¨Günaydın Sayın Kaymakamım¨| Kendini AFAD ile Kurtaran Adam | Midnight Trump | Umur Ali Birand
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=AlaUf0z4U6M.
Herkese merhaba, programa hoş geldiniz. Hemen programa girmek istiyorum çünkü bir video dinletmek istiyorum size. Bir dakika. Taksiciler olarak. 15 Temmuz’da köprülere ilk biz çıktık. Ayrıca Kızılay’ın kansı tohu bittiği zaman azaldığı zaman ilk önce taksici esnafı gidip kan veriyor.
Bu Taksiciler Odası başkanı Eyyüp Aksu bugün 900 defa reddedildi de bu Taksi olayı daha fazla taksi olmasın mı? Taksi Odası başkanı tabii ki 15 Temmuz’a ilk köprüye taksiciler çıktı. İlk kan verenler taksiciler falan filan dedi. Ne alaka? Taksi yok İstanbul’da daha fazla taksi istiyoruz. Her şey illa 15 Temmuz’da şey yapmanıza gerek yok. Ucuz siyaset bu. Buna ucuz siyaset derler.
Neyse biz ilerleyelim konularımıza. Bugün gözüme takılan 3 tane konu var. 3 tane hikaye. Başlayalım. Şimdi bu yeni bugün oldu bu. Şimdi Artvin’de Kemalpaşa İçesi’nde okuz yaratı bulunan ilçe kaymakamı Faruk Saygın, Mehmet Faruk Saygın kendisine hoş geldin diyen ve elini uzatan öğretmeni haddini bil diye azarlamış. Sonra da odadan atmış. Ne aklıma geliyor biliyor musunuz? 32. gün arşiv konumunda Recep Yazıcıoğlu ile Cüneyt Özdem’in röportajını yayınlamıştık. Oradan bir bölüm var liyakat ile ilgili. Onu gelin birlikte dinleyelim. Bugün Türkiye’deki bütün makamlar siyasi makam oldu. Neredeyse odacılık bile siyasi makam haline gelecek. Her yere siyaseten geliniyor. Yani öyle uzmanlık, bu konuda deneyim, birikim ve renkli kişilik açısından böyle bir arayış söz konusu değil. İşte benim adamım senin adamın. Ne zaman kadar olacak bu?
Türkiye bu arayışlarla yani liyakatı göz ardı eden, tecrübeyi göz ardı eden, beceriyi, verimi göz önüne aldı. Şimdi bu kaymakam 93 doğumlu. Yani 28 yaşında. Üniversiteden 2 yıl sonra, üniversiteden mezun olduktan 2 yıl sonra çeşitli postlara, görevlere getiriliyor.
Ya 28 yaşında, 28 yaşında sen hangi sıfatla oturup da böyle bir öğretmene haddini bil maddini bil. Ya fazla gelmiş koltuk ona. Büyük gelmiş. Nasıl geldiği de belli değil. Yani eminim bir başarı hikayesi vardır. Ama okuduğum kadarı fazla bulamadım. Yani gerçekten yani görmedim ben fazla. Ama oturup da bir öğretmene haddini bil falan filan. Ya sen haddini bil. Sayın kaymakamın. Ya siz haddinizi bilin. Sayın kaymakamın. Böyle olmaz. Yani 20 yıl önce de bunları tartışıyorduk. 30 yıl önce tartışıyorduk. Galiba tartışmaya devam edeceğiz. Bu liyakat önemli bir konu. Ama çok garibime gitti yani. Devleti temsil ediyorsun. Devleti temsil etmenin de bir şekli olması gerekiyor. Bir ağırlığı olması gerekiyor. Bir yaşı da olması gerekiyor diye tahmin ediyorum. Bu beyefendi 28 yaşında nasıl yapıyorsa bilmiyorum. Onu da tebrik ediyorum yani. Yani siz de devlet memurusunuz.
Sayın kaymakamın. Öğretmen de devlet memuru. Yani anlamadım. Fazla geldi koltuk. Büyük geldi. Değişmeyen bir Türkiye işte. Ya da değişemeyen bir türlü değişemeyen Türkiye. Dünya Türkiye’yi konuşuyor. Metro, Fox, BBC, Vice News, New York Post. Hepsi Türkiye’yi konuşuyor. Kimi konuşuyor biliyor musunuz? Beyhan Mutlu’yu konuşuyor. Beyhan Mutlu akşam içki içip böyle tamamen iyiliğinden dolayı bir Afad ekibi görüyor. Afad ekibiyle birlikte diyorlar ki ya bir adam kayboldu onu arıyoruz. Diyor Afad ekibi. Bu da tabii ki kafası güzel. O da aramaya devam ediyor. Ta ki Afad ekibi Beyhan diye seslenince buradayım. Deyince anlıyorlar ki Beyhan’ı arıyorlarmış meğerse. Bundan dolayı Türkiye konuşuluyor. Hikaye mükemmel. Bir güzel Türkiye örneği. Niye güzel bir Türkiye örneği?
Çünkü adam kafası güzelken bile yardım etmek istiyor. Yani daha güzel bir şey olabilir mi dünyada? Kafası güzel üzülmüş o da yardım etmek istiyor. Millet adamın kaybolduğu için de Afa’da haber vermiş. Yani mükemmel bir ülkeyiz. Çok güzel bir örnek. Tam Türkiye örneği işte. Stephanie Grisham yeni bir kitap çıkarttı. Daha doğrusu kitabından bazı bölümler şey yapılıyor. PR olarak gösteriliyor. Kitabın adı I’ll Take Your Questions Now. Yani sorularınızı alırım şimdi. Cumhurbaşkanları böyle şey yaparlar işte sorununuz varsa alabilirim diye. Orada Trump ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir görüşmeden bahsediyorlar. O görüşmede de Trump oturup da ilk başta şey demiş. Tabii ki Trump mu? Süper yani. Çizgi film karakteri gibi bir adam yani. Demiş ki işte ya şey izlediniz mi Midnight Express’ı var ya gece yarısı express’ı. İşte 80’li yıllarda Amerikalı eroğen kaçırırken tutuklanıyor. Hapis yatıyor. Hapisde bir şey oluyor sonra kaçıyor. Film oluyor. Yıllarca bizim böyle Türkiye’yle ilgili. Hatta yurtdışında şey derler. Aman Türk hapisine düşme derler. Çok komikti. Düşmeyin tabii ki o ayrı bir konu da. Ama onu söylüyor. İşte Trump diyor ki gece yarısı filmini gece yarısı express filmini izleyen var mı aranızda? Tamam talk show gibi şey gibi komedyen gibi. Ondan sonra hiç kimse de cevap vermemiş. Herkes birbirine bakmış. Hafif bir kırdamalar filan. Sonra Trump da devam etmiş. Bu baya sizin için kötü olmuş bu film değil mi? Sizin için kötüydü bu film değil mi? Falan demiş. Ama Trump. Yani şunu söylemeye çalışıyorum. Cumhurbaşkanımız diyor ki bu Cumhurbaşkanları arasında en iyi şey iyi anlaşamadığım Biden.
Dedi geçen gün. Affedersiniz. Ben Trump’la ne iyi anlaşacağız? Adam bize bir akıllı ol diye mektup yolladı. Değil mi? Sizi mahvederim dedi. Ekonomik şey yaparım dedi. Tehditler etti. Onun üstüne gitti adam gece yarısı expressi Cumhurbaşkanımızın önünde böyle bir şaka yapayım derken böyle orada bir rezil etmeye çalıştı.
En kötü ilişkimiz Trump’tı. Biden değil Biden’la daha yeni başladık. Yani zaten Washington’da ve hatta New York’ta görüşmeyecektik. Yani Cumhurbaşkanımız Birleşmiş Milletleri’ne gittiği zaman zaten görüşmeyecektik. Söyledi de Biden bunu. Gelmeyin dedi. Görmeyeceğim hiç kimseyi dedi. Biz gittik ama biz de görüşme dedi. Gelip şimdi kızıyoruz ona. İlişkilerimiz kötü.
Lütfen Trump’la ilişkilerimiz en kötü haldeydi. Onu unutmayalım. Bugün mü bu kadar? Ne yapıyorsunuz? Like atıyorsunuz. Niye oluyorsunuz? Yorum yazıyorsunuz. Paylaşıyorsunuz. Ve de yarın beni izlemeye devam ediyorsunuz.
Görüşmek üzere.