Kemal Kılıçdaroğlu | Migros’da Eylem | RTÜK | Muhammed Nur Nahya
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=Oxc6W41UEkg.
Herkese merhaba bu programa hoş geldiniz. Kemal Kılıçdaroğlu gene bu muhteşem halkla buluşma videolarından bir tanesinde şey dedi. Dedi ki bu zamları geri çekmediğin sürece ben de elektrik faturamı ödemeyeceğim dedi. Erdoğan 31 Aralık’ta imzaladığı zamları geri çekinceye kadar ben bugünden itibaren gelecek hiçbir elektrik faturamı ödemeyeceğim. Peki şimdi Bu Bu protestoyu Ben yapamam. Siz de yapamazsınız. Çünkü enerjisa olsun, ayedaş olsun, ya da herhangi bir elektrik dağıtım firmanız olsun. Oturup da ben Pankartası ben sizi protesto ediyorum diye ben ödemeyeceğim dedikten sonra umurunda bile değil.
Tak diye kapatır elektriği. O kadar basit. Siz de oraya uğraşırsınız. Kapama bedeli, açma bedeli, bilmem ne bedeli, carpe bedeli, cülbedeli diye. Hiç şeye fark etmeyecek. Bu protesto… Anlıyorum protestoyu. Yani gerçekten benim elektrik faturam geldi. Yeni geldi. Geçen yıla kıyasladığım zaman resmen yüzde 120 zam. Öyle bir zamla geldi benim elektrik faturam. Ha sosyal medyada diyorlar ki ya sadece zenginler şey yapıyor. O kadar da abartmaya gerek yok. Gerek var. Yüzde 120 zamlı bir elektrik faturası. Yine de yüzde 120 zamlı bir elektrik faturası. İnsanın nefesi kesiliyor. Evde oturup bas bas bağırmaya başladım herkese. Elektrikler niye açık, niye aydınlıktasın kardeşim. Uyanınca illa karanlıkta. Ya rahatlıkla duş alabilirsin, giyinebilirsin. Oğlum dedim. Ama tabii ki şu zihniyet de olduğu için bu elektrik dağıtım işinde. Bakın bu da diğer arkadaşımız. Çorum gaz genel müdürü. Ne diyor? Evde atletle dolaşmayın diyor. Bitti. Evde atletle dolaşmamız gerekmiyor. Alaka yok. Yani onların umurunda değil ki. Anlatabildim mi yani. Pahalıysa suç onlarda da değil ki. Elektrik dağıtım firmasında değil ki. Suç tamamen hükumette.
Ama diyeceksiniz ki dış güçler. Yok abicim dış güçler oturup gene 5 aile, Rothschild ailesi bir araya gelip biz bu Türkleri nasıl sıkıştırabiliyoruz. Nasıl? Elektrik fiyatlarını yükseltirin. Good. Illuminati. Palavra abi. Dolar yüksek enflasyon var. Masraflar yükselince adamlar da yansılttı. Yansıltınca da bize geldi. O kadar basit. Bunun şeysi yok. Büyük şey böyle devasa böyle bir matematik dehasi olmanıza da gerek yok. Biraz mantığınız olması gerekiyor. Çünkü biliyorum. Bazı izleyicilerim yorumlarına bakınca ve okuyunca o mantık bile eksik olduğunu farkındayım. Siz kendinizi iyi tanıyorsunuz. Getirden sonra, yemek sepetinden sonra ve de tabii ki benim ofisimdeki çalışanlardan sonra ki onlar da greve girmişlerdi geçen hafta ama ben de iki tane polis meybruç yardım. Patakite dövdürttüm. Hemen paşa başa çalışıyorlar ikisi.
Bir daha yok böyle grevler. Kim sırada? Migros, Esenyurt depo. Çalışanları greve girdiler. Hakları. Grev en büyük hakları. Daha doğrusu çalışanın en büyük hakkıdır. Bu haklar şeyle alınmıyor. Sosyal medyada bağıra çağıra veyahut da biz ödemeyeceğiz de almıyor. Böyle grevle alınıyor bu ülkebe.
Nereden biliyorum? Çok basit. 32. gün arşivde bakarsınız orada Türkiye ve grev tarihlerini görebilirsiniz. Türkiye’deki çalışan, Türkiye’deki işçi sokakta alıyor hakkını. Hep öyle aldı. Ve de her hükümetin en büyük korkusu da odur. Sokağa çıktığı zaman sokağa taştığı zaman bu grevler, bu protestolar çok korkuyor ve de bu korkudan dolayı Migros’taki videoları görebiliyorsunuz. Yani 80-100 çalışana karşın
300 tane polis geliyor onları şey yapmak için, dışarıya atmak için. Migros gibi bir kurumun böyle bir şey yapması tabii ki yazık. Günah. Ama bu daha başlangıç. Gerçekten bu daha başlangıç. Çünkü bu bu bizim sosyal medyada gördüklerimiz, duyduklarımız veyahut da medyadan
medya makinesinin içinden böyle küçük bir şekilde damlayan haberlerden şey yapıyoruz. Her yerden grev konusu geliyor. İnşallah buna bir çözüm bulunur. O hal ilan edebilirsiniz, o hal zamanında ve hatta pandemi bir ara öyle bir sorunumuz da vardı. Pandemiden dolayı grev yasağı vardı. O halden dolayı grev yasağı vardı ama nereye kadar artık o hal diyeceğiz? Yani 15 Temmuz geçeli 7 yıl oldu. Daha nereye kadar pandemi diyeceğiz?
Çünkü kimse pandemi diye takkan yok şu an. Kimse. Koronavirüs artık bir neyi? Bir nezle oldu. Onu da başka bir şey bulacak hükümet. Veyahut da en iyi çözüm en doğru çözüm tabii ki nedir? Uzlaşma. Yani bu sisteme uzaktan bakıp kardeşim ben faizleri düşürünce enflasyon da düşecek, etki tepki tepki yetki falan filan diyeceğinize
gerçekten insan, vatandaş, babamın lafı. Sokaktaki adam homurdanmaya başladı. İşçi evine yemek götüremiyor. Her şey pahalı. Bunu çözümü de inanın bana. Bunu söylerken hükümet de. Çözüm onların elinde. Şimdi belki haberiniz yoktur ama bir yaklaşık geçen yılda galiba 2019 yılında bir yeni bir kanun yürürlüğe girdi. İşte burada
haber yapan yabancı kuruluşlar ve hatta haber yapan platformlar bir izin almaları gerekiyordu. Bunların arasında 3 yıl geçti ve bunların arasında 3 tane kurum. Bir tanesi Amerikanın Sesi, Diğeri Deutsche Welle ve EuroNews. Eminim daha fazlası yaptı. Kimler yaptı mesela? Selçuk Sports izin aldı. Kapatamıyorlar Selçuk Sports’u. Oradan istediğiniz maçları izleyebiliyorsunuz.
Reklam değil bu. Gerçekten öyle yani. Ama ilginçtir ki Bula Bula Rütük Amerikanın Sesi, Deutsche Welle ve EuroNews’u hedef aldı ve de onlara resmen bir uyarıda bulundu. Dedik ki 72 saat içerisinde sizliği, sans başvurunuzunu yapmazsanız sitleriniz engellenecek dedi. Şimdi EuroNews’u biliyorsunuz. EuroNews o kadar böyle şey bir haber şeyi değil. Haber portalı değil. O kadar önemli bir haber portalı değil. Avrupa destekle, Avrupa Birliği destekle. Avrupayla ilgili haberler yapıyor. Deutsche Welle, Amerikanın Sesi, Şimdi bunlar esas sorun hükümetin gözünde. EuroNews karambol da onları da eklemişler. O da yapmadı. Sen de gel gel gel. Anlatabildim mi? Esas hedef burada Amerikanın Sesi ve Deutsche Welle. Amerikanın Sesi ve Deutsche Welle’nin haberlerine baktığınız zaman bizim hiçbir televizyon kanalında, haber sitesinde ve hatta herhangi bir unutsal
mecrada göremeyeceğiniz, duyamayacağınız haberler bulunuyor orada. Onun da sebebi bazı kesimler için bağımsızlık olduğu için, diğer kesim için fonlandıkları için. Yurtdışından para alıyorlar ondan dolayı. Peki. Nasıl isterseniz. Hangisini kafanızda kabul etmek isterseniz. Ama bu artık devletin biraz daha bu haber özgürlüğünü sıkıştırma
amaçlı hamlelerinden bir tanesi. Olduğu kesin kesin. Kesin kimse bana bir şey anlatmasın burada. Ama işte bizim kanunlar. Yok. Son bir haber daha yapmak istiyorum. Çünkü bunun bu bölüme de şey olarak kullanmak istiyorum. Direkten dönen. Diyeceksiniz ki hayırdır. Çocuğun ismi Muhammed Nur Nahya. Özelliği ne? TikTok’ta fenomen bu çocuk. Nedir şeysi? Cumhurbaşkanımızın taklidini çok çok iyi yapıyor.
Gelin bir kısaca videosunu izleyelim. Bunlar tencere tava hep aynı hava. İnanın Başkanım Başkanım Meeting’te değilsiniz. Karantinadayız artık. Öyle mi yani? Yani Dünya o kadar alışmış ki inan hiç farkında bile olmadı. Neyse Hava zaten şöyle soğuk. Hadi gir içeri bakalım. Girelim içeri. Şimdi iki video var orada.
İki videoda da ilginç bir şey gösteriyor. Anlatacağım size. Bir tanesinde işte Cumhurbaşkanımız karantina da skeç yapıyor. Sıkılıyor. İşte Emine Hanım’a şey yapıyor. Balkona çıkıp oradan sesleniyor. Ama hep onun ses tonu, onun konuşma şekliydi. Çok da çok net bir yani herkesin tanıdığı bir ses tonu. Herkes tanıyor zaten. Çünkü sabahtan akşama kadar duyuyoruz onu. Cumhurbaşkanımızı görüyoruz, ediyoruz. Her yerde Cumhurbaşkanımız. Asıl önemli olan şu 2023’te
tekrardan iktidar oluyor muyuz? İnşallah başkanım. Bu ne ya? Sen kimsin ya? Terbiyesize bak ya! Maşallah! Bu videoda bir tane güzel bir olay oluyor. Bir şişe oyunu yapıyor. Tamam mı? Şişe iki defa deniyor. Üçüncü olmuyor. Üçüncü de denediği zaman oradaki arkadaşı iple şişeyi kaldırıyor. Şöyle diyor. Tamam. Çok koyik. Ama
siz niye komik olduğunu merak ediyorum. Yani bunun niye sizin için komik olduğunu merak ediyorum. İkinci videoda da ikinci videoda da post makinesinden bir yemek oluyor. Post makinesinde ama bakıya geçersiz diyor. Bakıyor adama. Sen denediyor bir kere daha diyor. Ver şunu böyle diyor. Post makinesi kredi kartını kabul ediyor. Bu çocuğun geleceği çok hızlı bir şekilde tersi de gidebilirdi. Yani şöyle. Bu videoyu izledikten sonra bilmem ne bilmem ne savcısı coşup çok rahatlıkla Cumhurbaşkanı’nıza hakaret sen kim oluyorsun da Cumhurbaşkanı’nıza kredi kartı geçersiz olduğunu söylüyorsun fakir mi diyorsun Cumhurbaşkanı’nıza deyip veya sen kim oluyorsun da Cumhurbaşkanı’nıza şişe atma oyunda hile yaptığını ima ediyorsun de deyip bugün
içeride olabilirdi. Bu çocuğa direkten dönenler listeme ekliyorum. Ne oldu? Çok sevildi. Ama herkes bunu paylaşırken çok komik değil mi? Diyip paylaştı. Ay ne güzel şeylerden. Bu sabah da yani TGRT Haberi Cenk Küçüğün programına çıktı. Allah’tan çıktı Cenk Küçüğün programına.
Yani ilk programın mesela Halk TV’ye çıksaydı veya Tele1’e çıksaydı ve hatta Sözcü’ye çıksaydı ilk yani ulusal medya olarak öyle ne doğru savcı harekete geçmişti. Garantisini verebilirim. Neyse güzel skeç. İzlemenizi öneririm linklerini de aşağıda bulabilirsiniz. Aşağıda başka ne bulabilirsiniz biliyor musunuz? Biliyorsunuz biliyorsunuz. Paylaşma linkimi
mesaj atma linkimi ve de tabii ki yorum linkini bulabilirsiniz. O üçünü lütfen lütfen lütfen ihmal etmeyin.
Yarın görüşmek üzere.
İlk Yorumu Siz Yapın