Paris İklim Anlaşması | Talibanlar Türkiye’de | Mutlu Caner Yontarkol
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=46Z2pAzx5YA.
Herkese merhaba, programa hoş geldiniz. Bugün ne gün? Siz biliyorsunuz ne olduğunu. Canım cuma. Hafta bitti. Ve de nasıl bir haftaydı değil mi? Vay be yani… Bayılıyorum bu ülkeye. Yani gerçekten Türkiye’de yaşayınca sıkılmıyorsunuz. Ve de rezil olmuyorsunuz. İki tane şey oluyor ülkede. Bir sıkılmıyorsunuz ve de rezil olamıyorsunuz.
Neyse hemen konuya geçelim. Dolar. Ah dolar ah. 2021 Şubat ayı dolar 7 olduğu zaman panikledik. Ne olacak bu Türkiye’nin hali dedik. Merkez Bankaları başkanları gitti geldi yeni insanlar geldi gitti.
7’yi açtık. Mart’ın sonlarına doğru 8’e yaklaştı dolar. Gene panik batıyoruz gidiyor işte ne olacağız bilmem ne falan filan derken kimse ilgilenmedi. Dolar oldu 9. 3-4 gün evvel. Panik. Ne olacak halimize yanıyoruz batıyoruz bitti işler. Bugün dolar oldu 9.2.
Size doğrusunu söyleyeyim. Galiba kimse ilgilenmiyor bizimle. Ya şöyle böyle bir ülke var bir hükümet var ve de biz varız onun altında. Biz dert ediyoruz dolar yükseliyor yükseliyor diye ama başkası dert etmiyor. Başkası dediğimde hükümet dert etmiyor. Hiçbir açıklama yok hiçbir şey yok.
Merak etmeyin içiniz rahat olsun düşecek. Hiç kimse yok çünkü o kadar çok söylediler ki bunu. O kadar çok defa yaya kalacaksınız dediler ki dolarda kalırsanız artık hiç kimse inanmıyoruz. Görmeden inanmayacağız daha doğrusu. Şimdi ne olacak size söyleyeyim çok hızlıca ne olacağını da anlatayım. Zamlar gelecek işte petrol zamları akaryakıt zamları ham madde zamları bu zamlar şeyden dolayı kaynaklanmıyor. Unutmayın yani bu beş büyük marketten dolayı kaynaklanmıyor. Çünkü bu insanlar ham maddeyi yurt dışına aldıkları için bugünkü kurdan alıyorlar. Bugünkü kur ne 9.2 geçen ay neydi 8.5.
Yani zamlı gelecek her şey zamlı bir hayat bekliyor. Onu söylemeye çalışıyorum size. Hoş geldiniz zamlı hayat programı. Paris Anlaşması yani diğer adıyla Bileşiş Minetler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi. Hatırlıyorsunuz biz bunu kabul eden ülkelerden bir tanesiydik ancak aşağı yukarı bir yedi yıl imzalandığından beri biz hiçbir imza atmamıştık.
Yeni yeni konu açıldı ve de biz dedik ki ilk yapacağımız şeylerden bir tanesi imzalamamız olacak. Bu çok iyi bir haber çünkü G20 ülkeler grubu arasında tek imzalanmayan bizdik. Ön imzayı attık o parafı attık. Tamam tamam bu sözleşme güzel onu attık. Ama gerçek meclisten onaylatmadan öyle bir şey yapmadık ki meclisten de onaylatmamıza da gerek yoktu.
Cumhurbaşkanımız orada iki dakikada imzayı atsaydı bir gece yarısı kararname ile hemen girmiştik. Ama orada aşağı yukarı iki hafta evvel bir koludan bahsediyordum. Şimdi Bileşmiş Milletler bu ülkeleri iki kategoriye ayırıyor. Bir tanesi gelişmekte olan ülkeler ve de gelişmiş olan ülkeler. Gelişmiş olan ülkelerde biz varız. Gelişmiş olan ülkeler gelişmekte olan ülkelere yardımda bulunması gerekiyor.
Biz ne yaptık? Yani bunu Roy Terz’den şimdi bugün hafif böyle kokusunu almaya başlıyorum. Biz dedik biz daha gelişmedik biz gelişmekte olan ülkeyiz bize para verin dedik ve bugün işte Roy Terz’in haberine göre Türkiye’ye Paris İklim Anlaşması
hükümlerini uygulaması için 3.1 milyar euro kredi verecek. Neyse her şey duygusalmış. Bu güzel bir haber yani doğru kredi versinler biz bu sıfır emisyona indirebilmemiz için bize para versinler.
Bugünün sonunda bu G20’lerden bahsediyorduk ya dünyanın dörtte üçü yani emisyonun dörtte üçünü bu G20 ülkeleri yapıyor. Biz yapmıyoruz biz G20’nin içerisindeyiz şimdilik yani akşama üstü doları ne olacağı belli değil ama. Yani biz gene G20’lerin içerisindeyiz de bu bütün emisyonun dörtte üçü bunlar yapıyor. Yani suç bizde değil suç onlarda. Tabi ki bize para vermeleri gerekiyor.
Bu pazarlık konusu muydu biraz geç mi başladık evet biraz geç başladık ama o ülkeler de geç başladı onlar da bir şey yapmıyor bakmayın siz. Yani biz böyle tek başımıza bu şey yapıyoruz son 6 yıl da bu ülkelerden dolayı hızla büyüdü bu emisyon fazlalığı. Şimdi hedefleri tutturmaya çalışacağız bakalım nasıl olacak ama yapılması gerekiyor. O kesin net ve de inşallah bu 3.1 milyar sadece buna harcanır gerçekten yani şey için harcanmaz doları düşürmek için veyahut iki tane otoyol yapmak için veyahut bir sürü mülteci Türkiye’de barındırmak için ona harcamazlar. Gerçekten geleceğimiz için harcarlar bugünkü sorunlar için değil.
Tariban Türkiye’ye geldi bir anda seviniyorum yani bir anda hoşuma da gidiyor Tariban’ın Türkiye’ye gelmesine çünkü bir diyalog kurulması gerekiyor Tariban’la. Doğrudur. Başka ülkelere baktığımız zaman uluslararası konjonktürlere baktığımız zaman Türkiye’nin Tariban’la bir arada olması tamam gerekiyor. Ama bu kadınlara yapılan zulümden dolayı bizim gibi bir laik bir ülkeye gelmeleri ayak basmaları şuramı ciz ediyor. Ciz ediyor. Yani ondan buraya geleceğine biz oraya gitseydik daha tercih ederdim. Yani o insanların bu ülkede ayak basmalarını izin vermememiz gerekiyor. Kadınlara bakış açılarından dolayı izin vermememiz gerekiyor.
Yani orada bir keşke küçük bir çizgi koysaydık orada anlatabildim mi? Rahat etmedim. Doğru bir karar. Ama rahat değilim. Yani değilim. Memnun değilim buraya gelmelerinden. Orada kalsınlar. Son haber olarak şunu da söylemem gerekiyor ki benim çok hoşuma gitti bu haber. Genç bir arkadaşımız trafikte tartıştığı Arda İpek ile trafikte tartıştığı Mutlu Caner Yontar Kol.
Arda Caner’i kardeşim niye yol vermedin deyip bıçaklar. Bu çarpıcı bir olay mı? Haber mi? Kesinlikle değil. Bu her gün başımıza gelebilecek olan şeyler. Yani siz kornaya bastığınız zaman önündeki arabanın içerisinden ne çıkacağını bilmiyorsunuz. Hafif böyle bir şey gibi. Zara atıyorsunuz. Anlatabildim mi? Yani inşallah genç bir çocuk çıkardı anlaşabilirim. Inşallah dört tane hizbandut gibi katil çıkmaz arabanın içinden. Hep böyle bir şeydir. Yani böyle bir heyecandır. Öyle olması. Hakim bu adama yani Mutlu Caner’e 6 yıl hapis cezası vermiş. 6 yıl. Ne indirimden yararlandırmış neyi bir şey der. 6 yıl. Şakırt. Niye?
Gelecek sefere ne olacak diye. Onu düşünüyor bu hakim. Yani biz herkese bıçakladığın için bir yıl yat. 3 ay yat. Ki biliyorsunuz kadın cinayetlerinde bile yani ortalama kaç 1,5 yıl yatılıyor. Bu olursa ne olacağını siz söyleyin bana. Yani her seferinde korna çaldığınızda şeyle mi yani siz de mi bıçakla çıkmanız gerekiyor? No no olmaz diye.
Ama benim en şahsilik ilgimi çeken şey bu bıçaklayan adamın savunması. Diyor ki kimseyi ne öldürmek ne de yaralamak istedim. Suçsuzum değilsin. 14 ay haksız yere tutuklu kaldım. Beratimi istiyorum. Bilmeden yaralanmaya sebep verdiğim için üzgünüm. Bilmeden yaralanmaya sebep verdiğim için üzgünüm. Siz bir şey anladınız mı? Ben anlamadım. Doğrusunu söyleyeyim. Çünkü dünyanın en abuk sabuk savunması. Tipik bir erkek savunması. Bilmiyordum ne yaptığımı. Kusura bakmayın hakim bey.
Kendimden geçtim. Hatırlamıyorum bile. Şuurumu kaybettim. Öyle sinirlendim ki. E baba sinirlenmeyeceksin. Ama ne olacaksın biliyor musun? Üye olacaksın bu karanıma. Yorum yazacaksın ve de like atacaksın.
Ve de pazar irtesi yeniden görüşeceğiz.
İlk Yorumu Siz Yapın