Ruhumuz Neden Daralıyor? | İçimiz Neden Sıkılıyor? | Synergy Kendiyas |
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=LAegzV76Aa0.
Size göre hayal, bize göre gerçek. Neden hayal diyoruz? Çünkü anlattıklarımız insanlara komik saçma gelebiliyor, yok artık diyebiliyor. Haklılardı aslında onları kendilerine göre. Biz yaşadıklarımızı anlatıyoruz ya. Ruh neden rahatsız oluyor? Alt beyin üst beyin çakışmasıyla alakalı bahsediyoruz ya. Bununla ilgili bir örnek vereyim. Son yeni yaşadığım bir olay. Bir ablamız var, uçağa binemiyor.
Asansörde kalamıyor. Korkuları var. En ufacık bir şey olduğunda sıkıntı yaşıyor. Muhtemel eşi araç kullanırken dur, yavaş git, vuracaksın. Yani bu hal üzerine hayatı kendisine zindan ediyor. Çocuklarına, eşine, onlara da zindan ediyor. Neden olur?
İşte burada eğer hocaya gittiyse, hoca demeyelim ama birine gittiyse gören, asra seyahat yapan vesaire, gittiyse eğer ki manadan değilse bu kişi, bir diyecek ki sana musallat olmuş. Diğer taraftan doktora gittiğinde hipnoz yapacak, alt beyni ulaşmaya çalışacak. Çakra’ya gittiğinde bunlar birçok şeyi kullanabiliyorlar. Bir arada daha gelişmiş durumdalar.
Mutlaka alt beyne girmek gerekiyor. Eğer üzerinde musallat yoksa, alındıysa, hem musallat olup hem de üzerine alt beyinde de olabilir. Yani alt beyindeki korkular esnasında musallat da olmuş olabilir. İşlerinden, bir günahtan şahit olan bir konuda vesaire de musallat olabilir. Yani burada tek üzerindekini almak, senin üzerindekiler yani. Kişi diyor ki ben diyor okundum okundum, üzerimde de hiçbir şey yok ama toparlayamıyorum.
Yine beynini toparlayamıyor, saçma sapan korkuları oluyor. Habire de gidiyor, okutuyor kendini diyelim ama okudukça düzelmiyor. Burada ya ben okunuyorum ama düzelmiyorum dediği zaman şüpheye düşenler olabiliyor. Tam burada okuyan kişinin dua ediyor. Hepimiz birbirimize dua edeceğiz ama bir de teknik olaya yaklaşmak lazım. Kesinlikle okumakla beraber. Alt beyinde indiğinde ama bunu astral seyahatle yapabilir, hipnozla yapabilir. Yani sonuçta faydalı olunacak ya burada şunu yapın bunu yapmayın diyemeyiz demiyoruz. Demeyiz de insana faydalı olan her şey kullanılabilir. Ama bunun tabi ki dinimizce sınırları da var. Sınır varsa mutlaka ki bunun bir alternatifi de vardır.
Ve manadan bağlandık sahneyi anlatıyorum. Bir araç sokaktan çıkıyor ve dönüyor bize doğru dönüyor. Tam dönerken kırmızı tişörtlü bir çocuk var araç dönerken altını alıyordu. Bakış açısına göre bakan kişi işte o asansöre binemeyen kişi.
Bunu nereden aldı doktora gidecek hipnozan alması lazım ya da enerjicilere gidecek bunların normal ders alanı değil üst kademelerinden astral seyahat yapanlar bunu da görebilir. Görebilir yani bakan kişi Müslüman olmasa bile Rabbim müsaade ederse bunu algılayabilir. Veyahut da manadan olana gidecek. Bu sahneyi alacak velev ki doktor bunu hatırlatmış olsa. Ama doktorun anlatabilmesi için doktorların gelişi gerçekten çok zor yani çok yardımcı olmak lazım onlara her şeyi anlatmak lazım. Bizim işimiz kolay nokta taşı git in al bilgiyi gel oldu sana 10 dakika buradaki zamana göre 10 saniye veyahut da tersi fark etmiyor. Aslında burada 10 dakika orada 10 saniye de sonucunda ne oldu anlattık hemen konuyu
alalım. Onun üzerine hareket etti bir gün sonra o kadar rahatlık görüştüğümüzde dedim bundan sonra senle ricam uçağa bin git gel. Çünkü neden? Bir dosyayla ilgili bilgi alındı. Acaba onun altında daha fazla dosyalarda var mıydı? Olsa bile eskiye göre rahatladı yükü hafifledi. Diyeceksiniz devamı niye alınmadı? Kademe kademe kademe kademe. Bir bilgiyi aldığında veya doktordan bir bilgiyi istişare ettiğinde onunla ilgili kişinin kendini telkin ediyor olması gerekiyor. Çünkü yani burada tıp ve bilim kesinlikle çok önemli en üste duracak yerde ama en üste iman zaten tepede aydınlatıyor okumak ya da yaratan Rabbimizin adıyla okumak şimdi
ama yaratan Rabbimizin adıyla okumamız için zaten okuyor olmamız gerekiyor değil mi? Onlar okuyorlar ama başka bir gözden yani biz okuduğumuzun her şeyde Rabbimin sahibi olduğunu biliyoruz. Tecellisi arıyoruz aradığımızda bulmaya çalışıyoruz. İki şey temel istihare ve istişare istihare Rabbimizle istişare birbirimizle istişare yapmalarımızın sebebi de bu.
Olur ya yanlış telaffuz ya da anlatım bir hata varsa sen oradan beni düzelteceksin. Sen farklı hepimiz farklı konuları toparladığımızda bir araya geldiğimizde bir bütün oluyor. Yapbozun parçaları gibiyiz ve bütün her şey bir kişiye yüklenilmez. Tam olan Rabbimdir. Geri kalan her şey eksiktir ki bizler hele ahir zamanla bu zamanda çok daha eksiğiz. Bir tek çaremiz daha fazla bir yere geleceğiz anlamaya çalışacağız. Dolayısıyla doktor da o yetim almış kesinlikle olması olmaz ama onunla çok iyi iletişim kurmamız gerekiyor. Önce güvenmemiz gerekiyor. Dolayısıyla bizim yapmamız gereken inancımızı tam yaşamaya gayret etmeliyiz. Inancımızın dışında imanımızın dışında bizi etkileyecek bir şey olduğunda bunu çok iyi analiz etmemiz lazım. Yani birisi bize evrene olumlu düşünce gönder dediğinde bir dakika dur ya ben müslümanım. Elhamdülillah ben Rabbime dua ederim. Hocam ben Rabbime dua etsem olmaz mı diye sor. Yani değil mi? Evet. Çünkü niye evrene olumlu düşünce göndermekle yani buradakini isim değiştirmişler ama o insanlar da onu öyle öğrenmiş. Hani Müslüman olup da oraya gidip o eğitim alan insanlar var. Bu aradaki söylenilenleri iyi anlamaları lazım. Biz onların kullandığı teknik hatalı demiyoruz. Sunuş şekillerinde var problem yoksa onlar astral seyahat yapıyorlar gidiyorlar gözlemliyorlar geliyorlar. Dolayısıyla oradaki bilgilerin bir çoğu doğru ama sunuş şekilleri şey gibi hani evrene olumlu düşünce gönder. Biz de diyoruz ki dua ederim Rabbimize bu şekilde arada değiştirebiliyorlar kendi inançlarına göre telaffuz ettiriyorlar. O telaffuzu yaptığın zaman olur ya şirke düşer veya imanımızı kaybetme tehlikemiz de var. Evet. Ama temelinde ne var? Temelinde bizim kesinlikle ve kesinlikle bu konuları araştırma yapmamamız anlatmıyor olmamız biraz anlayan kişinin farklı noktalara gitmesi bir birlikteliğin olmaması ama onlara bakıyorsun farklı farklı görüşler hepsi bir ara toplanmış ve anlatıyorlar. Biz bir araya gelemiyoruz.
Yani şu var ön yargı olarak bir şey anlatıyoruz ya bu cinci bırak kardeşim hiç cin gördün mı? Görmediysen niye konuşuyorsun? Nereden biliyorsun ya iftiraysa? Hadi doğruysa bu seferde gıybette de düşebilirsin. Bir de insana faydalı mı değil mi? Ona bak cinlerde bu alemde yaşayan kullar her cin yalan söylüyor demiş oluyorsun.
Bu bile her cin yalan söylüyor değil mi? Yani onun içinde Müslüman olanları da var yani açın hazreti kuranında bakım var. İman etmiş olanlar da var. Evet. Şimdi sen o Müslüman kula yalancı mı diyorsun bir Müslüman’a o demeye geliyor. Evet. Bu bile alt beyninden sinyal göndermeye yeterli sebep üst beyne üst beyinde daha fazla gayret gösterecek ki alt beyni süstürmesi bastırması sus ulan demesi lazım.
Evet ona geliyor orada bu demeye geliyor. Kaba gelebilir ama bu ya önemli bir anlaşma yap yapıyorsun veya bir şey yapıyorsun birine bir şey veriyorsun alıyorsun gidiyorsun ya içine sinmiyor ya diyorsun tamam bunu bunu yapacağım çok güzel işte tatile gideceğiz bunu yapacağız. Hani kişiler gidiyor ya tatile uzak yerlere değişik yerlere gidiyor gidiyor ya otele gidiyor ya diyor sıkıntımı atamadım. Yerlere kadar bir ümit umudu var orada bulurum diye ama ne bulacağını bilmiyor. Giriyor yerleşiyor geziyor dolaşıyor hep sıkıntım benden geliyor diyor oradan çıkıyor geri geliyor yurt dışına gidiyor oradan gidiyor hemen ayağı oraya buraya derken arabayı değiştiriyor evi değiştiriyor onu yapıyor bunu yapıyor olmuyor hep bu sıkıntı var. Ya bu sıkıntıyı diyor ya çekirge içinde ara ya içinde ara. Neden?
Çünkü ruh altbeyin sana sinyal gönderiyor sana baskı uyguluyor. Sen de inadına tersine zorluyorsun bir dur dinle bir bak ne demek istiyor bunu yapmayan insanların içi hep sıkılır. Tabii musallat olan da var içe yerleşen de olur sırtında üstünde beyinle bu da bir faktör ama burada bunu yenebilmek için önce altbeyinle iletişime geçerekten gidilirse musallatlar ve benzeri konuların önüne geçilebiliyor.
Yani Türkçe meali şu Esmaelü Hüsnü’nün Rabbimin 99 ismi hepsinin tecelliyatı var değil mi? Ruh bunlardan beslenmesi lazım vücudumuzda 99 tane vitamin olduğunu düşün ve bununla yaşadığımızı düşünelim. Şeytan gillerde o familyada 26-27 den faydalanıyor.
Onların Müslüman olanları da aynı bizim gibi tamamından faydalanabilir. İmanlı çünkü. İman yoksa onu 26-27 de üstlimiz kesiliyor. Üstünden faydalanamıyor. Ama bu beden yani cinni aleminde yaşayan onların vücudu duman ya burada insanlarınki de et ya velhasıl bunların yine yansımayla aldıkları var. Bu biraz geniş bir kavram ama kısa anlatayım sonra eleştiri yapın.
İman seviyesinin bitme noktasını yani iman yoksa belirli bir noktada kalıyor. Şeytanlaşmış insanlar ve cinlerdeki nin bizim ulaşabildiğimiz mutlaka daha iyi bilen var ama bizim bilebildiğimiz bu kadar. Bir noktaya kadar geliyor bu noktadan sonrasından ruha fayda almıyor. Bedene alıyor, vücuda alıyor. Vücuda da yine kısıtla alıyor.
Bedeni almamış olsa işte görüyor, duyuyor, işitiyor, diri, hay ama yani diğer özelliklerini alamadığı için kalıyor. Bedenler alıyor alemlerdeki yani iblis bile alıyor. Onların iman noktası 26’da bitti veya 27’de esmada bitti. Üstünü ruha iletemediği için ruh susuz, ruh aç, ruh çaresiz.
Öyle bir belada iyiydi, anne karnında iyiydi. Dünyaya geldi sürünüyor. Aç, susuz, ölüyor ya. Nasıl besleyeceğim bunu? İbadetle. Onun içindir iman etmiş olan ama doğru olarak iman etmiş olan kişiler şimdi doğru iman nasıl olur? Kişi iman etmiştir, yanlış bildikleri vardır, farkında değildir. İçinde hep sıkıntı çarkıntılar olur. Hani ibadetini yapan insanlar var, özellikle tarikat ehillerinden de olabilir. Sıkıntısı çarpıntısı problemleri oluyor ya hastalıkları. Kişi imam veyahut da hocam üfdü diyelim öyle üst noktaları verelim. Onlarda pek olmaz ama sıkıntısı varsa işte burada yanlış olan şeyler vardır. Yani ruhunu tam besleyemiyordur, uyguluyordur ama ufak tefek çatlaklar vardır. Onu tamir etmesi gerekiyor. Ruhda kaçak var. Fakat o kadar da bildiği kadarına gidiyordur. Hayatında daha canlı diri pek öyle rahatsızlığı yok ama üst seviyelere çıkamıyor. O bildiğini doğru uygulayanlar. Fazla bilip de kaçağı olanlar daha sıkıntılı problemli. Hani diyor ya ben namazımı da kılıyorum ama uyuyamıyorum bir şeyler üstümde geziyor. Şimdi alt beyin geçmiş olaylar olayların esnasında musallat olanlar, soydan gelen
musallat olanlar vesaire var ama bunların bize yaptığım gücü yok. Biz onlara yaptırım yapabiliyoruz. Bizim yaptırılımız da ayetlerle olur. Rabbimin emirleriyle olur. Hani buna uyarak onlardan işte onun içinde bunu yerleştirin. Ruhunu sen güçlendirirsen, ruhunu tamir edersen ruhun parlamaya başladığında hani bu aurolar diyoruz ya işte yaptığında gidiyor.
Ama bunu yaptığında da içeride o bedenin şeyi ruhun katmanları aslında. Peki imansız kişi de bu olabilir mi? Olabilir. Nasıl olur? Bir Müslüman kadar tam iman etmiş gibi olamaz. Çünkü hak olan din İslam. Asıl kaynak memba biziz. Yahudi diyelim. O da hayatında uyguladığında uyguladıkları var. Bak Allah-u Teala’yı reddetmiyor. Musa Peygamberi reddetmiyor.
Bazı şeyleri reddediyorsa o oranda düşer seviye. Ama her halükarda da bir iblisten yukarıda. Dolayısıyla bize musallat olmaları sebepleri de şeytanın seviyesine indiğimizden oluyor. Yukarı çıkıyor oluyorsa eğer safralardan, yüklerden kurtulmak lazım. Bu neyle olacağını biliyorsunuz anlattık.
Kurtulduğu zaman, yükseldiği zaman bu sefer yaşayışı, anlayışı, sağlığı, fikri, zikri, her şeyi normalleşmeye başlıyor. Yapabildiği kadar bu seviye başka, bura başka. Ama fark ediyor. Şeytanın en yükseği 26-27 dedi. O da aşağı düşebiliyor. Daha da gidebiliyor aşağıya doğru. Çünkü o zirveye oynuyor ya. Onlar da yaptığı kötülüklerle zirveye çıkmaya çalışıyor. Yani şöyle birinin imanını aldığında koyduğu şeytanın bir tanesi. Erkek şeytan diyelim ki bir 90 boyunda kafası koç gibi kuyruğu var, tüyleri var diyelim ki geliyor Musallat oldu aldı koyuyor, aldı koyduklarıyla onlar da güçleniyor. Yani kişinin ruhunu alıyor, imanını alıyor diyelim. Ruh derken onu demek istiyorum. İmanını aldığında o kendine besin yapıyor onu. Şimdi bu da ayrı bir ders konusu. Ayrı bir şekilde izah etmemiz lazım. Yani bunların hepsinin farklı farklı bir sürü açılan yönleri var. Ama biz temelimiz beyin olduğu için, alt beyin, ruh beyin olduğu için buradan ayrılmamaya çalışıyorum. Aslında buradaki şey bu. Yoksa bunu anlat… Ya bu konu iman, anne karnı, dünya hayatı, kabir hayatı, cennet, cehennem yani bütün her şeyi aslında işine alıyor. Çünkü niye alıyor? Benim ruhum galibela da gideceği yer son nokta. Ya cennet ya cehennem. Rabbim cennetlik olanlardan nasıl böylesin cümlemizi ve dinleyen kardeşi seyreden kardeşlerimiz de. Şimdi bu süreçte benim ruhum var ve benim hafızam var. Oradan başladım gideceğim noktaya kadar. Bunu ben hatırlıyorum, biliyorum. Çünkü neden biliyorum?
Cennetlikler ve cehennemlikler ayrıldığında itirazlar oldu, hatta cennetlik olanlardan da itiraz şey yapanlar oldu, daha da yükseltmek istiyorum diyenler oldu. Orada biz gelmeyi tercih ettik. Buradaki olayı Rabbim biliyor sonucunu. Sonucuna göre bizi ayırdı. Biz kendimize delillendiriyoruz. Ama aynı sonuç çıkacak. Çünkü sonucunu Rabbim söyledi. Zamanı da Rabbim yarattı. Kameralar var değil mi?
Sesler de bir noktada toplanıyor Arşala’da. Bütün bunların hepsini görüntü, ses, el, ayak, parmaklar, organlarda şahitlik edecekken hem biz kendimizin ne yaptığını göreceğiz bileceğiz. Yani şu. Ruh beyni, alp beyin bunları bildiği için oradan hard diskimizden çıkacak, önümüzde serilecek. Peki buna ihtiyacı var mı Rabbim yine yok.
Ama bizim ihtiyacımız var, bizim beynimizde yaşadık. İşte buradaki hatalardan ve konulardan dolayı alp beyin, üst beyin çatışması var etle. Ruh arasında hep bir çatışma var. İnsanların inancında hata vardır. Ruhu biliyor ki hatasını, artısını, eksisini biliyor. Üsttekini uyarı gönderiyor üst beyine. Üst beyinde imansız diyelim. Üst beyin benim dediğim olacak diyor, alp beyin benim dediğim olacak diyor.
Üst beyin kendini kanıtlamak için türlü türlü insanlar her tarafı anlatarak kendisini teoriler evrim teorisinden tuttu. Darwin’de birçok şeylerle desteklemeye çalışıyor. Kendini kandırıyor. Ama alp beyin bunu biliyor. Hiçbir kul yok ki Allah-u Teala’yı bilip tanımasın. Ama inkar edenler var. Onlar özünde ruhları biliyor. Aslı gerçeği red edemez. Bizim aslımız ruhtur. Onun için alp beyinli üst beyin arasındaki çatışma da toparlayayım. Bir kesinlikle doktor. Doktora güvenip itimat edip doktorun dini yaşayışı bizi ilgilendirmez. Burada hatalar oluyor gelen insanlardan, görüştüğümüz insanlardan. Söyledikleri yani öğrendiklerinin uygulamasına müsaade etmek. Enerjiye gittiğimizde yine ona göre iyi analizi etmek. Veyahut da eğer ki okunuyorsak o zaman merhamet etmeyi öğrenmemiz lazım. Rabbimin emirlerine karşı gelmiyor olmak lazım. En başından red ediyor olmamak lazım. Hani yapamadık ayrı. Af dileyebiliriz, tövbe kapısı açık. Hata edebiliriz ki etmemiz gerekiyor. Etmek için de kasti yapılmaması lazım ama. Her halükarda Rabbim bizleri yarattı. Ruhumuz bir vücut beden her şeyle tam ve yaşayarak devam ediyor. Biz hani kışın kar yağınca gidiyoruz ya montlar kabanlar yiyoruz. Öyle düşünün dünya yerinde. E bir ölünce zaten onu çıkaracağız. O burada kalacak. Ama burada kalan kabansa eğer içindeki devam ediyor gidiyor. İşte o içindeki var ya en baştan beri hep kendini kurtaracak şekilde hareket ediyor. Et olan nefs ile şeytanla arkadaşlık eden üçlü arkadaşlar kafadarlar. Onlar da alt beyni susturmaya çalışıyor. Üst beyni alt beyin üstüne baskı uygulayacağı zaman iblisin uşakları da geliyor. Destek çıkıyor üst beyni. Nefs ile birlikte. Bakın doğru çözüp doğru anlatabildiğimizde insanlar belki faydalı olabiliriz. Çok karmaşık anlatırsak insanların zaten yükü ağır zaten karmaşık. Bizim karmaşıklığı alıp beynimizde çözüp dağıtıp en sade bir şekilde insanları anlatıyor olmamız lazım ama kimseyi suçlamadan. Çünkü burası imtihan yeri. Kimse kimseyi suçlayamaz. Suçlayacak ceza verecek veya affedecek olan Rabbimdir. Bunları anlamaya çalışalım ne yapıyorlar diye ama.
Oku Yaradan Rabbinin adıyla oku. Ya göre. Allah razı olsun. Rabbim doğru anlamayı doğru yaşamayı hayatımızda doğru uygulamayı ve bunları doğru anlatıp karşızdakilerin de doğru anlamasını nasip eylesin.
Allah rızası için El Fatiha. Allah razı olsun. Allah razı olsun. Allah razı olsun.
Allah razı olsun. Allah razı olsun.
İzlediğiniz için teşekkür ederim. İzlediğiniz için teşekkürler. İzlediğiniz için teşekkürler. İzlediğiniz için teşekkürler. İzlediğiniz için teşekkürler. İzlediğiniz için teşekkürler. İzlediğiniz için teşekkürler. İzlediğiniz için teşekkürler. İzlediğiniz için teşekkürler. İzlediğiniz için teşekkürler. İzlediğiniz için teşekkürler. İzlediğiniz için teşekkürler. İzlediğiniz için teşekkürler. İzlediğiniz için teşekkürler. İzlediğiniz için teşekkürler. İzlediğiniz için teşekkürler. İzlediğiniz için teşekkürler. İzlediğiniz için teşekkürler. İzlediğiniz için teşekkürler. İzlediğiniz için teşekkürler. İzlediğiniz için teşekkürler. İzlediğiniz için teşekkürler. İzlediğiniz için teşekkürler. İzlediğiniz için teşekkürler. İzlediğiniz için teşekkürler. İzlediğiniz için teşekkürler. İzlediğiniz için teşekkürler. İzlediğiniz için teşekkürler. İzlediğiniz için teşekkürler.
İlk Yorumu Siz Yapın