Kur Korumalı Mevduat devam edecek mi? Prof. Dr. Hurşit Güneş yanıtladı

Kur Korumalı Mevduat devam edecek mi? Prof. Dr. Hurşit Güneş yanıtladı videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=0TS2WrVOyuk. Konuşuyor anladığım kadarıyla. Özellikle galiba bu emekliler ya da işte belli bir parası olup bununla ek gelir elde edenler bu kur korumalığı mevduattan çok faydalanmaya çalışmışlar. Herhalde hükümetinde bir anda belki onları mümin etmez şeyi vardı…

Kur Korumalı Mevduat devam edecek mi? Prof. Dr. Hurşit Güneş yanıtladı

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=0TS2WrVOyuk.

Konuşuyor anladığım kadarıyla. Özellikle galiba bu emekliler ya da işte belli bir parası olup bununla ek gelir elde edenler bu kur korumalığı mevduattan çok faydalanmaya çalışmışlar. Herhalde hükümetinde bir anda belki onları mümin etmez şeyi vardı ama bir, bu ne kadar sürer diyorlar? İki, bunun mahallete taşınabilir mi? Çünkü Haziran’daki giderlerde çok ciddi bir içinde kur korumalığı mevduata
ödene çok olan para var yani açığın hemen hemen yarısı oradan giriyor. 16-17 milyar TL Toplamda da 37. Bu nereye kadar sürdürebilir diyorlar bu para bu sürdürülemezse ne olur? Şimdi birincisi Yani hükümetin ne yapacağını ben bilemem çünkü ben hükümet Rahsiyon olarak ne kadar sürer? Rahsiyon olarak hiç olmamalı diyeceksiniz tabi de. Olmamalı ve yeni gelecek hükümet yani seçimlerden sonra gelecek hükümet bunu kaldıracaktır. Kalkmalıdır da. Peki bu hükümet kaldırmaz mı bir vadede? Bu hükümet kaldırmak zorunda kalabilir. Kalmalıdır. Ama bu hükümet rasyonalitesini ne kadar koruyor bilemiyorum çünkü bunun sürdürülemez olduğunu hemen hemen tüm iktisatçı meslektaşlarım söyledi bunun mahsullu olduğunu. Ama kaldırmadılar. Yani dünyanın hiçbir yerinde Yani döviz kuru çok giderse Ben mevda sahiplerine Ceplerine ayrıca para vereceğim diye bir sistem olmaz. Bu deli saçması bir sistem. Yani bir insanın ya dövizi vardır ya trs vardır. Böyle bir sistem olmaz. Bu yanlış bir sistemdir. Ha şunu merak edenler varsa söyleyeyim. Bana kalırsa bir ülkede Tasarrufçunun bütün tasarrufları Resmen Kendi ulusal parasında olmalıdır. Bu doğru. Ama mademki döviz tasarrufları var
Bu döviz tasarruflarının yanı sıra Türkler’in tasarrufa döviz kadar getirivericem diye bir sistem olmaz. Bu yanlış bir sistemdir. Ve nitekim kasayı da boşaltmaktadır. Ben döviz kurundaki hareketin hızlanacağını düşünüyorum sonbaharda. Varsayalım 25 lira oldu. Aşırı bir rakam olduğunu düşünüyorum. İnşallah da olmaz ama oldu diyelim. Ne olacak? Nereden ödeyeceksin bunu? Dükkana. Ya böyle şey olur mu ya? Bu deli saçması bir şey ya. Bu enflasyon demek. Yani siz bütçeyi açık vereceksiniz. Götürüp oraya vereceksiniz. O verince bir çatı almasın. Kendiniz yüksek parayla borçlanıp onu hazineye koyacaksınız. Ondan Zenginin parasına fayda edeceksiniz. Böyle bir sistem olamaz. Böyle bir sistemi neyin adına yapıyorsun? Efendim faiz veya riba İşte şeydir Haramdır. Efendim o çok karışık bir konu şeyde teolojide yani İslam teolojisinde. Ribafat var, riba nasf var falan. Ben teolog değilim. Onun için o işe girmek istemem. Ben ilgisayarçıyım nihayetinde. Ekonomik kurallarla konuşmak isterim. Kaldı ki Türkiye layık bir ülke. Layık bir ülkede Dini inançlar ancak bireyleri ilgilendirebilir. Devleti ve Faysalara faiz veriyorlar. Tabii ki öyle. Çünkü o önünde fetvaları var pek çok. Tabii ki o ayrı. Yani enflasyon kadar veriyorlar. Ama bizim istiyor ki
Enflasyon kadar vermem ama üstünü ben tamamlayacağım hatta fazlasını vereceğim diyor. Böyle bir sistem olur mu? Kim kimi aldatıyor? Bu yanlış bir şey ve bundan dönülmesi gerekiyor. Peki bundan dönülebilir mi? Şöyle bir korku var. Bundan dönülürse buradan geri gelen para dövize gider. Herkes dövize yatırım yapar diye bir korku var. Şöyle diyenler var. Normalde bundan yavaş yavaş dönülüp Normal bir faiz artışıyla bu iş dengelenir ve ekonomi
Brayne’e oturur diyenleri var ama Mayıs’da seçim olursa Haziran’da bu işler düzelir. Ha siz 2023’e kadar bunun süreceğini düşünüyorsunuz. Ben bunların kaldıracağına inanmıyorum. Bunlar işi daha kepazye edip idlyaniye kepazye edip bırakacaklar. Çünkü bunu sürdürülemez hale geleceğini görecekler. Ama kontrol ettiklerini düşünüyorlar. Ama kontrol edemiyorlar. Bakınız ne yaptılar? İracaççıya birtakım sınırlamalar getirdiler değil mi?
Devam ediyorlar mesela başka türlü önlemlerle. Bozulması gereken dövizlikten arttırdılar. Tabii yani başka önlemler. Çünkü durmuyor. Çünkü enflasyon yüksekse döviz kurudan alıp başını gidecektir. Nasıl durduracaksın? Neyle durduracaksın? Döviz kurundaki artışı durdurmak para ve maliye politikalarıyla olabilir. Para politikanız ortadan kalkmıştır. Maliye politikanız da özellikle bunu önleyecek güçte değildir. Dolayısıyla döviz kuru alıp başını gider enflasyon yüksekse. Ne yapacaksın?
Bunlarla iş olmaz. Yani siz buzlu yola girmişsiniz, ben asla zincir takmam diyorsunuz. E kaza yapacaksın sonunda. Şimdi kaymazsan sonunda vuracaksın arabayı. Buzlu yol. Kar yağmış, buz tutmuş. Zincir takacaksın, öyle ineceksin. Çaresi yok. Önlemini alacaksın. Peki anlık edersiniz bunu kalkacağı kalp.
Dediğiniz seçime kadar AK Parti. Böyle gider bu da önümüzdeki adına itibaren hazineye daha da ağır yükler bindirir. Ondan sonra gelenin işi zordur ama onu söyleyeyim. Tabii ki zor. Düzeltmesi zordur. Hastayı iyi etmesi daha zordur. Hasta olmamış birine bir doktor gerekli önlemleri alıp onu hastalıktan koruyabilir. Ama iyiden iyi hastalandıktan sonra evde vücudu sarmışsa onu düzeltmek zordur. Dolayısıyla vatandaşlarımıza buradan şunu söyleyelim. Gelecek olan
yönetim altını masamı gelecek, kim gelecekse Türkiye’yi toparlamak da oldukça zorlu bir dönem yaşayacaktır. Kolay olmayacaktır. Ve bu sadece ekonomik politikalarla da olmayacaktır. Aynı zamanda siyasi ve hukuki değişikliklerle ancak Türkiye toparlanır. Ben Türkiye’nin çok hızlı toparlanacak bir potansiyonu oldum şu an doğru kararlarla. Sürre? Bir sene.
Ben de onu söylüyorum zaten ama bir ay değil yani. Bu önlemleri ister bugün AK Parti alsın, ister yarın AK Parti seçimi kaybederse, yeni gelenler alsın, kim alırsa alsın, doğru önlemlerle Türkiye ekonomisi çok canlı ve güçlü bir ekonomi toparlanır. Güvenilir bir siyasi iktidar olduğu takdirde evet bir yıl içinde toparlanır. Güvenilir, öngörülebilir, bilimsel, istişareye dayanır, toplumla ilintisini iyi kuran bir iktidar Türkiye’yi elbette çok daha iyi bir yere götürür. Bir şey daha söyleyeyim, Batı’yla ve komşularımızla da ilişkimiz çok daha iyi olur. Müttefiklerimizle de ilişkilerimiz çok daha iyi olur. Ve o ilişkilerin iyileşmesi de ekonomiye katkı sağlar. Bana sorarsınız ekonomik çözüldür de, göçmen meselesi en önemli mesele yok ama o sizin konunuz elbette değil. Hemen şey gelelim, Türk ekonomisi nasıl etkiler? Amerikan Merkez Bankası peş peşe yaptığı,
küçük ama Amerika’cısından büyük sayılabilecek faiz artışlarıyla Amerika’da enflasyon düşürmeye çalışıyor. Daha doğrusu bütün dünya, gerek IMF, gerek Dünya Bankası, bütün ekonomik kuruşları, bütün ülkelere enflasyonunuzu düşürün, kontrol altına alın, diye çağırdı bunlarlar. Ve Amerika’da buna ilk başlatan oldu. Amerikan Merkez Bankası FED geçen sene daha açıkladı dedi ki
ben önümüzdeki Mart’tan itibaren faiz artışlarıyla gideceğim ve enflasyonu düşüreceğim. İlk faiz artışını yaptı, ikinciyi yaptı, beklediğimde biraz yüksek yaptı. Bundan Amerikan enflasyonu tam anlamıyla hız kesmedi, 9’a kadar çıktı. Ve bunun doğal etkisi olarak da faiz artırımının ve doları güçlendirecek olmasını bu faiz artırımının doları güçlendirecek beklentisi Avrupa Birliği içerisinde Euro’nun dolar karşısında değer kaybetmesine seviyet verdi ve şu anda ilk defa uzun yıllar sonra parete hemen hemen dengeleniyor. Bir dolar bir eroya çok yakın eşit diyebiliriz. Bunun Avrupa arasından olumlu ve olumsuz sonuçları var. Olumlu sonuç şu, Amerikan ekonomisin dış ziyaret açığının büyüme ihtimali fazla. Amerikan ekonomisi biraz frene basmak zorunda kalacak. Değer kaybeden dolar yüzünden, pardon Euro yüzünden Amerikan piyasasına
bol miktarda Avrupa menşeili ürün girmeye başlayacak. Bu da Avrupa’nın ticaretini olumlu etkileyecek ve Amerikanın da dış ziyaret açını büyütecek. Bunun da Amerika’da yeni faiz atışlarına sebep olma ihtimalinden de bahsediliyor ve karanbol bir dönem yaşanacak sanki. Bu Türkiye nasıl etkiler? Etkiler mi? Lehimize mi? Aleyhimize mi? Çünkü biz dış alımımızı dolarla, dış satımımızı ise büyük oranda yürüyerek yapıyoruz.
Oranlar çok çok farklı değil. Yani %50-55 falan. Evet, 55 Euro. O civarlarda. Yani böyle %80 ithalatımız dolarla değil. Birazcık daha fazla. Enerjiyi dolarla aldığımız için oradaki esas mesele var. Şimdi hemen sorunuzda, şurasına bir not da söyleyeyim. Amerikan Hazine Bakanı Jen Yellen, eski Fed Başkanı ve
iyi bir para ekşahçısı, kocası Nobel ödülü almış bir ekşahçı, George H. K. Love. O bir şey söyledi. Yani Amerikan Merkezi, yeni Merkez Bankası yani Trump zamanında atanan Merkez Bankası başkanı ki makul bir adam, iş adamı. O faiz arttırımına başladığı zaman dedi ki, çok aşırı artışlar bir süre sonra Amerikan ekonomisine durgunluk da getirecektir dedi. Dolayısıyla Evet, Amerika’da bir ciddi
%1’e yakın bir faiz artışı daha bekleniyor ama arkasının aynı biçimde düşünüyor. Dolayısıyla bir süre sonra Amerikan ekonomisinde bir durgunluk olacağı için o Amerika’da bir başta bir süre için yaşanacak ithalat artışı bir sonra sonra iç talepteki durgunluk nedeniyle dengelenecektir.
Bunu bir o taraf için konulacak. Neden önemli? Çünkü dünya ekonomisi bizi de etkileyecek. Amerikan ekonomisi bizi dünya etkiliyor.