"Enter"a basıp içeriğe geçin

Prof. Dr. Kasım Küçükalp – Postmodernizm ve Müslümanlar – Cumartesi Sohbetleri (19)

Prof. Dr. Kasım Küçükalp – Postmodernizm ve Müslümanlar – Cumartesi Sohbetleri (19)

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=NQgsdX7opEU.

Aslında çok köklü bir mesele bu. Yani öyle bir çırpıda üstesinden gelinecek bir problem değil. Türk-İslam modernleşmesinden bahsettiğimiz zaman ya da İslam modernleşmesi sürecinden bahsettiğimiz zaman aslında 2300 yılı bir süreçten bahsediyoruzdur. Biz modernleşme sürecinin hakkını verebilmiş bir yüzleşme ile Müslümanlar tarafından
tamamen erdirildiği bir düzleme sahip değiliz. Bugün bile hala Müslüman ilahiyatçıların kavrayış biçimlerine sızan modern anlayış biçimleri ile gerçek bir düzleşme içerisinde, hesaplaşma içerisinde bulunarak İslam’ın modern zamanlarda temel teklifinin ne olduğunu,
bu teklifin bu çağda İslami ontolojik zemine bir şekilde zarar vermeden, alel getirmeden modern dünyaya İslam’ın söyleyeceklerini nasıl aktaracağımıza dair bir yüzleşme bile gerçekleşmemişken modern sonrası diyebilirim, posmodern zamanlara yönelik Müslümanların nasıl bir tavır alması gerektiğini konuşmak ayrı bir şey.
Ama ben kabaca şunu söyleyeyim, gerek modern olsun, gerekse posmodern olsun, bizatihi iyi veya kötü bir şeyle karşı karşıya kaldığımız düşünlemez. Dolayısıyla gerek modern düşünce ile gerek posmodern düşünce ile Müslümanlar olarak hesaplaşırken, yüzleşirken karşı karşıya gelirken imkanlar ve zevalleri birlikte düşünerek değerlendirmek gerek.
Yani bir çırpıda yok sayıcı veya kabullenici söylen pratiklerinin pek sağlıklı olduğunu düşünmüyorum. Yani bu modern için de geçerli bir şey olarak görebiliriz. Ama şurası bir vaka ki gerek modernde, gerekse posmodernde İslam’ın bildiğin olarak insanlığa sunmuş olduğu teklifin romtolojik ayarlarıyla oynayan bir zeminin var olduğu bir vaka. Yani ne demek istiyorum, yani temel düşünme pratiği itibariyle insanın dünya içi ve varoluşu açısından
din insana ne söyler sorusunu, vermiş olduğu cevabı geçersizleştiren ya da geçersizleştirme iddiasında olan bir düşünce pratiği olarak modernizm ve posmodernizmden bahsetmek mümkündür. Bu anlamıyla Müslümanların temel düşünce pratiklerini tehdit eden bir varoluş rufku ile de karşı karşıya olduğumuz düşünülebilir.
Bunu öncelikle ben iyi anlamamız gerektiği kanısındayım. Yani gerek modernizm, gerekse posmodernizm, temel kurucu muhakeme mantığı itibariyle iyi anlamamız gerektiği kanısındayım. Çünkü neyle karşı karşıya olduğunuzu bilmeksiz ona karşı nasıl bir mukabelede bulunacağınız, onu alınmayacak mısınız, retme edeceksiniz’in sağlıklı cevabıyla da bir anlamda karşılaşamayacağımız kanısındayım.
Yani şöyle düşünebilirsiniz kabaca, mesela biz kapitalizmle yüzleşmeden işte bitcoin ile karşılaştık. Yani şimdi kapitalizm ile hesaplaşmamış bir kültürün bitcoin’u doğuran gerek sinimleri ne olduğu, bunun bitcoin’un varlık dünyası içindeki yeri hakkında ne ölçüde sağlıklı bir cevap verebileceği düşünülebilir.
Aynı şey mesela işte tarihselcilik tartışmaları, modernizm tartışmaları ile yüzleşmeden, hesaplaşmadan, posmodern dünyayla, posmodern hakikat anlayışlarıyla, hakikatler denilen söylem pratikleriyle, kimlik ve farklılık tartışmalarıyla, farka yönelik ihtimamla karşı karşıya kalıyoruz, hakikat relativizmiyle karşı karşıya kalıyoruz.
Böyleyse bunun da mesela nasıl neşvünema bulduğunu, hangi tarihsel, sosyopolitik, ekonomik, kültürel, felsefik, düşünsel arkaplanın, bu mevcut dünyaya ait söylem pratiklerinin doğurduğunu bilmeksizin, bu çağla nasıl bir mukabelede bulunacağımız,
bu çağla ilişkimizi de nasıl kuracağımızı, doğrusu kararlaştırmak kolay bir şey değil.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir