Namazda Huşû İçerisinde Olma ne Demektir? – Fatih Kalender Hoca Efendi @İsmailağa NET

Namazda Huşû İçerisinde Olma ne Demektir? – Fatih Kalender Hoca Efendi @İsmailağa NET videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=_gjqjT-DObc. Namazda kuşu içerisinde olmak ne demektir? Namaza odaklanabilmek için ne yapmak gerekir? Bu konuda aydınlatabilebilirsiniz hocam. اَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِاسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَانِ الرَّحِيمِ الحَمْدُ لِلَّهِ وَصَلَاتُ وَسَلَامُ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ وَسَلَّ اللَّهُ…

Namazda Huşû İçerisinde Olma ne Demektir? – Fatih Kalender Hoca Efendi @İsmailağa NET

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=_gjqjT-DObc.

Namazda kuşu içerisinde olmak ne demektir? Namaza odaklanabilmek için ne yapmak gerekir? Bu konuda aydınlatabilebilirsiniz hocam. اَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِاسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَانِ الرَّحِيمِ الحَمْدُ لِلَّهِ وَصَلَاتُ وَسَلَامُ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ وَسَلَّ اللَّهُ وَتَعَالَى عَلَيْهِ وَسَلَّمُ مَبْعَدُ İfade ettiğiniz üzere Abdülhoca’mız Ümre’ye gitti.
Uzun bir zamandan sonra Hicaz yolunun açılması hakikaten bizim için bir sorur vesilesi. Rabbim onun ve bu meyanda şu andaki bütün Ümrecilerimizin Ümrelerini Rabbim kabul eylesin. Bizlerin de oralara gidip de Kabe’ye yüz sürebilmeyi nasip eylesin. Yine keza bu gece itibarıyla camiamızda birçok hocamız malumunuz
Özbekistan seferine gittiler, meşayihin kabilden ziyarete gittiler. Rabbim onların da hayırlı bir şekilde gitmeyi, oradaki vazifeleri yerine getirdikten sonra hayırlı bir şekilde dönmeyi de nasip eylesin. Yine onların kalbinde bizleri de unutturmasın ki dualarına bizleri de ilhak etsin diyelim bu vesileyle.
Sualin cevabına girecek olursa aslında bu soru fıka tahallük eden bir soru olmamakla beraber ama yine de cevap verilmesi gereken bir soru. Çünkü ibadetteki asıl maksat nedir? Namaz ibadettir hatta öyle bir ibadettir ki imandan sonra kişinin en mesul olacağı ahiretteki imandan sonraki ilk suali namazdır.
اِنَّ اَوَّلَ مَا يُحَاسِبُ بِهَلْ نَاسِ يَوْمَ الْقِيَامَ الصَّلَى Hadis-i şerifte Efendimiz öyle buyuruyor. Kişinin kabirde imandan sonraki ilk suali namazdır. Namazda sınıfı geçen bir kimse diğerlerinde de geçer ama namazda sınıfta kalan bir kimse maalesef diğerlerinde de sınıfta kalır. Ve ilk gecesi kötü olan bir kimsenin de diğer geceleri daha kötüye doğru gider. Rabbim o hale düşmekten ümmet olarak cümlemizi muhafaza buyursun.
Hatta bundan dolayı namaz noktasında Allah-u Teala Hazretlerinin bizlere karşı bir vaadı. Yani tabiri caizse bir anlaşması. Ey kullarım siz namazınızı dost doğru kılın. Benim istediğim gibi namaz ibadetini ifade edin. Size söz veriyorum ki bana karşı asi olmayacaksınız. İsyanker olmayacaksınız. Günahkar olmayacaksınız. Günah işlemeyeceksiniz. Çünkü o namaz sizi kötülüklerden men edecektir. Kur’an ayeti bunu açık bir şekilde ifade ediyor. Tabi ki bu meyanda bir insan namazını kıldığı halde hala daha gıybet edebiliyorsa, hala daha yalan söyleyebiliyorsa, harama bakabiliyorsa, haram işlerle iştigal edebiliyorsa burada iki nedenden biri. Ya Allah-u Teala Hazretleri verdiği sözde sadık olmadı ki haşa bunu düşünemeyiz.
Ve men esteku minallahi kıyla Allah’tan daha sadık kim olabilir? O zaman ikincisi bizden istediğinden namazı bize ifade edemiyoruz. Yani o namaz ki bizi kötülükten men edemiyorsa demek ki talep edilen namazı bizim icra ettiğimiz namaz o namaz değil. Rabbim cümlemize hakkıyla namaz kılabilmeyi nasip eylesin. Ama tabi ma la yudire kulluhu la yudireku kulluhu. Yani bir şey tamamı elde edilemiyorsa tamamı terk edilemez. Bizi bütün günahlardan arındıracak, bütün günahlardan temizleyecek bir namaz ifade edemiyorsak o zaman hiç namaz kılmayalım mı bu da doğru değildir. Elbette yapabildiğimiz kadar bu ibadeti yerine getireceğiz. Şartları muvacayısıyla yerine getirdiğimizde tefruhu zime diye tabir ettiğimiz mesuliyetten, dünyevi olarak bu mesuliyetten kurtulacağız.
Ki ahirette de Mevlâ Teâlâ Hazretlerinden bunun mükafatını bekleyeceğiz. Peki namazda huşûyu elde etmek elbette namazın sünnetlerine riayet etmek, müstehablarına riayet etmek. Biliyorsunuz huşû kalbin amelidir. Kalp göze tabidir. Dolayısıyla bir insan gözüyle tahalluku olursa başka başka bir şeyleri müşahede ederse bu kalbinin de o taraflara tahallukuna seybiyet verebilir. Bundan dolayı namazdaki sünnetlerden bir tanesi secde mahalline bakılması. Yani sağa sola bakılmaması bu belki namazın saati engel değildir. Kerahat olmakla beraber ama kalbi huzuru sağlamaya tahlik eder. Hatta o hatta namaz kıldığımız seccademizde çok fazla nakış varsa işlem varsa bu bir de namazımızın huşûsuna etki yapar ki.
Efendimiz’den büyüklerimizi nakleder, seccadenin tersini çevirerek namaz kılar. Zira o nakış onun gözüne baktığında farklı şeyleri müşahede olmasın. Ya da Kabe’ye orada olması vesaire gibi işte ne bileyim o nakışın ahengine kapılarak namazda olması gereken huşûya mani olmak.
O yüzden kendimizi ne kadar namaza verebiliyorsak ne kadar Mevlail’in karşısında olduğumuzu hissedebiliyorsak bununla alakalı cavaniplerden kendimizi arındırmamız gerekir. İmam-ı Rabbân-ı Kudüs’e sîr-ruhunun mektubat isimli eseri var malumunuz. Orada bir Müslümanın namaz kılarken müşahedesinin nasıl olmasından bahsederken güzel bir temsil vardır.
Belki bu temsilik kişi üzerine tatbik ederek namaz kılarsa bir nebze dahi olsa huşûyu elde edebilir. Malumunuz iftidah tekbiri alıyoruz. Yani tahlime diye tekbir ifade ediyor ki Allah-u Ekber diyerek ellerimizi kulak yumuşaklarımızın hizasına kaldırıyoruz. Tabii bu ameliyye sünnettir. Tekbirle namaza giriyoruz. Ellerimizi bu şekilde kaldırmamız, dünyayı arkamıza atmamız,
ahirete tahlik etmemiz, Mevla’nın huzuruna çıkmamız ve ellerimizi bağlıyoruz ve Mevla Teala Hazretleri’nin huzurundayız. Sanki kıyamet kopmuş, yapılanlar yapılmış. Herkes amellerince muhafaza ediyor ve ben de kendi amelimize Mevla’nın huzuruna hesap veriyorum. Fatiha-i Şerif okuyorum, Zammı Sûre’yi okuyorum. Tabii eğer manasını müşahede edilirse bu çok güzeldir.
Ve orada Mevla Teala Hazretleri sana sual ediyor, ey kulum ben sana şöyle bu nimeti verdim, bu nimeti verdim, şunu yaptım, bunu yaptım. Sen ne yaptın? Artık o sualler karşısında ısıtatımız gidiyor, ayaklarımızın dermanı kesiliyor ve o anda rüküya intikal ediyoruz. Yarabbi yani benim halim nice. Yine tabiri caizse Mevla Teala Hazretleri kalk kulum onun yeri dünyaydı. Burası hesap verme yeri, burası ibadet yeri değildi. İdiği zaman rükûdan kalkıyoruz ama bakıyoruz ki ayaklarımıza derman kalmamış secdeye iniliyoruz. Bu şekilde bir tefekkür ve bunun devamı Mevla kalk kulum hesabını devam et dediğinde tekrardan kalkıyoruz. Ama bakıyoruz ki müracaat edecek bir yerimiz yok. Tekrardan secdeye gidiyoruz ve böylece birinci rekatı tamamlıyoruz.
Bu rabıtıyla, bu düşünceyle namazı kılmak ve teşehüde oturuyoruz. Mevla Teala Hazretleri yine sual ediyor bize. Ey kulum şu nimete mukabil ne yaptın? Dünyadaki yaratılış gayene hizmet edebildin mi dediğinde selamla sağ tarafımızdan yardım talep ediyoruz bir şey yok. Sol tarafımızdan yardım talep ediyoruz bir şey yok. Sonra avuçlarımıza alacağız. Ya Rabbi senden başka gidecek kapımız yoktur diyerek o müşahede ile o manevi hazla beraber namazı kılabilmek. Tabi kişi bu şekilde namazı belki kendini zorlayacak ama bu aslında namazda olması gereken o hazla almasına sebebiyet verir. Rabbim bu hazla alabilmeyi cümlemize nasip eylesin. Bunlara dikkat edilirse inşallah kardeşimizin de sual ettiği üzere tabi özelde onun nefsinde
ama genelde hepimize tahammül etmek suretiyle bir hakkın namaz kılanlardan olabilmeyi Rabbim bize nasip eylesin. Amin hocam çok güzel bir tasvirde hocam Allah razı olsun. Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammedin.