"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kürşat Demirci, Din, Tarih ve Arkeoloji, 3. Seminer

Kürşat Demirci, Din, Tarih ve Arkeoloji, 3. Seminer

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=l16YeyKGdLc.

Başladık. Evet, yayındayız. Çok güzel. Şimdi bu ders ya da bu seminer Göbekli Tepe’den devam ediyorum. Tabi normalde şu an beni izleyen arkadaşlar bunu dersin ikincisi gibi düşünsünler. Çünkü dersin birincisini, ilk kısmını geçen yaptım ben.
Yani arkeoloji, din, antropoloji semineri iki geçen anlattığımızda bu seminer üç oldu. Bu üçüncü seminer Göbekli Tepe’nin geçen yarım bıraklığının ikinci ve son kısmıdır. Yani Göbekli Tepe’yi ikiye böldük, birini geçen ders yaptık, son kısmını şu an yapıyoruz. Öyleyse Göbekli Tepe’ye devam ediyoruz.
Tabi geçen seminerde neden bahsettim, hani biraz onu hatırlatayım izleyenlere. Göbekli Tepe’yle ilgili şunu söyledim. İlk önce bir genel Göbekli Tepe tanımı yaptım. Yani Göbekli Tepe nedir, Uğrgarlı, Göbekli Tepe Uğrgarlı nedir. Göbekli Tepe dediğimizde biz sadece Urfa’daki bir merkezimi anlıyoruz. Yoksa buna benzer Urfa’da bulunan son yıllarda 8-10 yer başka mekanlarda var.
Bütün bunları mı anlıyoruz? Onun üzerine biraz konuştum. Ve orada şunu söyledim, yani Göbekli Tepe bir yerin adı değildir artık. Bir Uğrgarlığın adıdır veya bir kültürün adıdır belki. Büyük ihtimalle de etnik anlamda birbirine yakın kimliklerin oluşturduğu bir Uğrgarlık. Kuzey Söğüye, Güneydoğu Anadolu muhtemelen bu civarda var olan bir Uğrgarlık. Biraz bundan bahsettim geçen ders. Biraz bundan bahsettim, Göbekli Tepe’yi arkeolojik bağlamda nereye koyarsınız? Neolitik çağın çok erken dönemlerine koymanız lazım. Yaklaşık milattan önce 9.510.000 diyelim. Yani Göbekli Tepe’yi genel tarihsel kronoloji içerisinde nereye yerleştireceksiniz? İşte yerleşik hayata geçmeye başladığımız bir sürece, yani neolitik dönem dediğimiz bir döneme yerleştiriyorsunuz.
Bunun da süreci yaklaşık milattan önce 9.500 civarıdır. 9.510.000 civarıdır. Dolayısıyla bundan bahsettim geçen seminer. Tabii bunları şu an sadece hatırlatıyorum. Geçen bayağı anlattığım için üzerinde tekrar duymuyorum. Sonra biraz şundan bahsettim.
Ben mesela bu seminerde Göbekli Tepe’nin daha çok bilinen arkeoloji ile ilgili yanından ziyade büyük oranda dinler tarihi içerisindeki yerinden bahsediyorum şu an yani. Geçen derse şu anda ondan bahsediyorum. Çünkü Göbekli Tepe üzerine az çok çalışmalar yapıldı. Arkeolojik anlamda çalışmalar yapıldı. Hala yapılıyor tabii ki.
İşte tarihsel anlamda yapıldı. Yeni yeni antropoloji üzerine çalışmalar yapılıyor. Dinler tarihi üzerine Göbekli Tepe’nin değerlendirmesi konusunda birkaç tane çalışma var. Çok fazla değil. Ben daha çok oradan bakacağım oraya. Geçen bundan bahsettim yine. Yine geçen bahsettiğim konulardan bir tanesi şuydu. Eğer ben Göbekli Tepe’nin inanç veya din yönünden durumunu ele alıyorsam nasıl bir inanç vardı Göbekli Tepe’de? Büyük ihtimalle tabii bunlar biraz polemiksel şeyler ama şimdi açıklamaya çalışacağım zaten. O da bizim atalar kültü dediğimiz bir inançla ilgili oldu. Geçen ders bundan da bahsettim. Dolayısıyla bir de son hatırlatmam gerekli olan şey şu. Önemli çünkü.
O da biraz metodoloji ile ilgili tabii. Yani insanların tarihe bakarken biraz farklı bakması gerektiğini söyledim. Yani tarihi çok fantastik hale getirmemek gerekiyor. Yani medya çok popüler, yani biraz popüler retorik doğal olarak medyada var da. Ama bunu olağanüstü fantazya haline getirmemek gerekiyor.
O yüzden de Göbekli Tepe’ye veya buna benzer yerlere ya da mekanlara bakarken çok olağanüstü şizofenik yorumlardan kaçmak gerekiyor mümkün olduğunca. Çünkü zaten tarih biliminin veya tarih kavramının kendisi çok heyecanlıdır. Bak ben şu an yerimde duramıyorum mesela. Düşünsene. Dolayısıyla fantazyalara gerek olmadan biz Göbekli Tepe’yi ya da dünyadaki bütün uygarlıkların pek çoğunu eldeki malzemelere göre ve rasyoneliteye göre açıklayabiliriz. Yani bugün açıklayamayabiliriz ama 10 sene sonra açıklarız. Fark etmez yani. O yüzden geçen onu biraz vurguladım ben. Çok fantazyaya gerek yok tarihte. Bence rasyonelite güzeldir ve yeterince de heyecanlıdır yani. Şimdi bu geçen dersin özeti tamam. Şimdi geldik bu ders ne yapacağız nereden başlıyoruz? Şimdi bu dersin ilk maddesi şu olsun. Bu atalar kültü üzerinde biraz daha durayım. Yani geçen durdum geçen ders. Şu an bir lokmacık daha durayım. Şimdi bu atalar kültü demlenen şey aşka yukarı 20. yüzyılın başında dinler üzerine çalışan bilim adamlarının, antropologların özellikle bu piramitif dinler nedir? Bu konusunda yaptığı çalışmalarla öne sürülen tezlerden bir tanesi oldu. İşte siz 20. yüzyılın başına geldiğiniz zaman bu erken dönem dinleri nedir? İşte totemizm, fetişizm, animizm, naturizm, animatizm, ondan sonra bütün bunlar yani en erken insanlığın ilk inanç sistemleri üzerine bütün bunların var olduğu varsayıldı. Bu görüşlerden bir tanesi de işte bizim atalar kültü dediğimiz inanç sistemi. Tabii şimdi atalar kültü veya ancestor worship denilen veya ancestor veneration batı termini üresinde denilen bu kavram şöyle bir şey. Hala modern zamanlarda devam eden bir inanç bu. Özellikle doğu toplumlarında hala yoğun bir şekilde var. Ki geçen ders büyük ihtimalinde şinto, konfüccüyanist bunlarda hala var olduğunu söyledim. Atalar kültü basitçe şöyle. Ölen yakınlarınızın ya da ölmüş olan insanların aslında ölmedikleri ve bu dünyada bir yerlerde sizin yanınızda, evinizin içinde, evinizin altında, evinizin üstünde bir yerlerde dolaştığı
ve her an sizinle temasa geçebileceği yeri böyle Tanrı kavramını kullanmayayım. Çünkü Tanrı kavramı henüz bilinmediği bir dönemden bahsediyoruz. Yani çok piramitif, çok paleolitik dönem, neolitik dönem bunlarda henüz bizim klasik ortaçığa kelamcılarının tanımladığı anlamıyla bir Tanrı kavramı yok yani. İlahiyata konu olan Tanrı kavramı için biz baya bin yıllar beklemek zorundayız yani.
Bahsettiğimiz dönemler, on binlerce yıl önceki dönemler, o yüzden klasik anlamıyla çok modern bir Tanrı kavramını kullanmak anlamsız burada. Ama bu ölmüş olan ataların böyle birtakım daimonik varlıklar, birtakım süpernatüel güçler, doğaüstü güçler, ondan sonra olduğu varsayılıyordu.
Bunların içerisinde birtakım olağanüstü şeyler var, bunlara terminoloji de mana deniliyor. Yani mana herhangi bir varlıkta olan olağanüstü bir güç. Basitçe böyle söyleyeyim şimdilik. İşte bu atalar zaman zaman dünyaya gelirler, sizinle temasa geçerler, bazen iyi temasa geçerler, bazen kötü temasa geçerler.
Yani bazen başınıza bela gelir, bazen de tersi hayır da gelebilir. Dolayısıyla çok basit olarak, çok basit olarak yani şu an söylediğim şey, atalar kültü hikayesi biraz böyle. Mesela bizim Türk geleneğinde de atalar kültü çok güçlü, yani hala öyledir.
Yani mesela Anadolu’da hala bizim kullandığımız terminoloji Asya’da da hala kullandı, Asya’nın kuzeyinde veya iç Asya’da. Baba dağı kavramı mesela. Baba dağı kavramı, Anadolu’da pek çok yerde baba dağlar var yani. O baba dağı kavramı esas da Türklerin atalar kültüyle ilgili inançlarının çok geç dönemlerdeki ifadesidir.
Yani baba dağı dediğiniz zaman ölmüş olan ata yani oradaki baba ölmüş olan atalarınız sizin. Ve onları dünyada temsil eden dağlar arasında bir ilişki kurmuş oluyorsunuz baba dağı ifadesiyle. Dolayısıyla bizim Türk kültüründe çok önemli ama bugün yani klasik anlamıyla atalar kültü büyük oranında Avustralya aborjinlerinde hala var.
Çok modernize haliyle Japonya’da Shinto, geleneksel Shinto inançlarında hala var. Hindistan’ın bazı kast, çok yani alt kastlarda hala var. Dolayısıyla bugün hala var olan ama binlerce yıl önce uzanan bir inanç sisteminden bahsediyorum. İşte Göbekli Tepe’ye de Göbekli Tepe Uygarlığı’nda var olan bu arkeolojik verileri, o mimari düzeni, o taş sitelleri, ki bunları artık herkes biliyor medyadan ya da izlediği filmlerden. İşte bunları hepsini atalar kültü bağlamında değerlendirmeye çalışacağım birazdan. Şimdi derdimi anlattım ve yeniden özetlemiş oldum geçen seminerimizin hikayesini biraz yeniden yapmış oldum. Tabii bir başka başlığım şu an şu. Mesela bizim elimizde bu arkeolojik olarak baktığınızda Göbekli Tepe veya çok benzerleri Uygarlıklarının kültürlerini nasıl analiz edeceksiniz?
Yani elinizde hangi fenomenler ve nosyonlar var ki ona göre bir yorum yapın. Temel malzemeniz nedir yorumlayacağınız yani. Mesela Göbekli Tepe’ye baktığınızda, işte Göbekli Tepe tabii bunları herkesin bildiğini varsa görüm ama dört tane yapı katı var temel olarak. Ondan sonra sekiz tane de o yuvarlak daire şeklinde yapılardan bulundu. Bu yapılar bugün bizim elimizde çıkan yapılar üçüncü tabakaya ait aşağı yukarı. Yani bugün mesela bizim elimizde mevcut olan yapılar Göbekli Tepe’deki yapılar en yakın zamanlardır bize. Yani bu en yakın zamanlarda aşağı yukarı milattan önce 8.509 bin arası düşündüm. Bir de bunun altında henüz çıkarılmamış kalıntılar var. Yani aynı yuvarlak yapılardan, ondan sonra o T biçimli taş sitellerden, o T biçimli taş sitellerin üzerindeki ikonografyadan altta da var. Yani normalde bir 50 yıllık kazı sırf Urfa’daki Göbekli Tepe için ister yani. Peki biz bu yorumu yaparken, Göbekli Tepe’yi anlamaya çalışırken, dinsel anlamda değerlendirirken,
onu atalar kültüğüyle ilişkilendirmeye çalışırken nasıl, hangi malzemeyi ele alacağız? Bir kere şu önemli, taş malzeme çok önemli. Yani biliyorsunuz ki oradaki bütün o siteller, 7-8 metrelik siteller, neredeyse her bir daire yapıda var olan 10-12 tane o T biçimli sitel.
O daire yapıların ortasında bulunan genellikle 2’şer tane o T biçimli siteller. Bunların hepsi taş tabii ki. Aslında taş kavramı arkeolojide, antropolojide ve dinler tarihinde önemli bir şeydir. Yani o basitçe bir mimari unsur değil aslında. Dolayısıyla biz Göbekli Tepe’nin bu değerlendirmesini yaparken mimari bir unsur olarak taş üzerinde biraz duracağız. Yani onun taş olması, binaların taş olmasını biraz kullanacağız biz kendi kavramımızı anlatırken biraz kullanacağız. Peki başka neyi kullanacağız? Yani atalar kültüğüyle Göbekli Tepe’yi ilişkilendirebilmek için? Tabii şunu da kullanacağız. Mesela ikonografya.
Yani o sitellerin üzerindeki o T biçimli sitellerin üzerindeki hayvan figürleri. Yani çoğunlukla yırtıcı hayvanlar olmak üzere. O hayvan malzemesi yani ikonografik malzeme, o sitellerin üzerinde işlenmiş olan hayvanlar. Onların da aslında değerlendirilmesi biraz gerekir. Yani inançlarını anlamak istiyorsanız sadece inançlarını değil tabii.
Bir de aynı zamanda gündelik yaşantılarını, dünyaya bakışlarını yani bütün bunları anlamak istiyorsanız o ikonografya bizim için önemli. Biraz onunla aslında ilgilenmek lazım. Tabii şeyler de önemli orada. Özellikle son yapılan kazılarda kafa tasları bulundu. Yani daha doğrusu parça kırılmış kafa tasları bulundu. 3 ayrı kişiye ait. Dolayısıyla bu antropolojikleri dönemi yani o orada bulunan kemiklerin, insan kemiklerinin de bizim değerlendirmemizde bir yeri olacak. Dolayısıyla bu temel 4-5 tane malzemeye bakmamız lazım bizim. Mesela yine göz önüne alınması gerekli olan şeylerden bir tanesi o mimari daire şeklinde oluş.
Yani bazen mimari bize çok önemli şeyler söyleyebilir. Yani bir bina basitçe bir bina değildir. Binanın düzenleniş tarzı, yapılış tarzı, onun inançlarıyla ilgili olağanüstü bir fikir verebilir bize.
O yüzden o steller ve stelleri çeviren duvarların yapılışının mantığı yani o daire şeklinde oluş da bizim aslında değerlendireceğimiz noktalardan bir tanesi olacak. Yani göbekli tepeyi bu 4-5 tane madde çerçevesinde değerlendirebileceğiz. Çünkü elimizde başka şans yok. Yani bize milattan önce 10 binlerden ya da 9 binlerden yazılı bir belge gelmesi zaten imkansız çünkü yazı yok henüz. Dolayısıyla bir olağanüstü sesin de geleceğini düşünmediğimize göre elimizde tek geri bunlar. Yani bizim metodolojimiz bu başka çaremiz yok yani. O yüzden de hani çok somut şeyler aramaması gerekiyor insanlara. Fakat mesela bu gibi konular üzerine geliştirilmiş olan teorilerde veya hipotezlerde kendi içerisinde bir tutarlılık varsa aslında bu kısmen yeterli olabilir bazen. Yani tamam çok somut deliliniz yoktur ama kendi içinde bir tutarlılığı vardır hani öne sürmüş olduğunuz tezin. O mesela şey olabilir güvenilebilir hakikaten. Dolayısıyla bizim için göbek tepe öyle yani en sonunda söyleyeceğimiz her şey teori. Ama bu teorileri de öyle kimse sallamıyor yani. Yani dibinde yüzlerce şey var hani gelenek var, veri var ve başka şeyler var yani.
Dolayısıyla bu önemli. Bir de şu önemli aslında buna mesela yani bu tabii çok böyle değişik bir olay çok üzerinde durulması lazım. Fakat zamanlarımız çok kısa bizim şu an. Ama şunu düşünmek lazım neden milattan önce 9000 yıllarında yaklaşık 9-10 bin arası Erkenle Öğretik’te
ne oldu da belli bir coğrafyada tam birdenbire olmasa bile belirli bir seyir izlese bile hikaye ne oldu da bu kadar olağanüstü sembolik dili olan bir yapı düzeneği karşımıza çıktı.
Mesela bu önemli bir soru yani çünkü her kültür sembolleriyle gelir. Yani siz bir yeni kültürün doğuşunu onu önceden haber veren sembolilerden okursunuz.
Yani şöyle düşünün işte birdenbire bulunduğunuz bir dönemde mesela şu an bizim için aslında şimdi biz o kadar çok sembolik bir takım şeylerle karşılaşıyoruz ki önümüzdeki 50-60 yılı düzenleyen bir yeni dünya düzenine girdik adeta. Ama ona ait müthiş bir sembolik şey var her şeyden önce.
Yani müthiş bir semboliyle geldi dijital çağ. Dolayısıyla siz dijital çağ gelmeden o sembolilere bakarak zaten üç aşağı beş yukarı anlıyorsunuz hikayenin ne olabileceğini yani. Sanayi toplumu ortaya çıkarken 1700 sonları 1800’lerin başları sanayi toplumu ortaya çıkarken sanayi toplumu kendisinin gelişini sembolileriyle şey yaptı.
Yani sembolileriyle ben geliyorum dedi. Bakın yeni bir şey oluyor ama ben geliyorum dedi yani. Sonra insanlar kalkolitik dönemde yavaş yavaş Milattan önce 4000’ler falan yani. Böyle iyice yerleşkaya ata geçmek, küçük şehirler kurmak, surlar yapmak yani böyle bir döneme geçilmeye başladığında Milattan önce yaklaşık 3500-4000 arasındasınız.
Bu dönem müthiş sembolileriyle geldi. O yüzden semboller çok önemli. Çünkü neyin nereden geldiğini ancak oradan okuyabilirsiniz. Bundan dolayı mesela hani benim bunları çalışacak bir öğrencim olsa ben ona sırf şöyle bir doktor atezi veririm yani.
Diyelim ki arkadaş Göbekli Tepe’nin her şeyini bir yana bırak. Sırf o ikonografik malzemeyi esas alarak yani sırf o sembolleri okuyarak ve kontekste şu olsun. Yani tırnak içerisinde modern bir sürece girildiğinde bu semboller ve o modern sürecin arasındaki ilişki nedir?
Bunu çöz. Bana diyebileceğim bir doktor öğrencisi çok isterdim. Yani burada arkeolojiyi konuşturacak, antropolojiyi, sanat tarihini konuşturacak böyle bir öğrencim olsaydı çok iyi olurdu. Dolayısıyla hani bu semboller de çok önemli ama yani yine de tabi hep teorik kalacak bütün bunlar her şeye rağmen.
Peki şimdi geldik bugünkü seminemin üçüncü altbaşlığına. O da şu. Şimdi yavaş yavaş şuna geçebiliriz. Peki biz Göbekli Tepe’nin atalar kültü olduğunu nereden çıkarıyoruz? Yani böyle bir merkez olduğunu nereden çıkarıyoruz?
Şöyle geç örnekler var elimizde. Mesela geçen defa şunu söyledim ben dedim ki yani herhangi bir arkeolojik malzemede elinizde mukayese edeceğiniz örneklerinizin zaman araları çok genişse bundan çok korkmayın dedim.
Yani elinizde bir malzeme var mesela. Milattan önce 5 bine ait atıyorum ya da 10 bine ait. Fakat bunu anlayabilmek için elinizde ona benzer malzeme ondan mesela 5000 yıl sonra olsun. Şimdi bu aradaki 5000 yıllık zaman süreci dehşet bir zaman süreci. Yani ancak solcan delikleriyle astronomi dilinde girip çıkabileceğin bir modern insan için uzun bir zaman dili yani.
Ama piramitif dünya için arke tipler hep tekrarlanan şeyler olduğu için bu kadar uzun zaman dilimlerindeki farklılıkları biz görmezden gelebiliriz metodolojik olarak.
Sakıncası yok yani. O yüzden benim mesela şimdi göbek tepeyi anlamak için vereceğim malzemeler aşağı yukarı bakın milattan önce 2000-2500-1500 aralarına ait. Yani arada neredeyse 6-7000 yıllık zaman farkı var. Yani öyle bir mukayese yapacağım ki birisi milattan önce 9000 küsur yıllarına ait. Ötekisi milattan önce 2000 civarlarına ait. Arada 7000 yıllık zaman var. Bunu yapabilir miyiz? Bence yapmak durumundayız. Elimizde başka çare yok. Yani doktora burada güvenmek zorundasın yani. Aksi taktirde yani sonuç yok. Ölüm olabilir. Güvenmek zorundasın. Peki ney? Şu.
Şimdi bizim Orta Doğu’da özellikle mesela daha bildik olan örnekten yola çıkayım. Eski İsraililer yani eski İsraililerin biz çok ne derler erken dönemine İbraniler diyoruz. Yani İsrail halkının erken dönemdeki etnik kimliğine İbraniler diyoruz. Bu İbranilerin ortaya çıktığı zaman da Kuzey Suri’ye, bizim Güneydoğu Anadolu biraz Filistin bölgesi bu civarda dolaşan bu prototip İsrailililere İbraniler denilir.
İşte bize bu İbranilerden kalan ve zaman dilimi de bu İbranilerin aşağı yukarı milattan önce 2000, 1800, 1700 hani bu civarlardır yani.
İşte bize bu dönemlerden kalan yani bu İbranilerden kalan çok sayıda bu Göbekli Tepe mimarisine benzeyen hem taş malzeme olma anlamıyla hem o taşların gizilişinin mantığı bağlamıyla hem büyük oranda kullanılışı mantığıyla müthiş derecede benzeyen çok sayıda bu yakın doğuda örnekler var.
Taş örnekler var. Neyi bunlar? Şu. Şimdi mesela Tevrat’ı açtığımızda yani Yahudilerin kutsal kitabını açtığımızda, Tevrat’ı açtığımızda ya da Eski Ayeti açtığımızda, özellikle Tevrat’ın ya da Eski Ayeti’nin Tekvin kitabında yani birinci kitabı, Yahudi kutsal kitabının birinci bölümü Tekvin yani. Tekvin’de veya sonraki kitaplarda da Mesibbot denilen bir kavram vardır.
Mesibbot. Mesibbot kelimesi aslında Arapça’da nesp kelimesiyle de alakalı veya ensap kelimesiyle de alakalı. Mesibbot kelimesi İbranice’de birkaç anlama geliyor. Hem ata demek hem soy demek, akrabalık ilişkilerini vurgulayan bir kelime.
Ama Mesibbot kelimesi özellikle bizim için anlamı şu. Mesibbotlar veya Mesibbot, Mesibbot zaten çoğulu. Mesibbot eski Ortadoğu’da, eski İbranilerin taştan yapmış olduğu birtakım yapılar.
Bu yapılar nasıl? Mesela şu an hani gösterme şansım olsaydı gösterebilirdim. Ama yine mesela benden sonra arkadaşlar girip bakabilir yani. Nasıl bu taşlar? Bu taşlar yuvarlak daire şeklinde. Aşağı yukarı bazen bir insan boyu. Mesela bunların en enteresanlarından birisi Gezer. Gezer’de çıkmıştır İsrail’de. Gezer’de. Müthiş bir şey çıktı. Yuvarlak yapılı bir bina çıktı. Ondan sonra. Tabii Gezer’deki örnek hani klasik örnek. Ama yani Gezer’den başka bir yıl, yakın doğuda bir yıl Mesibbot var yani. Bunların özelliği şöyle. Bunlar yuvarlak yapılar. Bu yuvarlak yapılar taşlardan yapılmış. Bu taşların boyu bazen bir insan boyunda. Bazen bir insandan daha uzun, bazen bir insandan daha kısa. Genellikle on ikişerli. Yani on iki tane taş bunlar. Yan yana dizilmiş taşlar. Bazen ortalarında küçük iki tane taş duruyor. Şimdi bu Mesibbotlar, Tevrat’a baktığınızda, yani eski Ayet’e baktığınızda eski İsraililerin bizim atalar kültü dediğimiz anlayışla ilişkisinin olduğu bir takım külk merkezleri. Yani eski İsraililerde, eski İbranilerde güçlü bir atalar kültü inancı vardı. Buna ait Tevrat’a çok örnek vardır.
Çok örnek. Yani hani şu an biz burada Yüksek İstans Doktor Dersi yapıyor olsaydık ben size gösterirdim tek tek. Tekminde, Çıkışta, Tesniye’de, Birinci Kral’da, Samuel’de yani bir yıl örnekler var yani. Bu mekanlar atalar kültüyle ilgildir eski İslal oğulları arasında. Ve bu alanlara, bu taştan yapılmış alanlara atalar yani ölmüş olan atalar çağırılır, davet edilir ve onların hayırları beklenir. Şimdi bu Mesibbot tabii çok yaygın ve üzerine çok konuşulabilecek bir şey.
Mesela ben şu an notumda Tevrat’ta, Tesniye’de nerede geçiyor Krallar, Birinci Krallar, 21. O kadar çok örnek var ki. Ama her ne kadar Göbekli Tepe’den 6-7 bin yıl sonra olsa bile bu Mesibbot’a baktığınızda hakikaten müthiş derecede Göbekli Tepe örneklerine çok benzer.
Ve bu Mesibbot bütünü aşağı yukarı 25 kadar Mesibbot var bugün elde bulmağım. Çoğu da milattan önce 2000-1800-1600 civarlarına ait yani erken ibrenler. Bütün bu örnekler, bütün bu atalar kültüne ait örnek ve bunların etrafında büyük ihtimalle dolaşıyordu.
Hagger, ibrenci de yani dolaşmak yani dolaşıyorlardı büyük ihtimalle. Tabii Arapçadaki hak kelimesiyle, ibrenci de hak kelimesi aynıdır etimolojik olarak. Tavaf kelimesi Arapça da yine ibrenci de ki aynı kökten gelir. Çünkü her ikisi de Semitik diller bunlar yani.
Öyleyse Göbekli Tepe’deki o yuvarlak yapıları, o yuvarlak yapıları oluşturan genellikle 12 kadar sitelli, dışarıdan baktığınızda böyle bir Öfyan’ın Mem gibi bu Mesibbotlara benzetebiliriz. Tamam. Peki mesela Mesibbot, yani 20 tane 30 tane örnek mi? Yani sadece bu kadar mı? Bu değil. Çünkü Ön Asya’da başka örneklerimiz de var. Başka urgarlıklar ya da başka kültürler tarafından yine çok benzeyen, mimari olarak yine taş yapılmış olması önemli.
Mimari olarak çok benzeyen ve yine atalar kültüyle ilgili. Yani atalar kültüyle ilgili başka kültürlere ait elimizde başka kalıntılar da var. Mesela Nereler de var bunlar. Emar. Yani bu birazdan sayacağım merkezlerin çoğu Kuzey Suriye’dir. Yani Kuzey Suriye, Yüneydoğu Anadolu civarı.
Mesela Mari’de çıktı. Emar’da çıktı. Ondan sonra Ugarit’de çıktı. Ras Çamra Suriye yani. Ortadoğu’nun başka kültürlerinde ve başka urgarlıklarında da yine yakın zaman dilimleri içerisinde benzeri yapılar var.
Yani bu Mesibot’a benzeyen ve yine atalar kültüyle ilgili benzeri yapılar var. Tabi yine benim elimde çok örnek var. Bunlara genellikle mesela bu az evvel saydığım Kuzey Suriye’deki şehir devletlerinde daha çok Sikkanum adı veriliyor. Sikkanum kelimesi de İskân kelimesiyle Arapça’da ortaktır. Yani oradaki Sikkanum veya İskân etmek şu anlama geliyor. Atanın iskan ettiği yer anlamına geliyor. Yani atanın geldiği ve durduğu yer. Yani Sikkanum kelimesi. Bu çivi yazılı metinlerde, az evvel saydığım Kuzey Suriye’deki şehirlerde bulunan çivi yazılı metinlerde bu gibi yapılara Sikkanum adı veriliyor.
Bu Sikkanum kelimesi Arapça’da İskân, yani oturmak, ikamet etmek anlamıyla ortak. İşte bu Sikkanumlar ataların oturdukları mekanlar anlamında. Yani geldikleri, kaldıkları, dünya neyse gelip burada bu dünyada yer anlamında kullanılıyor. Mesela, tabi bunlarla ilgili örnek de çok fazla. Mesela sizin daha iyi veya arkadaşların daha iyi bileceği başka örnek aslında Kur’an’da falan da geçiyor. Veya hadislerde de geçiyor. Bizim İslam kaynaklar, doğrusu şey yani cahili Arab, İslam öncesi Arap toplumundan kalan.
Ama İslam kaynaklarında da geçen, yani cahili Araplarının dini vardı ya hani paganizm klasik Arabistan’da. Onlara ait örnekler de var elimizde. Benzer yani benzer yapılar, benzer amaçlar. Bunlar da tabi ensab diye biliniyor. Tabi buradaki ensab, nesip kelimesi bunu herkes biliyor. Aynı zamanda akrabalık anlamına da geliyor. Dikkat edin.
Yani nesip, ensab yani bu taşlar yani İslam öncesi Araplarının atalar kültü çerçevesinde ibadet ettiği bu taşlar yani onlar büyük taş biliyorsunuz. Yani bir kısmı da az çok Yemen civarında falan kaldı yani. Ama bunları tarif eden İslam öncesi Arap şairleri var zaten. O taşların yapısı işte biraz hadislerden az çok biliyoruz yani. Bunlar büyük taşlar ondan sonra. İşte o taşlar ensab, nesip yani o taşlar bir put diyeyim yani bir pagan ilahı. Fakat aynı zamanda ata ile ilgili. Zaten o nesip denmesinin sebebi o. Yani atanın gelip konduğu mekanlar onlar.
Yani anladınız mı? Yani hem mekanın adı nesip hem o mekanla paralel o mekana konan ölmüş olan atanın sizinle ilişkisi nesip, akrabalık yani.
Dolayısıyla bu paganist Arabistan’da da bu kült var. Yine koca taşlar ve o taşlara yine atalar geliyor zaman zaman ve siz de işte o atalara nasıl ritüeller yapacaksanız yapıyorsunuz yani. Tabii orada malzemenin taş olması, malzemenin stel şeklinde olmuş olması yani dik bir taş malzeme olmuş olması falan bütün bunlar hep bizi mukayeseye götürüyor.
Yani o da bir tepes stelleri ile. İslam öncesi paganist Arap kültürü de hani tamam biz belki İslam kaynaklarından biliyoruz çoğunlukla hadislerden falan ama veya tefsircilerden hani İslam tarihçilerinden tabiri falan yani ama neticede sizin İslam paganizmi, İslam öncesi Arap kültürü dediğiniz veya İslam öncesi Arap paganizmi dediğiniz inanç sistemi de aşağı yukarı milattan önce 2200-2500 civarlarına kadar uzanıyor.
Semitik bir kültür ve 2200-2500’lerden beri o inançlar var yani civarda. Dolayısıyla mesela oradan örnek verebilirim. Tabii burada Türklerden çok örnekler var yani o baba dağı yeter ama yani ama şunu söyleyeyim mesela taş kültü geçen ders bu adı zikrettim yeniden zikredeyim.
Mesela ilgilenenler için rahmetli Hikmet Tayun’un, Profesör Hikmet Tayun’un Türklerde taşla ilgili inançlar kitabı vardır. Meşhur bir kitaplı bu. Hoca orada Türklerle ilgili bu yani Türklerdeki taşlarla ilgili inançların hepsini neredeyse derlemiş. Çok iyi bir çalışma.
Ve taşlar ve atalar kültü arasındaki ilişkiyi orada kurmuştur Hoca. Bu tabii hani sadece Hikmet Tayun’un kurduğu ilişki değil bu Eliade gibi, Joseph Campbell gibi bir takım modern batılı yazarlar tarafından da veya bilim adamları tarafından da sık sık yazılan şeyler.
Dolayısıyla taş, taşın atalar kültüyle ilişkisi taşın ataları çağırabileceğiniz bir mekan olarak tabii taşın bir arketipsel özelliği var. Şimdi arketipsel de arketip kavramı da çok özel bir kavram aslında yani belki bir gün öyle bir şey yapabilirim yani arketipler çünkü piramitif zamanlardan günümüze kadar bence değişmeden gelen bir şeydir.
Taş arketipinin neden taşla atalar arasında bir ilişki kurulmuş hikayesi taşın arketipsel değeriyle ilgili. Mesela Eliade bunu çok iyi anlatır. Mirza Eliade bunu çok iyi anlatır veya diğer bazı araştırmacılar. Ama basitçe şunu söyleyeyim yani taş o kalıcılık imgesi var ya piramitif dünyadasınız bakın.
Yani bahsettiğimiz dönemler çok rasyonel bir dönem değil yani piramitif dünyadasınız ve taşın sertliğinin insan üzerinde bıraktığı o kalıcılık imgesi, ölümsüzlük imgesiyle daima hep ilişkili görülmüştür. Yani bir yana yüzlerce örnek var yani hani Türklerde de yüzlerce örnek var. O yüzden de Türkler bahar ekinokslarında yani Neruzlarda mutlaka Baba Dağı adını verdikleri dağların eteklerinde toplanırlardı. Bugün Anadolu’da hala bizim tahtacı yani Alevi kültüründe hala öyledir yani. Çünkü o baba dağlar yani o taşlara ve kayalara atalar iner bahar ekinoksunda.
Mesela taş kültünün kalıcılık imgesi, kalıcılık arketipi ve öteki dünya ile ilişkisine dair Anadolu’daki en güzel merkezlerden birisi de Yazılıkaya’dır bizim.
Yani Hattuşa, Hititlerin başkenti Çorum, mesela Yazılıkaya, Açıkava Tapınağı, o kayalar, o kayaların arasındaki şey, o tapınaksal kült merkezi, o taş imgesi, kalıcılık imgesi, ölümsüzlük imgesi ve atalarla kurulan temas için yani canlı bir örnektir Hattuşa’ya. Hattuşa’ya gidip ben mesela Anadolu’da, tabii Anadolu’da her yere bayılıyorum ben ama büyülendiğim iki yer var. Birisi Kapadokya, özellikle Uçhisar, birisi de Hattuşa, yani Hititlerin başkenti abi. Herkes gitmeye varsa bence gitsin de Yazılıkaya’yı görsünler yani. O taş ve kaya kavramının ne anlama geldiğini orada rahatça görürler yani.
O yüzden taşın böyle bir arketipsel özelliği var. Sonsuz hayat imgesi. O yüzden de ölenlerle temas kurulması primitif zihinde şey değil, hani anormal değil. Biz sadece modern olduğumuz için bize tuhaf geliyor o kadar.
Tabii tabii kesinlikle yani. Yani mezar taşları kavramı da aslında atalar kültürle ilgili. Bundan dolayı da İslam ortaya çıktığı andan itibaren hani mezar kavramına ve mezar taşı kavramına hani bunun çok marşını öğrenir değil de bizim vahabi kültürü yani. Sıcak bakmamasının sebebi pagan Araplarının ölenlerle o mezarlar arasında yani ölmüş olan yakınlarla mezarlar arasında yakın alaka kurulmuş olmalarından kaynaklanıyor. Yani orada bir İslam’ın bir meydan okuması vardır. Arab atalar kültüne. Hikaye odur yani. O yüzden şey önemli yani.
Tabii mesela cahiliye Arap şiirinde atalar kültü, mezarlar ve taşlar arasındaki ilişkiye dayı örnekler var. Yani bayağı o şiirlerde bu hikayeler var yani. Tabii bizim Göbekli Tepe’yi bu tabii bu kısım hani daha çok örnekler verilebilir ama üç aşağı beşlük öyle derdimi anlattım yani.
Hani taş, steller, örnekler bu tamam. Şimdi ikinci şey yani Göbekli Tepe’yi biz niye atalar kültüyle ilişkilendirebiliriz?
İkinci örnek, somut diyebileceğim örnek şu. Şimdi atalar kültüyle aslında geçen ders söyledim, kafatası arasında bir ilişki var. Yani şöyle bir genelleme yapayım.
Atalar kültünün olduğu yerde genellikle kafatasları ululanmaktadır. Yani saygı görür. Kafatası ile yani vücuttan primary veya secondary yani vücuttan ayrılmış ki örnekleri çok fazla birazdan geleceğim yine. Vücuttan ayrılmış kafatasının yani atalar kültü atalarla ne alakası var? Hikayesi de uzun bir hikaye. Ama sonuç şu bir atalar kültü şeyi varsa inancı orada kafatası kültü oldukça yaygın.
Mesela bugün hala kafatası kültünün olduğu yerler dünya üzerinde yakın zamanlara kadar en azından mesela Endonezya’da falan çok fazla vardı.
Yani bu Endonezya’da özellikle seyyahlar yani 1900’ler’e doğru seyyahlar Endonezya’da gezerlerken o Endonezya köylerinde bu kafataslarının nasıl korunduğu nasıl saygı görüldüğü gösterildiği.
Mezarlardan zaman zaman çıkarılarak özellikle bahar mevsiminde onların üzerine birtakım işlemler yapıldı ve sonra yeniden nasıl mezarlara konduğu evlerde nasıl saklandığı kafataslarının. Bunlarla ilgili çok seyyah notu var Endonezya civarında ki Endonezya’da hala üç aşağı beş yukarıda islamlaşmış olsa bile buna benzer kültürler bir şekilde devam ediyor yani.
Peki mesela Göbekli Tepe’de hani böyle bir şey mi var hani kafatası ile ilgili bir kült yeri mi var ki biz onu atalar kültüyle ilişkilendirelim. Evet yani tabi bu kafatası kültü geçen ders verdim hani Anadolu’dan aşıklığı yük değil mi birkaç örnek verdim yani. Anadolu’da da var bu kafatası kültü işte çay öne aşıklığı yük ve buna benzer yerlerde örnek verdim. Tabi Ortadoğu’da da çok var. Mesela Ayn Gazelle abi Ürdün’de Ayn Gazelle çok önemli bir yer yine böyle neolitik Göbekli Tepe’den biraz daha yakın bize ama yine erken neolitik yani.
Ayn Gazelle mesela onların inançlarına yönelik müthiş malzeme çıktı yani heykeller bilmem neler falan aynı zamanda kafatasları yani plasterlenmiş alçalanmış ve buna benzer kafatasları.
İşte Jericho örneğini verdim mesela yani bu kafatasını bedenden ayırmak kafatasını bir yerde özel olarak tutmak bu erken neolitik dönemden itibaren yaygınca başlayan müthiş bir şey her yerde rastlanıyor özellikle Ortadoğu’da.
Aslında Göbekli Tepe’de tabi çok fazla kemik vardı fakat bu kemikler hani bilinçli mi bilinsiz mi yani binlerce kemik var yani insan hayvan kemiği falan fakat bunları şey yapma şansınız yoktu yani bunları katagorize etme şansınız yoktu dağınık ve sistemsiz olduğu için anlayamıyordunuz ama işte bu en son kazılarda üç kişiye ait olduğu tespit edilen parça parça kafatası çıktı.
Yani o kafatas parçalarını bütünlediğinizde üç ayrı kişiye ait ama kafatası çıktı ama bu kafatasları krenel yani bu kafatasları öyle hani tesadüfen kafatası değil yani bu kafataslarına işlem yapılmış.
Yani yukarıdan bir delik açılmış o delikle bir yere asılmış bu belli yani bunun tabi hani çok geç dönemlerde de olsa çok örnekler var yani kafataslarının kesildiği ve yukarıya yapılan bir delik operasyonu ile bir yerlere asıldığına ait çok fazla örnek var yani.
Yine Endonezya’daki Filipinler’de Endonezya’da Malezya’da abi 19. yüzyılda böyle evlerde pat ritüel yapılan kafataslar ile ilgili bir yığın hikaye var. Şimdi Göbekli Tepe’de bu kafataslarının bulunmuş olması ve onların bilinçli bir şekilde ritüelle ilişkili olduğunun anlaşılması Göbekli Tepe’de bir atalar kültü olma olasılığı fikrini bence daha da güçlendirdi.
Mesela bu yeni bulundu bulunmadan önce de böyle bir fikir vardı aslında yani zaten arkeologu Schmidt de hani Göbekli Tepe’nin böyle bir atalar kültü ile ilgili bir yer olduğunu söylüyordu. Ama mesela bu kafataslarının mevcudiyeti şimdi bunu bana göre netleştirdi.
Peki mesela Göbekli Tepe’de kafatasıyla ilgili başka bir hani bu kültüye yönelik ve dolayısıyla atalar kültüüne yönelik başka bir iz var mı? Bir iz daha var. O da şu.
O sitellerden birinin üzerinde bir sahne var yani bir ikonografik sahne var. O ikonografik sahne şu. Bir tane Akbaba ondan sonra. Bunun mesela çok benzeri eğer otantikse o çizimler Çataloyuk’ta da var yani.
Bizim Göbekli Tepe’deki şöyle sitenin üzerinde bir takım figürler var. O figürlerin altında bir Akbaba var ve Akbaba’nın önünde bir kafatası var. Şimdi bu da mesela bir kafatası kültüne işaret ediyor büyük ihtimalle. Çünkü bu sahne yani bu şey vardır belki onu görmüşsünüzdür. Aslında oralara pek zamanım yok herhalde şu an ama.
Sky Burial diye bir kavram var. Abi Sky Burial bu. Sky Burial kavramı enteresanlılık. Hala yapılıyor bakın. Sky Burial mesela Tibet’te ondan sonra yani Hindistan’ın kuzeyinde falan Tibet’te hala yapılan bir gelinlik.
Aslında Zerduş’larda da bunların biraz daha değişik versiyonu vardı ama şeyde Tibet’te çok daha yaygın. Şu an yapılan bir şeyden bahsediyorum yani. Bedenler biliyorsunuz Sky Burial denilen yani ne derler nasıl diyorlar şöyle yani.
Açık havaya bırakılmış mezarlık alanlar. Şimdi bedenleri cesetleri açık havaya bırakıyorlar ve Akbabalar falan geliyor veya yırtıcı hayvanlar onları alıyor ve götürüyor.
Şimdi böyle bir uygulamanın yani bu tabii hani bu biraz daha ölü gömme geleneğiyle ilgili olarak ele alınabilir ama büyük ihtimalle çünkü atalar kültünün olduğu yerlerde bütün değilema yerlerin bir kısmında büyük açık hava mezar alanları da var.
Şimdi Göbekli Tepe’de mesela biz bunu bilmiyoruz yani hani bulunan binlerce kemik böyle bir açık hava mezarlık vardı da hani onlardan mı kaldı falan bunları bilmiyoruz yani. Fakat atalar kültünün var olduğu yerlerde açık hava mezarlığı var bugün Tibet’te uygulandığı gibi.
Şimdi bu sitelin üzerinde bir akbaba, akbaban önünde bir kafatası işte bunun kafatası kültüyle ilgili olabilme ihtimali var mı gerçekten veya bir mezarlık iması da veriyor olabilir.
Yani kafatasının seçilmiş olması orada bir kültle ilgili de olmayabilir. Hani illa bir kültle bağlamak gerekmeyebilir ama yani kültle ilgili olma ihtimali bana biraz daha yüksek geliyor. Bir bu var hani kafatası kültünün Göbekli Tepe’de olabileceğiyle ilgili ikinci olarak bu var yani.
Bir üçüncü de şu var mesela bu örnek işte Orta Doğu’daki koför yani Orta Doğu’da başka mekanlarda da çıktı. Şimdi bu örnekler çok fazla yaygın. Aslında bu pratik hala devam eden bir pratik.
Bulunan bir heykelde heykelin kafası yani heykel insan figürü yani kafası bilinçli bir şekilde kırılmış abicim. Şimdi bilinçli bir şekilde kafası kırılmış insan veya hayvan figürleri çok yaygın.
Yani Orta Doğu’da veya dünya üzerinde. Şimdi o kafanın şey olması oradan kırılmış olması büyük ihtimalle çok erken bir yer büyüsel teknikle alakalı. O büyüsel teknikle yine şüphesiz ki atalar kültünün içerisinde değerlendirilebilecek bir yerde duruyor aslında.
Fakat mesela biz böyle bir şey gördüğümüzde yani bir heykel veya bir figürün ve onun başı bilinçli bir şekilde gövdeden ayrılmış yanına konmuş veya uzağına konmuş ise biz orada atalar kültü olduğunu genellikle görüyoruz.
Bundan dolayı hep böyle kafatası ile ilgili olan yerlerde bu atalara tapınmanın olmuş olması hani çok şaşırtıcı gelmiyor bize yani hakikaten. İşte Göbekli Defa Uygarlığında böyle bir takım şeyler var. Yani kafatası kültünün burada yaşandığına dair bir takım örnekler var.
Belki de ilerideki gazılarda bunlar çoğaltılabilir bilmiyorum yani. Ama buradan da bakarsanız eğer Göbekli Tepe’nin atalar kültü olabilme ihtimali, atalar kültüne ait bir merkez de başka şeyler ama atalar kültüne ait bir merkez de olma ihtimali şey baya büyük yani.
Dolayısıyla kafatası ve atalar kültü de Göbekli Tepe’de var. Bunlar tabii yani mesela şuna dikkat etmek lazım şimdi hani bizi izleyenler tam kafada bazı şeyler oturmuyor çünkü az zamanda çok şeyler anlatmak zorundayız.
Ama şu var antik dünyada veya piramitif dünyada zaman farklılıkları içeren örnekleri hani dedim ya kıyaslamaktan korkmayın derken onun bir kozmolojik değeri var. Ondan dolayı korkmayın. Yani bir piramitif felsefe var. Piramitif felsefe şu.
Mesela bu özellikle Yahudi Tapınağı M.E. 70’de yıkılınca Romalılar tarafından Yahudilerin tapınağın yıkılmasından sonra yaşamış oldukları şaşkınlık aslında bu piramitif kozmoloji anlayışının uzantısıdır.
Hikaye şu. Şimdi eski dünya için hikaye şöyle yani binlerce yıl için hikaye şöyle. Kozmozda bir düzenlilik var abicim. Yani her şey gidiyor ve geliyor yani sürekli bir gidiş ve geliş var yani bir döngüsel bir süreç var. Bunu gözlemliyor insanlar yani ve daha sonra tabii bu gözlemledikleri her şeyde bir arketip halinde karşımıza çıkacak bizim.
Şimdi öyle bir şey ki bu gözlenmiş olan sürekli var olan kozmik denge nasıl bozulur? Şöyle bozulur. Bir yenilik ile bozulur. Yani sizin kültürünüzde yapacağınız bir olağanüstü yenilik. Felsefi devinliği olan bir yenilik. Sizin bu kozmik bütünsellik ve döngüsellik anlayışınızı ortadan kaldırabileceği fikrini uyandırdığı için sizde bütün piramitif dünyada var olan temel yasa şudur.
Düzene değişmemeli, gelenek korunmalı ve her şey olduğu gibi muhafaza edilmelidir. Arketipler işte bundan dolayı binlerce yıldır değişmemiştir. Bana göre hala değişmeli. Yani arketiplerin son birkaç bin yıldır değiştiği falan şüphesiz ki yani şekil, form değişti falan ama o yüzden de hani ben şimdi Mesibot ile Göbektepe’yi mukayese ederken
veya diğerleriyle mukayese ederken bu zaman boşluğunu çok hayali görmesin insanlar. Piramitif çünkü kafayı okuduğun zaman o kafada yenilik kavramı kozmik bir felaket anlamına gelir. O yüzden de Yahudiler tapınak yıkıldığında basitçe Kudüs’teki tapınaklarını kaybetmediler. Onlar için kozmos sona ermişti. Anladınız mı? Yani olağanüstü bir yenilik ve diasporaya gidiyorsun. Yani seni korkutan mesele bu. Seni korkutan hikaye tapınağın yıkılmış olması değil. Seni korkutan mesele şu. Kozmos sona erdi abicim. O yüzden de piramitif insanın o allegorik ve şizofrenik mentalitesi hayata buradan baktığı için senin o binlerce yıllık zaman dilimlerindeki hikayeleri fenomenleri mukayese etmenin çok fazla sakıncası yok aslında. Metodolojik olarak bunu öyle çok şey yapmasınlar ciddiye almasınlar yani. Tabi çok temkinli gitmek lazım illa da aynı olacak değil.
O yüzden bana göre sevgili arkadaşlar şimdi benden sonra da bir ders var ya ben biraz onun içinde şey yapıyorum yani acele ediyorum. Bana göre sevgili arkadaşlar burası yani bu binalar Urfa ve civarında bulunan bu binalar veya dünyanın çeşitli yerlerinde buna benzer çıkan öteki binalar benzeri mimar, benzeri taş kullanımı falan
bütün bunların hepsi oraların atalar kültüyle ilgili ve zaman zaman gidilen mekanlar olduğunu düşünüyorum ben. Mesela eski ayetin içerisinde yani Tevrat’ta Ganeden motifi var ya yani Ganeden cennet bahçesi İbrahim Niceder. Tanrı etsal hayyim ve etsal odaya yani bereshit bar ha’yulayim şamayim ve ha’evs yani Tanrı başlangıçta yeri ve görü yarattı birinci ayet bereshit Tevrat’ın birinci ayeti.
Şimdi Tanrı’nın yeri görü yarattıktan sonra Ganeden yani bir cennet bahçesi dünyada yaratması, dört tane nehrin içerisinde olduğu varsayılan bir cennet bahçesi yaratması tabi bu dört nehir hani bizim Fırat, Dicle, Asi ve Nil nehri midir yoksa Fırat ve Dicle’nin bassa köfesine geldiğinde bölündüğü kolları ifade eden bir dört nehir midir bunu bilmiyoruz ama Tevrat’ta Tanrı dört nehrin arasında bir cennet bahçesi Ganeden yarattı. Orada bir etsal hayyim bir hayat ağacı yarattı bir etsal yodayim yani bilgi ağacı yarattı.
Sonra Adem ile Havva’yı yarattı ve sonra aman bu ağaçlara sakın dokunmayın dedi ve bu yeryüzü cenneti prototip olarak Yahudi kültüründe günümüze kadar ideal ve göksel krallığın sembolü olarak yaşadı ve hala yaşıyor.
Yani o yüzden de tabi bu Yahudilik ayrı bir hikaye de buradan başka bir şeye geleceğim ben o yüzden de yani geleneksel olarak Yahudilerde şey vardır yani bir bu dünyadaki ne diyeyim ona cennet bir de prototip bir cennet o prototip cennet de işte bu Ganeden’deki o ilk yaratılan ve insanın Tabi tabi kesinlikle İbrahimçiler aynı yerden geliyor İbrahimçi Arapça aynı yerden geliyor.
Ondan sonra işte o cennet kavramı büyük ihtimalle yani büyük ihtimalle demeyeyim ama ihtimaldir ki şimdi mesela orada tabi başka şeyler de var. Şimdi bu Tevrat Ganedeni lokalizasyonunu yaparken onu Edunu bölgesine yerleştiriyor.
Edunu bölgesi de Tevrat’ın yazıldığı dönemi ve coğrafyayı esas alırsanız kuzeye doğru falan demektir. Kuzeye doğru baktığınızda hani şeyin lokasyonu Tevrat’ın yazılmasını kuzeye doğru çıktığınızda biraz şeye gelir Kuzey Suriye bizim işte Urfa civarına gelir. Şimdi şöyle olma ihtimali var teminki dediğim yasadan dolayı yani arke tipler binlerce yıldır değişmezler.
Bak bu bir yasadır abicim. Bunu Carl Gustav Jung çok güzel bir şekilde açıklamıştır ki ondan sonra bu arke tip kavramı çok daha geliştirildi. Ve bu arke tipler yani şu an sende bende hala var yani.
İşte bu Ganeden arke tipi, bu Ganeden prototipi bir ihtimaldir ki bu Göbekli Tepe ve civarında yaşayan ve adeta o dönemlerde hani Uygarlığa böyle enteresan bir şekilde sembol ve sembol olduğu için de prototip haline dönüşen bir imge bırakmış olabilir sonraki süreçlerde. Yani bu şimdi biraz böyle hayali bir yanı da var şüphesiz bu söylediğim şeyin ama neticede bunun benzeri örnekleri de var. Yani benzeri örneklerini de biliyoruz yani.
O yüzden böyle bir uygarlığın yani dönemi için olağanüstü bir şey olan yapısı olan uygarlığın sonraki bin yıllarda insanların kafasında bir arke tip olarak yaşama ihtimali mevcut olabilir.
Ve bu da eski ayette bir prototip imgi olarak Ganeden hikayesine dönmüş olabilir diye birisi bana derse ciddi ciddi dinlerim yani. O yüzden böyle bir şey olabilir. Büyük ihtimalle tabi buna bir de astroarköleji açısından da bakmak lazım. Yani hani astroarköleji çok spesifik bir alan.
Astroarkölejiyi de belki burada anlatabilirim yani mesela Stonehenge’de falan bunu daha iyi görüyorsunuz ama astroarköleji basitçe şöyle yani güneşin ve ayın hareketlerine göre tapınakların düzenlenmesi basitçe. Yani buna astroarköleji deniyor böyle bu astronomi ile arkeoloji arası bir şey yani. Şimdi Göbektepe’de astroarköleji çalışanlar oldu böyle hani bir takım şeyler de söylediler falan ama yani tabi spekülatif yani.
Var mı yok mu bilmiyorum yani. Fakat şurası büyük ihtimaldir ki Göbektepe’ye insanlar belirli dönemlerde gidiyorlardı yani sürekli gitmiyorlardı. Yani Göbektepe ve civarındaki o benzeri yapıların olduğu yerlere büyük ihtimalle zaman zaman gidiyorlardı.
O zaman zaman gidişle bunun geç örneklerini esas alırsak. Hani daha sonra günümüze daha yakın geç örneklerini esas alırsak. Mesela İngiltere’de Stonehenge örnek alırsak. Ya da Almanya’da Permanck diye bir yerde yeni bulundu dairesel bir yapı falan böyle astroarkölejik yani. Buna benzer sonraki örnekleri esas alırsak baharda ve kışta gidilmiş olma ihtimali çok büyük.
Çünkü mesela modernize revizyon haliyle hala bizim folklorimizde bahar ve kış ekünoksları kutlamaları hala vardır. Yani en basiti işte hani Nevrus şenlikleri, Noel ve bunlar esasla eski bahar ekünoksları yani bir sürece giriş bahar dönemine giriş diyeyim basitçe.
Çünkü bahar döneminde her şey yenileniyor ve bunu primitif insan daima şey yaptı, izledi, gördü yani. On binlerce yıl önceki insanların mantığı pürolojik olabilir ama salak değiller yani. Hani bazı konularda çok daha uzmanlaşmışlar hakikaten yani.
O yüzden baharın gelişiyle şimdi geç örneklere geliyorum baharın gelişiyle tabiatın canlanması ve ataların bu dünyaya inmesi arasında ilişkiler kuruluyor geç örneklerde. Bunu prototip olarak oralara göbek tepeye kadar götürdüğümüzde buna benzer bir şey olabilme ihtimali var.
Bir de kış ekünoksu. Kış ekünoksu da genellikle şeydir hani artık bize iyilik yapan ataların geriye gönderilme zamanıdır ki ondan dolayı zaten kışa girersiniz. Yani aynen öyle. Bunun örnekleri çok fazla.
En basiti Nisan 1, April 1, Nisan 1 kutlaması tamamen şeydir bahar ekünoksu ataların bu dünyaya gelme hikayesiyle o kıyafetlerin değişilmesi, tutulan şeyler iddialar onların hepsi esasla ataların bu dünyaya gelişiyle ilgili.
Mesela bunun, gerçi oradan oraya çok atlıyorum ama bunlar tek tek hepsi ayrı bir konu. Yapar mıyım yapmaz mıyım bilmiyorum. Mesela bu Bakla Horani vardı abi İstanbul’da Tatavla şenlikleri de denilen 1950’lere kadar. İstanbul Rumlarının abi Ege adalarında Dionizos şenliklerinden getirdiği ve bahar ekünoksunda yapılan kutlamaların hıristiyanlaşmış haliydi. İstanbul’da 50’lere kadar sürdü bu Bakla Horani.
Mesela orada o Bakla Horani’de giyilen kıyafetler bilmem neler falan bunların hepsi atalar o eski Dionizos döneminden kalma atalar kültüğüyle ilgili ve hıristiyanlaşmış haliydi. Bunun örnekleri sonsuz yani. Tek tek vermeyi anlamda bulmuyorum yani.
O yüzden zaman zaman gidiliyordu ve büyük ihtimalle bu örneklerin daha sonrasından bildiğimiz gibi bu merkezlerin etrafında dönülüyordu.
Yani mesela biz Yahudilerin daha doğrusu erken İsraililerin pek çok halkın da öyle de tapınaklarının etrafında döndüklerini biliyoruz. Yani İbranice’de dönmek yani bir şeyin etrafında dönmek yani bununla ilgili bir yılın terminolojisi var. Tevrat’ta var bir yıl 10-15 tane kelime kullanılır yani dönüş.
Yani dönmek yani. Ondan sonra büyük ihtimalle oralarda dönülüyordu. Tabii ki rütüeller, çeşitli rütüeller yapılıyordu. Yani bir ekinoxta yapılması rütüeller neyse bir yıl işte onlar yapılıyordu. Ondan sonra ama büyük ihtimalle herhalde dönülüyordu. Çünkü geç örneklerde hep dönülüyor.
Ve dönüş hareketi yani ritüel olarak dönüş hareketi atalar kültünün olmazsa olmazlarından. Hikaye biraz öyle. O yüzden de baharda ya da kışın buraya giden ve buraya atalarla temasa geçen insanlar bir dönüş ritüeli yaparak ve başka ritüeller yaparak işlerini bitiriyorlar. Herhalde ondan sonra kaldıkları yerler nereler ise oraya dönüyorlardı. Tabii bu Göbektepe ve muhtemelen hani ona benzer diğer mekanlar 1000 yıl, 1500 yıl kadar kullanıldı ve bilinçli bir şekilde örtüldü ileü olabilir. Yani bu çok mantıklı. Çünkü yani bilinçli bir şekilde örtülen böyle alanlar, kutsal alanlar var. Yani çünkü nasıl? Bir kış tekin anlatımında görmüş olabilir. Olabilir abi. Yani o şeye bakmak lazım. Hani biraz daha kazılsın da kazı raporlarından şeyi görmek lazım.
Yani hani gömüldüğünü varsaydığımız toprak tabakasının içinde bulunan yiyecek ve yani arkeozooloji ve arkeobotonikten yola çıkıp bir şeyler belki düşünebilir. Ama geç örneklerine baktığımızda bunlar gömülüyor. Bilinçli bir şekilde. Bir ritüel o yani. Çünkü gömülmediğinde yani ataları sen yanında başka yere taşımak zorundasın. Hani orayı kapatmak zorundasın. Çünkü bu bir şey olur. Felaket olur yani. O yüzden bu hikaye biraz böyle bir şey.
Ben tabi bu hani bölgede bizim Orta Doğu’da tabi şey bizim Orta Doğu’da çok geç dönemlerde de olsa bu gibi ritüellerin yapıldığı örnekler var. Mesela Akitu bayramı, Sümerler’de falan. Tabi şey bizim Şiilerde Erbay’ın vardır. Şiilerde Erbay’ın da herkes biliyorsunuz Meşe’de yani. Mantığı biraz benzer. Dolayısıyla bu gibi örnekler bunlarla aslında mukayese edilebilir. Genellikle 12. Standart değil ama genellikle 12. Ama alttakilerde falan ne kadar var? Nasıl? 12 sayısının özelliği var. Ama o kadar erken bir zamanda hani 12 sayısını tespit edecek kadar ben o taşların şey olduğunu düşünüyorum. Çünkü mesela bizim İsrailoğullarında öyledir İbrenlilerde. Hatta Kudüs tapınağı yapılırken bile o mantıkla yapıldı. Mesela bir mesibot yaparken her bir kabilenin bir temsilcisi taşı dikiyor.
Yani mesela Kudüs tapınağı yapılırken, Josephus anlatıyor bize Antikütes’te. Mesela belirli duvarları, belirli İsrailoğulları kabileleri dikiyorlar. Böyle bir gelenek var yani. Yani büyük ihtimalle o stellerin her birini o ata yani o stelin temsil ettiği ataya ait bir kabilenin dikmiş olma olasılığı var geç dönemlerde ki hikayelere bakarsak.
Ama 12’nin öyle çok standart bir şey olacağını düşünmüyorum ben. İsrailoğulları da standart. Çünkü İsrailoğulları döneminde hani astronomik olarak 12 burç bunlar artık gözlenebiliyordu yani. Dolayısıyla İsrailoğulları onu 12 o astronomi hikayeyle birleştirdi büyük ihtimalle. Ama onu 12 kabileyle ilişkilendirdiler. İsrailoğulların içinden geldiği 12 nesep kabileyle ilişkilendirdiler.
Ve 12’de taş dikdiler hakikaten. Dolayısıyla sevgili arkadaşlar bugünkü hikayemizi burada sonlandırıyoruz.
Yani tarz derken hani.
Tabii yani hani yani şunu soruyorsan eğer yani ata ile yani ölmüş olan ata ile bu dünyada yaşayan yakın arasında bir belli bir ilişki düzeneği yani standart var mıydı? Şunu mu yaparlardı? Evet yani hani bu toplumdan topluma biraz değişebilir.
Ama neticede temel 4-5 tane ritüeli var hani geç örneklerden bildiğimiz yani. Sen işte o ritüeli yaparak attadan bir şey talep ediyorsun. Yani diyelim ki en çok yapılan ritüeller mesela şey de öyledir işte şintocularda. Atanın en çok sevdiği yiyecek abicim pirinçtir.
Pirinci yani pirinci verirsin yani bak bu bir ritüel yani pirinci verirsin o pirinci alır ata yani atalar kültünün evin içindeki o küçük şapele konur o pirinci. Atayasın diye yani. Atanın oğlu yediği var sayılır. Ve doymuştur ata çünkü çok sever pirinci yani. Ve doyduktan sonra da sen bir talepte bulunursun.
Dersin ki ya atam yani hani şöyle bir şeye ihtiyacımız var hani. Yani bizim şöyle bir talebimiz var dersin. Dilek tut dersin ya bir dilek tutarsın ve onu senin ölmüş olan atanın yapacağı yandır varsayılır. Böyle birtakım 4-5 tane temel kalıp var aslında.
Mesela atadan korunmak için yani şerrinden korunmak için yapılan şeylerden onlar da temel 5-6 ritüel. Diyelim ki bizim bizde yani şimdi evde ölü varken biliyorsun bütün resimler ve aynalar ters çevrilir.
Yani onun gereksiymesi şu ölen ata gitti ya seni tanımaması için onu buraya çağıracak her türlü şeyin tersinin kendisini ya bir süliyeti görmemesi gerekiyor. Kendisine ait veya yakınına ait bir süliyeti görmemesi gerekiyor. Mesela atadan korunmak için yapılan en yaygın işlemlerden biri mesela o işte Nisan 1 hikayesinde Batı geleneğinde yani şudur. Gerçi bizim kültürde de şey de var o deve oyunları denilen oyunlarda da benzeri var. Yüzleri maskeliyorsun abicim yüzü maskeliyorsun. Çünkü yani yüzü maskeliyorsun seni tanımasın. Yani tanırsa problem çıkarabilir ama belli bir ritüelden sonra o maskeyi çıkarıyorsun artık seni tanıyabilir problem yok. Ama o ritüelden önce bir maske takıyorsun çünkü seni tanımaması gerekiyor. Çünkü yapmış olduğun bir uğursuz şey olabilir. Ha buna benzer abi böyle şeyler var.
Evet o zaman bitiriyoruz hadi bakalım.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir