"Enter"a basıp içeriğe geçin

Huysuz Virjin’in Hayatı Yıkıldı | Armağan Çağlayan Unutulmaz

Huysuz Virjin’in Hayatı Yıkıldı | Armağan Çağlayan Unutulmaz

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=TgJ4boWDWjg.

İnsan hayatında öyle anlar vardır ki bir an yaşanır bir ömür unutulmaz. Unutulmasa hoş geldiniz.
Bugünkü konuğumuz.
Aslında hikaye kimle ilgili çok da tartışılır.
Çünkü benim bu televizyon sektöründe asıl yükselmemi sağlayan insan Seyfi Dursunoğludur yani namı diğer huysuz bir işindir. Ben bir yapım şirketinde hazırlık elemanı olarak çalışırken Seyfi Bey’in işi o yapım şirketine geldi.
Ama Seyfi Bey de çok işi yapmak istemiyor çünkü 9 bölüm ATV’de yapmış diyor ki ben bütün malımı bitirdim artık yapmak istemiyorum ama belli ki çok da para almış yeni kanaldan. Ve kanalda sıkıştırıyor hadi yapalım işi diye. Bir sürü yazara gidiyorlar. Gani Müjde’ye gittiler Seyfi Bey’e Metin yazması için olmadı. Necefurlu’ya gittiler olmadı. Karikatürist Metin Üstün Dağı’ya gittiler olmadı. Ben de orada böyle ortalarda dolanan henüz piyasaya yeni girmiş bir tane çocuğum. Bir cesaret dedim ki bir şeyler yazdım. Kostümcü bir kızcağız vardı o böyle Seyfi Bey’e gidip geliyordu kostümlerin için dedim ki bunu Seyfi Bey’e götürür müsün okusun. Ertesi gün kız geldi dedi ki Seyfi Bey bugün seni bekliyor işte bu çocuk dedi dedi kim bu demiş. Beni aldılar Seyfi Bey’in yanına götürdüler. O zaman Seyfi Bey koşu yolunda oturuyor tek katlı bir evde ve bahçede bir erik ağacı var. Erik ağacının altına oturtturdu beni. Bana sorular sordu işte şöyle mi böyle mi filan. Sonra biz Seyfi Bey ile 350 bölüm kadar beraber Hulsuz Show yaptık. Mesela o zamanki cesaret biraz da cahil cesareti. Bu piyasadaki 30 yıllık deneyimimle böyle bir şey yapar mıyım? Hadi atıyorum hani çalıştım yani cemim az gelse bir şey karalayıp veririm. Yine asla yapamam mesela. Ama işte o zamanki o çocukçağı kıl ile yazdım ve benim bu piyasadaki yolum acayip açıldı ondan sonra işte. Hulsuz da çalışan çocuk Hulsuz’u bir daha televizyona adapte eden insan diye. Sonra biz çok uzun yıllar çalıştıktan sonra Rütük Hulsuz Virgin karakterinin televizyonuna çıkmasına izin vermedi. Ama bunu açıktan açığa yapmadılar hiçbir zaman. Yani şunu söylemediler Hulsuz Virgin Türkiye televizyonuna da yasak demediler. Hep kanal yönetimlerine edilen telefonlarla Hulsuz Virgin çıkmadı televizyona. Sonra Rütük Başkanı bir kanala çıktı sanıyorum. Galiba Tek Etek programıydı. Ve işte Hulsuz Virgin’e televizyonun Hulsuz Virgin televizyona çıkmasını istemediklerini söyledi. Zahit Akman’dı galiba Rütük Başkanı. Seyfi Bey’in dünyası karardı resmen yıkıldı yani adam. Bence dünyada 65 yaşından sonra şöhret olan tek insan herhalde başka dünyada örneği olduğunu zannetmiyorum. Hulsuz Virgin Türkiye’de şöhret olduğunda 67 yaşındaydı. Ve insanlar ismini artık yeni duymuştu. Seyfi Bey sokakta tanımaya başlamıştı. İnsanlarla ilişim kurduğu için çok mutluydu. Rütük’ü yasaklayınca Seyfi Bey bir daha televizyona çıkmayacağını anladı çıkamayacağını anladı. Ve bence psikolojik kendisine bir hastalık uydurdu. Dedik ki ben sarı nokta hastası oldum. Televizyon ışıkları bana zararlı artık ben televizyona çıkmayacağım dedi. O sarı nokta hastalığını Seyfi Bey biraz da psikolojik bence. Gerçekten o sarı nokta hastalığı oldu mu? Oraları Seyfi Bey’in kafasında bence çok karıştı. Bir süre sonra bence şuna inandı Seyfi Bey. Ben sarı nokta hastası olduğum için televizyona çıkamıyorum meselesine inandı bence.
Sonra Seyfi Dursunoglu olarak bir program yaptı. Ama bence mutlu olmadı. Sonra ben bir kanalda yöneticilik yaparken bir yıl oşu programında biz küstük bu arada. Küsmemizin sebebi de çok saçma. Hani şimdi düşündüğümde keşke o beş yıl küsmeseymişiz diyorum.
Mesela çok uğursuz ediyor ara beni. Sonra ben dedim ki yılbaşı programının uysuz bircinde çekerim. Ben tekrar Seyfi Bey’e gittim. Tekrar barıştık. Kanal dayının yılbaşı programı için Seyfi Bey’le anlaştık. Seyfi Bey çok mutlu oldu. Hiç sarı noktadan bahsetmedi. Çektik, montajladık.
Yayından iki gün önce gene radyo televizyonun üst kurulundan bunu yayınlayacağınıza emin misiniz diye bir telefon geldi. Biz bütün montajı baştan yaptık. Programı tabiri caizse kuşa çevirdik. Ama Seyfi Bey son kez uysuz bircinde olarak televizyona çıktığı için çok mutluydu. Yılbaşı gecesi kendisini seyredip beni 6 kere 7 kere filan aradı. Aslında zaman zaman starlara, kaprisleri için, istekleri için kızıyoruz ama onların hayatı belki de bizim gördüğümüzden çok daha başka ve çok daha zor. 67 yaşında, televizyonda, aslında gazinoların en altından gelip eğlence sektörünün en üstüne tırmanan bir insanın yasaklanınca kendine nasıl bir hayata tutunma yerleri bulduğunu,
tutunmak için yasaklanmadım demek için nasıl çaba sarp ettiğini görmek herhalde benim kadar herkese etkilerdi diye düşünüyorum.
Unutulmaz, unutulmaz yaşadığımız unutulmaz.
Nasıl olanlar, yaşananlar nasıl olur unutulur.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir