"Enter"a basıp içeriğe geçin

Tarih Söyleşileri | Prof. Dr. Turhan Kaçar | 43. Bölüm

Tarih Söyleşileri | Prof. Dr. Turhan Kaçar | 43. Bölüm

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=QyBi5UQJrn8.

Müzik
Merhaba sevgili seyirciler bir tarih söyleşileri programında yine sizlerle birlikteyiz misafirimiz Turhan Kaçar hoş geldiniz Turhan Hocam Hoş bulduk teşekkür ederim Attila mı Attila mı Attila mı Doğrusu Attila yani dönemin kaynaklarında yazılı olan Attila Hangi kaynaklarda
Piriskos var mesela Attila’nın sofrasında bulunmuş bir Bizans elçisi daha doğrusu elçinin arkadaşı onun yazdığı adını bilmediğimiz bir eser var bu eser de Attila şeklinde yazılıyor daha sonraki ertesi yüzyılda yazılan kaynaklarda da Attila diye geçiyor Burada bir telaffuz farkı veya yazın farkı olamaz mı Olabilir yani Hunlar nasıl söylüyorlar bunu bilmiyoruz tabi bir sadece Yunanca ve Latince kaynaklardaki yazılış halini biliyoruz
Yani şeyi bilmiyoruz aslında bizim için çok parlak bir devir veya çok ilgilendiğimiz bir devrin tanımlanmasında bile Yunan kaynaklarına mecburuz öyle görüyor Avrupa Hunları ile ilgili kesinlikle doğru çünkü Avrupa Hunları hakkında bize bilgi veren kaynaklar çok kısıtlı sadece Yunanca ve Latince kaynaklar var yani dönemin Bizans kaynakları var bir de Attila’yı gören sadece bir kişi var Piriskos başka yok başka yok
Peki Turan Hocam Attila deyince Romalılar aklımıza geliyor Avrupa aklımıza geliyor o müthiş bir savaş makinası aklımıza geliyor Ama Attila’nın bugün mezarı nerede diye sorsam ne cevap vereceksiniz Bilmiyoruz tabi kesinlikle niye herkes arıyor çünkü şöyle bir şey anlatılır daha doğrusu Piriskos şunu anlatıyor
Attila defnedildiği zaman etrafındaki yakın adamları bütün mezar kazıcıları öldürmüşler Niye Bunun bir nedeni şu olabilir yani Attila’nın mezarı muhtemelen sadece Hun ileri gelenlerince biliniyordu dönemin Hun ileri gelenlerince biliniyordu Çünkü Hunlarda mezarlığın bilhassa kraliyet mezarlığının aynı zamanda hazine olarak kullanıldığına ilişkin bazı şeyler var tartışmalar var
Dolayısıyla bir hazine yani Attila’nın mezarı sadece bir mezar değildi aynı zamanda hazinelerin saklandığı bir yerde Bir define Aynen öyle define saklanan bir yerde Dolayısıyla bunu herkesin bilmesi zaten doğru bir şey değil Peki bu define saklanıyor derken daha sonra gidip devlet o defineyi alıyor mu yoksa padişah şeyle beraber Han’la beraber o mezara gömülüp gidiyor mu
Şöyle bir şey biliyoruz ee romanlarla Hunlar arasındaki savaşların birisinin nedeni olarak bir ee romalı Psikopos’un Kraliyet ailesi mezarlığı soyduğu gerekçesi ileri sürülüyor Hunlar tarafından yani mezar sadece ölüleri kaldırmıyor
Şey şey Psikopos aynı zamanda değerli eşyaları da kaldırıp götürüyor ki Attila’nın mezarında üç tabut olduğu yazıyor En altta altın bir tabut onu kaplayan gümüş bir tabut en üstte de en üst tabakada da demir bir tabut bu Attila’nın düşmanlarından aldığı Vergileri işte haraçları semboliz eden altın ve gümüş ee demir tabut ise Attila’yı Muzaffer bir komutan olarak tasvir etme amacıyla alakalı bir sembolizm aslında Aslında Attila verilen değerli ifadesi olarak onun yanında tabutu başlı olmak üzere defneden değerli eşyalar yoksa sonra alıp onlar kullanılmıyor Peki nereye gömülüyor efendim nereye gömülüyor
Yani bu nereye gömülüyor böyle bir şey bilmiyoruz zaten Hangi coğrafya Ha Macaristan’da Macaristan bölgesi Macaristan’da olduğunu biliyoruz tahmin ediyoruz büyük ihtimalle başka şeyler de olabilir yani Macaristan’ın etrafındaki yani bugünkü ülkeler de olabilir Yani coğrafya bile tam net değil Tuna’nın kuzeyinde Macaristan çünkü Attila’ya en fazla Macarlar bugün sahip Peki Attila’dan sonra bir iktidar savaşı başlıyor Attila’nın nereye gömüldüğünü bilen asilzadeler
Söyleyeceğinden korkulmuyor mu Bunu bilemiyoruz çünkü bu konularda kaynaklar hiçbir şey söylemiyor En azından şimdiye kadar ortaya çıkmadığına göre söylemediklerini varsayabiliriz Ortaya çıkması herhalde çok büyük bir turistik cihaz ve merkez olurdu Peki Attila nasıl ölüyor Attila nasıl ölüyor Yani nerede ölüyor bir gerdek gece söylediğini biliyoruz da Evet evet Bir suikast mı bir zehirlemem mi Yani bunlar mı
Nasıl öyle bir ölümünü bir defa Muhtemelen şeyler 6. yüzyılda bir kaynağın anlatığına göre Bu da Piriskusa dayandırıyor yorumunu Attila bir gerdek gecesi öncesinde verdiği ziyafete çok fazla içki içiyor Daha sonra zifaf odasına gidiyor Yüzü yukarı yatıyor Sırt üstü Sırt üstü yatıyor Sırt üstü yattığı zaman Attila’da kronik burun kanaması olduğunu söylüyor bazı kaynaklar
O esnada sarhoş bir şekilde yatarken burun kanaması başlıyor Kan dışarı akamadığı için boğazına akıyor ve kendi kanıyla boğuluyor Ancak bu tarihsel bir hakikat olmayabilir ki değil yani kanatımca Çünkü bunu anlatan kaynak bir adam bir keşiş Bir takım mesajlar veriyor bu anlatımla
Birincisi Attila’yı batı geleneğinde 50 kanlı bir katil olarak niteleme diye bir husus var Bu çerçevede keşişin verdiği şey 50 kanlı mesaj 50 kanlı katil kendi kanında boğuldu Tabi başka bir şey de olabilir yani aşırılıklardan kaçının fazla içmeyin Gibi bir mesaj da vermiş olması muhtemel Peki İldiko var yanında değil mi son hanımı Kaç eş olduğunu bilmiyoruz sadece bir tanesinin
İldiko’nun ve onların çok eşli Belki çeşitli kabile gelenekleriyle de alakalı yani kabilelerin siyasi ilişkileriyle de alakalı Heraka isimli bir eşi var bu bazen Türkçe’ye çevirirken arı kan diye çeviriyorlar ama Tartışmalı bir şey yani bu konuda bir şey söylemek mümkün değil Bir tek biz Heraka’nın ismini biliyoruz bir de İldiko’nun ismini biliyoruz İldiko’nun zehirlediğine dair bir şey var rivayet var Roma İmparatorunun Dönemin Doğu Roma İmparatorunun Atilla’nın öldüğünü rüyasında gördüğü bir meleğin ona mesaj olarak ilettiği bir şeklinde bazı kayıtlar var Tabi bunlar biraz yani dönemin imparatorunun dindarlı dindar olarak göstermekle alakalı bir mesele Nerede ölüyor? Geografi olarak bilmiyoruz yani Atilla’nın karargahını Öldüğü yeri bilmiyoruz Bilmiyoruz tabi bilmiyoruz onları Yani Macaristan’da bir yer zaten bilsek bugün herhalde çok önemli bir ziyaretgah olurdu Yani öldüğü yerde bilmiyoruz? Tabi bilmiyoruz Sert bir il adı olarak veya Hayır hayır bilmiyor bunlar bilmiyor çünkü Hunların kent teknolojisi taşa dayanmıyor Ahşap yani karargahları vesaire çok fazla ahşap Yani yazmıyor mu kaynaklarda? Hayır Macaristan’ın şu bölgesi falan
Hayır gören yok bunu bilen yok Yani şöyle Piriscus Atilla’nın öldüğünü duyuyor Biraz kendisi klasik Yunan literatüründen edindiği tecrübelerle Atilla’nın ölümünü anlatıyor Muhayel bir anlatım biraz Evet muhayel bir anlatım tabi tabi şey olarak bilmiyor Atilla’nın nasıl öldüğünü Peki İldiko cezalandırılıyor mu?
Kimine göre İldiko’nun öldürüldüğünü ama bu konuyu da pek temas edilen bir mesele değil Kimse bu konuya temas edilmiyor Geri gönderildiğini söyleyenler de var? Hayır İldiko ile ilgili böyle bir şey yok çünkü İldiko’nun hangi kralın ya da hangi kabile şefinin kız olduğunu da bilmiyoruz Yani yasını tuttuğu görenektir uygun Zaten ağlarken bulunuyor ertesi sabah Atilla’nın adamları çadırdan içeri girdikleri zaman İldiko’yu ağlarken buluyorlar
Gece haber vermemiş mi? Hayır Öğrenci haber vermiyor mu? Eftesi günü kuşluk vakti haber ortaya çıkıyor Atilla ölmüş Evet İldiko yanında Yanında ağlıyor Ağlıyor kimseye hiçbir şey söylemiyor Muhtemelen kadın şok geçirmiştir Düşünsenize yani Ne kaç saat bu yani? Yani onu bir şey diyemeyeceğim tabi Yani herhalde şeyde ki yordanesin altıncı yüzyıldaki kaynağın anlatı aynen bu
Ertesi günü adamları Atilla’dan bir haber çıkmayınca merak ediyorlar İçeriye dalıyorlar bakıyorlar ki bir kadın kenarda ağlıyor yüzünü örtmüş Kral da sırt üstü yatmış Ağzından burundan kan gelmiş o kadar Onun dışında bir şey yok yani Kadın yasını tutuyor sonra da Evet Ondan sonra kayboluyor kaynaklardan kayboluyor Anladım Yoksa akıbeti ile ilgili bir şey değil mi? Akıbeti ile ilgili bir şey değil
Hangi asırlarda yaşıyor? 5. yüzyıla 453’te ölüyor Atilla Yani 400 yılı civarına doğduğu zannediliyor yani Öldüğü zaman 53 yaşında Gençmiş Evet yani bizim yaşımızdaymış Tanrı’nın kırbacı diyorlar neden? Evet bu şeyle Hristiyan literatürün verdiği bir yakıştırma Çünkü Hristiyan literatür günahkar romalıları cezalandıran bir araç olarak görüyor Atilla’yı
Dolayısıyla Tanrı’nın kırbacı Çünkü kırbaç ne işe yarar? Yanlış yapanları yola getirmek için kullanılır Dolayısıyla Atilla Tanrı tarafından Hristiyanlara karşı Günahkar Hristiyanlara karşı kullanılan bir kırbaç Ne yapmış yani kırbaç olarak? Romalılar cezalandırıyor Roma kentlerini ele geçiriyor İmparatorlardan nakit ödemeler kabul ediyor Roma dünyası için çok büyük bir tehdit oluşuyor Romalılar açısından Atilla önemli bir şey Yani Roma dünyasının dengesini bozan bir şahsiyet Romalılar, germenler hep biliyorlar diğer germenleri Fakat Atilla’ya kadar hiçbir germen Roma dünyasının dengesini bozmamıştı İlk defa bir germen Roma dünyasının daha doğrusu Atilla Diyebiliriz Atilla’ya Atilla diyebiliriz peki? Atilla benim şahsilik kanaatim Türk kökenli Yani ismiyle ilgili spekülasyonlar var Çünkü bir got kralının ismi var Totilla diye Dolayısıyla Atilla’nın got asıllı olduğunu söyleyenler de var Ama Atilla’nın kelime anlamının atlı adam anlamına geldiğini söyleyen Ya da işte İtil Nehri civarında doğmuş olan birisine verilmiş bir isim olduğu da söyleniyor Dolayısıyla ben Hunların Türk olduğu ya da Türk kökenin oldukları kanaatindeyim Ama bunu tabi ispatlamak çok da mümkün değil Hun ismi nereden geliyor? Hun ismini kim vermiş bunlara?
Hun ismi dönemin şeylerinde geçiyor Yani bu Latinca ve Yunanca kaynaklarında geçiyor Bir de 18. yüzyılda Joseph Dugin isimli bir Fransız Türkçeye de çevrildi bunun eseri Hunlarla Asya Hunlar arasında bir bağlantı kuruyor Burada aslında çok problemli bir mesele var Çünkü Asya Hunları Şuyunlu diye biliniyor Hun diye bilinmiyor ya da Huyunlu Şuyunlu ya da Huyunlu şeklinde okunuyor
Belki bu dönemdeki Çinlilerin yazımlarıyla da alakalı ya da telaffuzlarıyla da alakalı Ama Asya Hunlarının anavatanı olarak Moğolistan gösteriliyor kuzey için Dolayısıyla Avrupa Hunlarıyla Asya Hunlar arasında devasa bir şey var, coğrafi boşluk var Bu coğrafi boşluk doldurmak çok mümkün değil Afakî olarak dolduruluyor çoğunlukla Ama Hun ismi dönemin kaynaklarında geçiyor Yani isim olarak doğrudan Hun şeklinde Latince, Yunanca kaynaklarda geçiyor Peki kendileri kendilerini nasıl tanımlıyorlar? Bunu bilmiyoruz çünkü bize Hunlardan kalma yazılı bir kelime bile yok Hunlar yazıyla yani iştigal etmemişler diyemeyeceğim Çünkü Atilla’nın sarayında Yunanca, Latince, Hunca, Gotça gibi diller konuşuluyor
Bunu en azından gözlemci olan Priskos anlatıyor Ama hangi diller konuşuluyor? Hunca, Gotça, Latince, Yunanca Bunları biliyoruz veya çeşitli germen dilleri de konuşuluyor Hunlardan bize hiç intikaden bir yazılı kaynak var mı? Hayır, Hunlarla ilgili, Hunlardan bize gelen hiçbir kaynak yok Arkeolojik bir yapı? Arkeolojik yapı, yani yapı olarak yok Bulunan malzemeler, Hunlara atfedilen malzemeler var Ancak bunlar da Hunlara mı ait? Yoksa o dönemdeki çağdaş başka toplumlara mı ait? Bunları tesdit etmek mümkün değil Ne kadar zaman devam etmiş Hunların ömrü ne kadar? Hunlar 370’lerden 470’lere kadar 100 sene? 100 yıl Yayıldıkları coğrafya? Yayıldıkları coğrafya Karadeniz’in kuzeyinden Arkadaşlar haritayı da gösteriyorlar şimdi Karadeniz’in kuzeyinden, Kafkaslardan Doğu Avrupa’ya kadar, Tuna, Ren Nehri sınırlarına kadar Geniş bir coğrafya tanımlanıyor Ancak bu da çok afaki bir tanımlama Yani, Hun devletinin biz şeyini bilmiyoruz ya da Kesin bir coğrafya sınırlarını falan bilmiyoruz yani Ama genel tanımlama olarak? Evet, genel tanımlama Bu da işte Pirsko’sa atfedilen şey bu En geniş sınırlarına Atilla devrinde mi ulaşıyor?
Evet, ondan aniden parçalanıyor zaten Atilla’nın ölümüyle birlikte parçalanıyor Peki, şimdi Atilla deyince Roma aklımıza geliyor Atilla’nın Roma ile olan ilişkilerinden biraz söz edelim Evet İlk temas nasıl başlıyor, nasıl gelişiyor, nasıl seyrediyor Bergiye bağlıyor mu, bir Romalı prensese aşık olduğu iddialar var
Evet Bergi aldığı var Atta Romalı asilzadelerin Atilla’ya vergilerini ödeyebilmek için Mücevherlerini sarşı pazarda sattıkları var, ne kadar doğru? Şimdi şöyle söyleyelim Hunlarla Romalılar’ın ilişkileri aslında dolaylı olarak başlıyor Hunlar 370’lerden itibaren Karadeniz’in kuzeyinde ortaya çıkıyorlar Çok hızlı bir şekilde domino etkisi yaratıp
Bugünkü Ukrayna ve Romanya’daki Ostrogotlar ve Vizogotlar batıya itiyorlar Bu Romalılarla Hunların ilk dolaylı karşılaşması Yani benim biraz önce söylediğim Roma dünyasının dengesini bozdukları meselesi de bununla alakalı Ancak 5. yüzyılın başında Romalılarla ilişkileri daha ziyade Romalılar için çalışan paralı askerler olarak görülüyor Hunlar Çünkü Romalı komutanların maiyetlerinde Hun askerler var Romalılar için çalışan Hun komutanlar var İlk defa 420’lerde Romalılarla aralarındaki parasal ilişkiler başlıyor Şimdi bu bizim çok hoşumuza gidiyor, vergi olarak nitelendiriyoruz Atilla Roma’yı vergiye bağladı falan diyoruz ama Bu aslında biraz dönemin kaynağının kendi imparatorunu eleştirme stratejisi Çünkü Atilla’ya ödenen paralar çok büyük paralar değil Şimdi kaynağın stratejisi ayrı Turan Hoca, vergiye bağladı mı bağlamadı mı? Bağladıysa ne kadar vergi aldı? Romalılar tarihleri boyunca pek çok kavme, kabileye nakit veya aynı hibeler yapıyordu Dolayısıyla Atilla’ya da aynı şekilde para gönderdiler, Hunlara para gönderdiler
Bu da aynı şey, hibe ayrı, bugün de büyük devletlerden bazıları bazıları hibe de bulmuyor Korkudan mı gönderiyor, bir sığınma duygusuyla mı gönderiyor, albaşının gözünün sadakası olsun diye yardım amaçlı Hibe tanımı onu getiriyor çünkü beraberinde
Dış politikası stratejisi olarak gönderiyor, kendi dışlarındaki dünyayı tanımak için biraz istihbarat faaliyeti olarak biraz bunları kontrol etmek yani nakit ödeyerek para ödeyerek kontrol etmek Dış politikası stratejisi olarak para gönderiyor çünkü para göndererek dış politika izlemek savaşarak dış politika izlemekten çok daha ucuza mal oluyor
Şimdi anlamak istediğim şu, Atilla Roma İmparatorluğu ile savaşıyor Onlar üzerine büyük bir baskı kuruyor, onun biraz sonra ayıntılarını koruyacağız Yani Atilla’nın Roma dünyası açısından önemi nedir, yerinin eskisi konuşacağız ama şu belgeme sesini bir açıklık getirmek istiyorum Atilla’nın baskısından korunmak ve onun gücünü tanımak amacıyla Roma’nın Atilla’ya bir ödeme yapması söz konusu mu değil mi?
Roma Atilla’ya bir ödeme yapıyor ama Roma’nın Atilla’ya ödeme yapmasının gerizindeki amaç şu Atilla’yı Roma sınırlarında adeta bir şemsiye olarak görüyorlar Yani Roma sınırlarındaki diğer kavimleri de Atilla bu şemsiye altında tuttuğu için sınırlardan içeriye akması muhtemel olan bu germen kavimleri kontrol ediyor Atilla Dolayısıyla Atilla’ya ödeme yapıyorlar
Aslında o zaman şöyle mi diyeceğiz Roma Atilla’dan korktuğu için ona bir vergi ödüyor değil onun saldırısını önlemek için bir vergi ödüyor değil Roma’nın sınırlarındaki farklı kabileleri durdurduğu için ve orklu durması teşvik için mi para ediyor? Aynen öyle çünkü Atilla’nın ölümünden kısa süre sonra imparatorluğun batı yarısı bu imparatorluğun batısını parcelleyen germen kavimler tarafından ortadan kaldırılıyor
Dolayısıyla Atilla eğer uzun yaşasaydı Roma imparatorluğu muhtemelen biraz daha uzun yaşayacaktı Mı? Benim kanaatim o Peki Atilla’nın Roma ile savaşı nedir? Atilla’nın Roma ile savaşı şu Şimdi Atilla bugünkü Fransa üzerinde etkili olmak istiyor Fransa’da tah değişikliği sırasında iki prens birisi Atilla’nın yanına gidiyor destek için birisi Roma’ların yanına gidiyor Aynı zamanda Fransa’da vizigotlar da var
Atilla bu vizigotlarla Romalıların ve Frankların ittifakını bozmak ve Frankları kendi yanına çekmek Fransa’ya bugünkü Fransa’ya o zamanın Galya’sı kendine bağlı birisini kral atayabilmek için şeye müdahale ediyor Bu ittifaka müdahale ediyor Yani Atilla’nın derdi Romalılarla doğrudan savaşmaktan ziyade Fransa üzerindeki nüfusunu muhafaza etmek
Nüfus kurmaya çalışıyor burada Bunun için çeşitli mektuplar yazıyor diplomatik bir mekik Bir mekik diplomasisi oluşturuyor Afrika’ya mektup yazıyor Roma İmparatorluğu’na mektup yazıyor Diyor ki vizigotları bırakın Bunlarla ittifak kurmayın diye mektup yazıyor şeylere Roma İmparatorluğu’na O zaman Atilla’nın savaşçı kimliği yazar diplomatik bir kimliği de mi var? Kesinlikle
Kesinlikle zaten Atilla’nın zaten barbar olarak nitelenmesinin gerisinde dönemin dış politikasını ya da kendi dönemindeki uluslararası politikayı maharetle okuyabilmesi yatıyor Aslında barbar olduğu için değil olmadığı için barbar olarak nitelendiriyor Atilla Çünkü kendi dönemindekilerden daha zeki görünüyor Ve bir barbardan beklenmeyecek kadar diplomatik ilişkiler kuruyor Yani Vandal Kralı’na, Kuzey Afrika’daki yani bugünkü Tunus, Cezaer’de kontrol eden Vandal Kralı’na mektup yazıyor Roma İmparatorluğu’na mektup yazıyor Galya’daki işlere müdahale ediyor Roma İmparatorluğu içerisindeki bir prensesin kendisine müracaatıyla batı imparatorluğunun yarısını talep ediyor
Honoria’nın çeyizi olarak Yani Atilla diplomasiyi çok sık bir şekilde kullanıyor Savaştan çok aslında diplomasiyle pek çok şey elde ediyor Çünkü Romalılarla yaptığı iki savaş var Fethettiği küçük, küçük bir büyük bazı kentler var ama Yaptığı iki savaş var Bu savaşlardan birisini biraz zor kazanıyor Diğeri de sonucu tartışmalı Yani Katalanya Savaşı Katalanya Savaşı’nı Savaş ortada diyebiliriz yani savaşı kazanamıyor Atilla Katalanya Savaşı’na Ama Bizanslarla yani Doğu Roma İmparatorluğu’yla Doğu Roma ordularıyla yaptığı savaşı Çatalca yakınlarında bir yerde Bunu da çok güçlükle kazanıyor 447 yılında yanlış hatırlamıyorsam İstanbul’u tehdit ediyor
Ama İstanbul’u Çatalca’dan beri de geçmiyor Niye? Geçemiyor çünkü oradaki savaşı kazanıyor ama çok da yoruluyor Herhalde kuşatma teknolojisi vs. olmadığı için yanında Daha beri gelmiyor Şimdi iki savaştan sonra O zaman bir şey soracağım Biraz sonra savaşlardan birini daha ayrıntı konuşacağız ama Niye Atilla’nın Roma’yı perişan ettiğine dair bir kanaat, bir görüş var? Atilla bu imajı gayet iyi yayıyor Yani Algı oluşturuyor Evet bu algıyı gayet iyi oluşturuyor Bir de tabi şöyle bir şey var Balkanlarda ciddi fetihler yapıyor Pek çok kenti ele geçiriyor Savaşlarda Hunların savaşçı imajıyla da alakalı
Hunlar dönemin kaynaklarının anlattığına göre savaşlara adeta yalın kılıç dalıyorlar Ve düşman üzerine çok büyük korku salıyorlar biraz bununla alakalı Bir de yaşam tarzları o dönemdeki insanlara çok şey geliyor Ters geliyor Atilla’nın bir konuşması yer alıyor kaynaklarına Muhtemelen harekat girişimine bakarak veya üsümüne bakarak sonradan oradan oluşturulmuş da olabilir Bu Katalan yasavaşında mı? Düşmana ilk mızrağı ben atacağım Atilla dövüşürken geride kalan sadece ölü bir adamdır diye başlayan veya öyle biten bir konuşması Burada çok ilginç ifadeleri var Bunlar ona yakışıyor mu onu bir sorayım sonra da Katalan yasavaşına Askerlerim kudretli milletler yendikten ve dünyaya boyun eğdirdikten sonra işte buradasınız Öncesinde büyük zaferleriniz var Savaşlarda kendisini ispatlamış olan sizlere kuru sözlerle gayrete getirmek benim için aptalca bir hareket olur Bunu acemi bir lider veya kendisini göstermemiş bir ordu yapsın Evet Böyle şeyleri söylemek benim için dinlemek ise sizler için züldür Küçücük düşürücü bir harekettir Savaş sizin için günlük işten başka nedir ki?
Savaş sizin için günlük işten başka nedir ki? Cesur bir adam için kendi eliyle intikam almaktan daha tatlı ne olabilir ki? Ruhumuzu intikam ateşiyle doldurmak tabiatımızın gereğidir Ruhumuzu intikam ateşiyle doldurmak tabiatımızın gereğidir Onun için düşmana şekle saldıralım Saldıranlar her zaman daha cesurdurlar Bu uyumsuz milletler toplumuna lanet olsun efendim
Bakın daha biz saldırmadan korkudan titriyorlar Romallıların saldırıların ne kadar küçük şeyler olduğunu bildiriyorsunuz Katalanya Savaşı ne demek? Evet, Katalanya Savaşı esnasında bir konuşma yapıyor Yaptığı söyleniyor daha doğrusu Evet, alanlara saldırın, vizugotlara ezin, savaştığınız her yerde muzaffer olun Kasları kesilen bacaklar gevşer, kemiklerini kırdığınız bedenler ayağa kalkamaz
Haydi cesaretiniz uçsun, öfkeniz patlasın Hunlar, marifetinizi gösterin, silah sizin işiniz Yaralanan düşmanını öldürerek intikamını alsın Yaralanan bile diyor Düşmanını öldürsün Düşmanını öldürsün ki intikamını alsın Düşman saflarını doğrayın Yaşayacak olana hiçbir mızrak işlemez Ölüm ise barış zamanında gelir Her zaman gelebilir diyor Bu konuşma Atilla prototipine uygun bir konuşma mı? Yaratılan Atilla imajına uygun bir konuşma İmajına uygun bir konuşma Çünkü Atilla imajı bütünüyle batılı kaynaklar tarafından yaratılmış bir şey Bu konuşmayı Abtaran Yazar, God asıllı 6. yüzyılda İstanbul’da yaşamış birisi
Bu adam biraz da savaşta, bu 453’teki savaşta Godlara kızıyor Çünkü God kralı savaşta öldürülüyor Fakat God kralının oğlu savaş meydanını terk edip kendi karargahının bulunduğu yerde tahta geçiş problemini teminat altına almaya çalışıyor Dolayısıyla buradaki esas problem adam kahramanlığı God kralına değil Atilla’ya bahsediyor
Yani Atilla kahraman değil mi demek istiyorsunuz? Ben Atilla kahraman değil Atilla kahraman değildir diye bir şey söylemiyorum ama şöyle bir şey var Savaş sonuçsuz bitiyor Hatta bu konuşma Katalanya savaşı önemli mi? Konuş savaşından söz eder misiniz? Nasıl? Katalanya savaşından söz eder misiniz? Katalanya savaşı biraz önce bahsettiğim bir şey vardı Galya işlerine müdahale etme meselesi
Burada Frank’lar var, Frank kralının iki oğlu birisi Atilla’ya geliyor yardım istiyor Diğeri Roma’lara gidiyor yardım istiyor Burada Roma’lar ve Vizigotlar alanlarda dahil olmak üzere bir ittifak oluşturuyorlar Atilla’ya karşı Atilla da kendisine sığınan prensisi tahta çıkarmak için Fransa’ya gidiyor Katalanya savaşı Fransa’da yapılıyor Arkadaşlar rica etsem şu Katalanya savaşı planını ekrana taşıyabilir misiniz? Turanca savaşı anlatırken haritayı Evet Fransa’da meydana geliyor Evet evet Fransa’da meydana geliyor Haritada şalons diye gösteriyor zaten savaş yere de bilinmiyor O da ayrı bir şey Yani bu savaş dünya tarihindeki ya da Avrupa tarihindeki Avrupa’yı kurtaran savaşlardan birisi olarak niteleniyor Çünkü savaşı Atilla kazanamıyor
Atilla kazanmış olsaydı Atilla’yı durduracak bir ordu yoktu Savaşı kazanamıyor ama Atilla savaşı kaybetmiyor da Çünkü ertesi günü yani savaşın ikinci günü hiç kimse karargahına çıkıp rakibine saldırmıyor Üçüncü gün de Atilla çekilip gittiği zaman arkasından Roma’lar veya Vizigotlar gelmiyorlar Zaten Vizigotlar savaş alanını terk etmişler kendi karargahlarının olduğu yere gitmişler
Yani Atilla da muhtemelen Macalistan ovasındaki yerini bilmediğimiz karargahına dönüyor Peki Papa Atilla’yı durdurdu Roma’yı işgalden vazgeçirdi Roma aslında varlığını Papaya borçlu gibi iddialar neyindesin? Şimdi bu Katalanya Savaşı’ndan sonra 451 yılında oluyor Katalanya Savaşı
Atilla 452 yılında Kuzey İtalya’da tekrar ortaya çıkıyor ordusuyla birlikte Bu İtalya’yı işgal girişimi midir? Yoksa Atilla’nın yıkılmadığım ayaktayım mesajı mıdır? Bunu bilemeyiz yani bilmiyoruz gerçekten Ama Atilla’nın ordularının Kuzey İtalya’da ortaya çıktığının Roma’da duyulması üzerine dönemin Papası Leo bizzat gidiyor Onun da bir planı var değil mi? Görüştükler yeriyle ilgili Poğ Nehri’nin kollarından birisi Minkio Nehri Irmağı civarında bir yerde görüşüyorlar Atilla’yı daha güneye doğru inmemesi için ikna ediyor Burada iki şey önemli bir, Hunlar ne konuşuyorlar? Bilmiyoruz ne konuştuklarını sadece bu kaynakta işte Papa’nın Atilla’nın güneye inmemesi konusunda uyardığı
Hatta kendi adamların da aslında bu seferi pek de gönüllü olmadıkları Çünkü Atilla’nın kaderinin daha önce Roma’yı ele geçiren Vizigot Kralı’nın kaderiyle aynı olmasından korktuklarını Çünkü Vizigot Kralı Roma’yı ele geçirdikten sonra bir iki yıl içerisinde ölüyor Aynı felaketin Atilla’nın başına gelebileceğinden de korkuluyor
Bu Raffaello’nun freski Roma’daki papalık katedralinde Burada işte Papa’yı koruyan iki Roma’nın kurucusu iki Aziz, Havari, Petrus ve Paulus görülüyor Ve Atilla beyaz at üzerinde yanmış Atilla ile Papa’nın karşılaşmasını 16. yüzyıla bu şekilde tasvir ediyorlar
Daha doğrusu 16. yüzyılın tasavvuru ile Evet evet bunu öyle söyleyelim Bu o zaman Hıristiyanlık tarihisinin çok önemsenen bir görüşme Aslında evet kesinlikle tabi ki önemli bir şey bu an görüşme anı Evet ama şey yok işte elimizde çok fazla bir kaynak yok Dolayısıyla Roma’yı Papa kurtardı mı diyorlar
Papa ikna ediyor Atilla’yı ama bunun şöyle bir şey de var Atilla’nın kendi ordusundaki belki hastalık meselesi salgın hastalık Çünkü Hunların çok hijyene dikkat ettiğini zannetmiyorum En azından o dönemde askerler arasında sadece Hunlarla ilgili değil bu Askerler arasında salgın hastalık çok sık karşılaşılan bir şey ve bu Roma ordularının da maruz kaldığı bir durum Sadece Hunların değil yani Atilla’nın batıl inançları var mı? Atilla’nın batıl inançları var mı? Atilla’nın inançları var Yani en azından kuşların şundan olacakları yani geleceğe dair bir takım kehanetler çıkarma becerisinin uzunluk kaynaklar söylüyor Mesela bu 452’deki Papa ile buluşmasından önce Kuzey İtalya’da bir kenti kuşatıyor Fakat kenti ele geçiremiyorlar uzunca bir süre kuşatmalarına rağmen Tam kuşatmayı kaldıracakları sırada Atilla leyleklerin kenti terk ettiğini görüyor Ve hemen adamlarına emir veriyor diyor ki kuşatmayı kaldırmıyoruz devam ediyoruz Çünkü bu kuşlar buraya bir felaket geleceği için yani bu kent düşeceği için burayı terk ediyorlar Bir felaket gelmeyecek olsa kuşlar niye burayı terk etsin bir şekilde
Diğer taraftan Atilla’nın Mars’ın kılıcına sahip olduğuna ilişkin bir şey de var Çünkü bu kılıç meselesi aslında Herodotos’tan beri batı tarih yazımında iskitlere atfedilen çok önemli bir özellik Yani iskitler bu kılıca sahip olmakla prestij kazandıklarını düşünüyorlar Aynı şeyi Atilla için de tekrar ediyor romalı kaynaklar
Çobanın birisi bir gün işte güttüğü hayvanlardan bir tanesinin ayağının kanadını toparladığını fark ediyor Kanı takip edip kılıcı buluyor kılıcı götürüp Atilla’ya teslim ediyor Dolayısıyla Atilla bunun kendisine tanrıdan bir armağan Yani kendisinin tanrının seçkin bir kulu Hangi tanrı? Hunların tanrısının Hunların tanrısı kim?
Bunları bilmiyoruz bunları bilmiyoruz derken şunun için bilmiyoruz diyorum Gök Tanrı değil mi? Yani muhtemelen Eski Türklerin inandığı Yani bu tanrı şey yalnız bu savaş tanrısı Mars Yani kılıç savaş tanrısı Mars’a ait Ya da Yunan dünyası da Ares’e ait Hunların inançları konusunda ki düşüncelerimiz de çok sınırlı bilgilerimiz de çok sınırlı
Yani bunlarda çok fazla bilmiyoruz maalesef Yani bu bütünüyle bir şeyle alakalı Sonraki dönemin yazarlarının kaynaklarının tasavvurularıyla alakalı bir şey Hunların inanç dünyası falan Çünkü çağdaş bir kaynak Hunlarda din iman yok diye açık bir şekilde yazıyor Ama onun yazığı da doğru değil muhtemelen Yani dinle inançla ilişkisi olmayan bir toplum olduğunu düşünmek zor herhalde Şimdi şunun için sordum Dediniz ki Roma’ya girmeyi düşünmemiş de olabilir Kendisinden önce böyle bir işgal teşebbüsünde ölüm hadisesi var Kendi başına da gelebileceğini düşünmüş olabilirdiniz Ondan dolayı inanç durumunu sordum Bunu hatırlatıyorlar İlginç, Papa ile görüşmesinden bir yıl sonra da ölüyor Meşhur gerdek geçesinde Bununla bir alakası var mı? Bir alakası var mı?
Daha doğrusu Papa ile bir alakası var mı? Roma ile bir alakası var mı? Eğer Atilla bir suikast ile öldürüldüyse Zaten 449 yılında Atilla’ya bir suikast girişiminde bulunulmuştu Kimler bulunuyor? Doğu Romalılar Burada da şundan dolayı bulunuyorlar O dönemin siyasi ilişkileri içerisinde Doğu ve Batı Roma İmparatorluğu Hem birlikte yürüyorlar hem de birbirlerinin işlerine karışmamaya çalışıyorlar
Doğu Romalılar’ın endişesi Atilla’nın Batı Romalılar tarafından Doğu Romalılar’a karşı silah olarak kullanılabileceği Dolayısıyla Doğu Roma sarayındaki bir grup Atilla’nın stratejik olarak ortadan kaldırılması gerektiğini düşünüyor İki Roma İmparatorluğu var Evet çünkü Atilla’nın ortadan kaldırılması doğudan ziyade batıya zarar verecek bir mesele olarak düşünülüyor Doğu derken başkenti İstanbul olanı kastlediyor Batı derken de Roma
Roma veya Ravenna Evet İtalya’daki Evet İtalya’daki Gerçekten de şöyle bir şey oluyor Doğu Roma’nın düşündüğü strateji gerçek çıkıyor Çünkü Atilla’nın ölümünden sonra Atilla’nın kontrolü altında bulunan bütün germenler Batı Roma İmparatorluğu’nu parcelliyorlar Yani ortadan kalkan Batı Roma İmparatorluğu oluyor
Bu böyle ama Hunlar arasında mesela inanç meselesinde bir hafıza olduğu kesin Çünkü yaklaşık 40 yıl önce gerçekleşmiş bir olayı Olay Hunlar arasında hala anlatılıyor demek ki Vizigot Kralı çünkü 410 yılında Roma’yı ele geçirdi 413 yılında ölmüştü Alerik isimli bir kral Yani bu adama uğursuzluk getirdiği düşünülüyor Roma’yı ele geçirmesinin
Şimdi Turan Hocam Atilla’nın nasıl bir hakemiyet, tasavvuru, telakkisi vardı ve Avrupa tarihinde Atilla’nın yeri rolü nedir? Atilla’nın ölüme Roma’yı nasıl etkilediğini söylediniz ama Avrupa’nın geneline nasıl bir tesir ediyor? Türk dünyasında nasıl bir tesir var? Şimdi Türk dünyasına nasıl bir tesiri var?
Atilla’dan sonra Doğu Avrupa’da bıraktığı boşluğa Avarlar yerleşiyor Ama bu 100 yıl sonra gerçekleşiyor Bu bir, yani Türk dünyası açısından bakarsak zaten Avarlar da Gök Türkler’in önünden kaçıp gelmişlerdi o bölgeye Roma üzerinde nasıl bir tesir var? Baturoma üzerinde negatif olarak bir etkiye yol açıyor ki Baturoma dediğim gibi Atilla’nın ölümünden 20 yıl sonra dağılıyor Doğu Roma Atilla’nın ölümünü memnuniyetle karşılıyor Yani öldü kurtulduk havasıyla En çok onlar için bir tehlike
Çünkü onlar şundan dolayı savaşla tehdit ediyor onları ve kendisine vaat edilen paraları göndermedikleri için tehdit ediyor Dolayısıyla batıdan ziyade Doğu Romalılar bu işten memnun oluyorlar Doğu Roma’dan mı daha çok para alıyor Baturoma’dan mı? Atilla her iki taraftan para alıyor Baturoma’dan generalleri olduğu için para alıyor
Batı Romalılar Atilla’yı kendi general kadrolarında gösteriyorlar Dolayısıyla her generale ödenen bir ödenek var bu ödenek kapsamında Atilla’ya para gönderiyorlar Bunun miktarını bilmiyoruz Ama Doğu Roma’dan aldığı paraların ya da anlaşmalarda söz konusu edilen paraların miktarını biliyoruz Bunlar çok büyük rakam yani bir kişi için elbette çok büyük rakamlar ama bir devlet için çok büyük rakamlar değil
Atilla’nın aldığı paradan daha fazlasını İskender Episkopos’u Efes konsilinde rüşvet olarak dağıtıyor Sembolik bir Bence öyle Sembolik değil ama Romalılar’ın biraz sınırları koruma politikası çerçevesinde ödedikleri bir para Ama kaynakta vergi olarak geçiyor onu da belirtmek istiyorum Onu soruyorum zaten verginin ayrı bir anlamı var hibe’nin ayrı bir anlamı var Bu biraz şeyle alakalı ama kaynağın kendi döneminin ya da kendi imparatorunun imparatorunu eleştirmesiyle alakalı bir mesele Çünkü dönemin imparator II. Teodosius İspanyol kökenli kaynak yazarı ise Trakyalı Atilla’dan en fazla Trakyalılar çekiyor Balkanlar zarar görüyor
ve kaynak yazarı Roma imparatorunu Atilla ile savaşmadığı için eleştirmek istiyor ama bunu dolaylı olarak yapıyor doğrudan yapmıyor Doğrudan imparator eleştirmediği için Atilla üzerinden imparator eleştirmeyi tercih ediyor Şunu tam oturtamadık Duran hocam Romalılar açısından Atilla nasıl bir rol nasıl bir konum nasıl bir tehlike nasıl bir etki bunu böyle bir bir kaç cümleyle bir
Romalılar açısından Atilla batı ve doğu açısından farklı farklı yani her iki dünya farklı bakıyor Atilla’ya Mesela batıdaki yani çağdaşı bir general Atilla’yı her an yardımına müracaat edilebilecek bir güç olarak görüyor Tehlike değil Hayır Tehlike olarak görmüyor İttifak edilebilecek bir güç olarak görüyor Evet aynen öyle Evet zaten şu yorum yapılır Katalanya Savaşı’nda Atilla’nın üzerine gitmemelerinin nedeni yarın biz gotlarla aramız bozulduğu zaman Atilla’nın yardımına müracaat edebiliriz düşüncesi Batu Roma’daki perspektif bu En azından bir generalin perspektifi bu Doğu Roma’daki perspektif Teodosius döneminde Teodosius 450 yılında ölüyor Aslında Atilla’dan önce ölüyor yani iki üç yıl önce ölüyor Teodosius dönemindeki ilk perspektif Atilla sınırları Tuna sınırının kuzeyinde bir şemsiye olarak görülüyordu Yani Atilla hem bir tehdit olarak görülüyor ama bu tehdit kontrol edilebilir bir tehdit olarak görülüyor Yani ödemelerin nedeni de bu kontrol edebilme düşüncesi
Romalılar ta imparatorluklarının başlangıcından itibaren çok farklı kavimlere paralar ödeyerek dış politika izlemeye çalışıyorlar Peki Atilla ne yapıyor da o zaman Avrupa onu Tanrı’nın kırbacı olarak cezanı duruyor yani nasıl bir rol oynamış Atilla Balkanlarda pek çok kenti ele geçiriyor yağmalıyor Yani biraz önce söylediğim gibi Çatalca önlerine kadar geliyor Bizanslarla savaşlıyor bu savaşı kazanıyor Fakat daha ileri gidemiyor yani ordusundaki artık lojistik problem veya kuşatma tekniği ile alakalı teknolojik yetersizlik olabilir Ya da o an için problem olabilir Daha önce hiçbir germen kavim bunu yapabilmiş değil Yani Atilla’dan önce hiçbir güç böyle geniş bir alana ve tahrip edici bir etkiyle yayılabilmiş değil
Tabii kesinlikle ondan kaynaklanan bir etki diyor Atilla aslında bir konfederasyon kurmaya çalışıyor Yani Roma dünyası dışında Roma alternatif bir konfederasyon kurmaya çalışıyor Bu romalılar ise bu konfederasyonu parçalamaya çalışıyor bir taraftan ama bu batının aleyhine gelişiyor Doğu ise batı tarafından Atilla kendisine karşı kullanılmasın diye Atilla’yı ortadan kaldırmaya çalışıyor
Avrupa hadidinde şekillendirici bir güç Kesinlikle çünkü Atilla’nın ölümünden sonra Atilla’nın etrafındaki adamlar Mesela Atilla’nın generallerinden birisinin oğlu son Roma imparatorunu tahttan indiriyor Atilla’nın etrafındaki generallerinden birinin bir başkasının oğlu son Roma imparatorunu tahttan indireni İtalya’dan çıkarıyor Batı Roma Evet Batı Roma bağlamında söylüyor
Bir şey soracağım, İran’ı düşünmüyor musun? İran üzerine bir seferden hakemiyet alanı bu tarafa doğru taşıma Bu bizim kitaplarımızda çok sık karşılaştığımız bir şey Türkçe kitaplarda Atilla işte İran’a sefer düzenleyecekti fakat ömrü vefa etmedi Pek makul bir şey değil bu Yani şöyle düşünelim Atilla Macaristan’da
İran üzerine sefer yapacak olsa herhalde Karadeniz’i boydan boyu geçecek yani kuzeyini boydan boyu geçecek Kafkaslar’dan Anadolu’ya inecek, Mezopotamya’ya geçecek daha doğrusu Mezopotamya’da Dicle ve Fırat’ın en yakın kesiminde Kitesifon’a gelmesi gerekiyordu Dolayısıyla Atilla’nın bunu yapması burası 7-8 bin kilometreden daha uzun bir mesafe
Ve bu sefer çok da öyle makul bir şey değil Bu doğru değil Atilla’nın böyle bir şey düşündüğü yok ama Bizans kaynağının birisinde Roma elçileri Atilla’yı İran üzerine yönlendirelim diye kendi aralarında konuşuyorlar Oradan kaynaklanan bir dedikodasıyla Peki Atilla sonrası ne oluyor? Atilla’nın çocukları oğlu yok mu? Bir hanedan değil mi? Devam ediyor mu etmiyor mu? Pek çok oğlu olduğu söyleniyor ancak bunun üç tanesinin ismini biliyoruz
İlek, İrnek ve Dengizik isimli oğulları Oğullar kralı paylaşamıyorlar, aralarında savaş çıkıyor Bu arada Konfederasyon dağılıyor çünkü Atilla’nın kontrolünde çok farklı kavimler de var Ostrogotlar var, Gepitler var, çok farklı kavimler var Bunlar 454 yılında yeri tespit edilemeyen bir lokasyonda savaşıyorlar
Bu savaştan sonra Hunlar dağılıyor bütünüyle Atilla’nın en küçük oğlu Dengizik 468 yılında Roma İmparatoruna mektup yazıyor Kendisine pazar yeri gösterilmesi ve belli bölgelerini tahsil etmesi Ancak Roma İmparator bunu reddediyor Bunun üzerine Romalılarla Hunlar arasındaki bir savaşta bu son oğul da ortadan kaldırılıyor
Atilla’nın oğullarından İrnek’in bugün tarihçilikte Bulgarların atası olduğu kabul edilir Daha doğrusu Bulgarlar Atilla ile kendilerini İrnek vasıtasıyla ilişkilendirebiliyorlar Macarların da böyle bir iddiası var Macarların da iddiası var, Macarların iddiası 13. yüzyılda ortaya çıkıyor Onlarda Arpad üzerinden 10. yüzyıldaki krallar Arpad’ın Atilla’nın soyundan geldiğini Çünkü Atilla Macaristan coğrafyasında yerleştiği için Macarlar kendilerini tam da batılı hissedemedikleri için batıyı dize getiren bir güç olarak Atilla’yı görüp buradan kendilerine bir köken çıkarıyorlar Ruslar da çok seviyorlar Hunları Ruslar niye seviyorlar? Şunun için Ruslar Avrupa Hunları ile Asya Hunları arasında bir akrabalık görüyorlar Bu Avrasyacılık ideolojisi ile de alakalı
Çünkü Ruslar Hunları Avrasya birliğini tesis eden bir unsur olarak görüyorlar Ve Asya Hunları Çin’i dize getiren bir güç, Avrupa Hunları Roma’yı dize getiren bir güç Bu Ruslar için harika bir tarihsel arka plan olarak görülüyor Bulgarlar kendilerini Atilla’nın torunu görüyorlar Evet, evet Macarlar en güçlü onlar herhalde sahipleniyorlar Evet Onlar da torunu olarak görüyorlar Ruslar ise Avrasyacılığın gerçekleştiği Düşmanımın düşmanı dostumdur Kesince mi? Hayır, bence şeyle alakalı Rusya’da 20. yüzyılın başında çıkan Avrasyacılık ideolojisi ile alakalı Ondan kaynaklanabiliyoruz Çünkü Avrasyacılığı gerçekleştiren bir toplum olarak görüyorlar Almanlar da Evet, Almanlar da Şimdi o ilginç bir şey aslında Almanlar İkinci Wilhelm’in 1900 yılında bir konuşması var kendilerine Aslında orada Atilla diye geçmiyor Metin’de Etzel diye geçiyor Ama Etzel bir Germen kralı Mitolojide Nibelunga’nın destanı diye bir destan var Bu destanın kahramanı Etzel, Etzel-Atilla
Ve Etzel bu destanda iyi kral olarak tanımlanıyor Dolayısıyla Almanlar Atilla’yı batıyı dize getiren bir güç olan Atilla’yı kendilerini de kendileriyle birleştiriyorlar Ve Çin’e karşı bir sembol olarak kullanıyorlar Çünkü o konuşmayı İkinci Wilhelm Çin’e gönderdiği Alman askerlerine karşı yapıyor Bir cümle şöyle Wilhelm askerlerine şöyle sesleniyor
Bin yıl önce Atilla’nın liderliğindeki Hunlar öyle bir nam saldılar ki Hala masallarda ve efsanelerde yankılanmaktadır Dolayısıyla Almanların ismi de Çin tarihinde bin yıl sonra bile yankı yankıya devam etsin Ben onu Atilla diye çevirdim ama Atilla’dan ziyade Etzel aslında Yani Sembulüksumlu Birinci Dünya Savaşı’na tabii ilginç bir şekilde Hunlar hatırlanıyorlar Evet evet şeylerde Amerikalılar da Hunlar negatif olarak hatırlıyor Çünkü bona çıkarıyorlar Hunları durdurun diye bir İlginçtir Kıbbıs’ta evokada çağrı yaparken Hunlar geri geliyor tekrar durdurun diyorlar daha Evet evet bu şeyle alakalı Yani biraz batı ve doğu arasındaki ayrımda kullanılan bir sembolizm Sembol şeyler Hunlar Türklerle eşitleniyor Osmanlarla eşitleniyor Şeyi taraftan batı Siz zaten onları Türk kabul ediyorsunuz Ben Türk olduğunu düşünüyorum evet Şimdi bizim özellikle Osmanlı dönemi Balkanlar tarihini çalışan bir önemli tarihçimiz var Yıldırım Ağanoğlu Sizin programa konuk olacağınızı öğrenince şu konuyu gündeme getirdi Acaba Osmanlı dünyasında Hunlar nasıl bir yer tutuyor
Osmanlı Sultanlarının Bunlarla ilgisi nedir diye tabi o da aslan Balkanlı olduğu için Belli ki hatırlığa özel bir ilgi duyuyor Şimdi Osmanlı Sultanlarının Atilla ile bir alakaları var mı bilmiyoruz Yani bu konuda hiçbir bilgim yok ama Atilla Osmanlıların son döneminde Türkçe literatüre giriyor Türkçülükle birlikte Yani Türk tarihi yani Türkçülük ideolojisi ile birlikte
Türkçe literatüre giriyor Şeyi çevirten Yosef Dögün’ün meşhur eserini Türkçe’ye çevirten Ziya Gökalp Hüseyin Cahit Yalçın’a söylüyor Bu eser 1922’de ya da 23’de yayınlanıyor Bundan önce 1890’larda Mustafa Celaleddin Paşa yanlış hatırlamıyorsam onun da Eski Türkler diye bir eseri var
Orada bu Yosef Dögün’ün iddialarını gördüğü zaman diyor ki bunlar bizim atalarımız olamaz Bu barbarlar Türkler’in atası olamaz diyor ve reddediyor bunu Ancak daha sonra dünya tarihi yazan Türk tarihi yazan pardon Leon Cahun ve onu Türkçe’ye çeviren Necip Asım yazıksız galiba Onların eserlerinde Atilla ile ilgili bir şeyler yer alıyor Yani daha doğrusu Hunlar ile Türkler arasındaki irtibat kuruluyor İlk dönem tarih kitaplarında Cumhuriyet dönemi tarih kitaplarında zannediyorum geniş bir şekilde yer alın Evet evet zaten 1933’te ilk defa değerli toplu bir Avrupa Hun tarihi yazılıyor Türkçe’de Hüseyin Namık Orkun tarafından Atilla barbar mıydı? Atilla barbar mıydı? Matıllar böyle tanımlıyorlar değil mi?
Yani klasik literatürün barbar nitelmesini Atilla’ya giydirmeye çalışırsak Atilla barbar değildi Çünkü Atilla diplomasi bilen, nezaket bilen, friskoz sofrasından bahsediyor Yani sofra adabında çok ölçülü bir insan olduğunu anlatıyor Atilla’nın Kral olmasına karşın şatafata vesaireye falan çok fazla yer vermediğini, sadeliğini özellikle vurguluyor Bu biraz da Bizans İmparatorluğu’na gönderme olarak da görmek lazım Yani Atilla’nın nezaketini Bizans İmparatorluğu’nun nezaketsizlikle eleştiriyor friskoz
Ama Atilla dönemin barbar standartlarına uymayan, şahsi karartım zeki bir diplomat Diplomasiyi bir hakkını kullanan bir adamdı Atilla Attila Attila evet Ama biz Attila diyoruz O biraz dil alışkanlığıyla alakalı Türkçe söyleyemişti Evet Türkçe’deki dil alışkanlığıyla alakalı Şimdi Turan Hocam Türkçe’de ciddi bir Attila biyografisi var mı? Türkçe’de tehlif olarak Atilla ile ilgili çok fazla Yani çok fazla değil ama Müstakil bir biyografi var mı? Yok ama biyografi olarak benim daha önce çevresini yaptığım Bu kitap mı? Evet Atilla, Humar ve Roma İmparatorluğu’nun çöküşü adlı Bu sizin çevriminiz Evet evet bu benim çevrim Bu herhalde okunabilecek en iyi Türkçe olarak okunabilecek en iyi kitaplardan bir tanesi Yani bunu sadece ben çevirdim diye söylemiyorum elbette ama Yazarının akademik diğer yayınlarını falan da dikkate aldığınız zaman Çünkü Roma İmparatorluğunu tanımadan Roma İmparatorluğunu bilmeden Avrupa Hunlarını anlamak mümkün değil Türkçe’deki Avrupa Hunlar ile ilgili çalışmaların en büyük problemlerinden bir tanesi Roma İmparatorluğunu tanımadan kendi hayali kurgumuzla Hun tarihi yaratmak Esas mesele Roma tarihini bilmek Yok yani Roma tarihi üzerinden Hun tarihini okumak da çok sağlıklı bir yaklaşım olması gerek Tabii elbette ama biz yine de Roma’lı yazarların neden yazdıklarını Roma tarihini bilerek yargılayabiliyoruz Yani Hunlar hakkında şeyimiz olsa elimizde Hunlardan bize ulaşan bir eser olsa tamam Kaynaksızlığın bizi yönlendirdiği bir mecburiyet olarak görüyorsunuz Atilla’nın mezarı bulunabilecek mi? Zannetmiyorum ama bulunabilirse müthiş bir turistik cazibe noktası olur
Çok teşekkür ediyorum Ben teşekkür ederim Sevgili seyirciler Turan Kaçar ile Atilla’yı ve Romalıları konuştuk
Bir sonraki tarih söyleşilerinde buluşmak üzere hoşçakalın

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir