Ufuk Alkım Güven – Malazgirt Harbi – CS Özel (4)
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=lTWLu1vWy6c.
Tabi burada az evvel işin başında bahsettiğin gibi hedefi Fatih mi ilere doğru gitmek? Tabi hedefi şöyle yani Şöyle Malazgirt savaşı bir hedef değil Selçuklular için. Bunu da tekrardan söylemiş olayım. Anadolu her zaman bir hedef. Buna şüphemiz yok. Zaten 1016’dan itibaren devamlı gidildiğini görüyoruz.
Denizli’ye kadar gidildiğini görüyoruz. Çünkü o devamlı olup boşalan Türkmen ruhunu bir yere yerleştirmek, bir yere göndermek, yönlendirmek icap ediyor. Dolayısıyla her zaman hedefte. Ama Malazgirt evvelinde en azından böyle bir hedef yok 1071 yılında. Hedef neresi söylediğim gibi Mısır’da Fatım iler. Dediğim gibi yere dönüp Malazgirt tarafına geçmiş oluyor. Devam edecek olursak Malazgirt’e gelen Vethire’ye tabi ordu çok ciddi Bizans ordusu. Yani 200 bin kişilik bir ordudan tabi abartanlar var. 400 bin diyen var, 600 bin diyen var. Kaynaklar böyle abartmayı sever. Niye? Çünkü Alparslan’ın kazanmış olduğu zaferi destanlaştırması mitsel bir haleye birindirmesi gerekiyor ya.
Bunlara abartır ama 200 bin civarında olduğu, onun da daha sonra Alparslan’ın öncü kuvvetlerinin saldırılarından dolayı 160-150 bin lira kadar yerlediği ifade ediliyor. Peki Alparslan’ın ordusu kaç bin? Orada derler ki 600 bin Bizans ordusu var, 21 bin Selçuklu ordusu var. Yani bu çok makul değil. Alparslan kahraman, cesur. Ama kahramanlık ve cesurluk böyle bir şey değil.
Kahramanlık ve cesurluk geri geldiğinde kullanılabilecek bir şey. Devlet dediğimiz şey duygusal hareket ederek yönetilecek bir şey değil. Askeri seferler duygusal olarak hareket edilip de yönetebilecek bir şey değil. Dolayısıyla her taraftan asker çağırıyor. 50 bin-60 bin civarı toplanabiliyor. Belki daha fazla da gelebilir ama mecbur kalıyor savaşmaya. Çünkü Bizans İmparatoru gelmiş artık. Sivas’a kadar gelmiş.
Tabii durum böyle olunca elçi gönderiyor. Sultan Alparslan, Bizans İmparatoru, Romanos Diogenes’e, Abbas-i Halepesinin veziri İbn-i Muhallevan. Çok iyi bilirsin Mahmut. Ve Savteg’in adamlarından. Tabii konuşuyorlar, barış yapalım diyorlar. Böyle bir savaş yapmayalım diyorlar.
Yani Alparslan’ın yine bir niyeti yok. Çünkü görüyor karşıda gelen çok ciddi bir orda olduğunu görüyor. Savaş yapmak istemiyor. Kaybedebilme ihtimali çok yüksek. Kaybetme ihtimali çok yüksek. Rett ediyor tabii. Ama burada çok önemli bir hadise yaşanıyor. Romanos Diogenes diyor ki İbn-i Muhallevan’a. Hemed’an mı daha güzeldir, Isfahan mı daha güzeldir? Isfahan daha güzeldir diyor. Hemed’an soğuktur diyor. Hemen ben de öyle duymuştum diyor. Ben diyor Isfahan’ın daha güzel bir havasının olduğunu duymuştum diyor. O halde diyor hayvanlarımız Hemed’an da kışlar da biz de Isfahan da kışlarız diyor. Tabii İbn-i Muhallevan o taliyeye geçen sözü söylüyor. Beni böyle hala titretir yani o söz. Yani karşısında 200.000 kişilik bir imparator ve üzerine doğru geliyor ve sen bunu çekinmeden söylüyorsun işte Müslüman’ın duruşu yani öyle söyleyeyim.
Diyor ki atlarınız eşekleriniz hayvanlarınız Hemed’an da kışlar da siz nerede kışlarsınız onu Allah bilir diyor. Yani ciddi bir firaset diyelim. Tabii savaş kaçınılmaz oluyor artık. Ama dediğim gibi Sultan Alparslan öncü kuvvetlerle yıpratıyor Bizans ordusunu. Moralleri de bozuluyor. Ha şöyle bir durum da var. Şimdi Bizans İmparatoru Romanos Diogenes İstanbul’a hareket ettikten sonra devamlı terslikler oluyor. Hatta kaynaklar savaştan hemen önce eşiyle kavga ettiğini falan bile yazarlar. Aynen böyle enteresan hadiseler yaşanır. İşte Ayasofya’da o zaman kilise tabii işte hacın düştüğü 4-5 defa kaldırılmasına rağmen düştüğü söylenir. İşte yolda bir güvercin türü zannedersin veya bir karga türü olumsuzluk olarak algılanır. Onun devamlı başlarında geçtiği gezdiği söylenir.
O dönemin işte astroloji uzmanları diyeyim o savaşın o gün yapılmaması gerektiğine dair telkinler de bulunur. Daha nasıl söyleyeyim daha akli olarak Sultanın daha doğrusu imparatorun adamlarının savaşı toprakları içerisinde yapmak.
Yani Bizans’ın kendi toprakları içerisinde yapmasını söylediği fakat yardakçı olan Tayfan’ın, ki kaynaklar da böyle geçer, yardakçı Tayfan’ın işte Hemedanda yapalım, Isfahan’da yapalım, İmparatorluğun uzak köşelerinde yapalım hatta İmparatorluğu satın dışına çıkalım diye söylediği ifade edilir. Romanos Diogenes de bu ikinci güruhu dinlemek durumunda kalır. Böyle ifade edilir.
Tabi dediğim gibi yıpratıyor ve savaş mecbur olunca artık Alparslan soruyor hocasına, Buhari’ye, devamlı yanında gezdirdiği hanefi bir alim. Tabi o astrolokları o da dinlemiyor, bizimki de dinlemiyor, Alparslan dinlemiyor. Ne zaman buyurursunuz? Diyor ki bütün Müslümanların cuma günü kutbelerde dua ettiği cuma günü savaşa tutuş. Ben güveniyorum Allah’ın izniyle zafer senin olacak diyor.
Bu özgüvenle tabi Alparslan ortasının karşısına geçiyor. Tabi tiyatral bir anlatı vardır malum kefenini giymiştir, beyaz kıyafetini giymiştir. Burada bir savaşan hükümdar yoktur, burada bir asker yoktur. Hepimiz burada Allah’ın kuluyuz deyip bir cuma hutbesi irade edip, cumadan sonra savaşa tutuştuğu ifade edilir. Klasik Türklerin bir taktiği vardır. İşte buna Turan taktiği derler, Kurt kapanı derler, Hilal taktiği derler. Nedir o? Biliyordur herkes ama yine de burada ifade etmiş olalım. Öncü bir kuvvet gider, yan taraflarda ordular hazırdır, birlikler. O öncü kuvvet bir anda geri çekilince, sahte ricat derler malum. Onlar bir anda geri çekilince o ordu direkt aaa bunlar yenildi kaçıyor. Gözüyle bakarak o çemberin arasında kalırlar ve bizim ordu da hemen onları ne yapar? Ordu imha eder. Bu şekilde savaş açısında netucelenmiş oluyor Hilal taktiği ile. Malazgirt’i tabi böyle tek tek uzun uzun anlatılabilecek bir şey yani işte şu birlik şuradan girdi, bu birlik buradan girdi ama bu askeri tarihçilerin daha çok ilgileneceği bir şey. İnsanları da sıkmaya gerek yok. Genel çerçevesiyle bu şekilde bilsek ve bize nasıl bir mesaj verdiğini bilsek aslında bu anlamda savaş üzerinde konuşuruz tabi.
Sonrası için muhtemelen sen soracaksın zaten. Bu şekilde ifade edilebilir diyebiliriz.
İlk Yorumu Siz Yapın