"Enter"a basıp içeriğe geçin

Yusuf Sami Kamadan – Baas Hareketi ve Saddam’ın Yükselişi

Yusuf Sami Kamadan – Baas Hareketi ve Saddam’ın Yükselişi

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=Kqq0n9ddssw.

Bağat kelimesi barabun huzur, amenet-i dokruz, vel ba’atü ba’adel mevd deriz yani. Ölümden sonra diriliş. Yani bağat kelimesi Arapça diriliş manasında ve Mişel Eflak tarafından tabi kuruluyor. 1940’lı yıllarda bir hareket olarak öncelikle kuruluyor. Daha sonra parti hüviyeti kazanıyor. Tabi Mişel Eflak da 1910’lu yıllarda doğan Suriyeli, Şam merkezli, ortodoks bir Hıristiyan halinden gelen bir şahıs. Hocam bu noktada aslında Mişel Eflak kimdir diye de soracaktım.
O zaman şöyle yapabiliriz, bu iki sualiyi birleştirip hem Bağat hareketini hem de onun kurucusu ve fikir babası olan Mişel Eflak’tan bahsedebiliriz. Tabi. Mişel Eflak ilk eğitimini tabi burada yapıyor, Suriye’de tamamlıyor. Daha sonrasında Paris’e gidiyor. Bitar ile tanışıyor. Bitar aynı zamanda bu hareketi kurdu ikinci şahıs. Tabi daha sonra 1980’li yındaydı zannediyorum Paris’i Hafiz Esed’in ajanları tarafından suikast neticesinde öldürülüyor. İşte 30’lu yaşlarında tekrar Suriye’ye dönüyor ve bu harekete başlıyor. Tabi yani bahsettiğimiz zaman 1940’li yıllar yani Arap dünyasının hakikaten her ne kadar günümüzdeki gibi olmasa da keşfek iş içinde olduğu zamanlar. Zaten Bağat hareketinin bu kadar hızlı imme katletmesinin sebebi de içinde bulunan durumlar.
48 yılında biliyorsunuz ısrar karşısında çok büyük bir darbe alıyor Araplar ve bunun neticesinde de özellikle mevcut idarelere karşı bir memnuniyetsizlik baş gösteriyor. Yani 1952 yılında mesela Cemal Abdunnasır’ın başını çektiği hürsü subaylar Kral Faru’u deviriyorlar. Benzer gelişmeler yine Suriye’de olduğunu görüyoruz ve böyle bir zaman zarfında Bağat Partisi’nin hakikaten yani sosyalist ve Arap millecili tandansları olan
bir hareket fakat çok enteresandır yani bir şeyden bahsettik yani aslında partinin hareketin kurulmasına aslında çok kısa bir zaman sonra çok derin çatlaklar buradan meydana gelmeye başlıyor. Yani 1950’lerden itibaren mesela Cemal Abdunnasır’la görüşülmeye başlanıyor işte Suriye Bağası ve Cemal Abdunnasır görüşülmeye başlanıyor.
Malumunuz da 1958 yılında Suriye ve Mısır Arap Cumhuriyeti kuruluyor yani Suriye’deki Bağası’la buradaki hareket Mısır’daki Cemal Abdunnasır’ın başında olduğu yapı birleşiyor. Ta ki 1961 yılına kadar 1961 yılında yani 3 yıllık bir birliktelik olmakla beraber bu tabii devam etmiyor bu birliktelik neden? Çünkü Cemal Abdunnasır Suriye’yi Mısır’dan idare etmeye çalışıyor. Artı her ne kadar Bağası da ortak çalışıyor görüntüsü ve aslında kendisini rakip olarak değerlendiriyor ve benzeri şeyler oluyor. 61 yılında bu tabii nihayete eriyor bu birliktelik. Derin çatlaklardan bir tanesinin aslında biz burada olduğunu net bir şekilde görüyoruz 1961 yılından itibaren ve daha sonrasında 1963 yılında yine Suriye’de darp oluyor. Aynı yıl, az önce bahsettiğim gibi Irak’ta da Bağası darbesi oluyor. 66 yılında başka bir darbe daha oluyor. Yani 66 yılındaki darbeyi yapan kişilerden yani başrolde olan kişilerden bir tanesi de Malumunuzur Hafız Esed’dir. Bugünkü Esed’in babası. Evet bugünkü Esed’in babası 2000 yılında ölen Hafız Esed.
Tabii bu tarihten sonra çatlaklar çok daha fazla büyüyor ve aslında Michel Eflak yani kurucusu olduğu hareketi yani Suriye’den ayrılmak durumunda kalıyor ve Beirut’e yerleşiyor. Ve bu tari aynı zamanda Irak Bağası ile Suriye Bağası’nın da aslında bıçak gibi birbirinden ayrıldığı bir nokta.
Yani hani Suriye Bağası ve Irak Bağası deriz ya aslında bunlar homojen yapılar değil yani tek yapılar değil bunlar aslında. Bu şekilde bahsedebiliriz. 1968 yılında. Şimdi Saddam’a tekrar dönelim. Saddam 1963. Ben de hocam onu soracaktım. Hani Bağas Partisi’ne katıldıktan sonra o fikirleri benimsedikten sonra Saddam Hüseyin bahsettiğiniz kuzeni ilk başta Bağasa beraber iktidara geliyor. Daha sonra neler oluyor yani Saddam Amerika’nın işgaline kadar Bağas rejimi altında, Irak’ta ne gibi faaliyetlerden geliyor? Evet. Tekrar Saddam’a dönecek olursak şimdi 1963 darbesinde Saddam Hüseyin tekrar Bağat’ı gidiyor. Fakat tabii her ne kadar hani dedik ya içeride ayrılık var dedik ya Saddam yani şöyle bir şeyden bahsedebilir aslında. Suriye’de önce bir kırılma meydana geliyor. Daha sonra bu tabii bu kırılma Ira sıçrıyor.
Yani Bağas mensupları askeri kanattan gelen mesela Hafız Esed gibi adamlarla, siyasi kanattan gelen kişiler arasındaki aslında bir yani bir bürokrat asker çatışması aslında bu söz konusu. Ve Suriye’de savaşı kazanan Bağas’ın asker kananından gelenler oluyor. 1963 yılında Saddam Hüseyin tekrar Ira’ya gidiyor. Fakat tabii Aradığ’ını bulamıyor. Neden? Çünkü Aradığ’a bazı sıkıntılar var yani işte kendi ekibi değil yani burada ciddi problemler yaşıyor.
Tabi ki 1968 yılına kadar. 1968 yılında ne oluyor? Irak’ta bir darbe daha oluyor ve darbenin mimarı da Ahmet Hasan Elbekir. Ahmet Hasan Elbekir kimdir? Bu Saddam’ın kuzeni. Zaten Saddam’ın da bu kadar hızlı ilerlemesinin arkasına yatan sebep Ahmet Hasan Elbekir. Daha sonra Saddam’a kendisine yardımcı yapıyor ve Saddam Hüseyin hakikaten 1968 yılından itibaren yani kendisi 1975 yılında cezayla anlaşmasında fal birisi olarak görüyoruz.
Bu şekilde sahneye çıkıyor. Tabi aslında Saddam Hüseyin’i bile asker falan olarak biliriz ama 1976 yılına kadar Saddam Hüseyin bir herhangi bir askere geçmiş olan birisi değil aslında. İfade ettiniz zaten hukuk fakültesi. Evet evet evet evet. 76 yılında tabi Ahmet Hasan Elbekir kendisine kara kuvvetlerinde kor generallik veriyor. Bu da tabi nihai olarak sonunu getiren bir adam oluyor. Yani 79 yılında Saddam Hüseyin tabi yani çok daha güçlenmiş bir isim oluyor.
Ve 79 yılında Ahmet Hasan Elbekir’i istifaya zorluyor ve Bağaz Partisi’nin tek lideri haline geliyor. Hem Bağaz Partisi’nin başkanı hem genel kurmay başkanı hem devlet başkanı her şey. Her şey yani Saddam Hüseyin. Tam bir diktatör oluyor yani. Evet yani özellikle bu tarihten sonra 63 darbesi mesela çok kanlı geçiyor yani epey bir kana katılıyor.
68 darbesi de çok kanlı geçiyor. Özellikle mesela Bağaz içerisindeki Saddam Hüseyin muhalif unsurları yani veya kendisine daha doğru ifadeyle yani kendisine muhalefet oluşturabilecek potansiallik insanları diskolefi ediyor.
Mesela şey meşhurdur Bağaz genel kurulu topluyor 70 kişi gibi bir kurul mesela da bahsediyoruz. Bunun tamamını tutuklatıyor buradakilerin ve bunlardan yaklaşık 25 kişiyi idam ettiriyor yani Saddam Hüseyin. Bu şekilde kanlı oluyor tabi yani Bağaz her ne kadar kelime manası olarak deliliş olsa da yani ne kadar bizler Arapları dirilteceğiz onları tekrar işte yükselteceğiz onları birleştireceğiz sloganlarıyla gelmiş olsa da nihayetinde yani bugün bile yani Suriye Bağazını bilebildiğimiz kadarıyla kurulduğu tarihte itibaren hala kanla anılan bir yapı olmaktan öteye geçemiyor.
Evet 1979 yılı dedik Saddam ele geçirdi tabi 1979 yılından sonra özellikle farklı işler yapmaya devam ediyor Saddam özellikle tek başından kuvvet olma noktasında çok kuvvetli bir istihbarat ağa kuruyor ve tabi burada Saddam’a belki de yardımcı olan unsurlardan bir tanesi de hiç şüphesiz zenginlik yani çok zengin olması neyi de bahsediyorum işte 1979 yılından itibaren petrol gelirlerin artmasının getirdiği Irak’taki
zenginleşme halka yatırım yapmasını sağlıyor Saddam Hüseyin’in ve Saddam Hüseyin bu tarihten itibaren tabi silahlanmaya gidiyor Fransa’dan özellikle Miraj uçakları alıyor yani silah bakımına hakikaten çok kuvvetli bir ordu meydana getiriyor Saddam Hüseyin.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir