"Enter"a basıp içeriğe geçin

Cemal Kaşıkçı | Suudi Arabistan | Pegasus Çalışanları | Mahir Ünal

Cemal Kaşıkçı | Suudi Arabistan | Pegasus Çalışanları | Mahir Ünal

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=dQ03A6ob-n4.

Herkese merhaba ve programa hoş geldiniz. Haftanın en güzel günü canım. Cuma en güzel gün. Net en güzel gün. Ama bugün, pazartesinden bugüne kadar… yorucu bir haftaydı. Osman Kavala davasını konuştuk. Onu çalıştık. İstanbul Sözleşmesi… Danıştay’dan geri gelmesini…
gördük, umutlandık. Ama dün… beni rahatsız eden bir şey oldu. O da şu… Cumhurbaşkanımız… uzun bir aradan sonra… Suudi Arabesk’ine gitti. Doğru. Devletler aralarında… sıkıntı olduğu zaman… barışırlar, çıkarlarını konuşurlar…
ve de ona göre davranırlar. Büyük devletler öyle oluyor. Şeyle olmuyor. Anlatabildim mi? Ben sana küstüm, konuşmayacağım. Olmuyor. Bakın İsrail ile yeniden bir araya geldik. Mısır ile yeniden şey yapıyoruz. Suudi Arabistan tabii ki var. Yani hiç şaşırmam biraz daha ileride… Suriye ile bir yakınlaşma olursa. Şaşırmam. Normaldir bu. Devletler kendi çıkarlarını koruması gerekiyor. Devletim için iyi ise… sorun değil. Normal.
Niye küstük o ayrı bir konu? Anlatabildim mi? Niye o yola girdik? O ap ayrı bir konu. Ap ayrı bir gün. Ap ayrı bir yayın. Tamam mı? Ama yaptık. Şimdi… dün Servet Edilen görüntülere baktığımız zaman… Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Veliyat Prens Muhammed Bin Selman ve de… Yani… Nasıl bunu kibarca söyleyeyim? Adamlar ters düşmeyin. Siz anladınız neden bahsettim. Düşmeyin adamlar ters. Veyahut da Suriye Arabistan Konsolosluğu’na böyle grup halinde gidin. Anladın mı? Hele gazetecisiniz ve de… Prens Muhammed Bin Selman hakkında yazılar yazıyorsunuz. Böyle… cep telefonundan yayın yapın. Anlatabildim mi? Baba geliyorum şimdi. Girdim çıkıyorum. Ve de garip böyle tanımadık insanlar görürseniz etrafınızda… pır kaçın. Çünkü o hata kim yaptı biliyor musunuz? Cemal Kaşıkçı yaptı. Cemal Kaşıkçı bu hatayı yaptı. Kaşıkçı günün sonunda bir gazeteci ve de bizim ülkede katledildi. Suriye Arabistan vatandaşlığını yaptığını %100 biliyoruz. Yalan söylediklerini biliyoruz polislere. Adamın kılı kıyafetine giyip yan kameradan çıktıklarını da gördük. 2018 yılında 14 Aralık 2018’de… Cumhurbaşkanımız var ya meşhur…
dik dur eğilme…se… onu resmen gördük. Cumhurbaşkanımız dik durdu ve eğilmedi… Suriye Arabistan’a. Hatta bir adım daha ileriye gitti. Dosyaları vermem dedi. Dinleyebilirsiniz dedi. Gitti dosyaları bütün ses kayıtlarını. Ne kadar… Neyse siz bir iki dakika dinleyin. Suriye Arabistan… belgeleri dinlemek istedi. Ama bir de almak istedi.
Kusura bakmayın dedi. O kadar değil. Dinletiriz… gösteririz… ama vermeyiz. Ha verelim de ondan sonra bir de bunları… Yok mu edeceksiniz? Amerika… geldi… ve CIA… Hepsi dinlediler… gittiler… bilgi verdiler. Ama gelin görün ki aradan 3 yıl geçti… ve de yani barış soydığının da haberine göre… büyük bir swap anlaşması da yapılmak üzere Suriye Arabistan’da. Ne yaptık biz? Dosyaları verdik Suriye Arabistan’a. Yani bine bir şunu dedik. Abi gel bu işi bir bırakalım. Yapacak bir şey yok. Gel Suriye Arabistan’cım gel barışalım dedik. Ve de bu görüntü ortaya çıktı. Sıcak bir karşılama. Az önce Cüneyt Özlem’in programındayız dedim. Çok hakli bir yerde bir şey söylüyor. Diyor ki biraz daha soğuk davranılsaydı nasıl kötü olsaydı? Yani böyle uzaktan bir eskisi olsaydı. Sarılma marılma. Dünün sonunda bu adam…
bu prens bir gazeteciyi bizim şehrimizde öldürdü. Bizim. Bunun bir cezası olmamalı mı? Ama ama devletler bilmem ne. Tamam. Bir şey olması gerekiyordu ya. Ya anlatabildim mi yani bir şey? Kınama da değil, bilmem ne dediği bir şey yapmamız gerekirdi. Ne bileyim bütün konsolosluk çalışanların persona non grata…
mesela yapsaydık. Ha? O nasıl olurdu? Sude Arabistan Büyük Elçili’ni çalışan herkesi persona non grata. Şöyle bakmanızı rica ediyorum yani… Avrupa Birliği Büyük Elçileri Osman Kavala davasıyla ilgili… ağzını açtıklarında hemen persona non grata ilan edeceğiz… diye Cumhurbaşkanımız çıkıyor. Niye biz kendi topraklarımızda bir gazeteci öldürüldüğü zaman… Büyük Elçili’yi biz kovmuyoruz ülkemizden? Ya dünden beri sosyal medyada bir resim dolaşıyor.
Ve de herkes fikrini veriyor ve de ben de vermek istiyorum fikrimi. İster dinleyin, ister dinlemeyin. Niye vermek istiyorum? Çünkü ben de bu sinsiliğe karışmak istiyorum. Ben de bu fikir verme şeysine girmek istiyorum. Trendine girmek istiyorum. Pegasus çalışanları Kadir Gecesi Özel… Rabbim kabul etsin, Instagram resmi. Meşhur, burada gördüğünüz gibi. Şimdi Pegasus ne yaptı?
İşte bizim bir şeylerimize göre kovdu bütün bu çalışanları. Bir adım daha ileriye gittik tabii ki. İşte milletimizi din ve ırk, zıp zıp, şeyse var ya bizim o meşhur her şeyi bağlayabileceğimiz bir kanun var. Yani din, ırk, örf ve adetlerimizi işte düşman yaptırma falan öyle bir şeyleri var. Her şey için kullanıyoruz onu. Şimdi onlara da dava açıldı, soruşturma açıldı ondan ilgili. Ben size fikrimi söyleyeyim.
Hazır mısınız? Süper. Bu ülkede, Türkiye’de Kadir Gecesi içki içebilirsin. Hiçbir sıkıntı değil. Hatta sıfır sıkıntı olması gerekiyor. Sıfır. Kadir Gecesi git içkini iç. Bu ülkede Kadir Gecesi içki içiyorsan… Aga! Instagram’da paylaşma. Bu geri zekalılıktır. Başka bir şey değil. Aynı zamanda Pegasus havayolunun yaptığı doğru bir hareket. Her şey demeyin şimdi. Ama işte biz böyle layık, seküler, seküler. Maalesef o böyle 1980’lerde kalmış bir düşünce, 90’larda kalmış. İşte biz efendim din, zamanı göre hareket etmen gerekiyor.
Ha şey demiyorum içkini içme demiyorum. Mutlaka iç. İçki sağlığa zararlıdır ayrıca. Ama içkini içeceksen mutlaka iç. Kadir Gecesi mi içmek istiyorsun? Süper. O gece iç. Ama oturup da Instagram’da paylaşma kardeşim. Ve de üzerine de Rabbim kabul etsin diye bir hıyarca bir mesaj da yük koyma. O kadar basit. Bunun bazı kesimler tarafından başka bir tarafa doğru yorumlanacağına…
…veyahut da başın belaya geleceğini anlamıyorsan……sen baba iyi eğitilmemişsin ve de etrafına da bakmamışsın. Onu söylemek istiyorum sadece. Bu da benim fikrim. En son olarak AK Parti Grup Başkan Vekili Dezavar Formasyonu’na ilgili yeni bir şeyi meclise sundu. Yeni bir kanun tasarısı meclise sundu. Dezavar Formasyonu yasaklamak adına bir cümle kurdu en sonunda. Dedi ki yasaklar gelecekmiş, kısıtlamalar gelecekmiş, ifade özgürlüğü engellenecekmiş. Bütün bu tür oluşturulacakmış. Bizim avucumuz herkesi dezavar formasyonundan korumak dedi. Peki enformasyonu kim verecek? Soru o. Yani siz diyorsunuz ki biz dezavar formasyonu yani yalan haberden koruyacak. Ama kim bize doğru haberi verecek? A Haber? Hürriyet? Milliyet? Kim bize doğru haberi verecek? Çünkü unutmayın, en büyük dezavar formasını yapan…
Genellikle ya hükümettir ya da onun gibi gruplardır. Yani şeyin uçlarında duran gruplar. Anlatabildim mi yani hükümete yakın olan gruplar. Fiyat da hükümete uzak olan gruplar o dezavar formasını yapıyor. Ama kim bize doğru haberi verecek? Bu dezavar formasyon diyoruz. Dezavar formasyon ama enformasyonu kim verecek bize? Ben size söyleyeyim kim verebiliyor.
Cüneyt veriyor, Nefşin görüyor, Murat Yetkin veriyor. Ben de biraz veriyorum kendi ucundan tutup. Değil mi? Ama siz de bir ucundan tutun. Şu parmağınız şu like buttona gitsin, yorum buttona gitsin ve lütfen şu yani beğeni butonuna gitsin.
Süper bir hafta sonu geçirmenizi diliyorum ve şimdiden iyi bayramlar.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir