"Enter"a basıp içeriğe geçin

DOĞAN CÜCELOĞLU’NUN ASTROLOJİ HARİTASI BİZE NELER SÖYLÜYOR? | Astroloji Gurusu

DOĞAN CÜCELOĞLU’NUN ASTROLOJİ HARİTASI BİZE NELER SÖYLÜYOR? | Astroloji Gurusu

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=6TkBOQV38T8.

Herkese merhabalar ben Holistik Astrolonuz Duygu Demir. Sizlere yeni bir video ile karşınıza geldim. Herkese merhabalar ben Holistik Astrolonuz Duygu Demir. 7 Eylül haftası haftalık burçurum. Geri döndüm, geri döndüm. Herkese merhabalar ben Holistik Astrolonuz Duygu Demir. Bu video serisinde Türkiye’de iz bırakan hepimizin çok sevdiği, canı gönülden sevdiği kişilerin
haritalarını inceleyelim istiyorum beraber. Bu haritalara öncelikle sevgili Doğan Cüceloğlu ile başlamak istiyorum. Rahmetle anarak, sevgiyle, saygıyla anarak kendisinin haritasıyla başlamak istedim. Çok çok benim çok sevdiğim, canı gönülden sevdiğim biri, hepimizin, birçoğumuzun öyle diyeyim vefatıyla da çok da üzdü aslında hepimizi. Daha yeni kitabı çıkmıştı, birçok canlı yayınlar yapıyordu. Ne kadar güçlü ve dinamik biriydi ve aslında birçok jenerasyonu, yani benim annemlerin de, benim de, benden daha genç yaşta olan birçok kişinin de aslında hayata bakış açısını, birlikteliklere, evliliklere bakış açısını çok güzel bilgilerle donatan, yenileyen, geliştiren biriydi. Aklıma şu geldi öncelikle, dedim ki biz bütün ülke olarak seviyoruz Doğan Cüceloğlu’nu. Haritasıyla Türkiye’nin haritası arasında bir bağ olmalı. Yani bu kadar çok sevildiğine göre hem kendi doğum haritasının içinde çok güzel göstergeler olmalı, hem ülkemiz tarafında çok sevildiğine göre ülkemiz haritasıyla bağlantısı olmalı. Bunları düşündüm. Sonra her kişinin ölüm haritasında belirli göstergeler çok bariz bir şekilde kendini gösteriyor. Biraz da astrologik merak ile, biraz da akrep bir astrolog olarak astrologik merak ile bunu inceledim. Sonrasında da Instagram’da sordum başka kimleri inceliyelim diye. Çok güzel bir liste geldi. O yüzden bu liste üzerinden çeşitli kişiler ile devam etmek isterim.
Haftada bir, iki haftada bir bu seriye devam edelim isterim. Sizlerden de öneriler ve tavsiyeler bekliyorum. Kimlerin haritasına bakalım. Liderler çalışmasına devam edeceğiz. Onu biliyorum size sordum bir defa. Liderleri yapmıştık, dünya liderlerini. Onlara devam edeceğiz. Şey ama bir yandan da bunlarla ilgili de tavsiyelerinizi, önerilerinizi merak ediyorum. Evet sevgili Doğan Cüceloğlu 9 Şubat 1938’de Silifke’de doğmuş. Doğum saatini bilmiyoruz ama
elimde de aslında evlilik tarihi, Amerika’ya taşınma, geri dönme gibi 4-5 tane tarih var. Ölüm tarihi ile de birleştirince ben bu haritayı rektifiye ettim. Doğum saatimizi bilmiyoruz, ne yapalım diyorsunuz ya bazen. Rektifiye etmek demek doğum haritalarını doğumdan önceki yeni ay ya da dolunay hangisi var ise bunun üzerinden bir çalışma yapıyoruz. Güçlü gezegeni belirliyoruz, derece çıkartıyoruz.
Sonrasında ise kişinin yaşadığı olaylar ile karşımıza çıkan dereceyi harita üzerinden eşliyoruz. Ve karşımızda bir doğum saati çıkıyor. Aslında 24 saatlik o geniş bütün bir günü kapsayan çalışmalar her zaman çok verimli olmayabiliyor sevgili arkadaşlar. O yüzden bu haritanın içinde de hani size %100 budur demeyeceğim. Öğrendiğim bazı bilgilerle biraz değişim yapmak isteyebilirim. Ama ben kendisini 0-1-38, 0-1-40 aralığında sanki gece yarısı doğmuş gibi düşünüyorum. Dediğim gibi yani başka bilgiler elime geçerse birden fazla iki üç tane alternatif arasında kaldım. Farklı bir alternatife doğru gidebilirim. O yüzden daha çok evler bazlı değil genel gezegenler yorumuyla yapacağım. Ama bu harita çalışıyor gibi duruyor. Evet şimdi baktığımızda sevgili Doğan Cüceloğlu
yine diyeyim 9 Şubat 1938 doğumlu haritasında yoğun bir kova enerjisi var. Ayburcu ikizler, Güneş, Jupiter, Venus, Mercury hepsi kova burcunda ve bir de koçlar var haritasında. Kova burcu bize neyi anlatıyordu daha çok? Bilimsel buluşları, fikirleri, fikir üretmeyi, çağının ötesinde, çağının ilersinde olmayı, yenilikçi bakış açısına sahip olmayı, rasyonel ilerlemeyi, mantığı ortaya koymayı, fikirleri, düşünceyi ortaya koyabilme gücünü anlatıyor. Toplulukları ve grupları ileri taşıyacak olan, sezgisel anlamda güçlü olanın ne olduğunu iyi bilen ve toplumsal meselelere ışık tutacak olan bir gücü ve enerjiyi anlatıyor. Doğan Cüceloğlu’nun Güneşi, Jupiteri, Venus’ü, Mercury hepsi kova burcunda ve bu rektifi ettiğim haritaya göre büyük bir kısmı 3. evin içinde. 3. ev fikirler, projeler, anlatmak, ifade etmek, konuşmakla bağlantılı olan alan.
O yüzden bu olandaki kova vurgusu, demek ki çağının ötesinde bir bakış açısına sahip olup, bu düşünceleri bizlere aktarmakla ilgili görevli bir ruh olduğunu bize düşündürtmeli. Mantıklı ve rasyonel yaklaşabildiğini bize düşündürtmeli ve yaptığı şeylerin içine bilimsel, akademik bakış açısını daha çok önemseyerek, bilgiye, bilime dayanarak, makaleler yazarak, fikirler üreterek bu bakış açısını bize aktarmakla ilgili olduğunu düşündürtmeli. Tabii ki güneşinin yanı sıra, güneşinin yanında bir Venus var. Kova burcunda yanık bir Venus bu ama yine de güneşinin yanında ve 3. evde olan bir Venus. O yüzden bu güneş-Venus ikilisi aslında ikili ilişkiler ve ilişkinin içindeki sevgi alışverişinde biraz daha mücadele ettiği konuları yanık olduğu için düşündürtebilir ama Venus dokunduğu yere sempatiklik, sevilme, ılımlı görünme, hoş bulunma, kabul edilme, sosyal anlamda tatlı ve kabul görür olmayı gösterir bize.
Hepimizin o gördüğü müşfik ve o babacan haline aslında güzel bir tüyo taşıyor bu anlamda. Yanında bir Jupiter var. Jupiter bulunduğu yere bolluk bereket getirir. 3. ev kitaplar, sosyal medya, bilgiye aktarmakla da ilgili. Demek ki bu kadar çok adetteki makale yazmasını, kitaplarını kaç yaşında olmasına rağmen üretme isteğini biraz daha buradaki bereket enerjisine bağlayabiliriz. Jupiter aynı zamanda uluslararası işler, yurtdışı yabancılar ve yurtdışıyla bağlantılı bir akademik bakış açısı geliştirebilmekle de ilgilidir. Yükselenin de yöneticisi bu anlamda. Eğer bu rectifiye ettiğim harita dediğim gibi bu saat aralığından doğru bakıyorsak eğer gayet güzel bir şekilde uluslararası işler yapma vurgusunu da bize yine gösterir. 3. ev aynı zamanda kardeşler, kuzenler, yakın akrabalar alanı bolluk bereket getirir demiştik. Hem burada güneş var, Venus var. Doğan Cüceloğlu’nun çok kardeşli bir evde. Onun 10 kardeş miydi, onun 11. kardeş miydi? Çok kardeşli bir evde olmasını ablaları, abileri tarafından büyütülmesini bize gösteren göstergelerden biri. Peki dönüp baktığımızda Ayburcu’nu ikizlerde görüyoruz ve güney ay düğümüyle beraber bu haritaya göre dediğim gibi 7. ev girişinde. Ayburcu ikizler aslında çok güzel bir sağduyu, sezgi, olayları, duyguları rasyonelize ederek algılayabilmek, kelimelere dökmek, anlatmak gücünü gösterir. Ay ikizlerde ikizlerin dispozitörü Merkür Kovada yani işin Türkçesi bu. İşin Türkçesi çok güçlü, destekleyen bir görünüm var. Kalbinden geçen duyguları mantıklı bir şekilde kelimelere dökebilme gücünü bize anlatır. Keza bizim ülkemizin Ayburcu’da ikizler sevgili arkadaşlar. O yüzden bu kadar çok toprağına bağlı olması, yurt dışına gidip bir sürü şeyler ürettikten sonra ülkemize gelip bunları bizlere aktarmak istemesi biz halkımız göstergesine karşı duyduğu aslında o sempatiği, o vicdan ve o aslında bir şeyler sunma isteği ve arzusundan kaynaklanıyor. Aynı zamanda bizlerin bu kadar çok kendisini sevmesi ise Ayburçlarımızın kavuşumundan. Yani biz bu topraktan çıkan çok güçlü bir isim olarak çok sevdiğimiz ailemizin içinden,
ailemizin içinden bir karakter olarak onu gördüğümüzü gösteriyor. Peki bu ayın güney aydümy ile beraber olması, yedinci evin girişinde olması, ilişkiler konusunda yedinci evin girişi bize yedinci evin burcu, çift bedenli bir burçta ikizlerde birden fazla evlilik ihtimalini düşündürtür ki kendisinin iki tane evliliği var. Ayın güney aydümy ile kavuşumu ise duygusal kayıplar yaşama ihtimalimiz olduğunu düşündürtür.
Bu duygusal kayıplar ay annemizdir. Öncelikle annemizle kurduğumuz ilişki ile ilgili bazı kayıplar, engeller ve krizler olduğuna işaret eder ki kendisinin çok erken yaşta, 10 yaşında yaklaşık olarak yanılmıyorsam annesini kaybettiğini biliyoruz ki annesi aslında genç bir anne olmalı yaşını bilmiyorum ama ay ikizlerde olduğuna göre nispeten genç yaşta anne olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda bize ay ikizler birden fazla anne tarafından, birden fazla kadın tarafından büyütülmeyi de düşündürtür ki babası sanıyorum ki tekrardan evlenmiş ve zaten ablalar abiler var birden fazla kişi tarafından büyütülmüş. Güney aydümy kayıp enerjisi taşır arkadaşlar maalesef ki bu anlamda. Keza 4. evinin anne baba evinin içinde de yani içine doğduğu evin içinde de Satürn Mars birlikteliği var böyle baktığımızda. Bu ikisi de birazcık daha taşınmayı, yer değiştirmeyi, taşınmışlar bildiğim kadarıyla zaten şey dedim, erken yaşta okul okumak için de yer değiştirmiş sanıyorum bu konuda tam emin değilim ama öyle okumuştum. Bu Satürn Mars birlikteliği ama birazcık daha krizi, tartışmayı, biraz daha bazen eyleme geçmekte engellenmeyi, biraz daha sert olabilen, tepkiler verebilen bir baba evini düşündürtüyor aynı zamanda. Şöyle bir hikayesi var izlemişsinizdir diye tahmin ediyorum. Bu videoda annesinin vefatını fark edip gerçekten artık hani annem benim yok dediği noktada geliyor eve ve ağlıyor ve babası da diyor ki kendine gel, hatta böyle biraz sert davranıyor bildiğim kadarıyla. Bu da aslında bize kendi anne baba evi içinde, babayla yaşadığı ilişkide hani o çok çocuksuluğunu ortaya koyamama da biraz daha böyle kendini tutma enerjisini anlatıyor ne olursa olsun.
Peki neden Türkiye ile bu kadar aslında bağlantılı olduğunda aileler nedeniyle diye ufacık bir konuşmuştuk. Keza plütoları da bağlantılı, Türkiye’nin plütosuyla Doğan Cüceloğlu’nun plütosu da çok yakın derecelerde aynı yerdeler. O yüzden Türkiye’nin kanayan yaralarını iyi gördüğünü, iyi anladığını, aile yapısının içindeki bazen bizlere zarar verebilen yanlarını
Türkiye’nin Türklerin geleneklerini, göreneklerini, örflerini çok iyi okuduğunu ve bunları nasıl dönüştürebileceğimizi, nasıl adımlar atmak gerektiğini doğru kelimelerle bize anlatabildiğini Ay Merkür ikilisi yine göstermekte. Peki ölümağını haritasına açıp baktığımızda ise şunu görüyoruz.
Haritasında Doğan Cüceloğlu’nun Uranüsü Boğaburcun’da 9 derecede, gökyüzündeki Uranüs bu esnada ölümağına esnasında 7 derecede Boğaburcun’daydı. Uranüs kavuşumu. Sat-Jun gökyüzündeki Sat-Jun bütün o Kovaburcun’daki gezegenlerin üzerindeydi. Yani aralarında zorlu bir açık kalıbı vardı. Güneşimiz, güneşi Kovaburcun’da canlılıkla ilgilidir. Enerjimizle, gücümüzle kendimizi güçlü bir şekilde ifade edebilmemizle ve metabolizmamızın gücüyle ilgilidir.
Burada bir kısıt enerjisi taşıyordu Sat-Jun ve Uranüs karesiyle beraber zorlayıcı enerjideydi. Profeksiyon’da baktığında 9 Şubat itibariyle artık 12. evine geçmiş. Öngörüleri yaparken transitler çok minik bir kısmını oluşturur. Daha bir çok farklı tekniğe bakarız. Profeksiyon da klasikte kullandığımız önemli tekniklerden biri 12. ev kayıplar ve ölümlerle bağlantılı.
Keza, pluto karşıtlığı yaşamak üzereymiş. Pluto gökyüzünde 26 derecelerde, kendi plutosu 28 derecede ölümler kayıplar alanında bu karşıtlıkta yine tetikleyici. Ayrıca bu esnada gökyüzündeki kironun Mars’ı ile beraber olduğunu görüyoruz. Mars’lı Koç Burcun’da Mars kanla ilgilidir. Mars damarlarla bağlantılıdır, kan akışıyla ilgilidir. Kiron da yara vermekle, zarar vermekle bağlantılıdır. Çok hızlı ve ani hareketlerle kan damarlarıyla, kanla bağlantılı problemlerle ilgili bir problem, bir yaralanma, bir zedelenme olabileceğini, bunun sebebiyle aslında düşmeye başı çarpma gibi sebeplerinde yine karşımıza çıkabileceğini bize gösterir. Keza, duymuşsunuzdur, aort damarı yırtılmış ve sonrasında düşüyor diye, öyle vefat ediyor diye biliyorum. Bütün bunları birleştirdiğimizde önemli bir gösterge var. Çok ilginçtir ki, Merkür o anda gökyüzünde yaklaşık olarak 12 derecelerde ve Jüpiter’in yükselen yöneticisinin üzerinde sevgili arkadaşlar. Bu arada şeyi söylemeyi unuttum, bu haritayı böyle rektifiye etmemin sebebi de bu. Mars’ı 12. ev, Akrep Burcu 12. ev bu haritada, yükselen yay 12. ev Akrep, Mars 12. ev yani ölümle, kayıpla bağlantılı olan evinin de yöneticisi aynı zamanda. Yani birden fazla gösterge bize bunu göstermekte.
Merkür diyordum, Jüpiter’in yükselen yöneticisinin üzerinde güneşine yakın bir derecede. Merkür tanrı olarak baktığımızda, yunan, antik yunan mitolojisinde, yeraltı ile Hades’in, Pluto’nun, ölüm diyarının tanrısı ile yeryüzü ve Zeus’un yani Jüpiter’in tanrılar katı arasındaki haberi taşıyabilen tek tanrı.
O yüzden ölen ruhların, nehrin üzerinde bir kayıpla taşınması esnasında da eşlik eden kişi. Merkür, yeraltından, yerin üstünden yerin altına taşıyan, haberi götüren aynı zamanda ruhları taşıyan gezegenimiz, tanrımız. O yüzden ölüm anı haritalarında genellikle Merkür’ün çok aktif bir şekilde rol aldığını, önemli noktalara illaki dokunduğunu görürüz. Keza yine bu harita ile doğancı Ceroğlu’nun haritasında da bunu görmüşüz. Evet sevgili arkadaşlar, tekrardan sevgili doğancı Cenoğlu’nu rahmetle anıyorum. Kendisini yani çok böyle çok babacan bir şekilde çok severdim gerçekten. Hepimiz de öyleydik. Umarım ki toprağı bol olsun, bize bıraktıkları gani gani hani daha ne yapabilirdi bizim için diyeyim. Kalan sevdiklerine de sabır diliyorum bu vesile ile.
Yine de diyorum başka merak ettiğiniz kişiler için de yorumlarınızı bekliyorum. Tekrardan görüşmek üzere sevgiler.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir