Şimdi Çevreciler düşünsün! | Tebrikler Zamlandınız! | Recep Tayyip Erdoğan
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=V5-HIsYhzH4.
Herkese merhaba, programa hoş geldiniz. Umarım hafta sonunuz iyi geçti. Benimki çok iyi geçti. Bütün hafta sonu çalıştım. Güzel bir hafta sonuydu, verimliydi. Yakın zamanda kanalımda zaten yapmış olduğum çalışmaları da görebileceksiniz. Bir sürü röportaj yaptım. Şimdiden isimlerini söylemeyeceğim ama hepsi birbirinden güzeldi. Şimdi konularımıza hızlıca girelim çünkü çok işiniz var. Biliyorum bugün pazartesi. Enayi bir gündür. Ama ilginç iki tane şey oldu. Benim gözüme takılan haberlerden bir tanesi. Daha doğrusu alışacağımız konulardan bir tanesi. O da doğal gazda sanayiye yüzde 49 zam geldi. Yüzde 49 zam, büyük bir zam. Çok büyük bir zam. Ama durun. Heyecanlanmayayım. Hemen diyeceksiniz ki, biliyorum ne diyeceğinizi çünkü. E zaten bütün Avrupa’da doğal gaz fiyatları yükseldi. Doğru. Bu yıl yükseldi.
Bu yıl yükseldi. Doğru. Ya Amerika’da yüzde yüzey yükseldi. Avrupa’da yüzde elli yüzde altmışlara kadar yükseldi. O zaman… Yani Türkiye’deki zam… Bize bağlı değil Avrupa’dan dolayı. Diyeceksiniz. Onu da diyeceksiniz. Biliyorum diyeceğinizi. Diyeceksiniz çok haklısınız. Ama… Doğal gaz fiyatların yükselmesi ne zaman başladı bizi biliyor musunuz? 2018’de.
Evet. Ne oldu 2018 yılında da bir anda… Ha hatırladım şimdi. Başkanlık seçimi olabilir. Neyse. Şey yapmak istemiyorum. Şunu söylemeye çalışıyorum size. Doğal gaz fiyatları sanayide yükselmesi bu yüzde 49 normal bütün dünyada olduğu gibi… Ancak bizim doğal gaz fiyatlarımız… 2018’den beri yükseliyor. 2018’den bugüne kadar yüzde 100 yükseldi zamlandı. Yüzde 100.
Şimdi üzerine bir yüzde 49 daha geldi. Yani… 2018’den bugüne kadar yüzde 49’a yakın bir fiyat artışından bahsediyoruz. Sebeb ne? Doların… Kubetlenmesi, Türklerinin güçsüzlenmesi… Ve de tabii ki Avrupa’da doğal gaz sorunundan dolayı kaynaklanıyor. Şimdi… Ne olacak? Sanayideki yüzde 49 zam… Doğal gaz zamı nereye?
Nereye etkileyecek? Evet… Sizi, bizi, beni… Hepimizi etkileyecek yüzde 49 zamlanacak her şey. Tamam her şey değil ama bazı şeyler zamlanmaya başlayacak. Zam kelimesini… Artık alışmamız gerekiyor. Gerçekten bu Türkiye’nin hakikatlerinden bir tanesi. Her şeye zam gelecek. Alışın. Alışalım. Alışacağım. Alışmam gerekiyor. Yapacak hiçbir şeyim yok. Hayat bu.
Daha doğrusu… Hükümetimizin… Para politikası bu şekilde. Başka bir şey söyleyemiyorum yani… Dış güçleri de suçlayamıyorum. En üzüla faiz lobisi ne olduğunu da anlamış değilim. Bilmiyorum. Zam… O kadar basit. Alışın. Ben alışıyorum yavaş yavaş. Çok yavaş ama alışıyorum. Çözümü var bunun. Onu da siz biliyorsunuz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan… Roma’da G20 zirvesinden sonra… Glasgow’ya gidecekti. İskoçya’ya gidecekti. COP26 için. COP26 nedir? 2020 Bülyaşı İş Milletler İklim Değişikliği Konferansı. İşte orada ne yapacaklardı bu büyük liderler? Biden… İşte… Hepsi bir araya gelip, ya işte biz bu Paris Antlaşması’nda nasıl yürürlüğe geçireceğiz? Ne yapmamız gerekiyor? Onları konuşacaklardı. İddi. Ama… son saniyede Cumhurbaşkanımız… Dedi, ben katılmıyorum dedi Türkiye’ye geri döndü. Tabii büyük… Önder medyamız buna böyle… Olur, fikrini değiştir falan gibi böyle şeyler söyledi. Ama… Gün içerisinde… Esas hikayenin……background’ı, yani hikayenin gerçeği biraz daha ortaya çıkmaya başladı. Şöyle oluyor…
Cumhurbaşkanımız yurt dışına gittiği zaman… Kendi arabalarıyla gider. Değil mi? Arabalarını getiriyor işte Mercedes’i, zırhlı mırhlı, kendi forsuyla olan arabalarıyla gidiyor. Gayet doğal bir şey, gayet normal bir şey ve de olması gereken bir şey. Onu da söyleyeyim. Büyük lider böyle olması gerekiyor. Kim ne derse desin. Roma’da 80 arabalık bir konvoy tahsis edilmiş Cumhurbaşkanımıza.
Tamam, süper. Glasgow’ya geldiklerinde demişler ki, size 80 arabalık bir konvoy daha vereceğiz. Orada bir konvoy sizi karşılayacak. 80 arabalık bir konvoy. Şimdi tabii ki… İklim değişikliğinde 80 arabalık konvoyların tahsis edilmesi kadar absürt bir şey olamaz. O ayrı bir konu. Anlatabildim mi yani? Doğayı koruyalım bilmem ne ama 80 arabalık konvoylarla gidiliyor. Absürt bir şey. Yapacak bir şey yok.
Ama demişler ki 80 arabalık konvoy vereceğiz. Tamam demiş Cumhurbaşkanımızın ekibi. Bakmışlar… Amerika Birleşik Devletleri’nin daha fazla arabası var. Daha çok arabası varmış konvoyunda. Ben onu anlıyorum yani… İskoçya haberlerine göre öyle yansıyor bana. Lütfen. İskoçya’daki yerel gazeteden aldığım haberler bunlar.
Cumhurbaşkanımız da demiş ki biz Amerika Birleşik Devletleri kadar bir araba konvoyu isteriz. Yani biz de… Onlar kim ki biz alamıyoruz? Anlatabildim mi yani? Biz de Türkiye Cumhuriyeti’yiz demişler. İlk başta… Boris Johnson tamam demiş. Hiç merak etmeyin demiş. Biz bunu halledeceğiz. Tabii Boris Johnson şunu da unutmuş olabilir. Boris Johnson……olabilir. Boris Johnson İskoçya’nın başbakanı değil. İskoçya ayrı bir ülke. Tam gelecekken İskoçyalılar dönmüş demiş ki… Boris Johnson size tamam 80 arabalık konvoyu yükseltiyoruz……demiş olabilir ama……onun vereceği bir karar değil. O kararı biz veririz İskoçya ve de maalesef……bu COP26 Glasgow’daki konferans için size 80 aralık bir konvoy veremiyoruz. Daha küçük bir konvoy vereceğiz. Size demiş İskoçya hükümeti. Bunun üzerine……bütün masalar devrilmiş……bardakları atmayan davet içerisinde bir şey olmadı. Ama Cumhurbaşkanımızın açıklaması şu şekilde. Bize bunların son anda karşılanmayacağı söylendi. Daha sonra bizim geri çevrilen talebemizdeki standartların başka bir ülke için……istisna olarak sağlanabildiğini öğrendik. İlgili birimlerimize net bir duruşta görüşmelerimi sürdürdü. Sağ olsun Boris Johnson sürüşle ilgilendi ki alakası yok. İlk başta sorunun çözüldüğünü ifade etti. Genel alakası yok Boris Johnson’un çünkü İngiliz öbürü İskoçya. Fakat son anda bize geri dönüp İskoçya tarafının zorluk çıkardığını söyledi. Çünkü İskoçya başka bir ülke. Anlattı bildin mi? Taleplerimizi yerine getirmeyince biz de Glasgow’yu gitmekten vazgeçtik. Nihayetinde bu sadece kendi güvenliğimize ilgili değil……ülkemizin itibarı ile de ilgili bir meseleydi. Biz milletimizin itibarını korumakla mükellefiz. Hiçbir yerde ülkemizin saygınlığına, izzetine……halel gelmesine müsaade etmeyiz. Daha adil bir dünya ancak eşitçilik bir yaklaşımla kurabileceğimizi de böylece bir kez daha göstermiş olduk. Dedi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan dönerken. Çok kompleksliyiz be. Yani şunu diyebilirdi Cumhurbaşkanımız veyahut da ikimi çok rahatlıkla diyebilirdi. Cumhurbaşkanımız gidelim……daha az arabayla gidelim ve ama onun havasını atalım en azından. Öbür ülkelerle dalga geçelim.
Ya iklim değişikliği şeysine geldiniz, niye bu kadar çok araba tahsil ediyorsunuz deseydi……hemen dönmüş olurdu hikaye. Kahraman ilan edilirdi. Ama tabii bunu düşünmek gerekiyor. Orada da ekipte zannetmiyorum böyle bir adamların olduğunu. İlla her şey bize karşı değil. Yani bize yapılan böyle bir……siz 80 araba değil, 20 arabayla veya 60 araya ince……Türkli’ye bir hakaret değil. Değil. Orada bir……İskotçada bir……gerizekalının böyle karar vermesinden dolayı kaynaklıyor. Tabii ki bizim arabalarımız eşit olması gerekiyor. Cumhurbaşkanı Biden’la. Aynı sayıda olması gerekiyor. Bu önemliyse tabii ki sizin için. Benim için değil. Size doğrusunu söyleyeyim mi? Zaten bu Paris Anlaşmasını imzaladıktan sonra bize 3.2 milyar verdiler. Gitsek ne olur, gitmesek ne olur. Para cepte. Programı izlediğiniz için çok teşekkür ederim. Abone olmayı unutmayın, üye olmayı unutmayın, yorum yazmayı unutmayın…
…ve de yarın görüşmek üzere.
İlk Yorumu Siz Yapın