Yusuf Sami Kamadan – Baas ve Saddam Arşivi’nin Bulunuşu
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=d9fpFaQcF7E.
Arşiv meselesinin merkezinde Kenan Mekkiye diye bir isim bulunuyor. Kenan Mekkiye kimdir? Kenan Mekkiye 1949 yılında Bağdat’ta dünyaya gelmiş. İlk ölemini burada tamamlamış. Daha sonra üniversite eğitimi için Amerika’ya yerleşmiş bir isim. Ta ki 2003 yılına kadar. Tabi saddama muhalefi olma özelliğine sahip. Hatta Republic of Fear diye bir meşhur bir eseri vardır. Yani 90’ın Körfes Harbi’nin ardından Amerika ve Avrupa ülkelerinde ciddi ses getiren bir eserdir bu.
Korku Cumhuriyeti. Evet korku cumhuriyeti şeklini tercüme edebiliriz. Kenan Mekkiye şudur. Yani özellikle 90’lardan itibaren yani Amerika’nın saddama karşı tavır aldığı zamandan itibaren Amerika’da Irak saddama aleyhine lobe faatleri yürüten bir şahıs. Ki bundan da başarılı olmuştur. Yani bu arada şunu da eklemek lazım. Yani günümüzde mesela Kenan Mekkiye gibi adamların varlığı bilinen bir gerçek. Yani aslında bu tarz potansiyelidiki adamların sahip oldukları tehlike
tabi gerekli makamlar tarafından göz ardı edilmiyordur ama Yani hocam şu hatınızı söylemeye çalışıyorsunuz. Türkiye’nin de Kenan Mekkiyeleri var. Evet muhakkak. Yurtdışında şu an isimlerimde değiştirdiler belki. Ama hala devam ediyorlar faaliyetlerinin. Evet. Yani Amerikan Birlikleri’nin arkasında Türkiye’ye girmeyi planlayan isteyen, talebeden bol miktarda maalesef Kenan Mekkiye’miz var. Kenan Mekkiye tabi dediğim gibi yani 90’larda itibaren Saddam aleyhine bir askeri harekatın lobi ciliğini yapan bir şahıs. Öyle bir adam. Ki Marumuzu Beyaz Sarayı’da Oberhofüs vardır. Yani 2003 yılında Amerika işgal edilirken Oberhofüs ile Buçla beraber Bağdat’ın işgalini seyretmiş bir adam. İşte Kenan Mekkiye tabi 2003 yılından itibaren artık Bağdat’a geliyor. Bu tarihte yani her ne kadar ıra yerleşmek için gelmiş olsa da 3 yıl kadar yaşayabiliyor. Daha sonra tekrar Amerika’ya dönüyor. Bugün hala Amerika’da kendisi yaşıyor. Massachusetts’te yaşamaya devam ediyor. Şimdi işte Amerikan işgalinin meydana getirdiği bir güvensizlik ortamı var Bağdat’ta. İşte yağmalar oluyor. Tabi güvenlik tamamıyla kırılmış durumda. Şöyle bir duyum alıyor Kenan Mekkiye.
Tabi Michel Eflan bu arada başta anlatmayı unuttuk belki. Mezarı Bağdat’tadır. Yani 1989 yılında öldüğü zaman hatta Saddam Hüseyin’in fotoğraf vardır yani. Omzunda taşır. Michel Eflan naaşını. Şöyle bir detay vardır hatta 1980 yılında Saddam Hüseyin, Michel Eflan Müslüman olduğunu da söyler. Müslüman olduğunu ve Ahmet ismi aldığını söyler. Oğul da bunu daha sonra teyit eder işte. Nihayetinde Bağdat’ta bulunur yani mezarı.
Mesela Michel Eflan. İşte yağmacıların buraya gittiği haberini alır Kenan Mekkiye. Tabi muhtemelen yanında askeri birliklerle birlikte o da buraya hareket eder. Yani bu arada bu resmi anlatındır. Yani arşivi nasıl ele geçiren dahi bu resmi anlatındır. Yani biz de bunu anlatıyoruz. Yani altında başka şeyler de anlatılmayan gizlenen şeyler olabilir diyorsunuz. Bence vardır yani mutlaka vardır çünkü. Yani bana biraz bu karikatürize edilmiş gibi geliyor bana açıkçası biraz.
Öyle geliyor ama niayetini bunu aktarmaktan sıkıntı yok. İşte olay yerine geçiyor. Tabi yanında kim var? Tabi yanında Mustafa Kazım’ı var. Şuanda ki İran başbakanı. Evet şuandaki Irak başbakanı. Mustafa Kazım’ı da kendisinin yanında. Mustafa Kazım kimdir kısaca ondan da bahsedelim. Sejri’miz zihninde anlaşılması bakımında bugün Irak başbakanı kendisi. O da 1984 yılında aynı şekilde yine Saddam muhalefi. 84 yılında Irak’tan ayrılıyor. Önce bir İran’a gidiyor daha sonra Almanya’ya gidiyor ve daha sonra İngiltere’ye yerleşiyor ki oradan da vatandaşlık alıyor. O da aynı şekilde 2003 yılında Amerikan işgali sonrasında Irak’a geliyor. Ve Kenan Mekkeye’ye aslında yakın dost. Nereden dost var? 1992 yılında Kenan Mekkeye Irak Documentation Project isimli bir merkez kuruyor. Yani işte Saddam’ın yaptığı ettiği zulümleri ifşa eden, belgeler yayınlayan bir merkez kuruyor. Kazım ile beraber çalışıyorlar. Hatta 2003-2010 yılları arasında Kazım’ı, tabii daha sonra 2003 yılında Kenan Mekkeye bu merkezi Irak Memory Foundation olarak değiştiriyor. 2003-2010 yılları arasında Mustafa Kazım’ı Bağdat’ta burada merkez başkanı oluyor, başkanlığını yürütüyor. Tabii başbakan olmadan önce de Mustafa Kazım’ı, yani Irak Ulusal İstihbarat Şefi’nin de başkanlığını yapıyor. İstihbaratçıdır yani aslında kendisi.
O da ilginç bir isimdir yani. Hakikaten üzerinde yani Kenan Mekkeye gibi belki Mustafa Kazım’ı da yani. Üzerine belki yani bir sohbet yapılması gereken, enteresan figürlerdir yani. Ortadoğu’da bulunan, bu günümüzde bulunan enteresan figürlerdir. Tabii olay yerine intikal ediyorlar Kenan Mekkeye ile Mustafa Kazım’ı. Burada Kazım’ı, Hadim’i değil yani geçen gün bir gazeteci Hadim’i dedi.
Mutfağın İngilizcesi yani KH’ye yazılıyor ya Hadim’i dedi, Kavhimi şeklinde olacak. Olay yerine geçiyorlar. Tabii geçiklerinde tabii yani bombalanmış orası. Yer, zemin, su. Oraya giriyorlar bir de bakıyorlar ki bir evraklar, vesikalar falan. İşte Kenan Mekkeye bunun arşivi belgeleri olduğunu anlıyor. İşte gerektiği Amerikan yetkililerinden izin alarak nihayet de bu bütün bu belgeleri o zaman Bağdat’ta evini işte ofis haline getirmiş.
Oraya bütün evrakları taşıttığı söyleniyor. Tabii bu tarihten sonra orada bir tasnif çalışmaları, Mustafa Kazım’ın da dahil olduğu bir hey tarafından burada işte bir tasnif çalışmaları oluyor. Bir tarama çalışmaları falan yapılıyor. Ta ki 2005 yılına kadar. 2005 yılında tabii bunlar Amerika’ya gidiyor. Tabii gitmesine sebep olarak da şu gösteriliyor. Tabii Şii militantlar var. Saddam döneminin artıkları var. Artı işte farklı kesinen LKD militantların olduğu söyleniyor.
Yani bunların tehlike oluşturduğu ifade ediliyor. Mesela Hoover institüsü vardır. İleride ondan da bahsediyoruz muhtemelen. Amerika’daki son dura Hoover institüsüdür. Burası Kaliforniya’da bulunuyor. Stanford Üniversitesi’ne bağlı bir think tank kuruluşu. Yani 1919’da kurulan hakikaten bayağı büyük bir think tank kuruluşudur. Onlar 100. yıl münasebetiyle bir kitapçık yayınladılar. O kitapçıkta bununla alakalı bir dört besafır bir makale var.
İşte o dönemde füze saldırısına falan uğradıklarını ifade ediyorlar. Özellikle Şii militantlar tarafından. Yani işte arşiv belgelerinin Saddam’la, yani Şii’lerin de kısmen kirli çamaşırların ortaya dökmesinden endişe ettikleri için böyle bir saldırı yaptıklarını ifade ediyor. İşte daha sonra Paul Wolfitz diye birisi var. Savunma bakanı yardımcısı bu adam. Bu adam da aynı zamanda tabii 2003 yılındaki Amerikan işgalinin mimarlarından bir tanesi.
İşte Kenan Bekli’ye kendisiyle görüşüyor. Bunların Amerika’ya nakli konusunda. Tabii geçici hükümet kuruluyor olarak da,
Amerikan işte Amerikayla yapılan bir anlaşma neticesinde nihayetinde bunlar Amerikaya taşınıyor.
İlk Yorumu Siz Yapın