Karadeniz gazının maliyeti ve getirisi ne olacak? Prof. Dr. İbrahim Güran Yumuşak yanıtladı
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=oFAHl1OwiwQ.
İbrahim Hocam bu Türkiye’nin bulduğunu iddia ettiği kaynaklar Karadeniz, sizin de az önce bahsettiğiniz Doğu Akdeniz bu kaynakların Türk ekonomisi katkısı ne olacaktır? Yani kısa vadede, orta vadede, uzun vadede yedi yıllık bir tüketime karşılayacak ve üretime geçtiği zaman da toplum üretimi o dönemki üretiminin Türkiye’nin tüketiminin yüzde 10-15’ini
iyi şartlarda karşılayacak üretim, Türk ekonomisine ne kadar fayda sağlar? Burada yaratılan beklentinin fazla büyük olması biraz özel iktidar ailemi bir durumu oluşturmuyor mu? Çünkü Karadeniz’de doğal gaz buldu, çıkardık, geldi, varoları açtık dediğiniz anda insanlar ay başında gelen eğitim faturasının ve doğal gaz faturasının hala yüksek olduğunu gördüğü zaman kızmayacak mı? Tabii enerjiyle ilgili stratejiler diğer konuşmacılarında bahsettiği gibi yıldan yılı hatta belki 10 yıldan 10 yıla değişmeyecek uzun vadeli politikaları içermeli. Türkiye’nin enerjiye bağımlılığı ve bu alanla ilgili sorunları sadece 20 yıllık AK Parti iktidarı ile de sınırlı değil. 80’in öncesi petron kuyruklarını elektrik kesintilerini biliyoruz. Aslında Türkiye’nin uzun yıllardan beri bu alana yapamadığı yatırımların ve belki de doğru biçimde belirleyemediği stratejilerin sonuçlarını biz burada tartışıyoruz. 80’ler öncesinde belki nükleer stratejiler yapılabilmiş olsaydı ya da başka kaynaklar devreye sopulabilmiş olsaydı şu anda daha az problemli bir durumda olabilirdik. Ama Türkiye diğer konuşmacıların da vurguladığı üzere kaynakları ve ülkeleri çeşitlendirerek doğru bir patikada ilerliyor. Ve bu aşamada da
aslında maliyetinin ne olup olmadığı belki rezervinin ne olup olmadığı çok ekonomik olup olmadığı şu anda bizim birinci derecede sorunumuz değil. Pandemiyle de gördük ki bazı durumlarda parasıyla da alamıyorsunuz ve nihayetinde ekonominiz durma noktasına getirebiliyor. Dolayısıyla Türkiye’nin aslında yürüttüğü dış politikanın da en önemli ayağını enerjiyle ilgili olduğunu biliyoruz. Türkiye yönelik müdahalelerin de bununla ilgili olduğunu biliyoruz. Çünkü Türkiye hakikaten bu enerji konusunda kendi kendine yetebilir, yönetebilir bir noktaya gelmesi bölgede çok ciddi bir ekonomik ve siyasi güç olduğunu da perçinleyecek. Ve belki de onlar açısından Türkiye kontrol edilemez bir ülke pozisyonuna gelebilecek. Dolayısıyla bu noktada teknoloji transferi de dahil olmak üzere birçok konuda Türkiye’nin önüne engeller çıkarıyorlar ve Türkiye’nin bu anlamda gelişmesini engelleyebilecek müdahalelerde de bulunuyorlar. Hatırlarsanız TÜBİTAK projelerinde belki ondan fazla kendisi projede yer alan akademisyenler şüpheli şekilde vefat ettiler. Kazaya kurban gidenler var. Başka alanlarda değil de bu alanda hem milli güvenlikle alakalı, savunma sanayiyle alakalı hem de enerjiyle alakalı konular Türkiye’nin son dönemde yürüttüğü bağımsız dış politikanın en önemli unsurlarını itibar ediyor. Dolayısıyla kritik bir noktadayız.
Tabii ki Türkiye kendi teknolojisini üretebildiği aynı zamanda da bunu tüketicisine, vatandaşına yansıtılabildiği bir mekanizma oluşturabilsin ama bu birikimi kısa sürede hemen çözmek çok da mümkün değil. Nükleer santrallerle ilgili hikayeyi hepimiz biliyoruz.
Bu noktada bunlar aslında Türkiye’nin elini güçlendiren hamleler ama bundan sonraki süreçte eğer hakikaten ikinci dünya savaşıyla 2000 pandemi arasındaki süreçte belki 734 krizini dışarıda tutarsak bundan sonraki süreçte çok daha dinamik, çok daha çetremilli mücadelenin, ekonomik mücadelenin, enerji konusundaki mücadelenin giderek arttığı bir dünyaya evriliyoruz ve bu noktada Türkiye’nin her türlü maliyete rağmen çeşit enerji çeşitlerini sağlayabilmesi ve bunu kendisi kontrol edebilmesi. Devamında da eğer bunu yapabilirse Avrupa’nın enerji güvenliğini sağlayabilecek bir ülke pozisyonuna evrilebilirse bence önümüzdeki dönem çok daha iyi bir noktaya evrilebileceğimizi ifade edebilirim. Peki hocam bu çıkan doğa gaz Türkiye’deki Türk ekonomisi ne denli olumda etkiler? Yani oransı olarak çıkacak mitrak baktığımız zaman Türkiye’nin derdine ne denli merhem olur? Çünkü vatandaşa şöyle bir beklenti var çeşitli mucizeler bekliyor vatandaş. Yaratılan troll beklentisini ötürü birazcık kusura bakmasınız tabirim için. O da şu tok çıkacak otobül cüzleyecek doğal gaz çıkacak Karadeniz’de ve Türkiye’nin enerji sorunu ve dış açığı kapanacak. Birden bire çok zengin olacağız. Evlerde de neredeyse bedava doğal gaz kullanacağız. Bu beklenti ne ölçüde karşında bir beklenti? Tabii ki böyle bir şey söz konusu olamaz. Enerji fiyatını şu anda da belirleyen şey tamamen siyasi iktidar nihayetinde maliyetine satmıyor. Bir kısmını süpansiye ediyor. Özellikle pandemi döneminde çok ciddi süpansiyonlar söz konusuydu. Akaryakıt da bunu bir miktar daha artırdı ama doğal gaz ve hanele verilen elektrikte ciddi bir süpansiyon var. Evet. Dolayısıyla bu tamamen sorunu çözecek bir ne diyelim aşama değil ama bu bir başlangıç. Eğer yüzde onunun güvenliğini bile doğal gaz üretiminde kendi tekerine kontrolüne alabilirse Türkiye bence önemli bir hamledir. Bundan sonraki bunu bir de önemli olan belki daha da önemli olan da şudur. Türkiye bunu yapabilen yani
dalgas çıkarabilen ve bunu satabilen bir pozisyona kendisini getirebilirse bundan sonraki hamlelerde de daha ne diyelim pazarlı gücünü arttıracak bir noktaya taşıyacaktır. Bence bu daha da önemli. İlk olması açısından da bence önemli. Ben teknik olarak alana
kalmamız lazım değilim. Enerji üretimiyle alakalı ama bir iktisatçı olarak bunu yapabilen bir ülke olması kesinlikle pazarlı gücünü arttıracaktır. Bunu ifade edebilirim. Teşekkür
ederim hocam. Çok mersi.