Antik Yunan Giriş – Kronolojik kitap listesi || Mitolojisi, felsefesi, sanatı ve tarihi
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=hVka-o2MLC0.
Selamun aleyküm kardeşler. Bu da hadis-i sulh serisi gibi uzun baya uzun bir serinin başlangıç videosu olacak. Kaynak listesini atacağım. Videolar böyle çok hemen seri bir şekilde başlamayacak. Biraz şöyle önden atıyorum ki okumaya başlayın diye. Özellikle çok böyle daha canhıraş takip eden kardeşler oluyor. İşte okuyarak falan takip etmeye çalışıyorlar ki bence çok istifade ederler öyle yaparlarsa. Biraz da onun için önden paylaşacağım listeyi.
Bu listenin üzerinde konuşalım. Hem nasıl bir metod uygulayacağız hem neyi hedefliyoruz, ne yapmaya çalışıyoruz. Çünkü biliyorsunuz çoğu zaman yani Türkçe’de yapıldıysa bu çalışma bizim yapmayı düşündüğümüz şey. Yapmanın bir anlamı yok. Başka şeylerle uğraşabiliriz, uğraşacak çok fazla şey var. Neden antik Yunanlı’na bu kadar ilgileniyoruz ve benzeri konusu üzerinde de biraz duracağız. Şimdi biz hem farklı yani benim niçin naçizane farklı düşündüğüm şey nedir?
Ben şunu çok sık bir şekilde gözlüyorum. Antik Yunan toplumunu özellikle Antik Yunan filozoflarını zemininden kopartarak üzerinde konuşuluyor. Bunun ben nispeten maksatlı olduğunu düşünüyorum ki bunu uzun uzun konuşmaya çalışacağız. Yani siz Türkiye’de yaşayan düşünürleri anlamak istiyorsanız neyi bilmeniz gerekir? Yani mesela Cemil Meriç’i tanımak istiyorsanız neyi bilmeniz gerekir? Cemil Meriç’in içinde yaşadığı tarihi aralığı, o tarihi aralığın fikri iklimini, edebiyat dünyasını, siyasi dünyayı, işte ne bileyim Cemil Meriç hangi darbelere yakın yaşadı ve benzeri. Yani siyasi iklimi bilmeksizin onun yazdıklarını tamamlayamazsınız. Biz Cemil Meriç’i o zeminden koparıp metinleri üzerine kafa yorsak aslında çoğu zaman Cemil Meriç’i çok iyi anlamış olmayız. O yüzden ben bu işe böyle felsefe tarihi gibi bakılmasına çok sağlıklı bulundum.
Yani felsefe tarihi anlatısı bence eserleri kolay basabilmek için sadece gerekli bir şey. Yoksa bir toplumu felsefe tarihi yazılamaz, sanatından koparılamaz, bu dininden koparılamaz, edebiyatından koparılamaz, siyasetinden muhakkak koparılamaz. O yüzden kültür tarihi yapılır. İşin esası bir toplumun kültürünün tarihi yapılır. Felsefe dediğimiz o alan ki felsefe nedir bu şeyin serinin önemli sorularından birisi olacak. Bunlardan koparılarak anlaşılamaz.
Biz Platon’u anlamak istiyorsak Platon’a kadar gelen o fikri altyapıyı, fikri zemini, yani mesela Platon’un Homeros’u atıf yaptığı yerleri bilmek zorundayız. Çünkü Platon orada bildiğimiz dini konuşuyor demektir. Homeros’u atıf yaptığında dini vaaz veriyor demektir. Veya biz orada siyasi iklimi, kültürel iklimi tanımadığımızda, sofistlerin karşısındaki Sokrates’i felsefe kahramanı düşünmeyi istiyordu diye düşünmesini engelliyorlardı falan gibi böyle bir… Yani gerçekten bilenlerin absürt algılayacağı bir düzlemde anlamış oluyoruz. Yani orada Sokrates’in pozisyonu mesela böyle işte bizde mistifik ediliyor, felsefe şöyledir, insanlar böyle anlar falan. Ya bu çok farklı bir şey, bundan çok farklı bir şey. Orada değişen bir dünya var ve o değişen dünyayı anlamadıkça siz orada Sokrates’in itirazını anlayamıyorsunuz aslında. Yani sofistler ne yapıyordu da Sokrates buna karşı çıkıyordu. Çünkü ortada ciddi bir olay olması lazım. Herkese Platon’u fikirlerine yönlendiren altyapı ve benzeri. Yani biz daha ziyade böyle kültür şeyi üzerinden geçeceğiz. O yüzden naçizane kanaatim, antik Yunan’ı anlamak için mesela mit eserleri felsefe kitaplarından daha az değerli değildir. Biz bütün mitleri burada üzerine konuşacağız, eser eser gideceğiz. Burada mitleri konuşurken birkaç problem yaşayacağız. Yani burada kısıtlılıklardan bahsedeyim önce, bu çalışmanın kısıtlılıklarından. Yazılı eserlerle kendimizi daha ziyade sınırlı tutacağız doğal olarak. Ben arkeolog olmadığım için.
Ve yazılı eserlerle sınırlı tutmamız bizim aslında 1600’den, Miken Uygarlığı’nın başlangıcından 1100’e kadar Miken Uygarlığı, 1800 arası, milattan önce söylüyorum tabii ki bütün tarihleri. 800 arasının karanlık çağı gibi. El alsak buraları kısaca geçeceğim, bir altyapı olsun diye. Daha ziyade Homer’i anlayabilmek için ya da Homer’den çıkarımları anlayabilmek için çok özet bir şekilde geçeceğim. Yani 1600’den başlayacak ve 800’e kadar böyle yüzeysel bir geçiş yapacağız. 800 ile bizim şu an anlamak istediğimiz şey, bu serinin tamamının hedeflediği şey milattan önce 800 yılıyla İskender’in fethiyle kadarki olan Aralık. Bu Aralık’taki bütün klasik eserlerin üzerine konuşmaya çalışacağız. Bizim kitap inceleme videolarımız ki uzun zamandır yapamıyoruz. Onları bilenler bilecekti. Biz kitapları şöyle incelemiyoruz.
Yani Platon’un bir metnini açalım ve metni mesela bir insanın baştan sona sesli bir şekilde okuması 1 saat sürüyorsa 20 saatlik bir ders yapalım. Metodunda değil. Yani baştan sona sesli bir şekilde okumanızın 1 saat süreceği bir eser üzerine biz 10 dakika falan konuşuyoruz. Ben orada ilgimi çeken şeylerden bahsediyorum. Kitabın genel hatlarını tasvir ediyorum ve atif yapılabilecek yerlere atif yapıyorum. Bütün eserleri böyle inceleyeceğiz. Yani az duyduğunuz fragmanları, şairlerin sözlerini ki bunların hepsini kronolojik gitmeye çalışacağız. Ve kronoloji ile o toplumun o çağdaki düşüncesini anlamaya çalışacağız. Burada birkaç kısıtlılık daha var. Bu benden kaynaklı bir kısıtlılık değil. Mesela Homer üzerinden konuşacak olursak, Homeros’un metninin yazıldığı çağ ile metnin anlattığı çağ arasında fark var. Yani yazıldığı çağ gerçi sözü burada sözlü kültürü tanımlamak gerekir.
Çok doğru olmayabilir ama yani Homer neyi anlatıyor bize? Miken toplumunu anlatıyor. Burada bu metnin ile, metnin anlattığı tarihi arasında 500-600 yıllık bir şey var. Yani bugünkü neye benzetebilirsiniz? Tarihi dizilere, tarihi romanlara benzetebilirsiniz. Yani mesela bugün çekilen bir tarihi dizi Osmanlının bir evresini anlatıyor olsa dahi aslında tek anlatmak istediği şey Osmanlının o evresi değildir. Ya da tek anlattığı şey Osmanlının ilgili bölümü değildir. Neyi anlatır başka? Bizim bugünkü düşünme şeklimizi de anlatır.
Yani siz herhangi bir tarihi diziyi izlediğinizde bizim bugünkü toplumumuzda bunun yansımaları olduğunu tahmin edersiniz. Çünkü bu insanlar tarihi böyle anlatıyorlarmış diye. Homer’de yapmaya çalışacağımız şey bu. Birincisi Miken toplumu üzerine çıkarımlarda bulunmaya çalışacağız. İkincisi Miken toplumundan da ziyade işte mesela milletten önce 750 yılında Yunanlar tarihi nasıl algılıyordu, tarihi nasıl anlatıyorlardı, böyle anlatmalarına sebep olan amiller nelerdi üzerinden biz 750 yılını anlamaya çalışacağız.
Yani her eserde aslında iki tarih olacak. Bir eserin yazıldığı tarih, iki eserin anlatmaya çalıştığı tarih. Eserin anlatmaya çalıştığı tarihler üzerinden gidebilirdi bu seri. Yani yapılmaya çalışılabilirdi ki çok daha zor olurdu. Bunda şöyle bir problem var. Birincisi eserlerin anlatmaya çalıştığı tarih her zaman bir yere dokunmuyor. Bazen tamamen hayali olabiliyor yani neredeyse kurgu.
İkincisi bizim daha çok önemsediğimiz şey esasen bütün medeniyetin kendisine atfedildiği antik Yunan toplumu olduğu için o aralığı işaretleyen eserin yazım tarihini inceledik. Yani siz bugün işte bir dizi izlediniz ve bu dizi atıyorum işte Hun Türklerini anlatıyor. Biz burada Hun Türkleri üzerine konuşmayacağız. 2022 Türkiye’si üzerine konuşmuş olacağız. Bunu anlamanız önemli. Eserlerin kronolojisini buna göre yaptım. Atıf yaptıkları tarihe göre değil yazıldıkları tarihe göre yaptım. Tabi bu şuna sebebiyet verecek. Mesela misal verecek olursak İlyada Destan’ını biz burada inceleyeceğiz diyelim. Yani İlyada Destan’ı neyi anlatıyor? İşte Truva Savaşı ve etrafındaki olaylar. Evet biz aslında İlyada Destan’ı bunu da anlatmıyor. İlyada neyi anlatıyor? Truva Savaşı’nın işte 9. yılının belli bir bölümünü çok kısa bir dönemini anlatan bir tarihi destan diyelim.
Şimdi biz o zaman Truva Savaşı’nın bütününü okumak için Destan çemberi dediğimiz veya işte Mit çemberi denilen bir şeye muhtacız. Bu nasıl olabilir? Başka eserlerden mesela işte Truva Savaşı’nın bir bölümünü başka bir yazar Sophocles’i anlattı diyelim. Başka bir bölümünü Ayskilos anlattı falan. Sallıyorum bunu. Biz aslında bu şöyle bir okuma da yapılabilirdi onu anlatmaya çalışıyorum. Biz Truva Savaşı’nı anlatan bütün eserleri bir araya toplayarak Truva Savaşı’nı daha iyi anlayabilirdik.
Yani böyle bir okuma sırası da tercih edilebilirdi. Ama burada da şu kısıtlılık olacak. Yani biz Truva Savaşı’nı anlatan bir mitin mesela M.Ö. 750 yılında yazıldığını görmüşken başka bir mit M.Ö. 300 yılında elimizde olacak. Bu sefer biz 750 ve 300 yıllarını iyi anlayamamış olacağız. Aslında bizim ilk hedeflediğimiz şey buydu. O zemini ve tarih akışı.
Mesela Platon’un kendisiyle karşılaştığı fikri mirası anlarsak Platon buna ne ekledi ne değiştirdi nelere itiraz etti neleri onayladı daha net anlayabiliriz diye düşünüyorum. O yüzden mid çemberleri üzerinden gitmeyeceğim. Belki seriler bittikten sonra bir mid çemberi olabilecek şekilde kitapları sıralayıp bir oynatma listesi yapabilirim.
Yani bir oynatma listesi normal kronolojik bir oynatma listesi mid çemberi haline getirilebilir içeride düzenlenerek. Ama bu çok sonra konuşulacak bir şey. Yani öyküden ziyade öykünün oturduğu tarihi taban üzerinde daha ziyade duracağız. Peki bizim açımızdan yani bu antik Yunan’ın önemi nedir?
Yani neden bu kadar antik Yunan antik Yunan? Birkaç şey çok önemlidir antik Yunan’ın. Yani özellikle birincisi antik birikimin yani daha ziyade yazısız gelen birikimin yazıldığı yerdir antik Yunan. Yani zaten biz antik Yunan tarihine nereden başlatıyoruz? Alfabeyi geliştirmelerinden yani fenik alfabesini alıyorlar. Yani bir sami kökenli bir alfabeyi alıyorlar ve içerisine sesli harfler ekleyerek bildiğiniz konuştuğumuz dilde okunabilen bir alfabe gelişkin bir alfabe geliştiriyorlar. Aslında kültür patlaması da nispeten bundan sonra ortaya çıkıyor. Ve bu birikimin yazılı bir şekilde ulaşabiliyoruz. Yani bunların pek çok atfını göstereceğim. Bu birikimin antik Yunan’a mal ediliyor şu an. Atfediliyor. Bir mucize iddiası da var. Bunun üzerinde de uzun uzunduracağız.
Bu açıdan önemlidir. Yani bir antik toplumu tanımak açısından elimizde en fazla yazılı kaynağın olduğu antik Yunan toplumudur. Yani biz antik Yunan toplumunu iyi tanıdığımızda mesela diyelim ki antik Yunan mitlerini iyi bildiğimizde Hitit mitlerini de daha kolay anlarız. Bu açıdan bir antik toplumu tanıma bağlamada çok önemli bir örnek olması bağlamda. Bunu sağlayan da kaynak bolluğu ve yazıyı kullanmış olmaları.
İkincisi, yine önemli kılan sebeplerden birisi Batı medeniyetinin Roma’dan itibaren ve devam eden süreçte kendisini her zaman antik Yunan’a atfetmesi. Her zaman antik Yunan’a öykünmesi, antik Yunan’la gurur duyması ve aslında antik Yunan zihnin kendi zihnini şekillendirdiğini düşünmesi ve sürekli bu metinlerle oluşması. Bu açıdan antik Yunan’ı iyi bilmek Batıyı tanımak anlamında da çok önemli. Gerçekten önemli.
Bugün Niçen’in bir pasajını antik Yunan mitlerini iyi bilmiyorken çok anlayamayabilirsiniz. Apollo’na karşı Dionysos. Bu metni nasıl anlayabilirsiniz? Bu mitleri bildiğiniz zaman Apollo’nun, Dionysos’un, antik Yunan mitlerinde karşılık geldiği şeyleri iyi bildiğinizde anlıyormuşsunuz. O yüzden ben mesela antik Yunan’ı atlayarak veya zayıf bilerek modern metinlerin çok anlaşılabileceği kanaatinde değilim.
Hakeza İslami metinlerin de antik Yunan’da mesela şöyle, işte bunu da göstermek istediğimiz şeylerden birisi bu. Bir kültür birikimi geldi. Platon’un önüne geldi ve Platon her şeyi sıfırdan inşa etmedi. Bizde sanki öyleymiş gibi anlattık. Platon oturdu düşünürken şöyle olsun böyle olsun, ideallar olsun falan. Böyle değil yani. Hiçbir insan böyle düşünmez. Platon önüne gelen o şeye bir kısmına itiraz etti, bir kısmını şekillendirdi, değiştirdi, düzenledi, kabul etti.
Böyle benzeri bir ortaya bir kompozisyon oluşturdu. Sonra bu birikim devam etti. Platon’un da katkısı, Ardis’in de katkısı devam etti. Mesela atıyorum İslam filozofları dediğimiz filozofların önüne geldi ve bu insanlar da bunların hepsini kabul etmediler. Değiştirdiler, içinde oynadıkları oldu, kabul etmedikleri oldu, itiraz ettikleri oldu, katkı sağladıkları oldu ve bir biçime geldi. Mesela buna İslam felsefesi diyorlar denilmiyor bugün.
Şimdi mesela buna mesela diyorlar ki bu orijinal değil. Platon 2 de değil o zaman. Yani yeryüzde orijinal sıfırdan inşa edilmiş bir görüşü yok. Bu tarz bir propaganda ya da malzeme yönü çok güçlü. Yani Batı’nın kendisini üstün görmesi, üstünlük atfetmesi konusunda Antik Yunan önemli bir şey. Antik Yunan mucizesi de biraz bu bağlama oturuyor aslında. Bunun üzerine uzun uzun tartışacağız. Serinin önemli hedeflerinden birisi bu. Yani Antik Yunan bir mucize midir, değil midir ve benzeri. Bu konu önemsediğimiz bir konu. Bu bağlamda kültür tarihinin aslında objektif bir yorumunun olamayacağı hususunda da farklı bir okuma geliştireceğimizi düşünüyoruz. Çünkü burada işte bir üstünlük anlatısını da sorgulamış olacağız. Yani bu Batı’nın üstünlük anlatısıdır aslında Antik Yunan şeyi.
Bunu sorgulamış olacağız. Yani gerçekten Antik Yunan toplumu o çağda bütün toplumlardan üstün müydü veya her şeyi sıfırdan mı icat etti? Bunlar işte bir mucizevi bir şey. Felsefeyi buldu, bilimi buldu. Bugün şey okumuştum bir yerde. Mesela alfabeyi buldu diyor mesela. Yani nasıl alfabeyi buldu? Uluslararası ilişkileri buldular diyor mesela. Gizliş kitaplarında filan. Bunların üzerine konuşacağız yani. Bu üstünlük anlatısını da burada sorgulamış olacağız bu bağlamda.
Bu biraz daha bizim naçizane bu söylediğim şeyin bizim çalışmamızın orijinal yönünü oluşturacağını düşünüyorum daha ziyade. Türkiye’de Antik Yunan üzerine derinlemesine konuşan yazarlar var. Yani gerçekten iyi akademisyenler var. Yani işte Platon’un bir metnini açıp işte bunu çok derin bir şekilde ders yapabilen kişiler var. Kıymetli yani biz de istifade ediyoruz böyle kişilerden.
Ama bizim yaptığımız genişlik de yani biz yatay genişliğini çalışmanı çok geniş tutacağız. Mesela İlyadar’ın dersleri var bu şekilde. Ama mesela Odesya’yı bu şekilde ders yapan veya Hesiodos’un işte Teogonyas’ını mesela oturup konuşup ondan sonra devam edip işte ne bileyim az bilinen fragmanları ki 6. yüzyıl, 5. yüzyıla dair şairlerin az bilinen fragmanları üzerine konuşan
Antik Yunan toplumunun nasıl düşündüğünü gerçekten uzun uza diye böyle ders yapan çok fazla bir şey bilmiyorum. Yani Türkiye’ye de bir katkı olacağını düşünüyorum bu yaptığımız şeyin. Zaten burada şöyle bir şey yapacağız ben bütün metinleri sanki atıf yapıyormuş gibi ele alacağım ve tekst oluşturacağım videolardan önce. Normalde biz tekst oluşturmuyoruz. Mesela bu videonun bir teksti yok yani tekst oluşturmuyoruz. Her kitaptan önce ben tekst oluşturacağım.
Onu burada anlatacağım çünkü anlatırken bazen aklıma daha iyi şeyler geliyor, örnekler geliyor vs anlatmak öğretiyor. Ve hepsi yazıya dökülecek tahmin ediyorum tahminen söylüyorum bir nihayetinde 10.000 sayfanın üzerinde bir materyalle oluşacağını düşünüyorum. Sonra ben bunları süzeceğim, özeceğim ve bir eserede dönüştürmeyi planlıyorum. Ama bu söylediğim belki 5 yıl sonra, 6 yıl sonra olabilecek bir iş. Bu serinin tahmini uzunluğunu da 3-4 yıldan az görmüyorum.
Birazdan kaynakları göstereceğim size. Birincil kaynaklar, genelde şeyleri okumaya çalışacağım burada yorulmayalım diye. Antik Yunan üzerine yazılmış bir eseri okumayacağız. Yani falan felsefe tarihinden hadi Antik Yunan’ı anlatalım, buraya hiç girmeyeceğiz. Çekeceğimiz videoların tamamı klasik eserler olacak. Ben bu klasik eserleri tasnif ettim. O klasik eserlere dair ikincil eserleri yani o klasik eseri anlatan eserleri ki mesela bizim yapacağımız çalışma aslında bir ikincil çalışma olacak.
Yani o klasik eseri değerlendiren bir çalışma. Böyle çalışmalarını da ciddi bir şekilde bunlarla istifade etmeye çalışacağım. Her yazarda Türkçe, İngilizce makale taratacağım. Mesela şu an Homer çalışıyorum. Homer ile ilgili makaleleri şöyle bastırdım, kitap haline getirdim. Şöyle göstereyim. Baya küçük yazılı bir yapısı var. Bu şekilde yani özellikle İngilizce taratmaya çalışacağım. Ki bazı yazarların, burada birazdan göstereceğim yazarların %30’unun, %40’ının tercümesi yok bazılarının. Bunlar ki özellikle tarihi şahsiyetler konusunda daha ciddi bir eksiklik var. Buraları Türkçe, İngilizce makalelerle ya da Arapça makale varsa onlarla desteklemeye çalışacağım. Her yazarda tek tek makale taraması yapacağım. Şimdi şöyle çalışmanın eser listesi de sizde bulunabilir. İstediğiniz gibi kaydedebilirsiniz. Şu, şöyle şuraya geçelim. Bu bir, benim yaptığım kronoloji. Sadece kronoloji değil, burada da kaynaklar da var. Şöyle yapalım. Şu üst kısmı, mesela Felsefe nedir sorusuyla ilgili olan kısımları eserlerden topladım ve sayfa aralıklarıyla not ettim. Mesela burayı hemen video çekmeyeceğiz. Bu en son çekeceğimiz videolardan birisi olacak ama ben bunun metnini önce yazacağım. Çünkü burada seri aslında bitmiş bir çalışmanın ürünü değil. Devam eden bir çalışmayı beraber bitireceğiz.
Yani ben Homer konuşurken bunun notlarını dökmedim vs. dökmedim. Burada bu işi yapacağız. Mesela Homer’i okuduk. Metin içi atıfı çok fazla şey yapmayacağım. Yani işte diyelim ki Homer metnin içine Nestor’dan bahsettik. İşte Nestor şudur, soyu budur, onun amcası şönedir falan. Bu şey çember metine girmiş oluyoruz çünkü. Buna girmeyeceğiz. Bunu şu şekilde yapacağız. Mesela Iliada’da biz Nestor’u zaten nispeten tanıyacağız. Patrocos’u tanıyacağız veya işte Ayas’ı tanıyacağız. Daha sonra Sophocles’in bir metninde atıf yapıldığında biz Homer’e hep geriye doğru atıf yapacağız. Yani dersler aslında birikerek bilgi devam edecek. Biraz metod böyle olacak yani ders metodu. Mesela bunu ben makalesini yazacağım ama videosunu çekmeyeceğim. Bu en son olacak videolardan birisi gizem kültleriyle ilgili. Şöyle yani isteyen SS alabilir ilginizi çekiyorsak bu konular. Yani Türkçe’de böyle bir şey yok genişlik. Bunlar giriş eseri mahiyetinde eserler yani hep.
Ben sadece şurada Dell Toplu üstte görünsün diye kronoloji aşağıda. Homer’le ilgili mesela Iliada Odessia veya işte mesela ikincili kaynaklar dediğimiz kaynaklar şunlar. Bunların üzerinden makaleler eklenecek. Mesela şu az önce gösterdiğim defterdeki makaleler falan. Hepsinde tarz bu. Zaten direkt eseri varsa eserin ismini yazdım. Mesela Hesiodos ki bu tam 9 sayılmayabilir. 8 diyebiliriz. Şuraya 750 civarı diyebiliriz.
Mesela bunların tarihlemesi üzerine falan nispeten tartışırız. Yani bazıları bir video olur bazıları birden fazla video olur. Mesela atıyorum Homeros’un Iliadas’ı tahmin ediyorum 10 civarında video olacak. Odessia’ya belki daha az olur. Yani 3-4 video ile 5 video ile bitebilir diye düşünüyorum. Ama mesela Homer Metin’in içinde sadece bu ikisini konuşmayacağız. Çünkü Homeros kimdir? Nereye anlatır? Hangi döneme atıf yapar? Hangi çağ anlatır?
Mesela bu eser konuları üzerinde de müstakil bir video daha olabilir ekstra bilgiler için. Yani belki Hesiodos da bir video artı eserleri. Mesela 2 video daha olabilir. Yani bu sadece şahısları tanıyın diye söylüyorum. Bunların her biri bir video demek değil. Bazıları bir çoğu birden fazla video olur. Bazıları birden az video olur. Mesela 6. yüzyıl şairleri burada tek eserin içinde bütün şairleri vermişler. YK’y’den basılan arkayık günah şiiri Antalya Üstü diye bir eserdi. Mesela bu yazarların tamamı bir video da çıkabilir. Mesela 6. yüzyıl şairleri gibi. 5. yüzyıl şairleri mesela. Bu bir video olup şurası başka bir video olabilir. Yani bu şeyi değişecek sürekli. Burada şair listeleri vesaire var. Bu şairlerin hepsinde eserleri hakkında konuşacağız. Mesela Sapo bir video olabilir. Birden fazla şey olsa da atıf olsa da tek video da yetişebilir hepsi.
Bunlar ince mesele kitaplar. Ezo’p Masalları, Solon ve Kanunları. Bu mesela yeterli değil. Şurada ben 2 kaynak koymuşum. Bu yeterli değil. Bunu muhtemelen çoğunlukla makalelerden halledeceğiz Solon’u. Ki bir düşünebilirsiniz. Thales’in Fragmanları. Mesela bizim burada yapacağımız şeyler şu. Şu eser. Diğerleri ben kendim kolay kaynak bulayım diye. Tanımasını kolay yapabileyim diye buraya parçaladığım eserleri ki. Kronolojik okuyabileyim diye. Sandros’un Fragmanları. Anaximenes’in Fragmanları. Mesela bu bir şair. Anakrayon. Pisagor’un kendine dair bir eseri yok. Bu bir eksiklik. Burayı genelde çok makalede kalmayacak şekilde uzun anlatılar var zaten. Mesela Gutride, Ahmet Arslan’da uzun anlatılar var. Ama işte mesela makaleleri tarayacağız. Mesela bu Tiana La Apollonius. Yeni Pisagorcu. Aslında kronolojik olarak bizim hedefimizde tutmuyor. Okulun bir şahsının fragmanı olması açısından mesela bunu buraya aldık. Bir Pisagor videosu olur muhtemelen bu. Tek video olur veya iki video olabilir. Bazı önemli şeyleri, tarihi olayları şuraya atıp koydum. Aslında geniş bir siyasi kronoloji var. Onu da gösteririm birazdan. O kronolojinin içine oturtacağız hepsini. Bütün yazarları oturtacağız. Bu kültürel bağlamda iyi bir kronoloji sayılabilir benim şu yaptığım. İşte mesela Herakleitos’un Fragmanları üzerine konuşuruz. Belki Fragmanlar bir video. Kendisi bir video olabilir. Yapılabilir yani. İşte Kısa Nefanes’in bu muhtemelen bir video olur. Parmenides’in Fragmanları bu da bir video olur muhtemelen. Böyle yazarlar bu şekilde. Yani not edebilin diye gösteriyorum şu an. Genel anlatmak istediğim şeyleri ben çoğunlukla anlatabildim. Şunlar mesela Ana Eserleri. Plutarch. Plutarch normalde işte şunu kullandım. Roma döneminden birisi Antik Yunan’ı anlattıysa genelde bunu orijinal kaynak gibi direkt kabul ettim. Yani Plutarch’ın kendi yaşadığı kronolojiyi atfetmedim bunu. Çünkü biz 800-300 arasını yaklaşık anlamaya çalışacağız. Çoğunlukla da mesela bu siyasi figürler. Kimon gibi siyasi figürler hakkında Plutarch ve benzerinin dışında çok fazla bir kaynak bulmak zor. Genelde bu siyasi figürlerin de mesela burada çoğu yok. Onu diğer siyasi kronolojide gösteririm. Onları da aralara gireceğiz. Yani mesela Kimon hakkında konuşacağız. Çünkü oranın siyasi iklimi açısından önemli birisi. Mesela Empire of the West bir video olur. Kendi yazısı oluması. Pindaros mesela şair. Mesela Peloponneso savaşı mesela bir video olur. Muhtemelen müstakil bir video olur. Çünkü bu mesela şu savaşı anlamadan şeyi anlamak imkansız. Yani işte Platon’u, Sokrates’i bunları anlamak imkansız yani.
Gerçekten anlaşılma yani. İki tane Peloponneso savaşı var. Yani mesela atıyorum Sokrates hakkında konuşacaksınız. Ben geçen böyle bir videoda… Bilmem ne işte… Sadece fikirlerini söylediğinden öldürülmüş gibi. Platon mesela düşünüyor. Öyle değil yani Sokrates’in kendisi 30’lar meclisinde. Yani Sparta ile Atina savaşmış. Sparta Atina yanmış. Ve Atina’da işte dış güçlere bağlı bir meclis kuruluyor.
Aristokrat bir meclis kuruluyor. Sokrates burada görev almış. Daha sonra bu meclis yıkılmış darbeyle. Demokratlar ele geçirmiş iktidarı. Ve bu 30’lar meclisi çok fazla cürüm işlemiş. Yani Sokrates’in bunlara katılmadığı söyleniyor ama… O cürümlerden dolayı 30’lar meclisindeki herkesi adamlar şey yapıyorlar. Bir baskı uyguluyorlar. Yani bu işin tamamen arka planında siyaset var. Yani hem Platon da var hem şeyde var. Platon da akrabalarından bu aristokratlar var.
Bundan dolayı siyasi olarak zor duruma düşüyorlar. Tekrar demokratlar orayı ele geçirince vs. Yani bu arka planı anlamadan sadece masal yazıyor yani insanlar. İşte Sokrates soru sormuş da soru sorduğu için insanlar rahatsız etmiş de… Olay sadece bundan ibaret değil yani. Yani bu kadar… Aslında tarihin altından bunu İslam metinlerinden de çok yapıyorlar. Altından gerçekten zemini aldığınızda her şey uçuyor. Yani ben Antik Yunan ile ilgili konuşan herkesin konuştuğu şeylerin uçtuğunu düşünüyorum. Yani bir yere basmıyorum.
İşte burada bizim daha nispeten filozoflara yaklaştık. Daha çok ders yapalım. Aslında bundan önce ne kadar büyük bir tarih var. Burada bir fikir var. Ve arada da var. Yani mesela şuraya geldik. Neredeyiz? İşte Zenon. Meşhur, şu paradoksları olan. Pericles. Mesela çok önemli. Çok çok önemli bir siyasi figür. Yani filozoflar kadar önemli bence Antik Yunan anlamak için. Pericles’i anlamak. Ya da Lycurgos’u anlamak. Sparta’yı anlamak. Yani Sparta devletinin yapısını bilmediğinizde…
Aslında Platon’un devletini anlamamış oluyorsunuz. Çünkü Platon devletinde neredeyse Sparta toplumunu anlatıyor. Yani Sparta toplumuna uykunuyor. Çünkü Sparta toplumu Platon’un sevmediği çoğulculukla yönetilmiyor. Ve ideal devleti aslında Sparta devleti neredeyse yani böyle… Tamamen değil ama çok büyük oranda alımlıyor Sparta’yı. Ve Sparta devletini, Sparta devletinin Lycurgos’u vesaireyi bilmediğimizde… Biz bünyetine anlamış olmuyoruz. Yani o toplumun içine girmiş olmuyoruz. Kafamız oradaki gibi çalışmıyor.
Bunu anlatmaya çalışıyorum. Anaxagoras, Herodotus… Herodotus’un anlattığı tarihi… Mesela anlattığı tarihi üzerine konuşuyor olsaydık… Aslında Herodotus’u nereye? Pers Savaşlarına tarihlememiz gerekirdi. Oysa biz Herodotus 425’e tarihlemiş olduk. Tabii bunların hepsi ölüm tarihi. Burada bir liste şey kayması mı var? Bana mı öyle geliyor? Sanki bir kayma var. Bunu tekrar düzenleriz. Protokolası, yani bunu sofistlerin bir… Mesela ideal göstergesi gibi şey yapalım. Bütün sofistlerin muhtemelen burada peş peşe konuşmaya çalışırız. Sophocles mesela. Çok önemli, filozof gibi Sophocles. Aslında Antik Yunan toplumunda algılanışını şöyle düşünün. Sophocles normal, bizim bugün adını filozof diye bildiğimiz bir anda daha düşük zekada falan ya daha az kültürde bir adam gibi algılanmıyor yani.
Örpides ve 30’lar sonrası demişiz mesela. Alcibiades mesela çok önemli bir siyasi figür. Mesela bu Sokrates’in başına bela açıyor mesela. Alcibiades siyasi olarak gidiyor ve Sparta savaşında çok ciddi hatalar yapıyor. İnsanlar ona güveniyor, ordu komutanlığı yapıyor. Sonra bir de dönüp Sparta tarafına geçiyor filan hani. Bugün işte vatanaynı diye adlandıracağınız şeyden şeye benzer bir şey yapıyor. Ve Alcibiades Sokrates’in öğrencisis sayılır.
Mesela Sokrates’e baya bir negatif puan olarak dönüyor. Yani bunları böyle oturtmak gerekiyor işte zeminini konuşurken. Tükitides bu çok önemli bir eser. Bunun üzerinden tarih şeyi de konuşacağız. Tarih felsefesi filan konuşulacak. Mesela şuralardan kısı atıflar yapacağız. Şu eserler daha ziyade kısı atıflar yapacağımız toplumun ruhuna girmek için. Sokrates üzerine zaten. Sokrates belki tek video olur. Yani şöyle çünkü Sokrates’i anlatmak hangi Sokrates sorusunu da biraz beraberinde getiriyor.
Çünkü Sokrates’ten sonra Sokratesçi olduğunu iddia eden birbirine taban tabana zıt okullar var. Yani işte Aris Tipos’un hazcı okulu var. Ama her şeye haz veren şey ahlaklıdır diyen adam da kendini Sokrates’e nispet ediyor. İşte bizim meşhur Diorgen diye bildiğimiz Kinnik o okulda kendisini Sokrates’e nispet ediyor. Antistenes’in okulu. Yani bunun üzerine mesela bir Sokrates profili üzerinden konuşulabilir. Platon’un anlattığı Sokrates ile mesela Xenophon’un anlattığı Sokrates profili çok farklı.
Herkes kendisine de atfediyor yani. Sokrates benim gibi düşünüyordu gibi. Bir Sokrates profili üzerine net konuşmak mümkün değil. Belki bu Sokrates profillerini peş peşe video çekip hani birinci profili, ikinci profili, üçüncü profili diye çekip ondan sonra tam ne olabilir üzerine konuşuruz. Çünkü biz sadece Platon’un Sokrates’ini genelde Türkiye’deki insanlar tanıyor. Lisandros bu önemli bir siyasi figür. Aris Tipos işte mesela Hipokrat’a buraya kronolojide denk geliyor. Hipokrat’ın eserleri üzerine konuşacağız. Galen’i de bilerek buraya aldım. Aslında tarih olarak bizim kronolojimizin dışında ama yani bir tıp şeyi beraber birlikte olsun diye öyle düşündüm. Mesela aynısı burada da var. Mesela atomcu okul için Demokritos’u buraya aldık. Leikopos ve Demokritos’u. Ama mesela Roma’da olmasına almanın Lucretius’u da burada beraber inceleyeceğiz. Yani çünkü çok orijinal katkı yok. Bir de Demokritos’un vesaire fikirlerini güzel özetliyor muhtemelen Lucretius. Demokritos’u anlamak için de okuyacağız bunu. Aslında esas hedefimiz Lucretius değil. Gibi düşünebilirsiniz. Lykurgos’u üzerine konuşacağız. Aristofanes’in edebiyat eserleri. Bunlar mesela kısabiler videolar halinde olabilir. Mesela beş video Aristofanes olabilir yani anladınız mı? Kısa kısa videolar halinde veya bir iki tanesini bir videoda filan yapabiliriz. Öyle düşünüp şey yapılabilir. Antisthenes bu klinik okulu bir şey. Yani muhtemelen İskender hakkında bir veya iki veya daha fazla video olabilir. Philip hakkında da bir video olur. Zaten bunları mesela belki müstakil video çekmesek bile çok fazla eserin içinde konuşacağız. Yani biz Philip’i pek çok kişiye kronolojiyle denk geldiği için Philip’i atıp yapacağız. Demosthenes’in hayatının hakkında konuşurken muhakkak Philip hakkında konuşmuş olacağız. Öyle düşünebilirsiniz yani.
İşte Ksenephon, Platon. Platon’un eserlerin tamamını muhtemelen burada inceliyeceğiz. Ek eserler de var. İkincil eserler. Bunların sayısı çok artacaktır. Yani şurada gördüğünüz kaba bir liste. Mesela ben Antik Yunan’la ilgili böyle bir liste şey çekmiştim video. Antik Yunan mı dedim? Hadis süsülüyle ilgili. Ve o liste şu an bir buçuk katına filan ulaştı. Yani bunlar artar. Çok çok artar. Ama size bir fikir vermesi açısından eserleri derli toplu görmeniz açısından faydalı diye düşünüyorum.
İsocrates hakkında. İşte Diojen, İskender, Demosthenes, Aristo. Aristo’nun eserlerin Türkçe’ye çevirilmeyen kısmı var. Onları belki İngilizce’den konuşacağız. Ama tamamını konuşacağız. Çünkü ben aslında bu tamamını konuşmayı sizin için yapmıyorum. Onu da bildim. Ben videosunu çektiğim zaman çok daha iyi aklımda kalıyor kitap. O yüzden bu klasik eserlerin hiçbirini atlamayacağım burada. Tamamını video çekeceğim ki eser aklımda kalsın. Ve daha sonra bunlar orijinal katkılara inşallah dönüşecektir.
Ve bitiyor buralarda. Yani daha şeyler. Artık şey sonrası. İskender sonrası. Normalde buralar bizim çok aşırı ilgi alanımıza girmiyor. Ama gene burada konuşup çıkacağız. Yani çok kısa konuşacağız. Burada bayağı bir atlamalar var. Bazı önemli görümseler. Öklit gibi, Arşimet gibi eser üzerine konuşacağız. Ahmet Cevizci’nin felsefe sözlü eserini ben çok beğeniyorum. Buralara sürekli atıp yapacağız muhtemelen. Ve kaynak şeyi bu şekilde. Evet kardeşler şeyi unutmuşum. Siyasi kronolojiyi göstermeyi. Onu da göstereyim. Ondan sonra da videoyu hafiften kapatırız inşallah. Siyasi kronoloji şuradan şu eserden ben aldım. Rodes. Bunu hazırlayacaktım. Hazırlamaya başlarken işte tarih kitaplarındaki kronolojilere baktım. Bu eserin kronolojisi gerçekten güzel. İletişim yayınlarından çıkmış. Ekon’un da, Müberte Ekon’un da Antik Yunan’ın da kronoloji var. Ama o çok daha şey, detaysız bir kronoloji. Yani bizim yaptığımız ve bu çok daha kapsamlı. Onu belki 3-4 katı kadar daha kapsamlı. Şöyle göstereyim. Bu benim Twitter’ımda var. Oradan da alabilirsiniz direkt. Yani burada zaten bakın bizim ilgilendiğimiz tarih. Çünkü yazılı eserler de buradan başlıyor yaklaşık. Şurada alfabenin gelişimi de bu dönemde. Buradan aşağısına doğru bizim ilgilendiğimiz tarih yaklaşık olarak. İşte Filip ve sonrası. Burası bizim inceleyeceğimiz o daha derin üzerinde duracağımız yerin detaylı bir siyasi kronolojisi. Savaşlar üzerinden. Savaşlar, barışlar vesaire. Bu kronolojinin içerisine bu yazarları oturtacağız. Yani biz burada işte 490 ile 478 arasını mesela siyasi tasvir ile oturtup. Ondan sonra bu dönemin eserleri üzerine konuşacağız. Veya bu dönemin eserlerini konuşurken bu siyasi atmosfere, bu iktisadi atmosfere sürekli atıf yapacağız. Yani aslında bir siyasi kronoloji ile kültür kronolojisini birleştirmiş olacağız. O taban da anlamaya çalışacağız inşallah. Bunu benim Twitter’ımdan bulabilirsiniz. İsteyen buradan da resmini alabilir zaten. Burada esas belki son söz olarak söyleyeceğim şey şu. Bitmiş bir çalışma değil bu. Yani çalışma esnasına beraber öğreniyoruz gibi düşünebilirsiniz. Çünkü gerçekten Antik Yunan çok geniş bir şey. Biz daha yatayına bir çalışma yapıyoruz. Daha derinleştireceğimiz yerlere olabilir bu konuyu. Ama genelde benim amaçlığım şey yataylık. O bütün kompozisyonu birlikte görebilmeyi hedefliyoruz Antik Yunan Medlin’de. Ve baya faydalı olacağını düşünüyorum.
Yani mesela orientalizm şehrindeki, ben bunu daha önceki giriş videolarında da söyledim. Yani biz burada YouTube’a yönelik bir iş yapmıyoruz. Kimse oturup size burada atıyorum Safo’nun şiirlerini, Epikarmos’u filan. Epikarmos’u kaç kişiyizler Türkiye’deki? Böyle bir beklenti yok yani. Böyle beklenti olsa bunlarla uğraşmayız. Son kates işte Aristo böyle yapmış Platon böyle yapmış, Aristo böyle yapmış falan. Hani böyle konuşuruz. Hedef bu değil. Amaçlığınızı istiyorum. Yani biz orientalizmle çekerken 25 tane video çektim ben. Ve şey geliyor işte, aha bu tamamen orientalizmden sıkıldık filan. Amaç o değil yani zaten eğlendirmek değil amaç. Amaç sadece eğlendirmek olsa bunları çekmeyiz, bunlarla uğraşmayız yani. O yüzden bu bir şey, ben şahsi eğitimim olarak bakıyorum. Böyle bakarsanız faydalı olur. Ama bu kolay bitecek bir şey değil ve belki yüzlerce video olacak.
4 seneye yayılır peş peşi olacağını düşünmüyorum. Hadi Susuluyla beraber gidecek. Hadi Susuluyla mesela başlayalı bir seneden fazla oldu. Ve yeni yeni işte hızlanıyor biraz da. Çok acele ederek bir şey öğrenilmiyor yani hayatta. Aralara böyle kısa kısa başka videolar çektiğimiz olur ama genel seyir bu şekilde olacak. Umarım faydalı bir şey olur. Hemen başlamayacak. Söylediğim gibi siz eserlere nispeten başlayabildiğin diye listeyi gösterdim.
Bu konumda Umelostan itibaren klasiklerle benimle beraber takip etmek isteyenler takip edebilir.
Ve ahir zamanlar için elhamdülillah Rabbil Alemin.
İlk Yorumu Siz Yapın