Yeni enstrümanlar döviz sorununda etkili oldu mu? | Teke Tek Bilim (Prof. Dr. Ege Yazgan)

Yeni enstrümanlar döviz sorununda etkili oldu mu? | Teke Tek Bilim (Prof. Dr. Ege Yazgan) videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=U2WJSTHRWZI. Biliyorsunuz kur rispeten stabil gidiyor. Özellikle bu kur kurmalı mevduatın icadından sonra kurlar da önce bir kısmı düşüş oldu. 17 liradan, 13-14 liradan doğru gerili. Hatta da altına gerili ama kısa sürede…

Yeni enstrümanlar döviz sorununda etkili oldu mu? | Teke Tek Bilim (Prof. Dr. Ege Yazgan)

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=U2WJSTHRWZI.

Biliyorsunuz kur rispeten stabil gidiyor. Özellikle bu kur kurmalı mevduatın icadından sonra kurlar da önce bir kısmı düşüş oldu. 17 liradan, 13-14 liradan doğru gerili. Hatta da altına gerili ama kısa sürede 13 lira çıktı. Şimdi tekrar başladığı yeri gördü. Hani dolar geldiği yeri unutmaz lafı gerçek oldu. Tekrar biz 18 liraya bulduk dolar. 18 liraya yaklaştık. Oraları test ediyor. Buna rağmen doları burada tutmak için yani kuru kurumlu mevduatı ve diğer bütün tırnak içinde acayip akıl dışı önlerine rağmen kurun artmasını engellemek için de bir yandan da hazinenin yılbaşından boyuna 60 milyar dolarlık bir satış yaptığı ve kuru ancak böyle tutabildiği bu 60 milyar dolarında mevcut cari açık rakamlarıyla sürdürülebilir bir destek olmadığı Merkez Bankası’nın özellikle de göz aranında söyleniyor.
Bu Merkez Bankası’nın satışları olmazsa Merkez Bankası’nın direk veya hazine üzerinde veyahut da kamu banka üzerinden bu satışları olmazsa yer. Nereye kadar sürebilir? Bu iş sürer mi? Ya işte tabi en kritik nokta o çok güzel. Ben biraz önce oraya gelmiştim öbür tarafı kaydım şimdi hemen oradan alayım. Şimdi ne kadar sürer? Şimdi bir kere tabi kurum tekrar buraya gelmiş olması normal. O arada çünkü çok ciddi bir enflasyon yaşar. O enflasyonu düzeltiyor tabi. O enflasyonu oranını haradakinin kaybediyor. Dolayısıyla buraya gelecek. Enflasyon devam ettiği sürece de ki devam edecek. Böyle baktığınız zaman Devam edecek mi size göre? Edecek böyle bir şey yapmadığımız sürece. Hükümet diyordu ki yaz aylarında enflasyon düşecek diyordu. Düşmediği ortaya çıktı. Şimdi yeni tarih olarak yılbaşı ve 2023’in ilk ayları deniyor. Düşer mi sizce? Zannetmiyorum çünkü belli bir oranda düşer tabi yani hani düşer dediğimiz şey şu
Aralıkta tabi baz etkisi var yani geçen yıl şeye yükseldi. Orada belli bir oranda düşecek tabi ki ama düşeceği yer dediğimiz yer yani bizi tatmin edebilecek bir şey değil ki. 60’lara düşecek yani anlatabiliyor muyum yani enflasyonu ve orada kalacak. Sabit yani oradan aşağıya da indirmekte zorlanacağız. Aslında bizim uzun vadeli sorunlarımızdan birisi orda vadeli ya da sorunlarımızdan bir tanesi enflasyonu düşürsek düşürsek hani diyelim ki bambaşka anti enflasyonist politikaları uyguladık.
Bu ortamda maalesef büyük bir katılıktan çok da fazla düşüreceğiz. Düzgün politikalarla ve bağımsız Merkez Bankası ve bağımsız kuruluşlarla bir il içerisinde %25’lere düşer diyor. Olabilir %25’lere 30’lara ama 25 de çok yüksek yani o da çok katı ve ondan sonrası daha da zorlayacak bizi mesela. 25’ten sonrası daha da aşağıya indirmek zorlayacak. Şimdi ama bunlar daha orta vadede konuşacağımız şeyler. Biz kısa vadedeki sorunumuza odaklanalım. Sizin sorunuz çok cana olacak. Şimdi bu noktada biz bu kur tekrar patlar mı? Çünkü benim gördüğüm şey yani ya ekonomi yavaş yavaş hız kesecek ve bu döviz talebi azalacak. Hız kesecek demekten kastım ithalat talebi. Şu anki ithalat talebi çok yüksek. Bu ithalat talebinin ekonominin biraz soğuyarak yavaşlaması lazım. Ama bu ithalat talebi aynı zamanda ihracatı karşılamak için kullanılan bir ithalat. Elbette ama bir kısmı onun öne çekilmiş olan ithalat.
Yani hani biz yani sonuçta kur riskini firmalar ortadan stoklağıyla kaldırıyor. Belirsizliği ortadan kaldırırsak bundan da kurtulacağız. Kur üzerindeki belirsizliği ortadan kaldırırsak bundan da biraz kurtulacağız. Dolayısıyla yoksa biz ihracat yaptığımız zaman tabii ki bir katma değer yaratıyoruz. Yoksa zaten kimse ihracat yapmaz yani aldığını yurtdışına satmak için yapmıyoruz bunu. Dolayısıyla burada karşılaştığımız sorun aramallarında özellikle
ithalat talebinin öne çekilmiş olması. Şimdi bunun bir kere böyle yavaşlaması muhakkak olacak yani çünkü burada daha da gaza basmaya çalıştığımız zaman bu ithalat talebiyle o zaman döviz yükselmeye devam edecek. Bir şok durumunda olur mu dövizdeki yükselme? Birinci senaryo bu. Böyle bir risk var mı? Var. Nasıl olur? Bu bir bizim literatürde bildiğimiz ani duruşlu olması. Yani sudden stop dediğimiz sermaye hareketleri
birdenbire çıkar. 2018’de bu oldu. 15 milyar dolar bir sermaye çıkışı oldu. Oradaki kur şokunu zaten o sermaye çıkışıyla beraber yaşadık. Şimdi öyle bir çıkacak sermaye yok. Olmadığı için bu çıkışı olmaz. Ama ne olabilir vatandaş aralıkta yaptığı gibi bakın aralıkta eğer kur korumalı mevduat gelmeseydi vatandaş resmen bizim bir bank run dediğimiz bir yere doğru gidiyordu sanki olay kur korumalı mevduat geldi ve olay durdu. En azından vahamete doğru gitmedi ve durdu. Şimdi tekrar öyle bir tehlike yok mu? Yani birdenbire kur korumalı mevduat bunu tutuyor ama ya insanlar buna yalan inancını kaybederlerse birdenbire kur korumalı mevduatlarını çözüp tekrar dövize yönelmeye başlarlarsa ve sokaktaki vatandaş da sabah yani o ay başında aldığı aylığın işte hepsini gidip dövize yatırıp ondan sonra ay sonuna kadar kredi kartıyla idare etmeye falan çalışırsa
o zaman yeni bir kurşok yeriz. Bu risk yok mu? Var. Burada yaşayın. Bu risk var. Bu risk yok diyemeyiz. Böyle bir şey olduğu zaman 2018’de olan şey başımıza gelir. 2018’de olan şey şuydu aniden orada resesiyona girdik. Çünkü o kur yüksek. Yine aynı şey olur yine resesiyona gireriz. Bu böyle bir risk var. Şimdi bunu şeyle karşılaştıralım. Yapılmayan faiz artışıyla karşılaştıralım. Burada yaşayacağımız, burada aldığımız bir risk ve bunun sonucunda yaşayacağımız bu
karşılaşacağımız resesyonun derindiği faiz artışını yapsanız ve makro ortamı rahatlatsanız karşılaşacağınız soğumayla, ki bence olmayacak bile dediğim gibi, daha da olumlu olacak, karşılaştıralabilir bir şey değil. Dolayısıyla bu riski almanın bir gereği yok. Yani kurdaki bu ani yükselişi, vatandaşın birden bire döviz talebini kucum etmesiyle, bankalara kucum etmesiyle. Çünkü o zaman belki işler öyle bir çığrından çıkabilir ki daha sert önlemler almak zorunda kalabilir hükümet. Korumalı mevduat yetmemiş olacak. O zaman başka şeyler gündeme getirmeye çalışacaklar. Çünkü ona seyirci kalınamaz. Yani öyle bir şey olmayacak. Yani onu durduracaklar elbette. Ama yani bunları bu riski almamalıyız. Yani bu riski alınacak bir tarafı bence yok. Çünkü faizden gelecek bir risk yok. Yani o kadar. Dolayısıyla faizle en azından bunu biraz rahat. Peki diyelim bu olmadı. En büyük hata faizleri gereksiz yere
5 puan düşürmek için. 5 puan düşürmenin maliyeti Türkiye’ye milyarlarca dolar ve büyük bir enflasyon mu oldu? Maalesef öyle oldu. Yani belki yani yani belki 5 değil de mesela 3 ile, 2 ile yetinseydiniz bile bunlarla karşılaşmayacaktık. Bilmiyorum yani piyasanın tepkisinde ama yani bana öyle geliyor. 2 ile bile yetinirse veya o biraz beklenseydi. Yani birazcık daha beklenebilseydi, birazcık daha sabır gösterilseydi bu faiz indirimleri konusunda.
Yani yıl sonuna kadar beklenilseydi. Bunlar karşılaşmayacaktı. Belki o zaman bilmiyorum yani tabi şimdi geriye dönüp şöyle olsaydı böyle olsaydı demek çok zor ama yani bunlar bana çok doğal görünüyor. Yani bir iktisatçı olarak baktığınız zaman bütün iktisatçılar bunun böyle olduğunu görüyorlar yani. Şimdi bir iktisat tarafı var bir de maliye tarafı var. Bu kur korumuna mevduata geçişle beraber pek çok şirket ellerindeki
kimisi döviz rezervini, kimisi Türk lirası rezervini buralara aktardı ve hem enflas faizin üzerinde bir gelir elde etti hem de bir yandan da vergi amatajı sağladı. Bu aynı zamanda hazineye de farklı bir sıkıntı yok mu? Yani hazinenin borçlanma ihtiyacını artırmadı mı vergelerini düşürerek? Çok doğru. Yani şimdi mesela
böyle bir ortamda mesela değil mi yani bu kadar büyük bir negatif real faiz borçlulara yarar bütün dünyada bu bilinir borçluysanız kazanırsınız böyle bir. Şimdi en büyük borçlu devlet devlet kazanıyor mu? Hayır çünkü devletin fark ediyor. Yani hem bu KKM’den ödüyor hem enflasyonu enleksi borcundan ödüyor hem döviz cinsinden borcundan ödüyor. Galiba yanılmıyorsam yüzde 15’i sabit faizli devletin ancak işte orada kazanıyor yani o enflasyonda. Dolayısıyla maalesef KM maliyesini de sürekli bozuyoruz. Yani şimdi çift açığa gidersek yani KM maliyesinin çok ciddi bozuldu. Öbür taraftan da carıya açın döviz talebini böyle bu kadar bindirdiği bir yerde o zaman enflasyon dinamiğinin çok daha kötüye gitme ihtimali var. Orada değiliz. Yani o panik yapmayalım yani hani orada değiliz yani KM maliyesi açısından ama yani o tarafa doğru da gidiyoruz
görüldüğü kadarıyla böyle devam ederse. Yani iyi senaryo bu ortamda faize dokunmamak eğer burada israr ediliyorsa iyi senaryo ekonominin yavaş yavaş kendini soğutması olacak ki o da bu ortamda niye böyle bir riski alıyoruz onu anlamak benim açımdan yani hani biraz zor oluyor gerçekten.
Bunu acaba bile bile yapıyor olabilir mi diye soruyor bazı vatanı. Bunun yapılarının sonucu bu olacağı ortada olduğuna göre acaba elinde yüksek miktarda döviz bulunduran bir takım kişilere avantaj sağlamak için mi yapılır bunlar diye soranlar da var. Bu bir komple tövizsi midir? Kanıtlanabilir bir şey midir bu? Bence değildir yani bunu yani bence buna inanarak yapılıyor bu yani hani ama yanlış bir şey yani inanç yani şimdi birilerine çıkar sağlamak açın bunun yapıldığını
ben düşünmüyorum doğrusu yani inanıyorlar bunun böyle iyi bir sonuç vereceğine daha iyi bir sonuç vereceğine diye düşünüyorum. Öyle
temenni ediyorlar ama daha hala zaman labunun görülebileceğini düşünüyorlar.