"Enter"a basıp içeriğe geçin

Yusuf Sami Kamadan – Saddam ve İran Devrimi

Yusuf Sami Kamadan – Saddam ve İran Devrimi

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=ukFI4XW0Smo.

Tabii bu esnada bölgede biliyorsun çok büyük kırımılar meydana geliyor. Nedir mesela? 1979 sözde İran-İslam devrimi. Tabii İran-İslam devrimi olduğu zaman, Kumeini’nin başında olduğu devrim meydana geldiği zaman, İran şöyle bir yapısı var. Irak aslında çoğu Şii olan bir ülke. Yani %60’dan fazlasının Şii olduğu bir ülke. İran’da böyle bir hareket meydana geldiği zaman, bu tabii ki gayet tabi olarak, Irak’ta da kimin kıvırcınlar meydana getiriyor ve o dönemin Şii liderlerinden birisi olan Muhammed Bağkır Sadr’ın
öncülüğünde Şii’ler işte bir ayaklanmaya kalkışıyorlar. Tabi burada tabi Saddam’la aslında Humeini arası, İran’da devrimi gidip süreçte de bozuk. Yani mesela Humeini işte Saddam aleyhine halka, işte Saddam’a devrim tarzını ifadeler kullanıyor. Araları bayağı bir limoni. Tam orada devrim de gerçekleştikten sonra Saddam bunu kendisini çok ciddi manada tehdit olarak görüyor. Şii’ler ayaklanmaya başlıyorlar.
Ben özellikle Necef ve Kerbela ziyaretlerine mesela kimin Şii’lerle, Şii’li ilerle görüşme imkanı oldu. Özellikle İran taklit merciyi konumundaki hekim ailesi vardır. Onlar mesela Saddam döneminde hakikaten… Bu merciyi hocam açabilir misiniz biraz belki bilmeyenler vardır? Yani merciyi taklit dediğimiz şey, Şii’ye de özellikle yani Şii’lerin fetva gibi problemlerini halleden bir nevi fakihler olarak, fakihten biraz daha geniş anlamda bugün kullanılıyor. Bir fetva makamı yani. Evet, yani bir fetva makamı tarzında ifade edebiliriz. Mesela hekim ailesinden bahsettik. Onlar Irak’ta ofisini ziyaret etme imkanı da oldu. Yani adeta böyle bir bürokratik bir merkez gibi çalışırlar. Yani sürekli onlara işte fetvalar gelir, onlar cevap vermeye çalışırlar. Bu şekilde çalışan yapıda insanlar. Tabi 79 yılında İran’da İran İsa devrimi olduğunu söyledik. Bu Irak’ta ciddi kıvılcımlara yol açtı.
İran işte 160’ın da fazlasının Şii olduğunu söylemiştik. Şii’lik de yayılmacı bir mezheptir. Evet, tabi. Sadece İran’la sınırlı kalmayı istemez. Dünyadaki bütün Şii’leri kendisine bağlı kılmaya çalışır. Hatta bir anektot olsun. Aliye İzzetbegovic döneminde orada Balkanlarda problemler devam ederken İran’dan işte Mücahit adı altında oraya insanlar gidiyor. Şii’ler ve bölgeyi de Şii’leştirmeye çalışıyorlar.
Aliye İzzetbegovic de bunu engellemeye çalışıyor. Yani Balkanlara kadar kendi sınırlarını da aşarak sızmaya çalışıyorlar. Irak gibi bir yerde, Şii’liğin de çıktığı bir bölgede bu anlamda yayılmacı politikaları seyretmesi oldukça tabi yani. Evet, tabi 79 devrimin ardından Türkiye’de de aslında
baya bir tedirginle yolaştığını söyleyebiliriz.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir