz. İnsanların gönlüyle bir muhabbet, hüzün değil de muhabbet verebiliriz inşallah. Biz bu hadiseye intikam vekiline bakmıyoruz. Hadise Allah tarafından medene gelmiştir. Acısı büyüktür ama hiçbir zaman hain ve kinder değiliz. Çünkü üçüncü müddümüm Allah’tır. Değil mi efendim? Bir muhabbet nazayıyla, yüzümüz bir muhabbetten Resulü Zişan’a hürmetten gelir.
Evet çünkü çok sevdiği için söylüyorum efendim. Hani diyor ya, hadi Hüseyin’im, Hasan’ım, hadi Hasan’ım. Hz. Kerem Allah’ım ne diyor? Ya Resulallah, Hasan büyük. Hüseyin’i destekleyen yerde Hasan diyorsun. Yahu Ali’cim görmüyor musun? Hüseyin’i de Cebrail destekliyor diyor.
Böyle bir muhabbetin neslini bize de söylemek düşüyor herhalde. İnşallah bir şeyler söylemeye çalışalım.
Hüseyin’in şarkısını okuyor. Hüseyin’in şarkısını okuyor. Hüseyin’in şarkısını okuyor. Hüseyin’in şarkısını okuyor. Hüseyin’in şarkısını okuyor. Hüseyin’in şarkısını okuyor. Hüseyin’in şarkısını okuyor.
Hüseyin’in şarkısını okuyor. Hüseyin’in şarkısını okuyor. Hüseyin’in şarkısını okuyor. Hüseyin’in şarkısını okuyor.
Hüseyin’in şarkısını okuyor. Mustafa Faydalı Hocam.
Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var.
Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var.
Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var.
Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var.
Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var.
Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var.
Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var.
Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var.
Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var.
Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var.
Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var.
Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var.
Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var.
Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var.
Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var.
Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var.
Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var. Muhammed’in bir anlaşması var.
Katını evladın Resul hakkında ettiniz gülü. Vermediniz bunca mazluma bir kat Resul. Biz Muhammed ümmetiyiz derseniz ey kara yüzlü ruh. Böyle midir hürmet etmek Hazreti Peygamber’e.
Nur cezbi hayde. Koptu tufanı kıyamet.
Koptu tufanı kıyamet. Koptu tufanı kıyamet.
Ehli beyti şamalıp gittiniz. Kerbela sahrasını zulm ile alkan ettiniz. Nasıl sabretsin Cemali dünyayı giryen ettiniz. Böyle midir hürmet etmek Hazreti Peygamber’e.
Nur cezbi hayde. Medediyaya evladı Peygamber.
Teşekkür ederiz hocam.
Bir şey söyleyeyim mi? Bir şey söyleyeyim mi? Bir şey söyleyeyim mi? Bir şey söyleyeyim mi? Bir şey söyleyeyim mi? Bir şey söyleyeyim mi?
Bir şey söyleyeyim mi? Bir şey söyleyeyim mi? Bir şey söyleyeyim mi? Bir şey söyleyeyim mi? Bir şey söyleyeyim mi? Bir şey söyleyeyim mi? Bir şey söyleyeyim mi? Bir şey söyleyeyim mi? Bir şey söyleyeyim mi? Bir şey söyleyeyim mi? Bir şey söyleyeyim mi? Bir şey söyleyeyim mi? Bir şey söyleyeyim mi? Bir şey söyleyeyim mi? Bir şey söyleyeyim mi? Bir şey söyleyeyim mi? Bir şey söyleyeyim mi? Bir şey söyleyeyim mi?
Bir cümlelerle daha bitireyim. İki uç var.
Bu çok zor bir iştir. Fakat bir yerden de başlamak gerekir.
İçerisinde de başlamak gerekir. İçerisinde de başlamak gerekir.
İçerisinde de başlamak gerekir.
İçerisinde de başlamak gerekir. İçerisinde de başlamak gerekir.
Kürtüyle aynı Resulü eylemişler. Kürtüyle aynı Resulü eylemişler.
Var ise hatırı şahı Resulullah’a. Ey Seba var Kerbele destinde eyle bir güzel.
Ver bize lütfen Hüseyin ibn-i Ali’den bir haber. Ver bize lütfen Hüseyin ibn-i Ali’den bir haber.
Teşnegane ah teşnegane kıl nazar bir kat Resul bulmuş mudur?
Bu Hüseyin’i Kerbele’ye bak şehit olmuş mudur? Kerbele toprağı alkan ile donmuş mudur? Ey Seba var Kerbele destinde eyle bir güzel. Ver bize lütfen Hüseyin ibn-i Ali’den bir haber.
Hüseyin’in üşüşlü adası Ali’n-i Mürteza yok mu? Söp izariden vel un yarın ruzi cezan yok mu?
Ey katil bi vefa ezelden babamla hiç merhaba yok mu? Ey Seba var Kerbele destinde eyle bir güzel.
Ver bize lütfen Hüseyin ibn-i Ali’den bir haber. Hüseyin’i ibn-i Ali’den bir haber. Can fedayı mürtezayız biz Hüseyin’ilerdeniz.
Başımız tav eyledik Şahı şehidan aşkına.
Can fedayı Kerbeleyiz biz Hüseyin’ilerdeniz. Can fedayı Kerbeleyiz biz Hüseyin’ilerdeniz.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir