"Enter"a basıp içeriğe geçin

Prof. Dr. Mehmet Ali Beyhan – İttihatçıların Vesayeti – Cumartesi Sohbetleri (22)

Prof. Dr. Mehmet Ali Beyhan – İttihatçıların Vesayeti – Cumartesi Sohbetleri (22)

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=CFXLvvIbLtA.

Şimdi Mahmut Şevket Paşa’nın sadeleti çok kısa sürecektir. Haziran 1913’te bir suikastle katledilecek. Bu kat cinayeti de kendi lehlerine çevireceklerdir. Ne kadar muhalif varsa ya da çıban başı oldukları olarak gördükleri kişiler varsa……devlet adamı, siyasi asker bunları tasfiye edeceklerdir. Ondan sonra da Said Halim Paşa’ya yol açılacaktır. Said Halim Paşa hem Sadrazam’dır ve hem de Hariciye Nazırı’dır. İttihatçılar içerisinde eli kalem tutan ve hakikaten doğru düz bir tahsil gören askerleri bir tarafı bırakırsanız……sivil kanat içerisinde Said Halim Paşa var. Mehmet Ali Paşa Ahvadı’ndan İsviçre’de tahsil görmüş, siyaset bilim okumuş birisidir. Bu uzun süre yani 1916’ya kadar hatta 17’ye kadar, 17’nin başlarına kadar Sadrazam olarak görev yapacaktır. Savaş boyunca hükümet başkanı Said Halim Paşa olacaktır.
Demek ki 23 Ocak 1913 Baba Ali baskınıyla beraber mutlak bir iptat ve terakki hükümranlığı devam edecektir. Şimdi Balkan Savaşı 22 günlük dedik 17 Ekim 8 Kasım 1912 tarihler arasında.
İşte bunu fırsat bilerek orduyu gençleştirmek, tecrübe sahibi olan subay kadrosunu tasfiye etmek… Bu tasfiye yürüteb kanunu. Tasfiye yürüteb kanunu. İşte bunu bahane edecekler ve Almanlarla bir askeri ittifak yapacaklardır. Alman askeri heyeti işte bu Balkan bozgunundan sonra orduyu ıslah maksadıyla getirilecektir.
27 Ekim 1913’te bu talep ediliyor Alman hükümetinden ve Liman von Sanders’ın başkanlığında… 42 kişilik bir subay ekibi İstanbul’a ilk geliyor. Yaptıkları antlaşmada protokolda her Alman subayı Osmanlı hizmetine girer girmez bir üst rütbeye terfi edecektir.
Mesela Sanders kendisi suvari korgeneralidir kendi ülkesinde. Osmanlı hizmetine girdiği zaman bir üst rütbe yani orgenerallık rütbesine gelmesi gerekirken… Osmanlı askeri rütbeler içerisinde orgenerallık rütbesi olmadığı için doğrudan dolayı müşir yani maraşalı rütbesini alacaktır. Hassa ordusu, birinci ordu maraşalı ünvanını taşıyacaktır.
Şimdi 1914’ın ilk yarısında sayı 70’e çıkıyor ve 1918’e gelindiğinde bu sayı 700 kadar Alman subayı. Sanders ilk İstanbul’a geldiğinde bir kolordu komutanlığına atanıyor.
Protokolun maddelerinden bir tanesi şudur yani bir üst rütbeye terfi ederler ve aynı zamanda komuta kademesinde görev alırlar. İşte burada da kolordu komutanlığı, korumay başkanlığı, ordu komutanlığı gibi görevler de bulunacaklardır. Dahasını söylemek lazım, Osmanlı genel korumayı başlangıçta bu liman fonsan dersi havale ediliyor yani Enver Paşa’dan sonra ikinci adam. Beşinci orduya tayin edildikten sonra Çanakkale savaşını yönetecek olan beşinci ordu komutanlığını tayin edildikten sonra da……başka bir Alman generali, harbiye nazı, nezaretinde ikinci adam olacaktır. General Dronzart von Schillendorf. Genel korumayı ikinci başkanıdır yani Enver Paşa’dan sonra iki numaralı adamdır. Bir ordu düşününüz ki evet komuta kademesinde Almanlar vardır.
Ama bu korumayı bir Almana havale edilmiştir. Böyle bir devlet.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir