Tarihimizi koruyabiliyor muyuz? Doç. Dr. Sedat Bornovalı yanıtladı
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=z95NUYGdFT8.
Peki, demin söylediğimiz Fossati, belki violörlüğü dükkü anlayışına daha yakındı. Yani Bizans’ı tam aynı mı diyeyim mi dert etmeyip, hani böyle olurdu. İşte Feride Serra Yılmaz’ın bir repliği vardı ya, işte adamın tekini dövdürmek için senin hakkında şöyle şöyle dedi diyor işte adama. Sonra neyse bu dövmeye gidiyor, çocuk da diyor ki anne demedi ki öyle bir şey, demediyse de düşündü diyor. Yani düşünmüştür nasıl olsa diyor, o şekilde bir bahaneyle violörlüğü de bu binaların herhalde böyle olması lazım. Değilse de adamlar yapamamış diyor. Yanlış yapmışlar ben size değilim. Onun yüzünden biz böylesini yapalım, tam orta çağlı nasıl yapacaksa. Ama buna karşılık bu kadar ilkeli boyito mesela violörlüğü tam şey yapar yani, onun arkasından gider. En azından çok takdir ederek, altıncısı hatta ona eleştiriler gelir. Bizden bize ne Fransızlardan diye doğru mudur hocam? Evet. Fransız dediğiniz violörlüğü dükse bize nedir diyor. Yani o derecede çok farklı bakışlar olmasına rağmen yapıyor. Ve işte en fazla, en etkileyici o kuleye yıkılışı Notre Dame’da aslında zaten violörlüğü dükünce onun eskildiği bir şeydi. Sonuçta tahta da yok. Yok yok, yok öyle bir şey. Yani vardıysa da işte… Çatıda galiba violörlüğü yaptı mı? Violörlüğü öyle düşünmüştür. Hani olsa iyi olurdu diye düşündüğü için yapmıştı. Belki de vardır, yapmadılarsa da eksik yapmışlardı düşünüp.
Ondan sonra onu müfbellikliği getirmiş. Peki şimdi hangi? Violörlük yapılacak Notre Dame mesela yoksa daha eskiz mi yapılacak? Şimdi mesela geçen gün belgeselinde bununla ilgili neredeyse ağaçları bile aynı bölgenin ağaçlarından getiriyorlar. Aynı inşa yöntemiyle yapacaklarını falan projelendirmişler. Nasıl yapılacaklar mesela? Biz… Aynısını biz yapabiliyor muyuz? Bu parasal meseleden dolayı mı bazı restorasyonlar daha iyi bazıları daha kötü oluyor?
Hiç ilgisiz ama en azından biraz oynasın diye grafik 15’i koyayım. Evet 15. Uyuyosun bakalım. Bir hani en azından oradan da bir kenara gelmiş olalım. Hani bunun gibi tasarımlar bile yaptırdılar şu anda. Bakalım yok çok şükür değil. Orası Konya. Konya değil mi orası? Konya, Selçuklu Köşkü. Sonra dönebiliriz biraz konuşmak isterim onun hakkında. Ki mesela o sizin dediğiniz gibi mesela bir örtüdür. Çokta dönemi için yerinedir.
Bakınız bu işte bir 18. yüzyıl yapısı ile yanına Libeskendi 2001 yılındaki pek de pek de güzel oturan bir şey aslında bakarsanız. Bu neresi? Bu Berlin. Berlin. Bir 16’yı da gösterirsek öbür taraftan cepheyi de görürüz şu anda. Hani tepeden gördük. Bakınız cephe de de baktığınız zaman şöyle bir ek olmuş oluyor cepheye. Şimdi bu tartışılıyor yani notudan için de bu tartışılıyor. Yani tamam zamanında bu yapılmış ama biz de 21. yüzyıla insanlarıyız, mimarlarıyız deniyor.
Benim açıkçası üzüldüğüm şeylerden bir tanesi. Hani hiçbir şey yapılmasıncı olmaya başlıyoruz ya tam eski nasılsa öyle yapılsın. O da çok çok keyifli değil aslında. En azından yani tasarım diye bir şeyin var olması gerekiyor. Mimarları yapının sadece ve sadece eski halini bulup restore etmekten sorumlu birey olarak yetiştirmekte açıkçası üzücü bir şey gibi geliyor. Sizin öğretiniz bütün prensipler çok iyi bilsinler.
O prensipleri bildikten sonra ne olursa olsun restorasyon yapan mimarın da bir tasarımcı oldu. Yani restorasyon yapıyor diye mimar olduğu gerçeğinin değişmemesi. Tabii unutulmaması gerekiyor ki hani restorasyonu bozabiliyoruz, kaldırabiliyoruz, demont edebiliyoruz. Mümkün olduğu kadar tabii geri çevrilebilir olursa yani açıkçası şunun çok korkunç bir karar olduğuna hükmedilirse bir gün kaldırırlar en fazlası ki ben taraftarım o başka mesele. Ama o da bir şey değil, bir gerçek 21. yüzyıl eki yapılmış. Onu diyen de var, onu diyen de var. Tabii, tabii, tabii. Hani canım çekiyor çekmiyor değil oraya bir gerçek 21. yüzyıl eki yapılsa eninde sonunda sahte. Fransa bunu yapıyorlar her zaman bazı yerlerde. Tabii tabii işte Louvre yaptıkları gibi yani hani o bayağı aykırıydı bir de piramit çok. Ayrıca o bayağı aykırı bulundu. Şimdi Louvre kadar ilgi çekiyor ve bir yandan da Louvre’un hayatta kalmasını sağlıyor çünkü Louvre’un giriş çıkışlarını falan kurtardı. Tabii müziğinin bütün yükünü aldı. Çok da karşı çıkıldı. Başta muazzam karşısında.
Anormal karşısında. Fransa her şeye karşılıyor zaten. Yani bakarsanız Pompidou merkezi yapılırken ona da karşılayacaklar bunun için bina falan derler. Covid’te de karşı çıkıyorlar. Bir sürü aşağıyı da karşı çıkıyorlar. Şimdi Twitter’da birileri yazmış ne Hagia Sophia’ymış hala Hagia Sophia diyorsunuz diye ve biz de onlara inat bari de en Hagia Sophia diyelim. Şimdi şöyle grafik 11’e bakacak olursak Hagia Sophia’nın işte 2. Hagia Sophia arkeolojik kazısı 1935’te yapıldığı biliniyor. Bu da eşiğinin yarısından kenarına kadar yani eşik bölgesinin ortada giriş bölgesinin yarısıdır. Öbür yarısı da kazılmamış. Yani simetrik tabii. Hani haklı olarak 1935’te hem hani anlıyorsunuz sağını görürseniz soluğunda anlamış olabilirsiniz. En eski Hagia Sophia mı? En eskisi hakkında pek bir fikrimiz yok. Bu 2. çünkü 2.yi de yok edip 1.ye ulaşma şansımız pek yok gibi görünüyor. Fakat artık aradan geçmiş 35’ten bugüne kadar biz hala İstanbul’un en orta yerindeki Hagia Sophia’yı biraz daha kazıp onu çağdaş bir ziyaretçi düzenliyor. Şu anda bir hendek var ve içine işte su geliyor, kar geliyor, her bir şey oluyor. Yarım yamalak parçaları oraya yetiştirmişiz. Onun yerine gerçek anlamda Hagia Sophia’nın bütün ağrısını kazıp öğrenip bir de bunu tasarlamak bir ziyaretçi yönetimi. Ama kazarken kimini neler çıkarırdı? Ne güzel işte. Kazı bitmez. Onun için kazılıyor. Zaten arkeolojisi yapılıyor. Yani 1935 yılında yapılmış bir açma bu aslında. Bir sadece bir inceleme çalışması. Onun yerine gerçek bir kazı ve mimar biz öğrencilerle bir Instagram programında sohbet ediyorduk. Sordukları sorulardan sonra ben biraz kızdım çocuklara dedim ki yani bugün biz ne katabiliriz diye niye kız sormuyorsunuz? O kadar korkutulmuş ki tarihi esere.
Tabii ki kat çıkmaya kalkışırlarsa pek memnun olmayız. Yani bazı şeyin de yapılmaması lazım Hagia Sophia turistler üst katakolla. Ama modern bir yorumla korumakta bir üslu bulur. Niye olmasın sökülebilecek bir şey. Yapılabilir tabii ki. Dediğimiz tabii. A reversible evet geri döndü. Ama bunun da dışında ihtiyaç daha farklı. Yani gerçekten bu şeyleri görüp algılamak gerekiyor Hagia Sophia’da 6. Yüzyıldan sonra bir daha kimsenin onları o eski eserleri görüp algılaması gerekmemişti.
Artık gerekiyor 21. Yüzyılın ihtiyacına göre tahrip de etmeden ziyaretçinin bunu algılayabilmesini sağlamanın hiçbir sakıncası olmadığını düşünüyorum. Yani tasarlanacak, eklenecek doğal olarak. Hani en kıymetli noktalara ağır zarar verilmeyecek. Tabii ki oradaki orijinal kabartmalı mimari plastiğin üstüne bir şey sokmayacaksınız doğal olarak. Ama kenarına gerekirse bir köprü de yapacaksınız. Bunların hepsi pek hala da olabilecek şey.
İşte yere batılan sahnecinin içinde her şey var ya. Geçen gün ziyaret… Restor deyi çirkin şeridah var içinde. Orada bir fotoğraf köşesi yapmışlar gördünüz mü orayı? O gitti şu anda kapalı. Şu anda ziyarete kapalı. Restore ediliyor ve bayağı gayretli bir restore. Geçen perşembe günü galiba ziyarete gittim. Şanteyi ziyaret ettim. Çok sevindim şanteyi ziyaret etmiş olmaktan. Dediğim gibi yani istiyorum ki başkaları da ziyaret edebilsin. Orası belediyenin midir? Belediyenin suyla ilgili bütün binalar belediyeye aittir. Şimdi şerefiye sahnecini mesela bir ses ışık gösterisi haline getirdiler. O da tartışılır. Dediğimiz gibi bir de müşterinin kararı. Yani restorasyon sadece müellifin kararı ile yapılan bir şey değil. İşte müşteri tamamlayacaksın diyorsa da eninde sonunda kurulda bunu onaylıyorsa. Mesela ben o zaman dendanları yapmayabilirdim belki. Süngerbob kalesinde değil mi? Olabilir. Birazını bırakırdık belki şurada dendam var diye.
Üç tane çıkıntı yapardık da tamamını belki ok atmamız gerekmiyor. Ateşten korunmamız gerekmiyor. Denizi gözlemeyeceksiniz. Peki bu bahsettiğiniz hiçbir tanesi aslında arkeolojik mimari sınavına giriyor mu Kutgun hocam? Girmiyor.
Yani yaşayan bina kapsamında.
İlk Yorumu Siz Yapın