"Enter"a basıp içeriğe geçin

Melis Sezen’i Hedef Gösteren Ahmet Çakar | Mehmet Ali Erbil | Fısfıs İsmail | İstanbul Sözleşmesi

Melis Sezen’i Hedef Gösteren Ahmet Çakar | Mehmet Ali Erbil | Fısfıs İsmail | İstanbul Sözleşmesi

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=IlJMnUF_APU.

Herkese merhaba ve programa hoş geldiniz. İki kişi sadece var burada. Neyse. Bugün……ifşa günümüz. Ne ifşası? Erkekleri ifşa etme günümüz. Sevgili bayanlar size bir şey söylemek istiyorum.
Bunu lütfen, bunu da söylerken, bir kız yani babası olarak bunu da söylüyorum. Biz erkekler olarak iğrenç bir milletiz. Ben bir söyleyeyim. Ve de bütün diğer iğrenç erkeklerden dolayı da ben özür diliyorum sizden. Çok çok özür dilerim. Bu… Affedersiniz, bu hayvanlarla……aynı topraklarda yürümekten utanıyorum. Gerçekten utanıyorum.
Çünkü esas sorun bizde. Hata bizde. Hata erkeklerde. Hata aynı zamanda da medyada. Niye biliyor musunuz? Çünkü ağzımızı açmıyoruz. Böyle boş geçiyoruz. Anlatabildim mi? Basit örnekler vereceğim size. Basit örnekler vereceğim. MHP Eski Millet Vekili Ahmet Çakar, oyuncu Beliz Sezer’i hedef gösterdi. Haber.
Geçen gün bir galaya çağırdılar, bir kıyafet giymiş, o kıyafet kanunen suç demiş. Çünkü göz dekortesi tamamıyla açı… Neyse gelin beraber izleyelim. Gelin beraber izleyelim. Şimdi veriyorum. Sadakatsız diye bir film oynuyor. Camdaki Kız diye bir film oynuyor. Gibi. Bu Sadakatsız filmde oynayan bir kız var. Adını filan bilmem. Geçen gün onları bir galaya çağırdılar. Bir kıyafet giymiş.
O kıyafet suç. Kanunen suç. Hem de şikayete bağlı olmayan suçtur. Çünkü göğüs dekortesi tamamıyla açık. Toplum içinde kendini gösteriyor. Yani süt yiyen yok. Gönül dekortesi göbeğe kadar inmiş. Yani bu ahlaksızlığın daniskası değil midir? Ahlaksızlığın daniskası bu. Bu adam. Ve bu program. Ve bu program formatı ayrıca. Abi beş erkek oturmuş. Tamam mı? Türkiye’de milyonlarca sorun varken, binlerce dert varken…
Abi bir kadının dekortesiyle ilgili konuşuyorlar. Aşağılık bir olan ya. Ya size ne? İstediğini giyer. Süt yen giyer, süt yen takmaz, don giyer, don giymez. Umurunda bile değil. Sizin de derdiniz olmamalı. Ey 21. dönem MHP İstanbul milletvekili. Sayın avukat Ahmet Çakar. Suçmuş. Abi o kadar çok suç var ki ülkede.
Bunu mu şey yapacağız? Şey polisi mi gerekiyor bize şimdi? Ha? Şey, süt yan polisi. Hanımefendi, buyurun. Süt yan taktınız mı giydiniz mi? Hayır. Karakola. O mu mağzara olması gerekiyor? Ne kadar ince absürt bir ülke değil miyiz zaten? Yani bunu da mı eklememiz gerekiyor? Neyse. Bu bir grup. Böyle bir grup erkek. Böyle konuşuyorlar. Allah’tan da Hazalka’ya cevap verdi.
Tak diye bir cevap verdi ama güzeldi bir cevap. Oturduğunuz koca koca hukukçular, ki öyle, torununuzun yaşındaki kadının dekoltesini, bedelini mi konuşuyorsunuz demiş. Kadına şimdi suç değil mi? Ya da hedef göstermek. Orada da bir suç varsa suçlu sizsiniz. Ahlakınızda boğulun dedi. Helal olsun abi. Şimdi bir tane daha var. Devam etmek istiyorum. Bu da.
Bu da yıllardan beri var. Anlatabilir miyim bu adam? Yıllardan beri var. O da… Bir türlü hastalığı ne olduğu bilinmeyen ama çeşitli çevrelerde, aşağı yukarı bilinen, Mehmet Ali Erbil. Diyalog Mehmet Ali Erbil ve Melike Öcalan’la arasında yapılan bir diyalog. Gelin, birlikte izleyelim onu. Güzelleşmişsin kız. Güzelleşmişsin kız. Hemen böyle.
Elimi değdirdiklerim meşhur oluyordu. Elimi değdirdiklerim meşhur oluyor. Sana bir değdiremedim elimi. Sana bir değdiremedim elimi diyor. Abi nasıl yıllış… Ama yanındakileri de görmem gerekiyor. Yani yanındakiler de böyle… Bebeğeler böyle. Ya ne alem adamsın. İğrenç bir herif. İğrenç bir adam. Yıllışık. Bu mu? Bu mu bizim model?
Ne de biliyor musun sorun. Bir sahneyi davet etmeli sorun orada zaten. Bu adamı sahneyi davet ediyorsunuz. Veyahut da dizi teklifi gidiyorsunuz. Veyahut da çarkı felek de oynattırıyorsunuz adamı. Sorun orada zaten. Sorun medyada sorun. Bu adamı alacaksın, kutuya koyacaksın ve bir daha da görmeyeceksin. Veyahut da o hukukcuyu bir daha da çağırmayacaksın. Yani kanal yönetimi olarak anında bu adamı bir daha çağırmamanız gerekiyor. Ama yapmayacaksınız onu.
Anlatabildim mi? Şimdi ne derler ya? Çünkü cesareti bir yönetici de yok. Veyahut da bu organizasyonu yapan, buradaki şey yapan bir patron çıkıp ya kardeşim bir daha Mehmet Ali Erbil’i televizyonda görmek istemiyorum demesi gerekiyor. Ama dem… Efendim oğlum.
Anlamadığım kelimeyi internete yazabilir misin diye mi bana telefon ediyorsun şu an? Ciddi misin yani anlamadığım bir kelime var kitapta. Onu internete yazabilir miyim diye mi soruyorsun bana? Oğlum anlamadıysan tabi ki araştırman gerekiyor internette kelimin anlamı ne olduğunu. Ama beni aramana gerek yok bunun için. Nasıl beni bin bir şey için aramadığın gibi niye bunun için beni arıyorsun? Tamam süper çok teşekkürler. Bye bye bye bye. Mevdeli Erbil’e bir dolaba sokup bir daha da görmemek üzerine konuşuyordum ki oğlum aradı kusura bakmayın. Yani gerçekten bir tane cesaretli yönetici çıkmayacak mı? Ya bir televizyon oturup da ya televizyon gruplu bir araya gelip televizyon patronları bir araya gelip. Hepimiz bütün televizyon patronları bir araya gelmeyi çok iyi biliyor.
Orada restoranda şurada burada baba naber ne yapacağız bilmem ne falan filan diye. En azından bir tanesini çekip ya bir daha mı biz bu Mehmet Eriyar biraz geri kalmadı mı? 2000’li yıllarda kalmadı mı bu adam? Ya kadın hakları varken böyle yılışık bir muhabbet elimdeydi mi sana? Ve de tabi ki benim favorim yani bu hala bu adam yani bu bir şansı vardı bu adamın yeniden dizilere geri gelmesi için.
Onu da aldı batırdı. Kim o? Pıs pıs İsmail. Fıs fıs İsmail yanlış anlamayın astımlı olduğundan duyuyor. Ağzı koktuğu için yapıyordu. Kadına iğrenç diyecek kadar ahlaksız biri mi? Ayrıca böyle bir yetkim mi var? Geçende de size söyledim. Benim böyle bir yetkim yok. Böyle bir beynim yok. Kesinlikle yok. Sorun nerede biliyor musunuz? Bu üç hanımefendide. Bu adamı almışlar işte kadınlar tak giymesin. Kanun var hukuk var gibi aptal aptal sözler etmiş bir röportajla. Bu üç hanım da almış ya açıklasana bunu. Niye açıklıyorsunuz kardeşim niye alıyorsunuz? Onu da bir dolabın içine koyun dolabını da denize atın. Bitti konu kapandı bir daha da görmeyeceğiz böyle adamları. Temel sorun nerede biliyor musunuz? Esas en temel sorun.
Biliyorum diyeceksiniz ki yine mi geldik oraya? Geldik abi İstanbul Sözleşmesi. Çünkü burada başlıyor bunlar. Anlatabildim mi? Burada başlıyor. Devlet büyüklerimiz buradan başlatıyor. Diyor ki senin de kadınları ekstadan korumamıza gerek yok diyor. Erkekler bunu söylüyor kadınlar için. Çünkü erkeklerin kadının üzerine bir sanki şey varmış gibi geliyor böyle bir ne bileyim bir güç. Tabiata göre bir güç olduklarını düşünüyorlar yanılıyorlar.
Benim şahsen hiç öyle bir gücüm yok benim evde. Eşim kan komutanı gibi evi yönetiyor. Haklı her şeyi o yönetsin tabi ki. Ama Erdoğan Sayın Cumhurbaşkanımızın dediği gibi. Daha adilini daha güzelini Ankara Sözleşmesi diye hazırlarız. Yola onunla devam ederiz. Bunu ne zaman söyledi biliyor musunuz?
Bir yıl önce. Where is it? Ne Ankara Sözleşmesinden bahsedildi ne İstanbul Sözleşmesinden bir şeyler oldu. Ne kadın hakları ile bir ilerleme kaydediyoruz. Yazık. Böyle adamlar Cumhurbaşkanımızdan bahsetmiyorum.
Ama bu diğer bu Fıstıfıs İsmail Mehmet Ali Erbil artık onları bir ne bileyim. İngilizlerin dediği gibi cancel etme zamanı değil mi? Hı? İptal etme zamanı değil mi? Bir daha da görmeyelim. Çünkü şahsen ben erkekler adına utanıyorum böyle adamlarla aynı toprakta yürümekten. Ama kimden utanmıyorum biliyor musunuz? Sizlerden. Benim bundasınız. Ama bunu yapmanız gerekiyor. Bunu yapmanız gerekiyor ve şunu da yapmanız gerekiyor. Siz anladınız neden bahsettiğimi.
Yarın görüşürüz.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir