Taha Kılınç – Suriye’de Âlimlerin Tavrı – Cumartesi Sohbetleri (24)
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=poiTMUZGFms.
Tabii şimdi tarih boyunca ulemanın, umerayla ilişkileri zaten İslam dünyasının en önemli gündemlerinden bir tanesi olagelmiş. Yani tarih boyunca siyasetle ya da fitne dediğimiz genel anlamda bu anarşi olayları ya da silahlı çatışma süreçleriyle ulemanın ilişkisi her dönemde araştırma konusudur. Yani şimdi ben mesela kitapta da bazıları işte Boutin’in rejimle beraber hareket etmesi ya da son nefesine kadar tabii zahiren yani nihayet de zahire baktığımız için o şekilde bir savunma sürecine girmesini çok böyle ağır hakaretlerle, çok ağır böyle ifadelerle tahkir ederek anlatıyorlar. İşte rejime karşı olanlar diyelim. Rejimin taraftarları da hani Boutin’i şehit olarak ilan edip onu da böyle daha başka bir mertebeye yerleştiriyorlar. Ben baktığım zaman dışarıdan nihayetinde belki buradan bu yönüyle meseleleri yorumlamak biraz daha kolay yani.
Niye? Çünkü tarafı olmadığımız bir mevzu olduğu için biraz daha bakabiliyoruz yani soğuk kalma. Mesela Suriye’de işte ailesinden birileri rejim tarafından öldürülmüş bomba, bomba adımına kurban gitmiş biri olsa Boutin hakkını çok da soğuk kalma belki de konuşamayabilirdik. Ama nihayet de ben buradan bakarak yani hasbar kadar olayları kayıt altına almaya çalıştığım için biraz böyle hani onların almış olduğu tavırların sebeplerine inmeye çalıştım. Çünkü Suriye uleması sen de malumun üç tane, üç çizgide tavır aldı. Bir çok keskin bir şekilde rejimin yanında durdular. İşte Boutin bunlardan bir tanesiydi. Rejimin diğer resmi görevlileri, vakıflar bakanı, sonra görevine alındığı müftüsü falan bunlar zaten biliniyor. Tam karşılısında olanlar vardı ki bunların bir kısmında İstanbul’a geldi, daha sonra Türkiye’ye yerleşti. Bazıları Ürdü’ne gitti, bazıları Avrupa’ya gitti.
Bir de orta yolda iki tarafa da tam mail etmeden kendi işine bakan ve nihayetinde Suriye topraklarına vefat eden isimler. İşte sen de anladın Vehbe Zuhail’i mesela 2015’te vefat etti. Yine Yakanar’da vefat eden Nureddin Atır meşhur profesör, muhaddis. Mesela onlar da dediler ki yani biz burada gelecek nesiller için eser yazmaya devam edeceğiz. Yani bu olaylardan işte bu rejimin yaptıklarından yana değiliz, razı değiliz. Ama bu olan bitenin de bizi götüreceği bir yer yok.
Mesela Vehbe Zuhail’in kendi özel sohbetlerinde işte rejim için, ESED yönetimi için zebaniler falan dediği biliniyor. Ama dışarıdan bakıldığı zaman vefat ettikten sonra ESED rejimi, vakıflar bakanının mühürlük resmi olarak kendisi için taziye töreni düzenledi Şam’da. Yani şimdi işin böyle iki tarafı var ama Vehbe Zuhail’den geriye bugün ne kaldı? Devasa bir külliyat kaldı. Dolayısıyla belki biraz daha onu yapmaya çalışayım.
Yani 100 sene sonra, 2021’de, nasıl biz bugün 1. Dünya Savaşı’nı konuşup anlamaya çalışıyoruz. O dönem Osmanlı’nın dağ dışını, yapılan birtakım işte plandırı, batılı ülkelerin tavırlarını. Diyelim ki Sultan Abdülhamid Han döneminde mesela filanca şöyle tavır aldı, filanca böyle yaptı, şunu yaptı, bunu yaptı. Tabii şu anda biraz daha netleşiyor manzara çünkü daha böyle olayların neticelerini görüyoruz. Ben de inanıyorum ki şu anda Arap Baharı olarak isimlendirilen bu süreç mesela. 2021’de daha böyle sonuçlarıyla kimin aldığı işte tavır nereye vardı? Onu belki çok daha net görerek, daha net okunabilecek. Biraz böyle kaygım oydu kitabı yazarken. Yani 2121’de İstanbul’da misal bizim yerimize alacak olan, bizden 100 sene sonraki kuşaklar. Yani şu soruyu sormasınlar. Ya gözünüzün önünde dünyada kıyamet kopmuş. Yani bize o günleri anlamak için iki satır bir şey neden yazmadınız?
Çünkü ben mesela tarihteki bazı insanlarla ilgili onu sorarım. Ya bir hatıratını keşke bir yazsaydın mübarek derim mesela bazı insanlar için. Mesela kendileriyle ilgili eminim birçok tartışma bitecekti mesela. Hani kendisi bir şey söylemiş olsaydı ya da bir olayla ilgili aldığı bir tavrın sebebini izah etmiş olsaydı falan. Biraz mümkün mertebe, derine inmeye çalışarak. Olayların arka planı. Yani işte evet böyle bir şey oldu ortada ama bir de bu işin bu yönü var gibi.
İnşallah bir şeyler olmuştur bu anlamda.
İlk Yorumu Siz Yapın