Dünya haritası nasıl şekillendi? Prof. Dr. Celal Şengör yanıtladı
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=DhL1DwQcnmg.
Benim üzerinde durmak istediğim dediğim gibi Avrasya’dan gelen göçlerdi daha ziyade. Onun için biz ikinci haritayı alalım. Bir de başka bir konuya daha değineceğim ki o bu vikingler işin içine girdi mi önem kazanacak. Amerikada böyle göçler yok. Nedir? Amerikada böyle göçler yok. Yok. Şimdi onu anlatmak istiyorum.
Geçler serbest teker teker. Edep Erkan dahilinde. Bak burada şu mavi gösterilen alan meşhur Step alanı. Aslında. Evet. Toynbee meşhur İngiliz tarihiçisi Toynbee Step’e çok güzel benzetme yapmış.
Step diyor okyanus gibidir. Yolculuk için çok iyidir ama yerleşemez. Orada oturulmaz. Ama diyor yolculuk için. Meşhur orta asya Step’leri dedikleri bunlar. Şimdi bundan sonrasını alın. Şimdi bak Amerika’da da Step’ler var. Prairie Kuzey Amerika’da. Güney Amerika’da Yanos ve Pampas.
Ama dikkat edersen Amerika’daki Step’ler Kuzey Güney yayılıyor. Evet. Öbür doğu batı. Asya’daki doğu batı. Şimdi bu neden önemli? Bundan sonrasını alalım. Bak. Asya’da şu gördüğün ılıman bölgeyi görüyor musun?
Buradaki göçler ılıman bölge içinde oluyor. Adam iklim bölgesini kat etmiyor. Hayvanı da beslemek için gereken bitki aynı. Giydiği elbiseli. İklim değiştirmiyor yani. Hiç şey değiştirmiyor. Buna mukabil Amerika’da bak. 30 bin sene evvel şuradan giriyorlar. Görüyor musun bak. Kaç tane iklim kuşuna? 4 aylık yokuşan geçiyorlar. Evet. Ve Amerika’dakiler daha ziyade burada yerleşiyorlar. Bir de şurada tropikal bölgenin dağlık bölgesine yerleşiyor. Daha serin. Daha serin fakat
oraya ana bizaronun adamı Amazon’dan geçerken şurada oraya ana gönderiyor bizarol git bak bakalım ne var orada diye bizarol hayret ediyor. Amazon da burada diyor milyonlarca insan yaşıyor. Bugün yok o insanlar. Milyonlarca dediği tabii yüz binlerdir. Ama kalabalık diyor. Kalabalık diyor. Bunlar şuraya geliyorlar.
İspanyollar burada gemiler yapıyorlar. Kendi yaptıkları gemilerle Amazon boyundan gelip buradan Karayip’lere gidiyorlar. Ve Fransızca oraya ana kitap yazıyor. Fakat burada vurgulamak istediğim şu. Amerika’da bu kültürler arasında
herhangi bir temas yok. Ha. Avrasya’nın tam tersi. Şimdi bundan sonrasını alayım. Bak. Göç yapılan yere bak. Yirmi derece ve yirmi beş derece santikrat bunlar yaz sıcaklıkları. Ideal. Bu bölge üzerinde hareket ediyor göçler. Şimdi ben biraz önce gidip öyle dedim ya. Bu Amerika’daki göçün olmaması Viking’li arasından çok ilginç istisna teşkil ediyor Avrupa’da. Viking’li de soğuktan sıcağa doğru geliyor Avrupa’da. Evet. İklim değiştiriyor adam. Evet. Onu ayrıca tartışacağız değil mi? Şimdi bundan sonrasını alalım. Sonra yapılan şey. Bak bu. Ee General Proje Valski’nin kitabından Sivers bunu almış. Evet. Avrasya steplerinin bu temsili bir görünümü. Evet. Yani şeyden ııı sanayileşme ve şehirleşmeden önce. E Toynbee’nin dediği çok güzel anlaşılıyor burada.
Atlar var. Tüm düz. Dümdüz. Bak şu mesela Ekuus Proje Valski. Proje Valski’nin keşfettiği yabani at. Şimdi bir tane daha bulundu Ekuus Kiyang diye. Ama Mongolia’da elen o atlar var. Hayır. Mongolia’dakiler. Bizim atların evet küçük bizim atların bir ırkı. Bunlar değişik. Bambaşka bir at. Değişik bir tür bu.
Ekuus Proje Valski değişik bir tür. Ve ilk defa bunu General Proje Valski keşfediyor. Bundan sonrasını alayım. Develer de var değil mi? Çift örgüs develer de var. Bak ya abi her şey var. Bir önceyi al arkadaşlar bir önceden tekrar. Bir öncesini al. Hecin develeri. Bak bu develer var ya. Bu çift örgüçlü develer. Bir isim verdi Ta Fatih bak. Hecin develeri.
Sven Hedin. İsveç liseyi yap biliyorsun. 19 yıl önce. Ama bu develer daha önce de biliniyor. Bunlar Toynbee’nin dediği Step Okyanusunun gemileri. Ama öyle o atlar. Evet. Develer öyle. O develerin ıslah edilmesi yani Bakteriyya develeriyle öbürlerinin ıslah edilmesi Osmanlı İmparatorluğu’nda kullanıldı.
Doğrudur. E yani çünkü biz deveyle taşımak zorundaydık. Başka bir şey imkan yoktu. Step’lerdeki bu kervanların hepsi deve kullanıyor. Yani en önemlisi. Bak mesela yak. Bu yak öküzleri bilhassa Step’in güney kısmında ve Tibet’te en çok insanların hayatına etki eden hayvan.
Bu kürkünü kullanıyor, derisini kullanıyor, sütünü kullanıyor, boynuzunu kullanıyor, kemiğini kullanıyor. Kendisi de kullanıyor. Çeki çekici çekici çekici çekilir. Aynı zamanda onu da kullanıyor. Tamam mı? Bak antiloplar. Küçük tarla fareleri. Bunlar tabii biliyorsunuz büyük bela. Çünkü veba yayıyor.
Veba yayıyor. Buradan başlıyor veba. Bundan sonra sınalayayım mı? Bakın ben burada limesi çizdim. Bu Roma İmparatorluğu’nun en geniş zamandan sınırları. Kuzey sınırları.
Tamam mı şimdi? Orada bak Magneto şey var. Mainz ve Rambo’yunda Kolonya var. Kolonya, evet orasındasın. Onu geçemezsin. Ondan sonraki Turingenler falan. August’a Trevor onun üzerinde durmak istiyorum. Almanlara da yeni bir şey keşfettiler. Nedir o? Onu anlatacağım şimdi. Bakalım şuna.
Yalnız orada bir şeye dikkat edin. Bugünkü Turingen ormanları, Turinklerin İsveç’ten geldikleri yer. Evet. Yani Riguna dedikleri galiba Norveç’in falan. Bu arada tabii İsveççe, Norveççe, Danimarkacı’yı diplomatik olarak kullanıyoruz. Danca’yı. Bunlar aslında birbirlerinin şivesi kadar yakın birbirine. Fakat çok hassaslar. Birinden birine çeviriyorlar. Niye bu işi yapıyorlar bilmiyorum. Enayilik bana sorarsan. Vay bir başka iştir. Yani bu olacak iş değil. Çeklerle sivaklarda çeviriyorlar. Bu ne biliyor musun? Danimarka’ya olan reaksiyon mu? Çünkü Danimarka buraların hepsi nasıl ait gibiyse bana. Evet. Evet. O da reaksiyon bunlar. Bundan sonrasını alayım. Şimdi bak şuraya gideceğiz. Burası Augusta Trevorrowru. Bugünkü Trier şehrin. Karl Marx’ın doğduğu yer. Burası çok önemli bir şehir. Burada Roma imparatorları yaşıyor. Kolosyon var. Yani sınırda olduğu halde. Fakat bunun başka bir önemi var. Hipodrom var, kolosyon var. Her şey var ya. Muazzam bir şehir. Bundan sonrasını alalım. Bak bu şehrin etrafında bir sur var. Tamam. Bu da meşhur. Bu hala ayakta Porta Nigra. Karakapı. Karakapı. Bu eski şeye girilen yer. Bu Augusta Trevorrowru’ma girilen yer. Evet. Şimdi bu tahrip olmadı. Yani o bina hemen hemen iki bin yaşına yaklaşıyor. Evet. Orada duruyor. Evet.
Burada ilginç olan biz biliyoruz ki buradaki arkeolojik kazılardan. Bu şehrin içinde bu göçülerle gelen adamlar. Yani bunlar burayı saldırıyla falan almamışlar. Gelip yerleşmişler. Gelip yerleşmişler. İş bulmuşlar. Bilmem ne yapmışlar falan. Yani Trier barışçı bir hareketle işgal. Koltör altında mı? Orası Roma’nın.
Evet. Roma’nın. Kontrol altında. Ama burada yavaş yavaş nüfusta bir değişiklik yaşar. Yerlilerle Roma karışıyor. Yani göç. Göçle. Yukarıdan gelenlerle. Doğudan gelen. Bunlar var ya burada. Bunlar mı? Gotlar mı? Kim oluyor? Hepsi var. Hepsi var. Bunların hepsi buraya gelmişler. İş bulmuşlar. Ve Alman arkeologlar şimdi bunları çıkartıyorlar.
Ve diyorlar ki burada yakılmış yıkılmış bir yer yok. Barışçı işgal. Evet gelmişler. Güzel güzel demografik olarak değiştirmişler onu. Roma, romalılığını kaybetmiştir yerde.
Bu yani bugün bizim düşünmemiz gereken çok önemli bir fark.
İlk Yorumu Siz Yapın