"Enter"a basıp içeriğe geçin

Muhammed Mahmut Bakır – III. Selim’in Şehadeti ve II. Mahmud’un Tahta Çıkışı – CS (12)

Muhammed Mahmut Bakır – III. Selim’in Şehadeti ve II. Mahmud’un Tahta Çıkışı – CS (12)

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=3AFPOcmK29g.

4. Mustafa ile şimdi Yeniçeriler, Yamaklarla falan Kabakça Mustafa ekibiyle koalisyon kurdular. Selim’i tahttan indirdiler. Sen artık halife olamazsın. Hilafete haiz bir insan değilsin. Taahiz bir insan değilsin dediler. Sonra ne oldu? Selim’i kafese kapattılar. 4. Mustafa’da tahtak çıktı. Hatta o sırada tahttan indikten sonra 3. Selim ile 2. Mahmud’un beraber Raşit tarihini falan okudukları, sohbetlerde bulundukları yazıyor.
Artık oralarda ne konuştuklarını bilmiyoruz. 4. Mustafa tahta ve burada bir ayan faktörü ortaya çıkacak. Bu Nizam Celit Ricali dedik ya, isyan sırasında bunlardan bazıları öldürüldü ve bazıları da kaçtılar. Rusça’ya gidiyorlar ve orada alemdar Mustafa Paşa’ya sığınıyorlar. Şimdi şunu söyleyeyim, bu ekip, işte o devşirme olmayan tipte bir ekip.
İşte bu sır katibi Ahmet Faiz Efendi olsun, Valdik Etüdar’lar, kimisi kölelikten gelme, normal kölelik ama devşirme değil yani. Kölelikten gelme, kimisi basit bir okçuydu mesela okçuluktan gelme. Selim görüyor beğeniyor falan. Efendim yani çok alt, avam takımından gelme adamlardı. Bir anda yükseldiler, şatafat ve zenginliğe kavuştular. Ve bunu halkın gözü gözü gözüne soka soka da yaptılar vesaire ve belli bir kısmı da burada öldü. Aslında burada özne Selim değil, Selim bir nesneydi. Yani Selim gitti, bu ibara vardır. Mahmut olsun fark etmez içlerinden diyenler var bunun. Mahmut tahta geçtiği sırada. Alemdar’a sığındılar ve alemdarı ikna etmeye başladılar. Burada tabi rivayetler çok muhtelif. Kimisi diyor ki Alemdar Mustafa Paşa bir ayağındır. Ayağınlar biliyorsunuz devlet tarafından belli statüleri olan yerel güçlerdir. Yerel hanedanlar da diyebiliriz bunlara. Bunlar devletin merkezindeki otoritesi, çevredeki otoritesinin sarsılıp daha merkeze doğru yaklaşmaya başladığı. Artık çevrede düzeni, vergiyi toplayamıyor, askeriyi alçalp edemiyor olduğu hengamede.
Buradaki yerel güçler eşraf, ayan, müteayyin derler bunlara. Bunlar bu çevre faktörleri güç kazanmaya başladılar. Ve bunlardan da en önemli olan birisi de Alemdar Mustafa Paşa’dır. Alemdar Mustafa Paşa şu da var. Bu çevre faktörlerinin normalde statikoyu bunların da devam ettirmesi gerekmektedir. Nizami Cidid gibi bir tırnak içerisinde yenilikçi, reformcu bir yaklaşım ya da ordu sistemine ayanların da karşı durması gerekmektedir.
Ama ne ikmesi Anadolu A’yanlarından, buna destek verenler var. Kadı Abdurrahman Paşa, Nizami Cidid ordusunun başında onların da desteğini alarak da bir az işlere girişti. Bir de bu Rumeli’dekiler çoğunlukla muhalefet ederlerdi ama ne ikmesi Alemdar Mustafa Paşa da bu fikirleri bir anda kabule başladı. Muhalifti diyebiliyoruz.
Burada işte rivayetler muhtelif. Kimisi diyor ki Fransızlar devreye girdiler Selimi tekrar tahta çıkarmak için. Kimisi İngilizler devreye girdi diyor. Kimisi Nizami Cidid Ricali Alemdar Mustafa Paşa’yı ikna etti diyor. Ki bu Fransa İngiliz meselesi rivayeten vardır ama çok altını doldurabileceğiniz bir iş değildir. En büyük, en fazla kullanılan rivayet yekûnu Asım’ın da naklettiği üzere Rusça kaçan Nizami Cidid Ricali’nin Alemdar Mustafa Paşa’yı ikna etmesi üzerine kurguludur.
Bir rivayette benim kendi kullandığım rivayet Selim’in içeriden haber gönderip gel beni kurtar dediği meselesi vardır. Bunların hepsini ihtimaller dahilinde sayıyoruz fakat burada bir katiyet yok. Ama vaka var. Ne o? Alemdar Mustafa Paşa bir nevi sulh olmadığı hengamede savaşın durduğu hengamede İstanbul’a doğru ordusuyla yürüdü.
Ve dördüncü Mustafa’yı tahttan indirip Selim’i tekrar tahta çıkarmak istedi. Topkapı Sarayı’na geldi bastı. Önce sadrazamın elinden mührü aldı vesaire. Topkapı Sarayı’nı bastı. Ve dördüncü Mustafa’nın da tıpkı Selim’in ekibi olduğu gibi bir ekibi vardı. Dördüncü Mustafa’nın ekibi de öyle halktan gelmek, öyle kimisi Afrikalı kimisi şu bu falan bir ekipti.
Dördüncü Mustafa’nın ekibi de baktılar ki taht artık kaybedilecek. Ve Selim’i ve Şehzade Mahmud’u öldürmeye karar kıldılar. Ve burada hemen hareme giderek Sultan Selim’le Sultan Mahmud kimi rivayette aynı yerdeymiş, kimi rivayette namaz kılıyormuş, kimi rivayette farklı yerdeymiş.
Çok muhtelif efendim Sultan Selim’i zoraki çıkartarak Bostancılar da işin içerisindedir burada. Ki bir rivayet Dördüncü Mustafa’nın bizzat öldürmeye gittiği de söylenir. Burada Sultan 3. Selim’i katletmişlerdir.
Hayalarını sıkmışlardır, şiş sokmuşlardır hatta ölmeden evvel bir Bostancı başının Selim’in artık can havliyle elini tutup elini buğus etti diyor. Ruzname de bu, devletin kendi resmi kaydında. Elini öptü aman bana kıymet edin. Ve bu ruznameyi yazan kişi bu sahneyi kimden duyduğunu söylüyor biliyor musun? Şehzade Mahmud’dan duyduğunu söylüyor. O sırada da Şehzade Selim’i öldürürken uzaktan bakıp bu sahneye daha sonra Sultan olacak 2. Mahmud bizzat şahit oluyor. Ve bu olayı bunların yaptığını bak böyle oldu yaz diye ruznameciye kendi şahitliğini anlatıyor. Ve Selim katledildikten sonra adamlar ikinci olarak Mahmud’u katletmeye gidiyorlar.
İşte burada bir Cevri Kalfa meselesi vardır. Bu da bizim şeyde geçer, Tayyarzade, At’a da geçer. Onun haricinde Cevri Kalfa geçmez. İki tane lalası Andera’yla, unuttum şimdi diğer ismini birazdan aklıma gelir. İki lalası onu kaçırdığı.
Ki bu işte şeyin kubbeye çıkması falan rivayetleri vardır ya 2. Mahmud için. Bu rivayetlerin kimisi 3. Selim için de var. O da kubbeye çıktı kaçmaya çalıştı getirdiler falan. Çok karışık bir rivayet ikunu vardır elimizde. Ben olabildiğince anlaşılabilsin diye anlatmaya çalışıyorum daha sade.
2. Mahmud’un kapının sövesine başını çarptığı ve yaraladığı veya Ebe Selim’in arkadan hançer atıp kolunu yaraladığı rivayetleri var. Cevri Kalfa’nın külleri alıp adamların üzerine atıp onu kaçırdı. Veya lalaları tarafından 2. Mahmud’un adamlar gelmeden kuşhaneye götürülerek gizli bir mahzene kapatılıp ölümden kurtarıldığı.
Farklı rivayetler yakını olmakla birlikte bir şekilde kurtuluyor. Böyle söyleyelim burada. Ben o Cevri Kalfa rivayetine çok itibar etmiyorum. Biraz tiyatral bir rivayet çünkü. Adamlar orada kalabalık bir ekip. 30-40 kişiden fazla yani orada bir tane kül attım kurtuldum falan biraz sıkıntı olunlar. Selim katledilirken muhtemel kendilerine de işin geleceğini görüp kurtarmış olmaları gerekir. Mantıken böyledir ama bilmiyoruz. O yüzden kesin bir şey diyemeyiz.
Alemdar sarayı basar. Mahmud öldürülmeden Mustafa’yı alır. O bütün şeyleri Mustafa’nın yadigarlarını adamlarını kılıçtan geçirirler.
Yakaladıklarını ve Mustafa’yı da kafese korurlar. İkinci Mahmud tahta böyle geçer.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir