Su kaynakları neden yok oluyor? Prof. Dr. Hafzullah Aksoy yanıtladı
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=vtc0p5fwv-E.
Evet Aslı Hoca’m. Çok teşekkür ederim. Doğrusu hocalarım ııı için ekoloji ve kalite kısmı çok güzel özetlerdir. Bana biraz rakamlar kaldı için ııı miktar kısmı kaldı. Ama bu arada ben bir takım ııı anahtar sürücükleri yakalamaya çalıştım. Bir kere hani risk mi kriz mi? Riski sanki aşmış, krize girmiş ııı durumdayız. Ümit ederim daha başındayız. Iıı bu bu temenniyle başlamak isterim. Iıı bir de
altyazıların bir tanesi Türkiye kuruyor, ne yapılmalı? Diyor. Aslında biz Türkiye kuruyor, Türkiye kurutuyoruz. Bana göre öyle. Çünkü eğer arkadaşlar beş numaralı slidemi açarlar zaten. Beş arkadaşlar. Evet. Yani ben farklı düşünmüştüm ama eee bu aslında bizim Türkiye’yi kuruttuğumuzu gösteren bir grafik. Çünkü sol üstteki yağış sağ alttaki eee akarsularımızdan eee akan eee suyumuz. Yağışta herhangi bir değişiklik görmüyoruz eee değişimler hariç. Bir eğilim yok, azalma gibi ciddi bir eee azalıyor. Yağış kendi standardını koruyor. Giderken aşağı yukarı bu ııı yağış azalmıyor anlamına gelmesin. Iıı iklim değişimi uzmanları buna elbette bir şekilde azalıyor derler doğrudur ama en azından şu grafikte gördüğümüz bir otuz yıllık veya yirmi yıllık veriye göre baktığımızda yağışta bir değişim yokken akışta bir azalma var. Bu o halde bir insan var işin içinde. Bir insan faktörü var işin içinde.
Şimdi o zaman eee arkadaşlar birincisine dönerlerse ben bunun sebebini anlatmaya çalışacağım. Birincisi arkadaşlar. Eee bu su ekran verelim bir görelim ne olduğunu yiyeceğiz. Su döngüsü dediğimiz veya hidrolojik döngü dediğimiz. Sağ olun. Biraz sonra belki su dengesi diyeceğimiz eee grafik. Bu çok meşhur bir grafik, Türkçeleştirilmiş bir grafik. Eee her bir kelimen olduğu yerde aslında bu bir halka bu bir zincir. Yani istediğiniz yerden başlatabilirsiniz. Gördük işte. İstediğiniz yerden başlatabilirsiniz. Ama
sonuçta dönüyor. Biz alışkın olduğumuz üzere yağıştan başlatırsak yukarıdan yağın yağmurdan kardan veya doludan eee gelir iner aşağıya. Ondan sonra zemine düşer. Ağaçta tutulur. Bitki de eee tutulur. Eee zeminde tutulduktan bir süre sonra yerin dibine iner sızmayla. Yer altı suyu olur derken en sonunda bir miktar elbette buharlaşır. Tekrar akar sular eee okyanuslara gider ve buharlaşır. Böyle bir döngü bu. Siz bu döngünün hangi zincirin eee zincirin hangi halkasında siz eğer eee halkayı koparırsanız orada kuraklık olur. Veya müdahale ederseniz orada bir sıkıntı yaşarsınız. Sıkıntımız ne? Bizim özellikle az önce bizim bu konuşmalarına edindiğimiz tarımsal su tüketimi. Tarımsal su tüketimi hakikaten önemli. Keşke yanımda yanımızda tarımla uğraşan bir arkadaş olsa da bizi desteklese elbette bu çok önemli olacak ama birlikte çalıştığımız arkadaşların
ortak düşüncesidir. Şöyle içme amaçlı kullandığımız su bir metreküp. Yani günde biz hani sekiz bardak su içsek buna iki litre desek üç yüz altmış beş günde çarpsak yedi yüz elli litre gibi yedir bir metreküp. Bir ton su desek. Bir ton. Kullandığımız su bunun on katı. On ton. Endüstri de kullandığımız bakın endüstri deyince neler giriyor neler? Yüz ton ama buna karşınızı sulamada kullandığımız bin ton. Bu derece fark var arada. Yani bir, on, yüz ve bin diye sıralayabiliriz. Yani içtiğimiz su bir, kullandığımız su on. Endüstri de tüm sarayı da yüz ama sulamada kullandığımız tarımda kullandığımız. Yani en büyük suyu biz tarımsal sulama da kullanıyoruz. Kesinlikle elbette elbette bu bu açık. Buna hiç kimsenin bir itiraz edici yok ve Konya uvası örneğinden gidecek olursak Konya uvasındaki Konya ııı kapalı havzasındaki ııı su tüketiminin yüzde doksanından fazlası sulama. Iıı sanayi çok az kullanma suyu da zaten belli insan sayısıyla ilişkileyim. Şimdi ııı tabii ııı bu kadar az iken aslında bir, on, yüz, bin dediğimizde eğer arkadaşlar bir sonraki slayda da açarlarsa ııı orada da su dengesinden bahsedeceğim. Yani küresel su dengesinden bahsedeceğim. Evet su döngüsü ama bir sonraki sülten bunun. Iıı bir sonraki bunun aynısı benzeri ama rakamlar var. Bir sonraki
sülten. Sağ tarafta bilmiyorum rakamlar okunabiliyor mu? Iıı rakamlar var. Bu tam sayfa verelim mi arkadaşlar? Tam ekran tam sayfada. Tam ekran verelim. Rakamları bir görelim. Iıı ok ııı işaretlerinin kalındığı aslında büyüklüklerini gösteriyor. Yukarı doğru olan ok işaretleri bir kayıbı yani şu ekranda göstererek anlatabilirsiniz. Nasıl arzu edersiniz? Daha iyi olabilir. Olabilir. Olabilir. Elbette de şey bitirim. Şey gelin beraber anlatalım şurada. Şurada bir çubuğumuz var. Ben size çubuğu da takdim edeyim. Buyurun. Teşekkür ederim. Sağ olun. Iıı konumuz madem göller. Aslında şu göllere ben bakmak istiyorum. Bu göllere inen dokuz bin kilometre küplük bir iniş var. Yani bir yavaş var. Bu dünya çapında mı? Bu küresel ölçekte evet. Tüm dünya dokuz bin kilometrelik de bir bir buharlaşma var. Yani aslında
ne giriyorsa çıkıyor. O kadar çıkıyor. Aslında biz o zaman dememiz lazım ki göllerimiz niye kuruyor o zaman? Yani küresel ölçekte baktığımızda. Şuradan bir giden var ama. Elbette. Ha iç yakışı az yüz on dokuz milyon. Yani küresel bir denge var ama bizim problemlerimiz küresel ölçekten ziyade aslında lokal. Problemlerimiz lokal olunca biz bu ııı küresel dengeyi yerel ölçekte bozmuşuz. Sıkıntımız bu. Iıı aksi tatlı eğer biz bu rakamlara bakarsak bu
rakamların aşağı inenlere yukarı çıkanları. Yani aslında bir değişim yok. Küresel ısınmaya dayalı, şuya, buna dayalı, göllere gelen su da bir değişim yok. Inen ve çıkan küresel ölçek de aynı. Çünkü su sonuçta bir madde. Maddenin korunumu diye bir şey var. Kütledir, kütle korunur. Ama evet. Iıı ama sorun şu biz suyu kullanılabilir olmaktan çıkarıyoruz. Yani su hem katı olabiliyor, hem sıvı
olabiliyor, hem de gaz olabiliyor. Yani biz suyu eğer buharlaştırıp şu bulutta su buharı olarak tutuyorsak bize yaramaz. Veya ııı kutuplara gidip orada buzul haline gelirse veya dağın tepesinde buz olarak beklese yine kullanamıyoruz. Bu böylece suyumuz azaldı. Hepsinin bir dengesi var. Kesinlikle. Yani bir miktarı burada olacak ki aşağı akabilsin. Bir miktarı buz olacak ki ııı küresel ısınmadan ötürü ııı fazla erimiş olmasın. Olmasın. Evet. Su seviyeleri belirli olsun dünya üzerindeki. Korunsun. Evet.
Ve bir kısmı da kullanılacak halde sıvıya dönüşsün. Kesinlikle. Bu kütle korunacak. Bu buna biz müdahale edemeyiz. Ancak kalitesini bozduğumuz zaman da bu defa kullanılabilir olmaktan çıkarıyoruz. Yani siz su miktarı olarak tamam gölde durmadı tatlı su gölünde geldi okyanusa. Biz insan olarak onu kullanmak yani kullanılıyor olmaktan çıkarmışız. Suyun büyük bölümü de okyanustan buharlaşıyor. Kesinlikle. Ama okyanusa yağıyor tekrar. Okyanusa yağıyor tekrar. Yani geriye kalan beş yüz iki dört yüz yedi
elli milyar metreküp civarı da bir şey karılara yağıyor. Yağını bu kadar bakın yüz on metre külübü yağıyor bunun. Altmış beş metre külübü buharlaşıyor. Geri kalanı akış olarak denizlere geliyor. Bir kısmı da yer altından alıyor. Ve bu da tekrar buharlaşıyor. O yüzden şu aradaki fark buradan gelen ıhı. Fazlalık. Evet. Yani sonuçta bir denge var. Bir denge var. Ama bizim dengemiz yerel ölçekte bozuluyor. Ve biz bu araya müdahale ediyoruz.
Kesinlikle. Kesinlikle. Kesinlikle. Yani burada işte şurada mesela sızma görünüyor. Eğer biz burayı kaplarsak, beton yaparsak o sızmayı engellemiş oluruz. Veya ne bileyim burada bir orman varken ormanı eğer yok edersek veya bir şekilde yanarsa. Akarsın önünü kesersek. Kesersek. Akarsın kesersek. Önünü değiştirirsek. Elbette. Sıkıntımız bu. Yani bu küresel ölçekteki su dengesini biz insan olarak biz müdahale ettiğimiz takdirde yerel ölçekte biz. Bir sonraki an arkadaşlar o zaman isterseniz.
Hocam bunlar ne? Bunlar bunları arkadaşlar gösterdiler ama yani şu Tuzgölü’nün hali. Bu yaz mı kışı mı? Hali mevsim mevsim. Mevsim olarak bilmiyorum. Sadece yıl olarak. ııı maviden buna doğru bir giriş. Eskiden okul kitaplarındaki haritalardaki hali ve şimdiki hali. Yani tamamen Tuz başka hiçbir şey değil. Burası Urmiye Gölü ve burası zaten Aral Gölü gösterildi. Ve yukarıda da Hazar Gölü’nün durumu var. O sağ taraftaki. Hazar da gizliyor mu? Körfezle bu bağlantısı kesilmiş vaziyette. Şu anda en son durumunu bilmiyorum doğrusu ama onda da bir sıkıntı var. Ama şu Urmiye Gölü’yle ilgili yaptığım çalışmalar dolayısıyla onu koymak istedim. Şu anda zaten Eric’le bahsetti. Ciddi anlamda bir geriye dönsün diye uğraşılıyor ancak yeterli çalışmalar yapıldığı konusunda
bir bir sonuç koyma şansı yok. Urmiye Gölü. Evet. Vaktimiz var mı? Aslında şimdi biz gölleri kurumasından bahsediyoruz ama aslında biz akarsularımızı kurutuyoruz. Yani akarsular da çünkü sonuçta gölleri besleyen kaynaklar. Eğer siz yani çünkü gölü bir gölün üzerine düşen doğrudan yağıştan ziyade
göle eee akarsuyla taşınan veya eee yeraltından giren sudur besleyen asıl besleme kaynağı. Şimdi biz yeraltı suyunu özellikle zirayı amaçlarla kullanıp su seviyesini indirdiğimizde yeraltı suyundan olan desteği bir kere kesiyoruz. Eee akarsuyu da kuruttuğumuz zaman bu defa akarsu akışını da engellemiş oluyoruz. Akarsuyu ne şekilde kurutmaktan ziyade eğer önüne bir set çeker baraj yaparsak o girişi de engellediğimizde gölün girdisini kesmiş oluyoruz.
Gölün girdisini kestiğimizde gölden sadece kayıp olacak o
da buharlaşma göl kuruyacak. Başka bir kaç ay yok.
İlk Yorumu Siz Yapın