Mehmet Öğütçü: “Teknolojide yapay zekayı en iyi kullanan ülke Çin”
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=Ad6JecJTYLs.
Dünyadaki güç kaymasının batı bırakmak istemiyor, hala tutuyor güçlü bir şekilde. Enerji ekonomi onun ayaklarından bir tanesi. Güç kaymasının da yansıması bu. Çin’i konuştuk biraz önce. Çin dünyadaki en akıllı, en stratejik ülkelerden bir tanesi. Çin büyük ekonomik alan olarak da düşünürseniz, daha önce söylediğim gibi, Dünya’nın şu anda ekonomik süper gücü. Enerji konusunda izleyin. Ben orada büyük gerçekte çalıştım, yıllarca OECD’nin Çin programlarını yönettiğim iş yaptım. Bu kadar akıllıca yürüten, stratejik şekilde yürüten, Dünya ile ilişkilerini, ülke içerisindeki yatırımlarını, projelerini, girişimlerini başka bir ülke yok. Onun için hiç kuşum sevmeyelim. Yok efendim, işte şimdi emlak krizi var. Talep düşmeye başladı falan. Bunlar tabii ki var geçici. Ama bakarsanız temellerde Çin bulabildiği kadar enerjiyi depoluyor. Kendisi üretmeye çalışıyor. Petrol de bakın size iki rakam vereceğim, inanamayacaksınız.
Çin Dünya’dan 9.8 milyon varil petrol ithal ediyor, bir numara. Bu neredeyse Suudi Arabistan’ın tek başına üretimi. Kendi içinde de 4.5 milyon varil kadar üretiyor. Doğalgaz da çok az. %2’lerdeydi ben orada görev yaparken. Şu anda doğalgazın payı %7-8’lere doğru çıktı Çin’de. Teknolojide yapay zekayı en iyi kullanan ülke. Hiç lamucu mu yok bunun. Dolayısıyla bir yerde
Çin’in ayağını kaydırmak için de batıda çıldışılıyor bu gücü dizginlemek için. Malacca dilemma dedikleri, Malacca ikilemi denen bir şey var. Malacca Boğazı Asya Pasifiki’de Japonya’ya, Çin’e, Kore’ye, Tayvan’a, Hong Kong’a giden Deniz ticaretinin %90’ı geçiyor. Ve Amerikan 7. filosu tarafından korunuyor. Onun içindir ki Çin Karadan bu kuşak yol projesini geliştirdi. Pakistan ekonomik kuru diyonunu geliştirdi.
Kıvadar Deniz Sulivanı’nda. O proje bayağı bir yavaşladı. Şimdi yavaşladı dünyadaki şeylerle ilgili ama Çin’i şöyle düşünün. Çinler gibi düşünün. 2049 Yüzyılıncu Yıl Dönümü. Çin’in Kuruluş Yıl Dönümü. Bizim 2023 Seneye geliyor nereye geldiğimiz ortada hedefler konusunda. Çin uzun vadeli hedeflerle yürüyor. 2049’a kadar Barışçıl yükselişle 1 numaralı Siyasi, Ekonomik
Ve Askeri Güç olmak istiyor. Ve bunu da gerçekleştirecek. Çünkü biliyorsunuz daha önce Çin’e özellikle Amerika kardeşim biraz da sorumluluğu kaldı. Dünya düzeninde derdiği zaman Biz işimize bakıyoruz cevabını almıştı. Oradan vazgeçtiler mi? Askeri güç olmadan Amerika neden dünyada büyük askeri güç? 29 tane uçak gemisi var dünyanın her yerinde. Her yere müdahale edebiliyor. Çin’de iki tane var. Üçüncüyi inşa ediyorlar. Bir tanesini buradan almışlardı. Bir tanesi buradan Boğaz’dan geçip götürmüşlerdi.
İst-Neyland. Dolayısıyla Çin Rusya’ya bağımlı Uçak sistemleri özellikle. Ama kendi gücünü de geliştirmeye başladı. Nükleer bir güç zaten. Bunu eğer gerçekleştirirse o zaman Çin pazularını şişirmeye başlayacak. Dolayısıyla Çin’in enerjideki pozisyonunu Onun ekonomik, askeri, siyasi hedefleri ile de bağlantılı görmek lazım. Nükleer’e gelince iki kilometre orada etmek istiyorum. Tartıştık Münersin Hakkı’yı falan ama
Dünyada tren şu anda dünyadaki Toplam enerjinin yüzde onu nükleer. Bazı ülkeler çıkmaya çalışıyordu Almanya’ya falan gibi. Şimdi tekrar döndürdüler. Amerika’da, İsviçre’de bile son derece Önemli. Hatta İskandinav ülkelerinde bile. Ama teknoloji Küçük ve orta ölçekli Reaktörlere doğru gidiyor. 300-500 MW’lık. Mariyetleri de 300-500 milyon
Dolarlık. Bizimki gibi 20-25 milyar Dolarlık Dvsa beyaz fil dediğimiz. Ve gerek de yok buna. Çünkü gidişat orada. Dolayısıyla benim arzum hep şudur. Türkiye tamam söz verdim. Ruslarla yapıyoruz Mersin Hakkı’yı. İlk reaktör ama ondan sonraki de Küçük küçük küçük. Ruslarla bunu yapmak lazım. Dünya daha da küçüğü. Eve koyabilir miyiz diye araştırıyor. Bu hani dalga kıranlar var biliyorsun. Aktik denizinde falan. Nükleer her şeyle çalışıyor. Onları alıp getiriyorsun. Limana koyuyorsun. Bu Trabzon’a Antalya’ya neyse Ali Ağa’ya. Oradan da şey yapıyorsun elektrik üretebiliyorsun. Bu çok önemli. Bence nükleerde buna önem vermek lazım. Bir de konuştuğumuz gibi yani Karadeniz’deki gaz Nükleer santral Milli otomobil. Bunların hepsi biraz Cumhurbaşkanlığı seçimine Ayarlı bir takvimle ilerliyor. Her şey 23. Bu siyasidir. Buna bence eleştirecek bir şey yok. Siyasi iktidar bunu yapacaktır tabi. Ama milliyi Serbet heba edilmesin bu yolda. Gerçekten iş çıksın.
Teknoloji anlamında, katma değer anlamında, ihracatın artılması, cari yapçının kapatılması. Bu konular son derece önemli. Bir de Türkiye’nin parası yok. Bunu biliyoruz. Merkez Bankası’nda bile yok. Kısıtlı kaynak. Çok az. Özel sektörü yok. Banka krediyi değiştiriyor. Devletin kasası tam takım. Hocam ben şunu anlamıyorum. Özel sektörün parası yok diyoruz. Yatırımlar için yok. Yatırımlar için yok. Bravo. Bakıyorum ben mesela geçenlerde bin barineye gittim. Allah yarabbim. Yat dolu gırtlağı kadar hepsi iş adamlarının. Bunlar aldıkları kredilerin bir kısmı bu tür şahsi harcamalara. Özellikle bu yeni dönem yeni zengin iş adamları muazzam bir şekilde işleri değil parayı oradara yatırmışlar. Çirketlere batabilir önemli değil ama kendilerine batmıyorlar. Şimdi biraz önce konuştuğumuz gibi Türkiye gibi ülkelerin kaliteli yabancı sermaye çekmeye ihtiyacı var. Doğrudan yabancı sermaye.
O gelmiyor. Onu getiremezseniz Türkiye’nin gerçek anlamda sürdürülebilir kalkılması mümkün değil. Çünkü yerli sermaye yetersiz. Devletin kaynakları yetersiz. Diğerine getirebilmek için de yani çapulcu olmayan sermaye, hızlı girip hızlı çıkan. Hakiki sermaye getirmek, kaliteli sermaye getirmek esas hedeflerden bir tanesi olmak zorunda ve enerjiyle son sözüm onu söyleyeyim tek başına görmeyelim. Bir, biz dış dünyaya göbeğimizden bağlıyız. Sermaye akımlarında, enerjide, finansta, dış politikada, güvenlikte, her alanda kullandığımız coğraf itibariyle ticarette, turizmde Dolayısıyla bu dış dinamikleri iyi izleyip enerji stratejisiyle ona uyumlu hale getirmek zorundayız. Bu çok önemli. Dış politika, güvenlik ve enerji arasındaki bağlantı. Daha önce başlangıçta söylediğim su,
gıda, enerji, iklim değişikliği denklemini iyi kurmak. Gündelik politikalarla sıkıştığımız zaman değil, şimdi ne yapacağız, gaz azalmaya başladı, fiyatlar yükseldi değil. Bunları öngörüp ayağı yere basan ekonomik politikanın, çevre politikasının, rekabet politikasının, vergi politikasının, yatırım politikasının bir parçası, bütünleyici bir parçası olarak görmek lazım enerjiyi. Hatta bir enerji bakanına şunu söylemiştim ben, enerji bakanlığına gerek yok.
Ne yapıyorsunuz siz yani bu çok böyle boyutlu bir şey. Çok bozulunca dedim, aslında belki başbakan yardımcılığı olmalı bütün bu farklı unsurları, boyutları, koordinajını sorması lazım. Birleştirmesi lazım. Hem küresel gelişmeleri anlayacak, hem ülke gerçeklerini anlayacak, hem sanayiyi anlayacak, hem dediğimiz gibi bu rekabet politikasının ticareti, hukuki, yatırımı hepsini birden görebilecek bir anlayışa ihtiyaç var. Öyle olursa ve güven o yandırırsa Türkiye’ye sermayede akar, Türkiye komşu ülkelerine Türkiye komşu ülkelerde muazzam yatırımlarda yapar güvenilir bir ülke olarak hem batıyla hem doğuyla hem kuzeyli hem güneylede etkileşim içinde olan hiçbirisine ait olmasa bile her birinden parçalar taşıyan bir ülke olur. Çünkü unutmayalım Çin’den Almanya’ya Rusya’dan Suudi Arabistan’a coğrafyanın en büyük gücü Türkiye’dir. Ne kadar iktidarı eleştirirsek eleştirelim ama bütün objektif şekler bunu gösteriyor. Ama
dünyanın da yüzde biriyiz. Abartmayalım. Ekonomik bir ülkemiz dünyanın yüzde biriydi. Şimdi bas 0.98’e gerilemişiz. Ortalama yüzde biri. Nüfusu yüzde biriyiz dünyanın Dünya ticareti, ekonomisinde yüzde biriyiz. Onun için yüzde bir ülke belki yüzde üç gibi çalışabilir. Akıllı bir liderlikle müteşebbis insanlarla stratejik bir yaklaşımla. Aksi taktirde yüzde 0.2’ye düşebiliriz. Bunu bozmak lazım. Akıllı bir liderlik
Akıllı bir yönetim.
75 mi gerek? Ben son baktığımda yüzde 98’di. G20 içinde bile G23’e düştük.
İlk Yorumu Siz Yapın