"Enter"a basıp içeriğe geçin

Prof. Dr. Kasım Küçükalp – Postmodern Nedir ? – Cumartesi Sohbetleri (19)

Prof. Dr. Kasım Küçükalp – Postmodern Nedir ? – Cumartesi Sohbetleri (19)

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=spFUPd43Ft0.

Kabaca içinde yaşadığımız çağın ruhunu kavramaya çalışan bir düşünme pratiğinin adlandırması olarak düşünebiliriz. Yani bu çağda düşüncenin görevi nedir?
Bu çağda insan kendisini eşyayı, varlığı, tanrıyı, hakikati olayları nasıl tanımlar? Tanımlayış biçimi hangi düşünce pratiği içerisinde gerçekleşir sorusuna verilmiş cevaplardan birisidir diyebiliriz aslında bakarsak.
Yani bu post çağ olarak nitelendirilen bir çağda yaşadığımız bir vaka buna post modern, post kapitalist bir çağ denilir. Post truth dan bahsedilir, hakikat sonrasından. Post arttan bahsedilir, sanat sonrasından.
Post human dan insan sonrasından bahsedilir, post humanizmden bahsedilir. Bunlar birbirini geçiş şeyi olarak görürler yani transhumanizm bir geçiş sürecidir. Post humanizm de adeta insanın geçilerek artık zekanın, insanın bedeninden kurtarıldığı, sınırlı insan zekasından da kurtarılarak üstün bir zekaya doğru evrildiği bir süreç olarak okunur.
Post modern nitelemesi de bu anlamda bu düşünce evreni içerisindeki olup biteni adlandırmak için kullanılan ifadelerden birisi. Tabii ki kendisini modern ile ilişkili bir biçimde tanımladığından dolayı post modern ifadesi gündeme gelir.
Ama buradaki post önekini kullananlar bunun bir arzışıklık içinde gerçekleşen, işte modernin sonrası anlamında bir post kavrayışını pek haz etmezler, bunu benimsemezler de. Çünkü eğer öyle yaparsalar yani kronolojik bir zamansallık içine yerleştirip adeta ilerleme düşüncesinin geçmişten günümüze doğru evrilen süreç olarak iş başında olduğu bir tanımlayıcı pratik olarak kabul ederseler kendileriyle çelişmiş olacaklar.
Çünkü post modern ifadesinin modern ilerlemeci tarih anlayışıyla ve bu bağlamda geliştirilmiş teorilerle de bir hesaplaşma içinde olduğunu ya da onunla bir çatışma ya da onun açmazlarını ortaya koyma niyetiyle de bağlantılı olduğunu düşünebiliriz. Bu yüzden post modern ifadesini benimseyenler bunun bir farklı düşünme biçimi olduğunu, farka yönelik ihtimam gösteren, farka tanıklık etmeye çalışan humanistik, metafiziksel hakikat anlayışlarının, modern meta anlatıların artık iş başında olmadığı ya da değersizleştiği,
onların yerine mini anlatıların, mini hikayelerin geçtiği büyük harfle hakikat yerine, küçük harfle hakikatlerin konuşulmaya başlandığı, gerçekliğin sabit kalıcı olması yerine daha yüzeysel ve kırgın bir gerçeklik anlayışını benimsemeyi öngören, kimlik yerine özdeşlik yerine farkı ön plana çıkaran bir anlayış biçimi olarak okuyabiliriz. Bu anlayış biçimi de modern olanın kendi iç imkanlarının bir sonucu olarak görülebilir. Bu anlamda post tabirini yerli yerinde de kullanabiliriz aslında.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir