Prof. Dr. Ömer Türker – Gazalî ve İlimlere Bakışı
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=MmeWIsBh344.
Hocam dediğiniz ya hani şimdi siz söyleyince aklıma geldi. Normalde soruları da bu şekilde hazırlamamıştım. Malum İmam Gazali sizin de söylediğiniz gibi tasavvufu ilim olarak görmüyor. O bir hayat tarzıdır aslında diyor. Oradan şunu çıkartıyoruz değil mi hocam? Kelam için diyor ya hani en yüce ilimdir. İnsanlar şey diye düşünüyor ama onun bir sufi tarafı var. Nasıl bunu söyler?
Aslında onu ilim olarak görmediği için kelamı ön plana çıkartıyor. Bu şekilde anlayabilir miyiz? Belki öyle yorumlayabilirsin iyimser bir yorumla fakat Gazali herhangi bir disiplini yazarken o disiplin hakkında teşvik edici cümleler kullanır. Yani geleneğin kendi içindeki hiyerarsini dikkate alır. Geleneği küçümsemez yani. Şimdi genellikle diyor ki dini ilimler Gazalin dönemine kadar bir kelam en yüce ilim. Niye en yüce ilim? Allah’ın zâtı sıfatlarını konu ediniyor. Nübüvvetin ispatını yapıyor. Mead bahsini inceliyor. Esmai şerriye dediğimiz iman, küfür, fısık gibi kavramları inceliyor. Tabiat dünyasını da buna göre yorumluyor. Dolayısıyla yani nübüvvet olmadan fıkı anlamlı değil. Nübüvvet olmadan hadis anlamlı değil. Kur’an anlamlı hiçbir şeyin anlamı yok. Yani nübüvvet olmadan nübüvvet kurucu ilke. Dolayısıyla kelam en üst seviyede bulunuyor. Şimdi ilim olarak baktığımızda geleneksel yerasi bakımından böyle ama desen ki Gazali’ye.
Üstad böyle söylüyorsun ama acaba kelam bu maksatları tam olarak karşılamaya kâfi mi? Eğer senin için yetiyorsa olur diyecek yani. Beni düşün ya Gazali. Evladım senin için ikna edici tamam. Ama ehli tahkik nezdinde bu disiplinler yeterli mi? Yok değil diyecek yani. Kâbın kadar yani. Evet yani sen ne yaparsan yani sen ikna oluyorsan sorun yok. Bunu inkar etmiyorum diyor Gazali kendisi.
Bazı insanlar bununla tatmin olabiliyor, ikna etmiyorum ama hakikatte böyle mi? Yok aksi anlamaz bir idrak veriyor mu? Vermiyor. Çünkü Gazali’nin bak bunu doğru anlayalım. Gazali’nin derdi bu değil. Gazali’nin derdi kulu Allah’a yaklaştıracak bir bilgi. Tanımı gereği ama. Gazali şöyle bakıyor. Sen çok iyi kelam öğrendin. İyi bir kelam alimi oldun. Bu seni Allah’a yaklaştırır mı zorunlu olarak? Gazali diyor ki yok yaklaştırmıyor. Yani zorun tanımı gereği. Yani kelamı öğren, öyle bir şey varsayalım ki diyor seni Allah’a yaklaştırıyorsa o ilim olsun. Yoksa olmasın. Bir kimse felsefe öğrendi. Böyle bir şey oluyor mu? Olmuyor. Bak fıkı. Fıkı öğrendin. İyi bir fıkı halimi oldun. Bu fıkıh ilmi seni Allah’a yaklaştırdı mı, dindarlığını arttırdı mı zorunlu olarak böyle bir şart yok gerçekten. Bunun olduğu yegane alan Gazali’ye göre tasavvufun mahrem alanı. Diğerlerinde böyle değil.
Gazali’nin miyarı bu. O yüzden Gazali’ye göre kelam ve fıkıh dini ilim değildir gerçekten. Biz bunlarla dini ilimle konuşuyoruz. Dünyemin ilimi.
İlk Yorumu Siz Yapın