"Enter"a basıp içeriğe geçin

Başkan Biden Geldi. PEKİ HOŞ MU GELDİ?

Başkan Biden Geldi. PEKİ HOŞ MU GELDİ?
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=wtz5uKA5KvY.

Amerika Birleşik Devletlerinde yaşanan çekişmeli başkanlık seçimlerinden biri daha sonuçlandı. Bir tarafta yaşamın buna bağlıymış gibi oy ver diyen demokratlar, diğer tarafta Amerika’yı harika tutmaya devam et diyen cumhuriyetçiler. 4 yıllık Trump devri kapandı. Demokratlarına dayı Joe Biden zaferini ilan etti. Tabi Trump dava açmaya hazırlanıyor. Mahkeme süreçlerinin, yeniden oy sayınlarının falan sonuçlanmasının ardından Trump koltuğunda kalabilir. Peki Joe Biden gelirse neler değişecek?
Kim bu adam? Tamamen Türkiye karşıdığı mı?
Oturup çay bile içmişliği olan Erdoğan da alıp veremediği ne?
Türkiye olarak bu seçimlerle kendi başkanımızı seçiyormuşuz gibi yakından ilgilendik. İstanbul seçimlerine benzeyen o kadar çok şey gördük ki Amerika olduğu büyük Türkiye. İki tarafında radikal destekçileri var. Seçim sonuçlarının yakınlığı Amerika gibi bir ülkenin ikiye bölünerek kutuplaştığını açıkça gösterdi. Trump daha oyların sayımı devam ederken sonuç belli oldu diyerek başkanlığını ilan etti. Joe Biden sandıklara sahip çıkın dedi. Trump oyları çalmaya çalışıyorlar. Oy sayımlarını durdurun. Yüksek mahkemeye başvuracağım dedi. Trump’ın isteğiyle bazı ayarlaklarda oylar tekrar sayıldı. Ve bunlar demokrasinin ana yurdu olan Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşandı. Amerika’cım biz o yollardan çoktan geçtik. Hiçbir şey olmasa bile kesin bir şey olmuştur. Seçimi demokratlar kazansa da temsilciler meclisindeki bazı sandalyelerini cumhuriyetçilere kaptırdılar. Demokratlar senatoda çoğunluğu kazanamadılar gibi gözüküyor. Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu senatoda. Biden başkan seçilse bile ne olacak? Böyle de olsa bundan neye döneceğiz? Evet. Bunlar topa dövdü. İnşallah. Gelelim Joe Biden’a. Bu adam Amerikan siyasi tarihinde 44 yıl görev yaptı. Şu an 78 yaşında. 36 yıl senatörlük yaptıktan sonra birbirlerine rakip olsalar da Obama’nın yanında 2017’ye kadar Amerika Birleşik Devletleri başkan yardımcısı oldu. Oldukça da başarılı bir ikili oldular. Obama’nın karizmasıyla Biden’ın tecrübesi armağanlandı. Trump’sa siyasette hiç kariyer yapmadan bu dostla mı başkanlık koltuğuna oturdu. Biden’ın geçmişte amacı Kennedy’den bu yana seçilen en genç başkan olmaktı. Ama defalarca aday olsa da başkan olmak 78. yaşına nasip oldu. Ve Amerikan tarihinin en yaşlı başkanı ünvanı Trump’tan Biden’a geçti. Biden Trump döneminde oldukça ilginç geçen 4 yılın ardından ülkenin fabrika ayarlarını sıfırlama sözü verdi. 3 konuda iddialı olduğunu belirtiyor. Liyakat, tecrübe ve empati. Peki Türkiye’miz bu seçimden nasıl etkilenecek? Amerika’nın seçim sonuçlarını bir ülkenin geleceğine bağlamak üzücü. Ancak Amerika hala dünyada başı çeken bir süper güç konumunda. Biden’ın seçilmesi bizim açımızdan pek olumlu olmayacak gibi gözüküyor. Ancak baştan şunu söyleyeyim. Demokratçılar veya cumhuriyetçiler. Evet ideolojiler farklı olabilir. Ama bence değişen pek bir şey olmayacak. Türkiye’ye yönelik devlet politikaları aşağı yukarı aynı olacaktır. Amerika’nın çıkarları söz konusu olduğunda başkanın kim olduğunun çok da önemi yok. Dolar desen zaten şaha kalkmış. İster Biden seçilsin, ister Trump. Bize fark eder mi? Biden geldi, dolar arttı diyecek halimiz mi kaldı? Dolar kuru açısından kimin seçileceği bizi pek etkilemeyecek. Çünkü paranın değerini Trump’ın ya da Biden’ın seçilmesi değil. O ülkenin üretim gücü belirler. Trump’la Wolf sahalarında aşk yaşıyorduk da ne oldu? Dolar’ı tutabildik mi? Reuters haber ajansı Joe Biden’ın başkan seçilmesiyle en büyük kaybı uğrayacak ülkenin Türkiye olacağını yorumladı. Türkiye ile Amerika arasında çözülmeyen, çözülecek gibi de gözükmeyen birkaç mesele var. İrincisi S-400’ler. Biliyorsunuz Amerika’nın tüm tehlikelerine rağmen Rusya ile anlaşarak S-400 füze sistemini satın aldık. Türkiye artık Amerika’nın politikalarına boyun eğmeyecek noktada. Washington Türkiye’nin NATO savunmasını tehlikeye attığını söyleyerek yaptırım uygulanmasını ve F-35 satışına yasaklanmasını içeren 2020 savunma bütçesi tasarısını temsilciler meclisinin ardından senat odanına geçirmişti. Ancak daha Trump Bey’in önüne gelmemişti. Belki Trump canım arkadaşım sözleriyle hitap ettiği Erdoğan’ın hatırına imzayı atmayacaktı. Şimdi bu tasarı Trump’ın değil Biden’ın önüne gelecek. Biden Obama döneminde Türkiye ile biat üzerine kurulmuş ilişkisini devam ettirmek isteyecek.
Onun seçilmesi ile Türkiye’ye yaptırım olasılığı daha da güçlendi. Biden, kongre ve senatonun kararlarına Trump’tan çok daha uyumlu olacak bir isim. İkinci mesele Doğu Akdeniz. Yunanistan’da Doğu Akdeniz ile doğal gaz arama konusunda epey gerginlik yaşadık. Amerika eskiden Yunanistan ile Türkiye arasında denge politikası izlemeye çalışıyordu. Ama son aylarda Atina ile savunma ve güvenlik alanlarında askeri yapılandırmayı geliştirdiler. Unutmayalım ki Biden, senatörlüğü döneminde Türkiye’nin Kıbrıs politikasını eleştirenler arasındaydı.
Biden’ın senatoda 36 yıl temsil ettiği Alevar eyaletinde Yunan asılınların sayısı oldukça fazlaydı. Bu yüzden Biden oy toplamak için hep onların suyuna giden açıklamalar yaptı. Uzun yıllar boyunca Türkiye’ye Kıbrıs’tan çekilme çağrısında bulundu. 1975’te Türkiye’ye silah ambargosunu öneren 4 senatör arasında Biden da vardı. 1987 yılında Birleşmiş Milletler’in bu doğrusu da aldığı karara uyumadığı için Türkiye’ye yeniden ambargo uygulanmasını öngören kanun taslağını hazırlayan ve kongreye sunan isimlerden biri oldu. Yani Biden, Türk-Yunan konularında hep Yunan görüşüne sahip çıkmıştır. Doğu Akdeniz konusunda da yine Türkiye’nin karşısında duracağı aşikar. Bir de Suriye meselesi var. Trump 2019 yılı Şubat ayında Suriye’deki Amerikan askerliğini geri çekeceğini açıklamış ve büyük uluslar, sonu olmayan savaşlar sürdürmezler demişti. Ancak Pentagon, Trump’ın tamamen çekilme açıklamasına rağmen projesini sürdürdü. Trump’ın Suriye hakkında nasıl düşündüğünü biliyoruz. Peki ya Biden? Joe Biden, Trump’ın Suriye’den asker çekme kararını Suriyeli Kürtlere ihanet olarak adlandırdı. Obama döneminde Washington, Türkiye’nin itirazlarına rağmen Suriye demokratik güçlerine destek vermişti. Biden’ın bu desteği sürdürmesi bekleniyor. 1915 olaylarının Ermeni soykırımı olarak tanınması gerektiğini savunan bir siyasetçiyle karşı karşıyayız. Biden, Azerbaycan-Ermenistan olaylarında Türkiye’nin saf dışı kalmasını istiyor. Eğer başkan seçilirsem, Ermeni soykırımı tanıyan kararı destekleme sözü veriyorum demişti. Amerika sözde soykırımı tanırsa ardından tazminat talebi gelecektir. Yani Türkiye-Amerika ilişkileri şu anda zaten hastalıklı durumda. Trump seçim kampanyası döneminde Erdoğan’la ilişkilerini gündeme getirerek ben onunla anlaşabiliyorum, beni dinliyor dedi. Trump, Biden’ın Erdoğan gibi liderlerle başa çıkabilecek silinsel kapasiteye sahip olmadığını söyledi.
Ancak Trump’ın da Türkiye ile inişli çıkışlı bir ilişkisi vardı. Dengesiz tavırlarıyla Türkiye’ye kimi zaman tehditler savururken kimi zaman Erdoğan’la arasının çok iyi olduğu imajını sergiledi. Türkiye’yi ekonomik olarak yaptırımlarla mahvederim dedi. Erdoğan’a aptallık etme diye küstah bir mektup gönderebildi. Anlayacağınız Trump ne yapacağı belli olmayan bir liderdi. Biden gelince bu kabah üstüp kalkacak. Ama Biden açık bir şekilde Erdoğan’ın ve onun politikalarının karşıtı olduğunu belli etti.
Karşılıklığı bırak adam açık açık, onu darbeyle değil seçimle devireceğim dedi.
Son seçim kampanyası döneminde Türkiye’nin adını Rusya ve Kuzey Kore ile birlikte otograf yönetimleri olarak nitelendirdi.
Hep kötü senaryoları konuştuk. Biden’ın seçilmesinin iyi taraflarını da ele alalım. Trump’ın dengesizliğini yedi düvel biliyor. Konuştuğu bu adamın bugün dediği yarını tutmuyor. Ama Biden yaklaşık yarım asırdır Amerika’nın politikasına yön veren bir isim. Trump’ın aksine Biden yönetimi, NATO’nun güçlü bir şekilde var olmayı sürdürmesini istiyor.
Biden’ın Çin ve Rusya ile başa çıkabilmek için Trump’ın hasar verdiği Avrupa Birliği ve NATO ilişkilerini onarması gerekecek. Biden’ın dış politikadaki en önemli önceliklerinden biri NATO’yu daha etkin hale getirmek olacak. Türkiye’nin hem NATO hem Rusya hem Orta Doğu açısından öneminin de farkında. Bu yüzden bir yandan Türkiye ile ilişkilerini geliştirme yolunu seçmek zorunda. Peki bizi bırakalım. Biden’ın gelmesiyle dünyada neler değişecek?
Yapılan anketlere göre Trump, dünyada en güvenilmeyen liderler arasında başları çekiyordu. Obama döneminde imzalanan Paris İklim Anlaşması’nı hatırlayalım. Amerika Çin’den sonra dünyada en çok sere gazı salınımı yapan ülke. Sere gazı, çevre kirliliğine ve sonuç olarak dünyada iklim değişikliğine sebep oluyor. Paris İklim Anlaşması da tarafların fosil yakıt kullanımını giderek azaltarak yenilebilir enerjiye yönelmelerine amaçlıyor. Ancak Trump, küresel ısınmayı Amerikan sanayisinin rekabet gücünü azaltmak isteyen Çin’in uydurması olarak tanınladı. Ve Amerika’nın anlaşmadan çekileceğini ilan etti. Trump, dünyada iklim değişikliğini hiçbir şekilde ciddiye almadı. Tekrar seçilseydi, küresel ısınmayı kontrol altına almak hayal olacaktı. Yeni Başkan Joe Biden ise Paris İklim Anlaşması’na yeniden imzatılacağının sözünü verdi. Maske takmayı bile reddeden.
Bilim insanlarına savaş açan Trump’ın yanında Biden’ın kazanması dünyanın hayrına olacak gibi. Bize gelince Amerika her zaman olduğu gibi yine Amerikadır. Vorkut için dün tur pısıranlar yarın bidon fırlatabilir.
Bakalım ilerleyen günlerde Biden ve Erdoğan arasında neler yaşanacak.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir