Prof. Dr. Mehmet Ali Büyükkara – Dinî Cemaatler ve Cemaatleşme Pratiği – Cumartesi Sohbetleri (10)
videosundan fısıltılanmıştır. Videoya ulaşmak için Linki kullanabilirsiniz https://www.youtube.com/watch?v=iBPTCXxbzBs.
Hocam, bu akımların içerisinde benim hasaten, özellikle Türkiye için, tabi Selefilik ayrı bir bahis. Ama bu cemaatleşme, şimdi tabi cemaat kelimesi de ne yazık ki Türkiye’nin konjöktüründe hiç edilmiş bir kelime. Ama cemaatler var, farklı farklı, farklı yapılar, irili, ufaklı veya büyük. Türkiye de tabi artık 50-60’lı yıllardan itibaren kendi liderleri veya öncüleriyle beraber yer etmiş, kök salmış belli şeyler, gruplar. Özellikle Türkiye için tabi buraya eğilme sebebi, bunu çok önemli görmek. Kitabınızda özellikle bu bahiste sonlarda eklediğiniz makaleleriniz de var. İsterseniz Selefilik bahsine de bağlayabilirsiniz yani.
Cemaatleşme vakası, bu pratik İslam’ın yahut da Sünni geleneğin özünde bugün olduğu gibi var mıydı? Yoksa bu vaka çok farklı bir takım parametrelerle, ilişkilerle Cumhuriyet Türkiye’sinde, buraya has gelişmiş, acayip bir şey mi, gruplaşma faaliyeti mi?
Gruplaşma sosyolojik bir gerçeklik yani bunun hiçbir din bundan kaçamaz. Hatta ben mezheplerle alakalı yazılarımda bu argümanı kullanıyorum. Cenab-ı Allah’ın bir imtihan vesilesinden bir tanesini. Yani velâ yezâlûne muhtelifin diyor Cenab-ı Allah. İhtilaf etmeye devam edeceksiniz.
Çünkü bize bir kitap gelmiş Kur’an-ı Kerim yani böyle bir anayasa kitabı gibi giriş bölümü, gelişme, böyle bir şey yok. Yani ihtilaf etmeye müsait bir kitap var elimizde. Sünnet malzemesi Hâkezâüle yani ihtilâftan kaçmak mümkün değil. Bir imtihan içindeyiz yani bu da dünyadaki başka imtihan vesilelerinden bir vesiledir. Ama Cenab-ı Allah ne diyor ki? İhtilaf etmeniz normaldir gayet normal. Çünkü Cenab-ı Allah akıl vermiş herkese, herkesin aklı da farklı farklı. Nihayetinde kaynaklara baktığınızda farklı çıkarımlarınız olacak. Ama burada bir elimizde done var. Yani velâ teferragu diyor Cenab-ı Allah. Tefrikayı haram kılıyor. Yani ihtilaf edebilirsiniz ama tefrika caiz değildir.
Tefrika haramdır. Eğer tefrika ederseniz, aygılırsanız, fe tefşelû ve te seve rîhûkum, aygılırsınız ve kuvvetiniz rüzgârını söner. Yani gayet açık ve anlaşılabilir bir durum. Şimdi Müslümanların bunu becermesi lazım. Yani ihtilaf kaçınılmaz ama tefrikaya düşmeden,
tefrikada iki türlü olabilir. Bir ana kaideleri çiğneyecek bir dini yorum. Bu tefrikadır, ihtilaf boyutunu aşağılıyor. Mesela ahiret sorgulamak gibi. Veya kitabın otantikliğini sorgulamak gibi. Bu bir şeydir, tefrikanın bir kısmıdır. Bir diğer, ümmeti bölmek yani bir bölücülük. Yani nedir bu? En azından camilerin aygılmasıdır. Müslümanların cemaatler ve mezhepler yüzünden birbirlerine kız alıp verme noktasında kaybetmelerdir. Selam bile vermemek. Selam bile vermeye kadar bu gider. Bu da tefrikadır. Şimdi bu tefrikaya düşmeden ihtilaf zenginliktir. Cenab-ı Peygambere atfedilen o sözde zaten bu var. O bir zenginlik. İhtilaf rahmet bu bakımdan. Çünkü insanoğlu böyle teklip düşünmeye maruz bırakılacak bir varlık değil. Gat olmamız lazım. O yüzden ihtilaf etmemiz lazım. Güzel. O yüzden de Müslümanlar ihtilaf etmişler. Ama ihtilafları bazen imtihanı kaybetmişler. Tefrika boyutuna geçmiş. Hatta savaşmışlar. Ama bu arizi. Arizi olmuş zaman zaman. Bu olmuşsa da çoğu zaman beraber yaşamayı bilmişler. Günümüze Türkiye’den konuyu açtınız. Türkiye’de Cumhuriyet dönemi sonrası bu cemaatleşmeler
yani işte baştan beri konuştuğumuz sebeplerden dolayı bu da tabi karşılayabilecek bir süreçtir. Yani devlet yoktur artık. Hilafeti yoktur. En azından siyasal olarak bir şeyler yapmak gerekmektedir. Veya sırf dinini yaşamak için. Veya tarikatlar kapatılmıştır. Tarikatlar artık başka bir şekilde var olmak zorundadır. İşte cami imamı artık şeyh ol. Yani şeyh cami imamı olmuştur. Maaş alıp görev yaptığı cami de dergah olmuştur. Veyahut merdiven altında medreseler bir şekilde devam etmek zorundadır. Dolayısıyla bu anormal ortamda. Anormal ortamda anormal şeyler çıkması… Çıkmaması anormaldir yani öyle değil.
Anormal ortamda. O zaman ne oluyor? Liyakatsiz insanlar başa geçebiliyor. Çünkü artık mesela tarikat şeyi kontrolden çıkmış. Eskisi gibi bir denetim de yok. Evet eskisi gibi bir denetim de yok. Kendi kendini denetim yani birbirlerinin denetim de söz konusu değil. O zaman ne oluyor? İstismar…
Eskiden de yok muydu? Vardı ama bu durumlarda istismar daha fazla oluyor. Daha fazla oluyor. Ehil olmayan insanlar başa geçiyor. Manüple edilme ihtimali artıyor. Çünkü siz rejim karşıtı olarak çıkıyorsunuz ama rejim sizi kullanabiliyor kendi. Mesela güvenlik politikalarını fazlalaştırmak için sizi provokasyon ediyor ve kendi alanını açıyor. Oradan din adına yasaklar üretebiliyor mesela. Bunları görüyoruz. O yüzden mesela tarikatların bir kısmı gelenekli ama büyük bir kısmı gelenekli değil. Yani bir icazeti yok. Bunlara söylediğimizde biz de üveyisiyiz falan diyorlar. O da öyle çok tutulacak bir şey de değil yani. Yani üveyisiliğinde tabir caizse racunu var. Öyle herkes üveyisiyim diye topraktan bitki biter gibi ortaya çıkamaz yani.
Sadece bu Türkiye’ye mahsus bir sorun değil. Öbür İslam aleminde de benzer sorunlar var.
Modern zaman sorunlarıdır.
İlk Yorumu Siz Yapın