James Webb uzaya nasıl fırlatıldı? Prof. Dr. İskender Gökalp yanıtladı

James Webb uzaya nasıl fırlatıldı? Prof. Dr. İskender Gökalp yanıtladı videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=suBM7u_iGp0. Fırlatma meselesine geleyim. Şimdi fırlatmadan önce ilgimi çeken bir takım olaylar oldu. Öncelikle fırlatma hazırlığında şöyle bir şeyle karşılaştık. Ben sürekli Nasadan takip ettiğim için konuyu. NASA’nın Uzay Hava Tahmin Merkezi günler öncesinden devreye girdi. Hatta haftalar…

James Webb uzaya nasıl fırlatıldı? Prof. Dr. İskender Gökalp yanıtladı

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=suBM7u_iGp0.

Fırlatma meselesine geleyim. Şimdi fırlatmadan önce ilgimi çeken bir takım olaylar oldu. Öncelikle fırlatma hazırlığında şöyle bir şeyle karşılaştık. Ben sürekli Nasadan takip ettiğim için konuyu. NASA’nın Uzay Hava Tahmin Merkezi günler öncesinden devreye girdi. Hatta haftalar öncesinden. Ve sürekli olarak uzaydaki hava durumunu takip etti. Atmosfer dışındaki yani dünyada ve dünya atmosferinde olanı değil, uzayda olan hava durumunu takip etti.
Uzayda hava durumu ne demek ve böyle bir fırlatmayı nasıl etkiliyor ki gerekirse erteneceye, uzaydaki hava durumuna göre fırlatmanın gününün, saatinin değişebileceği söylendi. Bu ne demekte uzaydaki hava durumu? Bu nasıl izleniyor? Şöyle, önemi çok büyük elbette. En ufak bir öngörülerde yanlışlık varsa yörüngeye oturtmakta güçlük çekebiliriz.
Biliyorsunuz yer çekiminden kurtulduktan sonra artık uydular veyahut bu durumda teleskop, neredeyse kendi başına yörüngesine doğru gidiyor. Taşıdığı küçük veyahut az güçlü motorlarla yörüngesine hafif bir değişiklikler yapabiliyoruz.
Ama çok önemli bir değişiklik varsa öngörülen uzay hava durumunda elbette sorun çıkabilir. Dolayısıyla bu her fırlatmada aslında sadece James Webb teleskopunun fırlatılmasına değil, her fırlatmada iyice incelenen, bakılan olaylardan bir tanesi. Peki hocam, bunu gerçi Ersin Hoca konuşuruz ama hava olmayan bir ortamda, uzayda hava durumu ne demek?
Dediğim gibi onu astrofizikçi arkadaşlarımız iyice anlatırlar ama güneşteki patlamalar, dalgalanmalar, ısı değişiklikleri her şey etkiliyor muhakkak. Dolayısıyla onu astrofizikçi arkadaşlarımız anlatsınlar. Peki o zaman size Aryan roketi ile ilgili birkaç sorum olacak. Aryan roketi ilginç bir roketti, çok ağır taşıma kapasitesi sahip ama yine de baktığın zaman
bu bildiğim kadarıyla bu uzaya tek parça indi fırlatılan en büyük yüklerden bir tanesi bu teleskop. Ağırlığı ne kadardı bunun? 7 ton civarı galiba değil mi tek başına? 6.1 tonu galiba. 6.800 kilo. Evet. Niçin Aryan, neden Amerika’nın elindeki başka füzeler var ve bu füzeler de kullanılabilirdi?
Niye Aryan’la yollandı? Avrupa artık roket teknolojisinde Amerika’nın daha mı önünde işte şeyin Elon Musk’ın Falcon Heavy diye bir roketi vardı ve bu nevi yükleri taşımak için uzak yörüngelere ağır yükleri taşımak için planlanmış bir roketti. Niçin Falcon Heavy veyahut da başka bir roket değildi? Niçin Aryan seçildi burada? Aryan’ın farklı özelliği neydi?
Tam olarak niçin seçildiğini yani teknik olarak da vardır muhakkak nedenleri ama bunu koymanızı isteyecektim. Bu Aryan 5 dediğimiz roket bu hepimizi görüyoruz. Aslında iki tane motoru var. Bir tanesi tam ortada gördüğümüz en altta şu konikimsi, Vulcan 1. kademe motoru.
İki tarafta da gördüğümüz bu katı yakıtlı motorlar. Bunlar gerçekten çok güçlü motorlar. Bir sonraki görsele geçersek orada 1. kademedeki Vulcan motorunu görüyorsunuz. Bu sıvı oksijen bu LOX dediğimiz yani likit oksijen sıvı oksijen ve sıvı hidrojen yakan bir motor. Şu ortasındaki yerden işte yüzlerce püskürtücülerle bunlar püskürtülüyor. Baya karışık olaylarla isterseniz biz bir sonrakine geçelim. Orada da göreceğiz. Şu ortadaki beyaz en sol taraftaki konik beyaz alan sıvı oksijenin gösteriyor. Onun etrafından da hızlı bir şekilde gözükmüyor bu şematik bir şey elbette. Hızlı bir şekilde hidrojen geliyor ve bu oksijen akışını diyelim damlacıklara bölüyor.
Arkasından da tabi hidrojenle birleşip yanıyor. Gördüğünüz gibi hepsini detaylamayalım ama bir sürü alt olay var burada. Bunların hakikaten hepsinin iyi çalışılması, modellenmesi, hesaplanması gerekiyor. Devam edelim. Bu yapılsa bile hatırlarsanız 4 Haziran 1996’da ilk fırlatılmasında hüzünle biten bir sonuca ulaştık.
Havada infilak etti. Arkasından devam edildi çalışmalara ve çok da sıklaştırıldı çalışmalar Avrupa çerçevesinde elbette. Bilhassa Fransa ve Almanya arasında. Ben de buradaki çalışmalara katıldım. Bu sadece Avrupa’da, Aryan için olmadı. Bir sonraki görsel bakarsak 15 sene kadar sonra Hindistan ağır fırlatıcısı da aynı şekilde patladı. Bunlar gerçekten çok kompleks, karmaşık teknolojiler. Üzerinde bayağı bir çalışılması gerekiyor. Burada duralım mı? Devam edeyim mi? Devam edin hocam lütfen. Tamam. O zaman bir sonrakine geçelim lütfen. Şimdi nasıl oluyor bu çalışmalar dersek şöyle bir üç etapta oluyor aslında. İlk çalışmalar laboratuvar ortamında oluyor.
Mesela bu bahsettiğimiz oksijen damlacıkları nasıl buharlaşılıyor, nasıl etkileniyor. Bilhassa yüksek basınçlar. Elbette ülken motorunun yanma odasında basınç 100 bar yani atmosferin 100 katı. Bayağı önemli değişiklikler getiriyor. Arkasından bu sterlerde yani katı yakıtlı motorlarda 50 micron yani milimetrenin 50,
1000’de biri, 50 defa 1000’de biri diyelim çapında alüminyum parçacıkları yakılıyor. Neden alüminyum diye sorarsanız alüminyum yanınca çok yüksek sıcaklıkla yanıyor ve dolayısıyla çıkan yanma sonu gazlarıyla büyük hızla çıkıyor ve itkiyi arttırıyor. Bu türden benim Fransa’da kurduğum laboratuvarın içindeki önemli teçhizatların bir gösterimi.
Gördüğünüz gibi büyük rüzgar tünelleri yani her şey var. Bu türden RG laboratuvarlarını kurmamız gerekiyor bu seviyelere ulaşabilmek için. Arkasından buradaki araştırma tipinden çalışmalar yapılınca bir sonrakine geçelim. Fransa’dan atladık galiba bir de devam edelim. Bu değil bir onerayla ilgili bir görsel olması lazımdı. Arkadaşlar iki geriye bir arada görsel olması lazımdı. Sıralamada ben size numarasını söyleyeyim. 12 numaraya geçebilirsiniz. 12 numara arkadaşlarım. Şimdi bu onerayla gördüğünüz gibi Fransa yazıyor mu anlıyorsunuz yani ulusal uzay… Araştırmaları ve çalışmaları ulusal bürosu.
Aynen bravo Galatasaraylarınızı gösterdiğiniz Fatih Bey. Burada mesela bu ne kadar büyük bir alev olduğunu ve renginden de ne kadar sıcak ve hızlı… Giden bir alev olduğunu görüyorsunuz. Bu türden yerlere geçiliyor. Yani o modellemeler yapıldıktan sonra gerçek koşullara son derece yakın yanma testleri yapılıyor. Bir sonrakine geçelim 13 olması lazım.
Bu da Almanya’daki yani Almanların uzay merkezi bu Stuttgart 60 kilometre kadar yakınlarda bir yerde. Lampol Shausen denilen bir yörede. Gördüğünüz gibi aslında ormanın ortasında gerçek ülken motorunu burada test edebiliyoruz. Buna P8 test altyapısı deniliyor.
Bir sonrakine geçip içerisine bakarsak ne kadar karmaşık bir sistem olduğunu görüyorsunuz. Dolayısıyla laboratuvarları bu gösterdiğim şekilde ki bu İKAR bu benim kurduğum laboratuvarı kurmak da yetmiyor. Arkasından bu ONERA gibi altyapılarılara sahip sistemleri kurmamız gerekiyor. Arkasından da gerçekten gerçek sistemi test edebileceğimiz merkezleri kurmamız gerekiyor.
Türkiye’de bu konularda başladı çalışmaya aslında inşallah önümüzdeki senelerde bu yörelerde ilerleyeceğiz.