Nevşehir (Avanos) – Bir Kasaba Hikayesi 4.Bölüm
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=6E_2esjHw7M.
Cennet Fırat Bu filmin betimlemesi TRT Çocuk tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.feyyaz.tv
Güneşe bak uzun uzun, sarı sıcak toprağa değsin ayakların.
Her adımında anı yaşa, gökyüzünde şenlik var, balonlar çocukluğunun en mutlu günlerini hatırlatsın. Hoş tarihin içinde çıktın yolculuğa, çocuğusun geçmiş zamanların, şimdinin çocuğusun kendi toprağında. Bosker’ın hikayesinde başrolsün, Ali’yle insanlık ilminin arifi sensin.
Adın insan, alem içinde alemlerden nebzesin, muhabbetsin, bir mühlet içinde doğmuş yaşamışsın. Göç eden sen, kervan sen, kervancı sensin. Cennet Fırat
Avanos’a 6 km uzakta yer alan Devrent Vadisi. Buranın diğer bir ismi de Hayal Vadisi. Gerçekten buradaki peri bacalarını çeşitli figürlere benzetabilirsiniz. Yani diyebiliriz ki buraya geldiğinizde hayal gücünüzü istediğiniz kadar kullanabilirsiniz.
スポットドライブ
Kapadokya bölgesi onlarca vadiyi bünyesinde barındırmaktadır. Devrenti Vadisi de bunlardan biri. Ancak vadiyi diğer vadilerden ayıran önemli bir nokta, sahip olduğu
eşsiz peribacaları. Bölgeyi gezen insanlar buradaki peribacaların her birine farklı anlamlar, farklı şekiller yükleyebiliyorlar. Bu nedenle bölgedeki peribacaların sürrealist bir anlayışla yorumlandığını söylemek mümkün. Devrenti Vadisi’nin bağlı olduğu Avanos ilçesinden bahsetmek gerekirse, Avanos Nefşehir iline bağlı sekiz ilçeden biridir.
Nüfus bakımından da Nefşehir Merkez İçeriği ve Ürgüp’ten sonra en fazla nüfusa sahip olan üçüncü ilçe konumundadır. Avanos’un tarihsel geçmişine bakıldığında yaklaşık 4 bin yıl kadar geriye gittiği görülmektedir. Bu topraklarda Hititler, Metler, Frikler, Persler, Bizanslılar, Keltler, Kapodokya Krallığı, Selçuklular ve Osmanlılar gibi çok uygarlık ev sahipliği yapmışlar bu topraklara.
Avanos ismi farklı uygarlıklar tarafından farklı şekillerde kullanılmıştır. Hititlerde Zuinasa, Asularda Nenansa ve Bizanslılarda Venasa kullanımı karşımıza çıkmaktadır. Bununla birlikte Selçuklular ve Osmanlılar döneminde de Evenös, Avanos gibi kullanımlar bulunmaktadır. Avanos kelimesi Selçuklularda kullanılan Evani Öz kelimelerin birleşmesiyle meydana gelmektedir.
Evani kapkacak mutfakta kullanılan eşya anlamına gelen bir kelimedir. Evani özü ise mutfak araç gereçlerinin yapıldığı, kapkacan yapıldığı, çanak çöplüğün yapıldığı yer anlamına gelecek şekilde adlandırılmaktadır. Toprağının kokusunu çek içine. Taşların oluşturduğu şekillerle oyna.
Bak şurada bir deve, bak kocaman bir mantar diye görün ev şehiri. Taşların arasında kendinden saklan mesela. Doğanın eşsiz güzelliğine, hayranlıkla peribacalarını dolaş. İnsanların yaşadığı bu doğal yapıların oluşumunu düşün. Bosker’ın rüzgârları değmiş, yağmurlar çarpmış taşa, toprağa.
Milyonlarca yılı izliyorsun hayranlıkla. Her şeyi bir kenara bırak, doğayı anla. Avanos, medeniyetlerin yaşam alanı olmasıyla meşhur. Hititler, Medler, Frigler, Asurlular, Persler, Kertler derken Bizans’tan, Selçuklu’dan ve Osmanlı’dan medeniyet birikimiyle günümüze gelmiş. İsmi uygarlıkların toprağa ne kadar önem verdiğinin bir örneği olarak yaşamış. Geçmişten günümüze, zanaatının kenti olmuş Avanos. Selçuklular döneminde Evenüz olan adı, Osmanlı döneminde Evenez, Avanos olarak söylenmiş.
Evani Özden geliyor ilçenin adı, kap yapan, çanak çömlek yapan yer anlamında kullanılmış kelime. 1202 yılında Alaettin Keykubad tarafından yaptırılan Alaettin Camii’ndeyiz.
Selçuklu Devri’ne ışık tutan Camii, tarihsel süre içerisinde değişimlere uğrasa da Avanos tarihinin yansıtan önemli bir eser diyebiliriz. Bu sanatı aile sanatı olarak, aile içerisinde öğrenerek başladım çömlekçilik sanatı.
Bildiğimiz kadarıyla bizim aile, 1800’lerden beri öğrendiğimiz saldamede anlattıklarına göre, dedemiz Çopurların kapçı Mustafa’dan sonra babadan oğula geçerek bugüne kadar gelmiş. Son nesil olarak şimdi bizde 6 erkek kardeşiz. İşimizden sadece ben çanakçıyım, diğer kardeşlerim devlet memuru veyahut da başka mesleklerle uğraşmaktadır.
Şimdi ben bu mesleği çocukluğumdan beri aileden öğrendiğim şekliyle devam ettirmeye çalışıyorum. Günümüzde gelişen teknolojileri de kullanarak bugün bu seviyeye kadar getirdik. Şimdi de Avanos’da özellikle güveç kapları, yani kullanım kapları dediğimiz toprak kaplar yapıyoruz. Bunların topraklarını daha çok dışarı illerden getiriyoruz. Çünkü Avanos toprağından güveç pek olmuyor.
Onun için biz bunları Maraş’tan, Elazığ’dan, Nide’den, Eskişehir’den getirdiğimiz topraklarla burada güveçleri yapıyoruz. Şu anda yapmış olduğumuz çanak ürünler eski geleneksel Avanos’ta yapılmakta olan tezgahlarla yapıyoruz. Burada yapmış olduğumuz çömlekleri iyice kurutup pişirdikten sonra da gene bu bölgede ve buraya yakın,
yaklaşık 200 kilometre civarındaki olan illere sevkiyat yapıyoruz. İhtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. Öncelikle dağdan toprağa getiriyoruz. Kırıcılardan geçirdikten sonra çamur havuzlarında suyla buluşturuyoruz. Suyla birkaç gün beklettikten sonra iyice mayalandıktan sonra silindir dediğimiz makinalardan birkaç kez geçirerek çamur ham maddeyi elde ediyoruz. Bunu elde ettikten sonra da tornalarda bunlara elle şekil veriyoruz.
Daha sonra kuruma süresi var bunun. Hava şartlarına göre yazın bir hafta 10 gün içerisinde, kışın 20 gün 30 gün içerisinde iyice kuruttuktan sonra 950-960 santikrat derece arasında 10-12 saat süreyle pişiriyoruz. Pişirdikten sonra kullanımı hazır hale getirmiş oluyoruz. Çocukluğumuzda, bizim bu sanata ilk başladığımızda, çocukluğumuzda henüz bu kadar yollar, arabalar yoktu.
Biz at arabasıyla civar illerin köylerine götürüyorduk. Orada parayla, arpayla, buğdayla, çavdarla, takas usulü çanaklarımızı satıyorduk. Oradan aldığımız buğdayları ve zahire pazarlarında da ihtiyaç sahiplerine satıyorduk.
Buna bizim burada yabancılık denir veya bir tür çerçilik gibi, çanağı başka bir ürüne, ihtiyaç sahiplerinin size verdiği ürüne değiştiriyorsun. O değiştirdiğin ürünleri de bir başka ihtiyaç sahibine satıyorsun. Bu şekilde pazarlama yapıyorduk. Fakat 1980’lerden sonra yolların çok yapılması, araçların gelişmesiyle şimdi bu defa yaptığımız ürünlerin arabalar vasıtasıyla dışarılara götürüyoruz. Hatta burada son dönemlerde ihracat olaylarımız da var. Yurt dışından gelen talepler oluyor, onları da veriyoruz. Bu şekilde pazarlamasını yapıyoruz. Benim bu sanata başladığım sıralarda aile içerisinde yaparken, şimdi kardeşlerim okumaya daha hevesliydi. Ben biraz maalesef ticarete daha yakındım.
Aile içerisindeki, biraz da bu olaylardaki yapmış olduğum çalışmalardan dolayı beni bu işe biraz daha çok teşvik ettiler. Dolayısıyla ben de çanakçı olmuş oldum.
Şu anda da aynı şekilde çanakçılıkta devam ediyorum. 19. yüzyılın sonlarına kadar Avanos’ta bir köprü yoktu. Kuzey ile Güney Yakan’ın birbirine bağlanması için
Avanos ile Arif efendi Abdülhamid Han devrinde bu ihtiyacı dile getirmiş. Ve 1900 yılında Avanos’a bir köprü yapılmış. Avanos’un tarihi güzelliğinin yanında kuşların dağısını seyredebileceğiniz bir köprü inşa edilmiş.
Ve günümüze kadar da korunarak bu yapı gelmiştir.
Avanos’a önemli kalan birkaç önemli özellik bulunmaktadır. Kapadokya’nın önemli merkezlerinden biri olmasının yanı sıra Türkiye topraklarından doğup Türkiye topraklarında batan en uzun nehir olan Kızılırmağ’ın içinden geçmesi Avanos’a önemli kalan bir başka önemli husustur. Kızılırmak nehri Avanos’u ikiye bölmektedir. Nehrin kuzeyinde kalan kısım şehrin eski yerleşim yeridir. Eski yerleşim yerinde büyük ölçüde ticari alanlar, oteller, az sayıda yerleşim yeri ve kamu kurum ve kuruluşlarının binaları yer almaktadır. Nehrin diğer tarafında kalan kısımda ise az sayıda ticari işletme, pazar yeri ve çok sayıda konut yer almaktadır. Şehir merkezi olarak adlandırılan eski yerleşim yerinin hemen sırtında bir dağ yer almasından dolayı
şehrin sokakları dar ve dolanbaşlı bir şekilde seyretmektedir. Avanos evleri tipik olarak iki katla inşa edilmekle birlikte alt katta büyük giriş kapıları bulunmakta, büyük giriş kapıları büyük bir avluya açılmakta alt katta Tafan adı verilen mutfak, ailenin yaşadığı odalar ve bu odaların da özellikle büyük kemerleri bulunmaktadır.
Üst katta da misafirlerin ağırlandığı ve köşk adı verilen odalar yer almaktadır. Avanos içerisinde birçok doğal ve kültürel unsuru barındırmaktadır. Şu anda üzerinde bulunmuş olduğumuz Devrent Vadisi sadece bunlardan birdir. Yaklaşık 1 kilometre uzaklıkta yer alan Zelve Vadisi ve Ören Yeri, paşabaları yine çok eski tarihlerden günümüze miras olarak aktarılmıştır.
Bununla birlikte şehir merkezinde bulunan Alaattin Camii ve hemen Kayseri yolu üzerinde bulunan Saruham, Selçuklular döneminden Avanos’a miras olarak kalmıştır. Yine şehir merkezinde üzerinden geçmek için hali hazırda kullanmış olduğumuz taş köprü, Sultan Abdülhamid Han döneminde inşa edilmiş bir köprüdür. Avanos ilçesindeki ticari yaşam incelendiğinde turizmin domin eden sektörlerin başında yer aldığı görülmektedir.
Avanos ilçesinde çok sayıda küçük ölçekli otel hizmet vermektedir. Bunun yanı sıra bölgenin geçmişten günümüze aktarılan çeşitli geleneksel sanatları bulunmaktadır. Çanak ve çömlek özellikle kısıldırmaktan çıkartılan ve bölgedeki kil yataklarından elde edilen topraklarla yapılmaktadır. Bunun yanı sıra halıcılık bölge için çok önemli bir değer konumundadır. Ayrıca bağcılık bölgedeki diğer önemli geçim kaynaklarından biridir.
Bölgede elde edilen üzümlerden pekmez, şıra, köftür, kuru üzüm, sofralık üzüm gibi birçok ürün elde edilmektedir. Avanos’un en ilginç kültürel zenginliklerinden biri de Yeraltı şehri. Özkonak Yeraltı şehri, tarihi dönemlerde insanların yiyeceklerini sıcaktan veya soğuktan korunmak amacıyla oluşturulmuş İdiş Dağı kuzey yamaçlarında yarala bir şehirdir.
Daha sonraları yağmacılara ve düşmanlara karşı da bir sığnak olarak kullanıldığını tarihi kaynaklardan öğreniyoruz. Bu Yeraltı şehrinin haberleşme ve havalandırma sistemi diğer Yeraltı şehirlerinden ayrışmasını sağlıyor.
Avanos’ta görülmesi gereken ama mutlaka görülmesi gereken bir noktada olduğumuzu ifade etmek isterim.
Kervansarayları, Yeraltı şehirleri doğal ve tarihi güzellikleriyle turizmin önemli bir merkezi olmuş yöre. Yemek kültüründen başlayarak şenlikleri, ticari hayatı, peribacaları, köprüleri ve insanıyla
boskırın ortasında tarihin durduğu bir şehir oluşmuş. Paşabağ, peribacalarının oluşumunu anlayacağımız coğrafi yapısıyla dikkatleri çekmekte. Buranın mistik havası tarihsel süre içerisinde hep insanların dikkatini çekmiştir.
Avanos’un olduğu kadar bölgenin de en önemli coğrafi yerlerinden biri olan Paşabağı muhakkak ziyaret etmelisiniz.
Avanos’un önemli gezim mekanlarından biri de Zelwe Vadisi’dir. Burası üç vadiden oluşmaktadır.
1950 yıllara kadar bir yaşam alanı olan Zelwe Vadisi günümüzde birçok etkinliğin ve konserin yapıldığı bir alana sahiptir.
Avanos gezinizde mutlaka görmeniz gereken hatta bir konsere, bir dinletiye denk gelirseniz katılmanız gereken bir yer diyebilirim.
Kızılırmaktan ve Avanos dağlarından gelir killi toprak, ilişkilerde suyla emekle yoğrunur.
Döndükçe çark bir ustanın ellerinde belirir küpler, çanaklar, çömlekler. Toprak döndükçe feleğin çarkında iş üretilir, emek üretilir, sanat üretilir. Avanos’un kayalara oyulmuş en eski yerleşim yerlerinden biri olan Çavuş’undayız. Burada 12 tane kilise yer almıştır vakti zamanında.
Kızılçukur ve Güldüdere vadilerini ev sahipli yapan Çavuş’un 1071 yılından sonra Anadolu’nun Türkleşmesi ile beraber türbelerle, kervansaraylarla, camilerle bezelmiştir.
Ve burada Hristiyanlar, Müslümanlar var içinde yaşamıştır. Binlerce yıldır insanların yaşam alanı Avanos.
Yeraltı şehirlerinde insanların barınma, korunma ve günlük hayatlarına dair birçok olay gözünüzün önünde beliriyor. İnsanın geçmişten günümüze yaşam alanlarına yüklediği anlamı, yeraltı şehirlerinde hissederken mühendisliğin, bilimin sırlarını merak ediyorsunuz. İnsanlığa ışık tutan şehirlerin en eskileri yine Avanos’ta yer almakta ve araştırmalarda bu yönüyle yer almaktadır. Eski tarihlerde ticaret ve konaklama için kervansaraylar çok büyük önem arz ediyordu. Sarıhan Kervansarayı da Avanos’un Selçuklu’dan devraldığı bir mirastır. Buradaki han odaları eski zamanlarda ticaret ve konaklama için kullanılırdı. Selçuklu devrinde 2. KKU zamanında onun adına yapılmış olan bir sultan handır Sarıhan.
Avanos’un Avanos’un gezisi esnasında muhakkak görülmesi gereken yerlerden biridir.
Avanoza bağlı Özkonak’ta yer alan Belha Manastırı, keşfedilmemiş önemli tarih mekanlardan biri. Kapodokya bölgesinde yetişmiş olan rahiplerin din öğretilerini öğrendiği yer olarak bilinmektedir.
Özkonak yer altı şehrini gezdikten sonra çok yakında yer alan bu manastırda görebilirsiniz.
Tarihi hissettiren bir kent olarak Avanoz günümüze gelen tarihi ve doğal yapılarıyla dikkatleri çekmekte. Yer altı şehirlerinden kiliselere, peribacalarından tarihi köprüye, Alaaddin Camii’nden çömlek atölyelerine nefessiz bir yolculuk başlar.
Büyüleyici bir yolculuğun içinde insan kendisine dair keşfine ulaşır. Yalnız etten ve kandan değil, insan düşünceden ibaret. Tarih içinde kendine dair ne çok şey yapmış insan, Avanoz’da en çok bunu düşünürsün. Tarihin açık hava müzesinde insanın serüvenine şahit olursunuz. Hatta bu serüvenin öznesi olduğunuzu fark edersiniz.
Yolculuğun her adımı kıymetli. Avanoz’da merhabadan elveda ya, güneşten geceye kavuşurken, boskırın sıcağından soğuğuna erişirsin. Tadını çıkar.
Avanoz yıldızlı gecelerinde şölenine devam eder, izleyip gönlün hoş olsun ister, besbelli.
Altyazı M.K.
İlk Yorumu Siz Yapın