"Enter"a basıp içeriğe geçin

Abdülaziz Aygün – Osmanlı-Timur Mukayesesi

Abdülaziz Aygün – Osmanlı-Timur Mukayesesi

videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=WbUgP9B_ZCM.

Semerkand da hakikaten bir dünya harikası inşir ediyor. Bu çok açık. Açıkta bütün İslam dünyasının servetini oraya akıtıyor. Şimdi net bir şey söylemeyeceğim ama unutma sözünü. Yıllar evvel Osmanlı’da devlet hoşgörüsü filmli bir konferansın tebliğinde okuduğumu hatırlıyorum. Macer bir profesör tebliğinde diyor ki, Maceristan’ı fethettiğinde Osmanlı oradan yaklaşık…
8 yılda 15 milyon akçe alıyor, 23 milyon akçe yatırım yapıyor. Bravo hatırladım, tebrik ederim. Ben aslında programda iktibas ederim diye eserimi de aradım ama iki tane de bulamadım. Bulamayınca da iktibas etmeyin dedim. Aslında bu şey de gösterir. Yani aldığından fazla bayındırılık ve işken için yatırım yapıyor. Ahmet Kavassın Kuzey Afrika tarihi ile ilgili yazdığı bir kitap var. Orada da mesela oradan aldığından fazlasını oralara yatırdığına dair…
Osmanlı’nın tipik tarzı hareketiyle Timur’un tipik tarzı hareketi arasında çok büyük fark var. Bir anavatan sömürgah ayrımı var diyebilir miyiz burada Timur İzhan’ın? Ondan önce bak, misal olarak biraz sonra Seyyid Bereke, son olarak Emir Külal ve Şan Aksuven Hazretlerine gelip programı bitirmek istiyorum. Ama şunu söyleyeyim, mukayese anlamında bütün Osmanlı tarihli azıcık çok ilgilenmiş olanlar bilir. Bırakın bir yere doğru giderken salma salarak ordularınızı bölük bölük tümen tümen, önüne çıkan her şeyi çekirge sürüsü gibi yağmalaya yağmalaya gitmeyi… ve bunu yaparken Müslüm gayri Müslüm ayırmadan gitmeyi Osmanlı döneminde çefere giderken neydi abi? Dalından kopardığı üsünün parasını asıyordu değil mi? Herkesin bildiği ve bir hakikat.
Daha ilginci, yürümek için kullanılan yolun dışında ekili araziler gayri Müslüm’in arazisi. Ekili arazilerin içerisinden yürümek ne? Yasak. Cezası ne? İdam. Meşhur mübarek peç evi. Böyle bir tarların içerisinden yürürken fark ediliyor, tutup derdest ediyorlar, öldürecekler.
Ya durun diyor beni hünkâra çıkarın, siz bilmezsiniz ben buralarım eski şeyim, bu yörelerde doğdum büyüdüm. Uzaktan görülmez büyük ekinlerin arasından, ahalinin arazinin etrafından dolanmayıp ortadan kestirmek için de bırakılmış şuurlu yerler vardı. O yerlere, o yollara, o patikaları ben bildiğim için nerelerden olabileceğini oradan yürüdüm, ekinin içinden yürümedim. Derdini anlatıyor. Neticede padişahın huzurunda çıkarıyorlar, o da ikna oluyor, gerçekten bakıyorlar hali böyle.
Serbest bırakıyorlar, adam kelleyi kurtarıyor. Neden? Birinin arazisine girip ekinine zarar vermemiş olmak. Yine özellikle kuruluş dönemini ve Yıldırım 1. Murat dönemini tahkik edenler görmüş olacaklardır. Karaman üzerine giderken yanına bizi hastanaldığı askerlerin bir iki tanesi Timur’un askerlerin İspahan’da yaptığına benzer bir hareketi bir hanımı,
annemize yapıyor, Timur ikisinin de boynunu vurduruyor. Şey, Yıldırım. İkisinin de boynunu vurdurdu, ikisinin. Ondan sonra Bizans İmparatorunun da o sefere katılmasını istemişti, gönderdiği orduyla beraber. Dönüşte Bizans İmparatorunun suratı sirke satıyordu, işte morali bozuktu askerine, zaten yardım için geldiğimiz seferin kumandan tarafından öldürülüyoruz, bu ne iştir ya filan muhabbeti. Daha ilginç bir şey var, muhasebe altındaki kale, Karamanoğullarının kalesi, İAŞ’e sıkıntısı çekiyor Osmanlı Devleti, dışarıda ekinler var, birkaç kişi gönderiyorlar kaleye, diyorlar ki ya birkaç kişi bilir ki çıkın bakalım, buyurun, işte bizde İAŞ’e sıkıntısı var, paramız da var, sizin de ekininiz dışarıda, gelin siz bunları bize satın, biz bunları alalım.
Şaşırıyorlar ya bunlar nasıl insan? İniyorlar gerçekten bedelinin de daha üstünde bir fiyatla bunu Osmanlı askerine satıyorlar ve Osmanlı’nın Anadolu’daki birliği sağlamak noktasında Karamanoğullarını, topraklarına kattığı en mühim seferlerden biri de bu oluyor. Şimdi bir buradan bakın meseleye, Bize Timur’un yaptığı tarafından bakın. Şimdi Osmanlı Devleti’nin, bak Timur döneminde Moğollar dağılmış, Cete bölgesi. Altınordu, sıkıntılı Akordu, Gökordu ve kendi aralarında Urusan ve Mamay bir değişim içinde toktamış girdiği son derece istikrarsızlık var. Celaliler bölgesi istikrarsızlık. Hindistan’da, efendim Hindistan seferinden 1389’dan 12 sene önce
en kudretli padişah ölmüş, 10 senede 5 padişah değişmiş istikrarsızlık var. Efendim İran taraflarında Celaliler var, istikrarsızlık var. Horasan tarafında Serbederler var, Kertler var, Gurlar var. Bölük pörçük istikrar yok. Timur’un karşısında büyük biri yok. Buna rağmen istikrar sağlayamadı. Her yüze iki kere üç kere gitmek zorunda kaldı. Her dönüp geldiğinde de arkasından tekrar oraları kaybetti.
Şimdi şuna geleceğim. Osmanlı Devleti’nin sahip olduğu güç ve kudretle Timur gibi her yere saldıracak olsaydı Timur’un 30 senede, Osmanlı’nın 100 senede, 110 senede yaptığından on kat fazlasını yaptığı yerde yapamaz mıydı Osmanlı Devleti bunu? Her yere saldırsaydı, herhangi bir meşruiyet derdi olmasaydı, bir harp hukuku onu sınırlandıran,
tahdit eden, elini bağlayan, belli standartlara uygun hareket etmek noktasında onu müjbir durumlara sokan nususlar olmasaydı Osmanlı Devleti’nin Nibolu’da 100 küsür bin kişilik tamamı şövalyelerden kurulu Haçlı ordusunun toprağı gömen Yıldırım Bayazı yakın civarı ve yöresindeki beylikler olsun veya başkaları olsun
onları da alamaz mıydı? Alırdı.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir