Yusuf Sami Kamadan – Saddam Arşivi’nin Mahiyeti ve Irak’a Tekrar Nakli
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=VhdpGVPbSvE.
Hocam bunu birazcık daha açabilir miyiz? Yani bu Amerikanın, Iran yaptıklarını görmezden gelmesi veya Avrupa Birliği ülkelerinin görmezden gelmesi, hatta silah yardımında veya başka türlü yardımlarda bulunması noktasında bu vesikalarda neler olabilir sizce? Bir tahmininiz var mı?
Yani tahminim muhtemelen çok kirli şeyler olduğu yönünde fakat tabi yani gerek burada gösterilen hassasiyet, gerek bununla alakalı yani arşivye gittiğiniz zaman da mesela önüne bütün arşiv açılıyor değil yani bununla alakalı tabi akılda soru işaretleri kalıyor. Ne olduğu konusunu az önce bahsettiğim mesela 70’li ve 80’li yıllarda yapılan o programların kayıtları mesela yok.
Akabinde bu mesela Halepçe bu kimyasal seyah raporları yok. Arşivde ben yani ele getirebildiğim kadarıyla bu arada şeyden bahsettim az önce Conflict Research Center’dan bahsetmiştik. Onlar da bu arada 2010 yılıyla 2015 yıllar arasında arşiv kullanımı açıktı burası Pendigo’na bağlı. Fakat şu anda tabi kapalı.
Fakat burası kapanmadan önce sağ olsun bir dostumuz Amerikada bir dostumuz bayağı bir oradan bir evrak çekmiş onlar da bana temin etti sağ olsun. Türkiye ile dair belgelerde var değil mi? Var bol miktarda var az önce ben az sonra ben de bahsedeceğim bunlardan. Ben de sorularım arasında var oraya geleceğiz inşallah. Çok kısa özellikle bahsedeceğim tabi yani çok net anlaşılmıyor ama bir şeyler olduğu kesinlikle anlatıyor. Yani bariz mesela Türkiye ile alak olanlar da var. Yani bunlar özellikle çalışılması lazım. Gerek şahıs bazında olsun, gerek akademisyen bazı, gerek üniversite, gerek devlet veya think tank kuruluşları. Ki ben yazım yazdıktan sonra da mesela SETA, SETA’mız başta olmak üzere gerektiği think tank kuruluşlarımızı gönderdim. Yani bununla alakalı kesinlikle bütçe ayrılması lazım. Evet.
Çünkü hakikaten yani bu yakın tarihimiz özellikle, yani 80 sonrası tarihimizi aydınlatması bakımından çok büyük bir işleve, farete sahip bu arşivler. Şu detaylarına bahsetmek istiyorum. 2005 yılında ve 2013 yılında IRA gönderilen arşiv kayıtlarının sessiz sedasıyla yapılanını söyledik. 2020 yılında da bunun çok aleni biçimde yani dışarı bakanlığı raporlarından falan mesela bilgi notlarından ben takip ediyordum yani. Hav verildi, hav verilecek. Sürekli böyle bir şey yayınlardı.
Yani bundaki sebeplerden muhtemelen en büyüğü de yani bunun kagmiye işte bir jest olması. Yani sebebi muhtemelen bu. Çünkü yani tabii uluslararası kamuoyunda da bu ses getiriyor. Yani 2008 yılında mesela Irak Milli Kütüphanesi ve Arşivleri Müdürü vardır. Said İskender isimli birisi. Bu mesela arşivlerin ta 2008 yılında itibaren yani Amerika’nın tekrar bunlara ıra vermesi gerektiğini ifade ediyor. Tabii yani Kenan Mekki’ye gidiyor. Ondan tabi menfi cevap oluyor.
Fakat iyi bir lobi faaliyeti yürütüyor. Mesela yine aynı yıl yanılmıyorsam Kanada Arşivciler Derneği ve Amerikalı Arşivler Derneği’nin yaptığı mesela ses getiren faaliyetler var. Yani 2008 yılından itibaren aslında yani bu arşivlerin tekrar ıra verilmesi gerektiği konusunda bir ses var. Bir baskı oluşturmaya başlanıyor. Tabii, tabii bir baskı var.
Tabii ama yani ben zannetmiyorum açıkçası. Yani bunun ne kadar böyle bir talep olmuş olsa da Uluslararası Kamuoyunda muhtemelen bunun yani kağıdım ile alakalı olduğunu ben zannediyorum şahsen.
Böyle olduğunu ifade edebiliriz.
İlk Yorumu Siz Yapın